tevazu

fbi kartı gibi bir kavramdır. gösterdiğin zaman ayrı bir yerin olur. erdem kabul edilir. enteresan bir şeydir.
devamını gör...
doğru telaffuzu mütevazı olan alçakgönüllülük, olup bu erdem her baba yiğidin harcı değildir.

hele ki mürekkep yalayacak, şan şöhret sahibi olacaksın ve sizi tarif ederken mütevazı diyecekler.
devamını gör...
Allah a ve onun kullarına karsı konumunu belirlemis sorumluluk bilincinde olanların, kalpleri gonulleri ve batını dunyalarıyla ilgili ama isaretleri zahiri alemlerinde olan ahlaki ozellikleri. Allah kuran ı kerimde tevazu sahiplerini soyle anlatmıstır:

''allah ın has kulları onlardır ki, yerde tevazu ile yururler ve cahilller kendilerine laf atarsa 'selametle' derler.'' (furkan 63)
devamını gör...
yüksek kişilik standardında iken harika durur. normalin ötesinde bir haltı olmayanda ise kibir rengi verir.
alçakgönüllü olabilmek için o gönlün bayağı bir yükseliş içinde olması gerekir.
devamını gör...
fazlasının kibirden olduğu aşikar olan durum.
devamını gör...
sünnete ittiba edebilmek için bireyin kibriniden tavizkar olmasıdır.
devamını gör...
'eskiden kibirliydim şimdi mükemmelim'demek.*
devamını gör...

--- alıntı ---
tevazu kişinin kendisini aşağı görmesi, aşağılık sanması demek olmayıp aksine haddini-hududunu bilmesi, sınırlarını, özünü, o özün sınırlarını (hakikatini) görmesi ve gerçekte bulunduğu yerin neresi olduğunu itiraf etmesi anlamını taşır.
--- alıntı ---

(bkz: dücane cündioğlu)
(bkz: hakikat)
(bkz: hudud)
devamını gör...
kim ki kendisinde tevazudan eser yoktur; isterse nükleer yakıtlı traktörü icat etsin, gözümde zerre kadar değeri yoktur.
devamını gör...
kalpteki imanın dışa yansıması.

ayrıca islami mücadelenin şehitlerinde görülen ortak bir özellik. mavi marmara şehitlerinin en baskın özellikleri aynı zamanda.
devamını gör...
" bazen tevazu, küfran-ı nimeti istilzam ediyor, belki küfran-ı nimet olur. bazan da tahdis-i nimet, iftihar olur. ikisi de zarardır. "

( risale-i nur külliyatı )
devamını gör...


--- alıntı ---

bir adam, kötü yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır. neden sonra, yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi bir şey yapmış olmak için bunu, o zamanlar aynı zamanda aşevi işlevi görmekte olan bir dergaha bağışlamak ister.

adam hacı bektaş-ı veli'nin dergâhına gider. durumu hacı bektaş-ı veli'ye anlatır ve o ' helal değildir' diyerek bu kurbanı geri çevirir. bunun üzerine adam mevlevi dergâhına gider ve aynı durumu mevlana'ya anlatır. mevlana ise bu kurbanı kabul eder. adam aynı şeyi hacı bektaş-i veli'ye de anlattığını ama onun bunu kabul etmemiş olduğunu söyler ve mevlana'ya bunun sebebini sorar. mevlana şöyle der:

- biz bir karga isek hacı bektaş-ı veli bir şahin gibidir. öyle her leşe konmaz. o yüzden senin bu hediyeni biz kabul ederiz ama o kabul etmeyebilir.
adam üşenmez kalkar hacı bektaş dergâhı'na gider ve ona, mevlana'nın kurbanı kabul ettiğini söyleyip bunun sebebini bir de hacı bektaş-ı veli'ye sorar. o da şöyle der:

- bizim gönlümüz bir su birikintisi ise mevlana'nın gönlü okyanus gibidir. bu yüzden, bir damlayla bizim gönlümüz kirlenebilir ama onun engin gönlü kirlenmez. bu sebepten dolayı o senin hediyeni kabul etmiştir.


böylesi tevazu ve incelikle, birbirlerini yermek yerine yüceltebilmeyi becerebilen insanlar olmamız dileğiyle...

--- alıntı ---

devamını gör...
en şahane benzetmeyi mevlananın yaptığını düşündüğüm bir nitelik. şudur ki : tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.
devamını gör...
kulun şeref ve yüceliğini artıran en güzel huylardan biri.

bediüzzaman'a "neden kibirlenmek küçüklük alametidir?" diye sorduklarında onlara cevaben hülâsaten şöyle der; "her bir insan için sosyal hayatta bir haysiyet ve şöhret mertebesi vardır. eğer o mertebe kişinin kabiliyetinin boyundan yüksek ise o seviyede görünmek için kibirlenerek ona uzanıp, uzun görünmeye çalışacaktır. şayet o kişinin kıymeti ve değeri daha yüksek ise ona erişmek için tevazu ile eğilcektir. bu ölçü ile insanlara baktığımız zaman onların hakiki değerlerini anlamış oluruz. yani kibirlenen insan aslında olması gerekenden daha yüksek mevkide olduğundan kibirlenmektedir, olduğu yerden daha yükseğine layık insansa tevazu içindedir."
devamını gör...
"tevazu insanın kendisini aşağı görmesi, aşağılık sanması değildir. bilakis tevazu kişinin haddini/hududunu bilmesi, yani sınırlarını, özünü, o özün sınırları (hakikatini) görmesi demektir."
devamını gör...

--- alıntı ---

adamın birisi, bir kişiyi selden kurtarmış. “nasıl kurtardığı” sual
edildikçe, uzun uzadıya anlatıyormuş. zamanla iş büyümüş, “bir insan
selden nasıl kurtarılır?”ı çağırıldığı toplantılarda anlatır olmuş.
ardından konferanslar başlamış. artık ücret karşılığında çağırılıyor, o
da bu önemli meseleyi ders veriyormuş. ve geçimini bu yolla tedarik
eder hale gelmiş.

vefat ettiğinde melekler, “sen dünyada ne iş yapardın, seni hangi
meslek erbabının yanına gönderelim?” demişler. “ben” demiş, “dünyada
konferans verirdim.”

adamı konferansçıların yanına göndermişler. nihayet bir gün
konferans verme sırası ona da gelmiş. konferansını vermek için kürsüye
çıkınca yanına bir pir-i fani yaklaşmış, kulağına eğilmiş “evladım!”
demiş. “burası cennet. doğrusu burada boğulan olmaz. sen ise, selden
adam kurtarmayı anlatacakmışsın. bütün bunlara tamam ama, dikkat et,
dinleyiciler arasında hz. nuh’da var.”

bir çok insanın bir satırlık bilgisinin olmadığı nice mevzuda
fikri var…ve insanlar düştükleri komik durumların farkına varmıyorlar.

tevazu en güzeli…keşke herkesin kulağına eğilip “hz. nuh’da var” diyen birileri olsaydı.

--- alıntı ---

devamını gör...
--- alıntı ---

aşağıda olmak başka, aşağıda görünmek daha başka! kişi önce yukarıya çıkmalı, çıkmak için gayret etmeli, nereyse ora, çıktıktan sonra diğer insanların karşısında yukarıda değil de aşağıda imiş gibi davranmalıdır. öyle ya, ne kadar yukarı çıkarsanız çıkınız, hep çıkamadığınız bir üst kat kalacaktır. tevazu göstermek başka, tevazu gösterisinde bulunmak daha başka! böylelerine verilmiş cevaplardan biri şudur: "beyefendi! siz tevazu gösterecek kadar büyük değilsiniz!"

--- alıntı ---

*
devamını gör...
"allah için mütevazi olanı Allah yüceltir. böbürleneni Allah alçaltır. Allah'ı çok ananı Allah sever."

hadisinde belirtildiği gibi müslümana en çok tevazu yakışır..

insan olan o dur ki; büyüdükçe küçülmeyi bilendir..
devamını gör...
--- alıntı ---
aşağıda olmak başka, aşağıda görünmek daha başka! kişi önce yukarıya çıkmalı, çıkmak için gayret etmeli, nereyse ora, çıktıktan sonra diğer insanların karşısında yukarıda değil de aşağıda imiş gibi davranmalıdır. öyle ya, ne kadar yukarı çıkarsanız çıkınız, hep çıkamadığınız bir üst kat kalacaktır. tevazu göstermek başka, tevazu gösterisinde bulunmak daha başka! böylelerine verilmiş cevaplardan biri şudur: "beyefendi! siz tevazu gösterecek kadar büyük değilsiniz!"
--- alıntı ---

dücane cündioğlu / hz. insan
devamını gör...
yüksek duran kavaklarda değil , aşağıya sarkan dallarda vardır meyve...
devamını gör...
"neşv ü nema bulamaz düşmeyicek hake nebat
mütevazı olanı rahmet- i rahman büyütür" (laedri)


toprağa bulanmayan tohum filiz veremez, büyüyemez. mütevazı olup kendini yüksekte görmeyeni, toprağa bulanmakta ar etmeyeni rahman'ın rahmeti büyütür de büyütür.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar