türbanlı adayların cv’leri dikkate alınmayacaktır

makul kriter. adam istemiyor olabilir kimseyi bağlamaz. şahsen ben bir ekip kursam zencileri ve çirkinleri almam mesela. bu tercihtir.
devamını gör...
ondan sonra bunlar çıkıyor "ülkede kutuplaşma var". doğru. kutuplaşma var. sayenizde...
devamını gör...
yayınevi tarafından özür dilenmiş ve iş ilanını veren eleman işten atılmış.

bu durumda hüsnü zan edilerek yaklaşılması gereken haberdir.
devamını gör...
tercihtir. ben de erkek adayların ve türbanlı adayların eş başvurusunu dikkate almıyorum..
devamını gör...
hiçbir eleman kafasından böyle bir kriter uydurup da ilana yazamaz. almazlarsa almasınlar da biraz düzgün yalan söylesinler.
devamını gör...
ayıp. kabul etmeme sebebi de tuhaf ilana yazması da. ancak birçok işyeri belli etmeden yapıyor bu türbanlı almama yahut türbansız almama işini. bu durum işin niteliğinde bir farklılığa yol açmayacağına göre düpedüz kötülüktür bu yapılan.
devamını gör...
ayrımcılık mı? bence değil, olsa olsa tercihtir. başörtülü görmek istemiyor abicim kadın kendi işyerinde, napalım? zorla beni al diyemeyiz ki. istemiyormuş kadın işte. istemiyorsa istemesin, başka bir yerde çalışırsın olur biter. valla bize iş çok, bu kadına da işçi. istenmediğimiz yerde çalışamayız zaten.
devamını gör...
bir işveren elbette başörtülü çalışan almak zorunda değil.
ancak siz iş ilanına başörtülü, alevi veya laz personel alımı olmayacaktır derseniz burada ayrımcılık söz konusu olur.
almayacak isen mülakatta ele geç kardeşim, ne diye ilana yazıyorsun?
devamını gör...
tercih meselesi. evet hoş değil doğru ama yayın evinin tercihi kim ne diyebilir. ne yapılabilir peki? ben de dahil hassasiyeti olan insanlar bu yayın evini tercih etmez olur biter
devamını gör...
saçmalıktır. evet ilgili şirketin kimle çalışıp kimle çalışmayacağını belirleme özgürlüğü vardır. ama yine de saçmalıktır. yani kişinin çalışma performansı ile alakalı olmayan konuları çalışma kriteri olarak sunması saçmalıktır. türban'ın gerekli iş için bir engel teşkil ettiğini düşünmesi saçmalıktır. esasında bu benimsenmiş kanıksanmış bir aptallıktır.

bu sadece bir örnek olmuş ve toplumun muhafazakar cenahı artık güçlü olduğundan hemen tepki gösteriyor ama bu diğer kesimlerde de var. içki içip içmemenin çalışma kriteri olarak sunulması ev kiralamada bir kriter olarak sunulması bizim toplumumuzda çok yaygın şeyler.

böyle bir örnek bir arkadaşımın başına geldi. arkadaşım x bankasında çalışıyordu. 6 yıllık sevgilisi vardı. ve sevgilisi cadoloz tabir edilecek bir tipteydi. altı yıl sonra ayrılmak istedi arkadaşım. kız yalvar yakar dönmedi. sonra kızın annesi araya girdi. çocuğu tehdit etti. annesini babasını aradı. oğlunuz kızımın namusunu kirletti vesaire diye ki kızın ailesinde böyle muhafazakarlık vesaire hiç bir şey yok gayet modern aile. arkadaşım kız ve ailesiyle birçok kez tatile gitti. aynı evde kaldılar vesaire. hatta diyebilirim ki çocuk daha muhafazakardı. ama arkadaşım 6 yıl birlikte olduğu halde yine de eşeği sağlam kazığa bağlayıp kızla bir kere cinsel ilişkiye girmemiş. haliyle kızın annesi arkadaşımın ailesini arayıp oğlunuz kızımın namusunu kirletti deyince, arkadaşın ailesi arkadaşıma sorar ve arkadaşımda der hiç birşey yapmadım der. sonra kızın annesi çocuğun çalıştığı bankanın müdürünü arar aynı şeyleri söyler. ve müdür arkadaşla konuşur arkadaş tekrar der. ben 6 yıl boyunca hiçbirşey yapmadım diye. müdür çocuğa güvenir ve olay kapanır. ama çok ilginç müdür der ki yapmış olsaydın seni kovardım. yukarıdaki durumun bir benzeri bu. müdürün hiç ilgi alanına girmemesine rağmen bir kişinin özel alanı kesinlikle ahkam kesecek konumda sayabiliyor kendini. buradaki durumda o. olaya dini falan bakmıyorum herhangi bir kişi dini bir sebep olmaksızın türban takabilir ve bu hiç bir şirketi kurumu ilgilendirmemeli. eğer kişi ilgili kurum için yetersiz performansa sahip olduğu düşünülüyorsa alınmaz olur biter. ama sadece türbanlı olduğu için çok yetenekli birisini de elemiş olabilir. işte bu yüzden saçmalık.
devamını gör...
gereksiz bir ayrıntı olmuş. zira haberdeki görsellere bakıldığında aklı başında bir türbanlı bacı yayın evine başvurmazmış.. yine de klasik beyaz türk omurgasızlığına imza atılmış..
devamını gör...
ayrımcılık değil tercih diyenlerin aynı ilanda başı açıkların başvurusu dikkate alınmayacaktır yazsaydı ne diyeceklerini az çok tahmin edebiliyoruz.
devamını gör...
işverenin isteği hakkıdır ancak bunu dile getirmesi hoş değildir netice olarak tercih hakkını ayrımcılığa döndürmüşler.
devamını gör...
kendi doğasına aykırı davranmış olan yayınevinin yapmış olduğu küstahlık. sen yayınevisin bir kere. insanları kitapla aydınlatma gibi bir misyonu ister istemez yüklenmişsin. lafta özgürlüğü savunuyorsun. ama başörtüsünün tercih olduğunu yani özgürlük gerektirdiğini unutuyorsun.

doluya koysan almaz,boşa koysan dolmaz. bunun aydınlıkla alakası yok.
devamını gör...
mâkûl bulduğum bir kriter. erkek adayların da başvuruları dikkâte alınmayacaktır diyor, buna neden ''erkek ayrımcılığı'' demiyorsunuz? çünkü işveren istediği kişiyi alıp almama konusunda özgürdür. isterse tırnak uzunluğunu beğenmedim der işe almaz. isterse hiçbir gerekçe göstermez yine işe almaz. özgürlükse bu da özgürlük. saygı duyuyorum.
devamını gör...
tarihinde başörtüsü travması olan bir ülkede bir işverenin açık ve şeffaf beklentilerini, kriterlerini ifadesinden daha fazla anlama geldiği yadsınamaz. üstelik neden? neden başörtüsü bir sorun oluyor? alakası ne yapılacak işle? şampuan reklamı için mi model arıyor yayınevi ve yahut ne bileyim başörtüsü işte tehlike mi oluşturuyo? yapabileceği, üretebileceği iş daha önemli değil mi?
devamını gör...
bak sen bak.
ne büyük ayıp etmişler.
hayır dinime küfreden müslüman olsa..
ulan belediyelerde otopark görevlisi olabilmenin yolu dahi akepe üyeliğinden geçiyor.
kalkmış burada yayınevini hunharca gömmeye çalışıyorsunuz.
neden kazanıyorsunuz hep biliyor musunuz?
nasılsanız öyle yönetiliyorsunuz.

ekleme: suç falan değildir. işyerlerinde kılık kıyafet yönetmelikleri ile çok da kolay uygulanabilir.
konu inanç özgürlüğü ise yarın bir gün işyerine inekle gelecek bir hindistanlıya laf etmemeniz gerekiyor.
devamını gör...
çoğu kişinin ilana yazmadan direkt uyguladıkları politikayı yansıtmış bir adet yayınevi ilanı.
ama şunu da unutmamak lazım ki türbanlı istemeyen kadar özellikle türbanlı isteyen yerler de mevcut. yani meselemiz kutuplaşma ise bunu tek taraflı düşünmemenizi öneririm.
devamını gör...
yahudilerin cv'leri dikkate alınmayacaktır...

firma gereken adımı atmış ama iş işten geçmiş..
aynı şey gibi olmuş misvak karikatürleri gibi..
işin trajik kısmı burada başlıyor..
(bkz: misvak dergisi)

yeterince kurumsal olan firmaların ilanlarında böyle bir şey dile getirilmez..
sen yine iş görüşmesinde elenmiş gibi göster ama olmaz bu..
bu sinsiliği en iyi işleten firma koç grubudur..
koçun kimle çalışıp çalışmadığı bizi de ilgilendirmez ayrıca..
ama çok avam geliyor bu tarz hareketler..
devamını gör...
gelişmiş bir ülkede yazmanın göt isteyeceği "kriter"dir. kan alırlar, kan...

onun dışında, tamamen popcorv ve vurguncu, manipülasyoncu bir yayınevinin, mini etekli müdürleri, sipüritüel yazarları, metin hara'ları olan ve her kesimden niteliksiz okura kitap satan pr düşkünü bir yayınevidir, öyle pireztaaaabıl olmadan çalıştırmazlar.

yayınevi bu iddiayı reddetti ama araştırılırsa gerçekten verdikleri de çıkabilir ortaya.

sen türbanlı istemezsin ama bunu yazamazsın arkadaşım, bunu öğrenecek kadar bile kültürlü, bu kadar bile insan değilsin.
devamını gör...
faşist , ırkçı , despot ve kibir dolu söylem.

beyler siz sandalyede otura otura maşallah beyin de oturma organına dönmüş. yazıklar olsun size! ne diyorsunuz siz arkadaşlar ya!! kafayı mı yediniz siz? buna gayet doğal bir olay diyen adam bence tüm insani hasletlerini de kaybetmiş bir insandır. aklı ile beraber vicdanı da çöp olmuştur. bunun neresi gayet doğal! bu söylem resmen ve cebren dine, islama , müslümanlara ve tüm insanlara hakaret. trilyon defa da özür dilense affedilecek bir şey değil.

kesinlikle kanuni, hukuki ve ya gayri meşru bir bedeli olmalı bu söylemin. öyle düşünce özgürlüğü , kendi iş yeri hukuku falan filan çerçevesinde hafife alınacak , es geçilecek ,sindirilecek bir olay değil. şirket ayırımcılık , pislik ve faşistlik yapmıştır ve bedelini ödemelidir.
devamını gör...
yaptığı ayrımcılıkla ve nefret suçuyla mütedeyyin insanların protesto ederek kitaplarını satın almamalarına neden olacak bir pazarlama hatası yapan aptalca bir iş ilanı kriteri. olayın en hayırlı yönü de bence budur. çünkü zaten yazılı olmasa da pek çok firmanın uyguladığı bir kriterdi bu. kendi itiraflarıyla düşüncelerini aşikar etmeleri belki de sehven değil kadersel bir cebirdir.
devamını gör...
gelişmiş ülkelerde fotoğraflı cv istemek hem kişilik haklarına hem de insan haklarına hakaret sayılıyor. gel gör ki bizim gibi modern olma çırpınışında olan ülkeler dilediğini söylemenin ve seçebilmenin özgürlüğünü kendilerinde hak görüyorlar. tabi ki işveren dilediği kriterleri sunabilir ve bu doğrultuda seçim yapabilir. ancak bunu sunuş dili ne tür bir görüşte olduğunu da ele verir. buradaki mevzu türban değil sadece insanların yapacağı işe uygunluğunu belirleyici şeylerden ziyade dış görünüşe takılınıyor olması ve bunu ayrımcı bir dille sunması. bu sığlığı yaşamış biri olarak bu tür söylem ve davranışların geneline karşıyım.
devamını gör...
(bkz: reklam kokan hareketler bunlar)

kesinlikle tercih meselesi değildir. suçtur.

koskoca yayınevinin insan kaynakları şeysi de bunu tabiyki biliyodur. maksat aykırılık yaparak gündeme gelmek bence. reklamın iyisi kötüsü olmaz sonuçta.
devamını gör...
bunlar açık ve net iş yapacak eleman istemiyorlar. "başka" işlerine yardımcı olacak bayan eleman arıyorlar. amaçları basbayağı farklı işte. ne teorem kasıyoruz ki?
devamını gör...
bir tercih midir? tercihdir fakat anayasa maddelerine aykırı bir tercih olduğu da açıkça ortadadır.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar