tıpçı kibri vs hukukçu kibri

karşılaşılan insana göre değişen durumdur.
ama tıpçıların kazanacağı versustur.
altı yıl okumuş yetmemiş tus'a girmiş bir de gerçekten akıllı oluyor bunlar.
hukuk, bölüm olarak ülkemizde önemli lâkin artık çok önemsenmiyor.
eğitimi iyi bir üniversitede alınmalı ve doktara düzeyi tamamlanmadan işe alınmamalıdırlar.
adalet önemli.
devamını gör...
ikisi de hemen hemen aynı seviyededir. sosyal mecralardan gözlemlediğim kadarıyla tıpçı steteskop ve ameliyat önlüğü ile hukukçular da okudukları okulun arka plandaki fakülte adı ve cübbe fotosuyla ekranda belirir. buradan sesleniyorum kendilerine mide bulandırıyorsunuz saygılar..
devamını gör...
kendi dünyalarını o kadar meslekleriyle var ediyolar ki mesleklerini alsan geriye hiçbir şeyleri kalmıcak tanım olarak ikiside demek istediğim versus.
devamını gör...
evet iki bölümdekilerin de kibri üst düzeydedir genel olarak. tıpçıların bir tık daha fazla olabilir. hukuk eski cazibesini kaybettiği için tıpçalarla yarışamazlar bana kalırsa.
devamını gör...
adamlar çoluk çocuk gezmeye pikniğe gitmişken ; düğün cenaze herhangi bir toplantıdayken ; havuz başında şortla güneşlenirken hatta suyun içindeyken ; yolda otobüste uçakta seyahat ederken; ya doktor bey benim şuram ağrıyor ,kaynımın gözünde şu var ; avukat bey bizim hanımı işten çıkardılar nasıl yapsak, ya bizim bi arazi işi vardı nasıl olur diye sorular sorarken hiç akla gelmeyen hatta muhataplarınca hiç gösterilmeyen kibirdir.

aynı koşullar altında bir öğretmene, bir mühendise , bir bakkala, bir kasaba benzer soruların sorulduğunu duymadım ben. hangi kibirden bahsediliyor acaba.

doktor hangi ilacı yazdıracağıma karışıyor gibi durumlar varken , bu hakim de hiçbişey bilmiyor o nasıl karar denilirken, lan bizim avukat karşı tarafın avukatıyla selamlaştı kesin aralarında anlaştı bunlar sattılar davayı derken gösterilen kibir değil de bunların hangi yaptığı kibir acaba.
devamını gör...
tıpçı kibri tarafını muhataplarına bırakıyorum fakat hukuku bugün açık öğretime dahil etsen sırıtmaz. hukuk sektörünün en kalabalık zumresini teşkil eden avukatlar arasında da başarı ölçütü bilgi değil kişinin kendisini satabilme yeteneğidir, istisnalar alınmasın.

nihayet bir tabip dünyanın neresine giderse gitsin meslek sahibidir, insan vücudunun işleyiş prensipleri kürenin herhangi bir yerinde dramatik bir fark arz etmez neticede. fakat hukukçu sınırı geçtiği an işsizdir (ya da davetli olduğu bir sempozyumda kafa ütüleme gidiyordur).

o halde bu neyin kibri kanki?
devamını gör...
bugün avukat sayısı 100,000i geçmiş vaziyette. her sene 15,000 yeni mezun söz konusu.
yani hukuk okumanın eski karizması yok.
devamını gör...
ufff. en sevdiğim tarz başlıkları yine sol framede gördüm nasi mutluyum anlatamam. arkadaşlar bakın şu an iç hastalıkları stajında çok zor günler geçiren stajyer bir doktor yazar arkadaşınızım. her bir konu çok önemli zira mecburi hizmete atanıp gidince yalnız kalicaz hastalığı tanımak, teşhisi koymak, tedaviyi yapmak, hastayı öldürmemek bile inanın çok büyük başarı oluyor özellikle acil durumlarda. aman caniiim ezberlersin olur biter falan diyorsanız yok öyle bir şey. çünkü tıpta hastalık yok hasta var. her hastanın ek hastalıkları, yaşı,aile öyküsü, kullandığı ilaçlar vs farklı olduğu için her hastada kişiselleştirilmiş tedavi yapmanız gerekiyor. ki bu çoğu ansiklopedi bilgisine hakim olup bunları harmanlamış olmayı, sonuçta acil bir durumda soğukkanlılığı yitirmeden en doğru kararı vermeyi gerektiriyor. ve iki buçuk sene sonra mezun olup periferde bir başıma olucam. hangi hastalar ne durumla gelcek, nasıl başa çıkıcam bunların hepsi şu an bile benim için yüksek bir stres yaratıyor.
demem o ki, inanın okurken olsun, mesleği icra ederken hep yoğun bir stres altındayız. bu stres durumu insanı inanılmaz değiştiriyor. kendine güvenmeyi ve kendinden emin olmayı başkalarını hor görmekle karıştıran arkadaşlar yok mu var her meslek grubunda olduğu gibi. fakat sizden ricam g e n e l l e m e y i n. nolur lan.
ayrıca hep doktorlar üzerinden genelleme yapılıyor ama kimsenin hasta profilini konuştuğu yok. gün içinde bu doktorlar nasıl hastalarla karşılaşıyor düşünen var mı yok. hastaların internetten okuyup gelip bilmişlik taslayıp ilaç siparişi vermesinden tutun da doktor döven hatta öldüren hasta ( özellikle ruh hastası) profiline kadar herkesle muhatap oluyoruz. zira hasta seçme şansımız yok. bir yemin ettik ki dönemeyiz. şimdi bu kadar geniş spektrumda bi insan kitlesiyle çok kısa sürede ilgilenmeniz lazım. ( poliklinikte hasta başına max5 dakika ayırabiliyosunuz, çünkü sağlık bakanlığı hazretleri dışarda kuyruk olmasın diye içerdeki hastadan ye demeyi doğru buluyor) al yeni bir stres durumu.
bunları şikayet etmek için mı söylüyorum. yoo. ben çalışmayı seven ve insanlara yardımcı olmayı seven biriyim. bunları uzun uzun yazıyorum ki diktirlir şiyli diktirlir biyli diye bik bik bik sadece konuşmak için konuşan, konuştukları laflar kortexten değil omurilik ve altından gelen insanlar bir nebze olsun empati kursun. ama daha çok beklerim biliyorum çünkü bunlar vallahi eğitilmezdir.
devamını gör...
ne tıpçının kibridir, ne de hukukçunun kibridir. versusun kazananı insanlarımızın önyargısıdır. bu önyargı yüzünden mesleğinin ne olduğunu dahi gönül rahatlığı ile söyleyemezsin çünkü, ayrıntıya inilmedikçe çalışıyorum deyip geçersin, çünkü doktorum demek bile başlı başına bir kibir göstergesi halkımız arasında.

bayramlarda tatilde nereye gitsem planları yaparken herkes, biz bayramın kaçıncı günü nöbeti tutsam telaşında oluruz çünkü kibrimiz dağlar kadar. yolda bir kaza gördüğümüzde arabayı hemen sağa çekeriz biz, açılın ben doktorum diye cümle aleme duyurmalıyız çünkü, olsun üstümüze bulaşan kan ile en yakın dostumuzun düğününe gideriz biz, çünkü kibir işte..

bir doktorun “her şeye hazırlıklı olun” derken birine, neler hissedebileceğini düşündünüz mü hiç bu kibri düşündüğünüz kadar.


erdem bayazıt diyor;

bir kısır döngüye girmek için bütün çabalar
biz bunun için mi geldik.
devamını gör...
sahtekarı bol olan iki meslek erbaplarının karşılaştırması. insan sağlığı ve hukuk-adalet üzerinden ticari gelir sağlayan iki zümre. altı üstü busunuz; tüccar. kibrine 1 sana iki.
devamını gör...
kibirin kendisi kötü. sadece tıpçısında hukukçusunda değil her kesimden insanın dahil olabileceği bir düşmandır kibir.
sessiz sedasız insanın kalbine yerleşiverir. ben'i çok sever.
en kötüsü de farkına varmadan hepimizde zaman zaman oluşabiliyor.

Allah kibriyle gözü kör olanlardan eylemesin.
devamını gör...
hukukçu yine tıpçı'ya nazaran daha iyidir.

yeni tıp mezunları ya da tıp okuyanlarda bir hava, ego var ki, başhekim de yok lan öyle hava/ego.

tanım: bir vs.
devamını gör...
insanlar kendini ezik görmeye çok meraklı. hukuk ve tıp okumak da toplum tarafından abartılıyor. "fotoğraf paylaşıyorlar bölümleriyle alakalı" falan... güzel sanatlar okuyanlara bakın, mimarlık okuyanlara bakın... onlar sürekli kendi alanlarıyla ilgili paylaşım yapıyor. orda niye sıkıntı yok ? mevzu basit. tıp ve hukuk genelde zor kazanılan bölümler. bir de klasikleşmiş mesleklerin bölümleri. toplum da meraklısı bunların. hakikaten abartan bi tayfa vardır, olabilir. ama nerde okuyosun denilince "filanca hukuk" diyorsun örneğin "ooo hemen bölümü de söyledi" oluyor. bu nası bi psikoloji anlamış değilim. bölüm degistirdim ve önceki bölümümü de okul sorulunca söylüyordum, onda bi problem yoktu. bu kompleksleri geçmek lazım. zaten kendi okuduğundan-uğraşından memnun olan kişi bir kibir gösterisi varsa da bunu pek iplemez. benim de ayar olduğum avukat-doktor tipler oldu. gel gör ki esnaf da oldu, taksici de oldu, mühendis veya mimarlardan da herhalde kendini beğenmiş olanlar vardır. abartmamak lazım yani işine bakmak lazım.

misal ben tıp okuyanlara bildiğin acıyorum. amcaoglu okuyor (kibirli degil)*, o 6 sene, o zor sınavlar silsilesi stresi, cidden zor bölüm. bence tıp okumak bu mesleğe aşık filan degilsen hiç mantıklı degil. hem gayret-kazanç bakımından hem de sorumluluk bakımından. hukuk gene okunabilen bi bölüm zorlukta tıpla karşılaştırılamaz bence.
devamını gör...
kişiden kişiye değişen kibirdir. ailem doktor kaynıyor hepsi de evliya gibi. zorunda kalmadıkça 'doktorum' demez hiç biri.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar