ülkeyi arabistan'a çevirmek

bugün örtülü olduğumuz için yaşadığımız bir suçlama... suçlama demek aslında kötü bir tabir, arabistan güzel bir ülke...
neyse durum şundan ibaret ki, kardeşimi bilmediği bir şehre gezmeye götürdüm. *
otobüste çevreyi anlata anlata yolculuk ediyoruz. tabi ben anlatmakla meşgul olduğum için duymadım, kardeşim duymuş. arkamızdaki kadın “şunlara bak ülkeyi iyice arabistana çevirdiler” demiş.
kardeşim de suskun içine kapanık biri olduğundan sadece dönüp kötü kötü bakabilmiş.
ben otobüsten inerken kadının kanser hastası olduğunu anlamıştım... üzülmüştüm.
sonra kardeşim bize hakaret ettiğini söyleyince, birlikte o kadının hastalığına şifa için dua ettik.
çünkü taş atana ekmek atarsak güzelleşir dünya. belki insanların kalbi yumuşar. belki neslimiz daha da sevecen olur.

edit: sevgili dostlar, geceden beri yazdıklarınızı okuyorum ve bir miktar da üzülüyorum... bunu açıklama gereği duymak ise beni hayli hayli üzdü...

öncelikle herkes çarşaftan bahsetmiş. ne çarşaflı ve de ferace giyen biriyim. kardeşim de öyle... hatta bazı güruhun nefret ettiği şekilde simsiyah bile giyinmemiştik. bunu açıklamam gerekmezsi aslında çarşaf giyen de özgürdür. belli bir düşünceye sahiptir. ve düşünceler asla yıkılmaya çalışılamaz.
sonrasında ise herhangi bir siyasi görüşüm olmadığını ve o otobüste de asla siyaset konuşmadığımı belirteyim. yani erdoğancılıkmış, şuculukmuş falan ben dünya üzerindeki hiçbir siyasi karakteri benimsemedim bugüne kadar.

yani eleştirme konusunda daha geniş bakalım rica edeceğim...
geniş bakan ve üslubumu beğenmeyen arkadaşlar da olmuş. onlara teşekkür edip hak veriyorum. asla “bakın o bize böyle böyle yaptı biz de ona böyle böyle yaptık” artistliği ile değil, gerçekten de hayata pembe gözlüklerle bakan biriymişçesine yazdım.
çünkü öyle. tanıdığım tanımadığım herkese güvenip, herkese naif yaklaşmaya çalışan ve bu sebeple sürekli incinen de biriyim. ama napayım? ben de bele değişik biriyim. beni böyle sevin. ve tabii yine şiirle buluşalım... sizi seviyorum...
devamını gör...
evrensel fikir sefilliğinin, zihinde döner sermayeye dönüştürülme çabasıyla daha da zillete düşmesine sebep olan kısırlaşmış hoşgörü düşüncesi..
başörtülü olanın arabistan'ı temsil ediyor olmasından yola çıkarak kendisinin de her hangi bir kültüre ait olabilme yoluna girdiğinin farkına varmayıp, türkiye'sini yetim bıraktığının farkında bile değildir.. oysa türkiye'm; babacandır, anadolu'm; anaçtır.. her bir rengi, her bir fikriyatı bağrına basmaya muhtaçtır..
devamını gör...
başörtüsü değil ama siyasal islam ülkeyi arabistan'a çevirdi.
devamını gör...
gerçekfosilteyzegillerden, fosilis anatolicus -smyrnii adlı mahluğun çiftleşme çığlıklarının türkçeye yansıması sanırsam. (bkz: onomatopoeia)

kızışan anatolicus -smyrnii kolları beline bağlar ve "ülkeyiarabistanaçevirdiniiiiz ülkeyiarabistanaçevirdiniz" diye çığırmaya başlar.

olaylar gelişir.
devamını gör...
her çarşaflı gördüğümde içimden söylediğim cümle. genelde dışa vurmuyorum ama içimden bunu söyleyince kendimi aşırı rahatlamış hissediyorum.

ayrıca arabistana hiç gitmedim ama kadınlarına ehliyet alma hakkını yeni veren idamın olduğu üstüne kraliyetin hüküm sürdüğü paraya boğulmuş ruhlarını kaybetmiş zavallıların olduğu bir ülkeye güzel demek akıl karı değil diye düşünüyorum.
devamını gör...
(bkz: beğenmeyen yallah amerika'ya)**

maalesef eline fırsat geçtiği ilk anda dinini yaşamaya çalışan insanların boğazına çöreklenecek epey insan var ülkede. nasıl bir nefret, nasıl bir tahammülsüzlük... hep şöyle dua ediyorum: Allah fırsat vermesin...

geçen gün bir komşumuzun başına gelen hadiseyle bu durumun bir kez daha farkına varmış oldum şahsım adına. market kasasında sıra bekleyen çarşaflı bir kadın, kendisine dik dik bakan bir adama, yanlış yerde mi duruyorum acaba düşüncesiyle neden baktığını sorar. herif pişkince "nerene bakayım ki, bakılacak bir yerin mi var?" der. komşumuz bunu anlattığında sinirden saçımı başımı yolacaktım. cevap vermedin mi, haddini bildirmedin mi diye sorduğumda ne söyledi biliyor musunuz? korktuğunu. ulan nasıl bir kabustu ki, 15 yıldır kurtulamadı insanlar bu aşağılık psikolojisinden... öyle bir ezilmişlik, sindirilmişlik... tüm güçleriyle, medyayla, okulla yaptılar bunu... çocukları çarşaflı annelerinden utandırdılar. ince bir dalgalanmayla bu kadarını yapmaya başlayan, olur da bu zihniyet başa gelirse neler yapmaz? bunlar kendileri gibi olmayanların başını ezerek nefes alıyorlar. ironik olansa tam da bununla karşı tarafı suçlamaları. ne diyoruz, Allah fırsat vermesin. bu milletin başını, laik kemalist teyzelerin ahkamları karşısında eğdirmesin.
devamını gör...
çekirdek kadar beyni olmayan ve islam denilen dini saçma sapan bir forma sokan islamci güruhun mahareti sayesinde vuku bulan olay. mustafa kemal’e bazen kızıyorum amerikan mandalıgini kabul etmediği icin. çünkü şimdi kimin mandası olduğumuz belli bile değil. tutturmuşlar bir islam turkusu herkes ayrı telden çalıyor.
devamını gör...
laik atak geçiren cenabet bir karıya rastlanma durumudur.

böylesi durumlarda zarar görmemek için yanınızda ufak bir m. kemal heykeli taşıyın. atak esnasında heykeli hastaya tutun. kuduz hastalığına yakalanmazsınız böylece.
devamını gör...
sözkonusu olaydan bağımsız düşünüyorum . akpli yıllar ile birlikte çocukluğumuzda gördüğümüz dindarlıkla gelen o medeniyeti şehrin
insanın medeniyetini kaybettik müslümanlar olarak . avmleri dolduran arap turistler var ya her şeylerini getirmişler gibi . saygının ,nezaketin ,sanatın, düşünmenin , dürüstlüğün ,ahlakın bir bir kaybedildiği maddi zenginliklerin gösterişin riyanın kuran da da tenkit edilen bedevi ahlakının gün be gün yerleştiği bir yer artık türkiye . bu acı gerçeği ben de zor kabullendim ama böyle .
devamını gör...
aslında bu cümlenin çıkış noktası tam olarak insanların dinlerini yaşaması değildir, insanların inandıkları şeyleri sadece islam değil mevzu olmaksızın karışan yobazdır ancak; ülkenin arabistana çevrilmesi noktasında olay ülkenin başında olanların ve diğer siysaetçilerin; amerika-israil, ingiltere, rusya gibi merkezlere bağlı olarak arabistanın başında olan vahhabiler gibi davranmalarından kaynaklıdır, nede olsa başkalarına biat etme noktasında vahhabiler bizim siyasetçilerimizden baya bir öndeler.
devamını gör...
ülkeyi arabistan'a çevirmek yiyip içip yatmakla olur, abd mandaterliği altına girip batı'nın köpeği olmakla olur, paraya tapmakla olur, kardeşlerini ve coğrafyanı görmezden gelip çıkarına odaklanmakla olur; üzerine geçirdiğin çarşafla olmaz. türk kadını çarşafı bugün geçirmedi üstüne.
devamını gör...
empati yapmak gerektiğine inandığım düşüncenin kaba tarzda söyleniş biçimi. din ile dindarlık islam ile siyasal islamcılık, siyasal islam ile erdoğancılık hepsi birbirine geçti şu dönemde ciddi bir kavram karmaşası yaşıyoruz. içi boşaltılan değerler bireysel eylemlerin kutuplara yıkılması hadisesi en son az önce twitterda kadıköyde polis otosunda dayak yiyen öğrencilerden birini polis otobüse bindirirken türbanlı bir sivil gelerek öğrenciye vurduğunu izledim bunu savunmam mümkün değil ama bu video için yapılan nefret söylemleri de en az videodaki adı kadın kadar iğrençti. birbirimizle yaşamayı öğrenmemiz gerek artık yallah arabistana diyende yallah amerikaya diyende hatalı. bu ülke açık hava tımarhanesine çevriliyor el birliği ile ama gören yok ne yazık ki
devamını gör...
eğer yalnızca örtünme sebebiyle gerçekleşecek olsa olurdu zaten. zihinler kapanmasın, kafi.
ne başörtüsünü eleştireni, be de başında ötü olmayanı eleştireni ve gruplaştırmaya çalışanı anlayamıyorum. bir şeylerin bir yerlere özgü olması anlayışını ise benimsemiyorum. herkes bulunduğu konumda dilediği gibi yaşama ve giyinme hakkına sahip olmalı. söz konusu islamın emirler’i belliyken islam düşüncelere ve tercihlere de zorlamayı yasaklıyor.
her ülke kendi içinde kendi kurallar bütünüyle, kendi inancıyla kendine özgü, has, güzel. ama içinde yaşayan insanların bu dışlama ve benzeştirmeleri çok yersiz. sizene, bizene.
kimseyi sorgulamak, kimseyi yozlaştırmak kimseye de kalmadı.
ayrıca da bir iyilik yaparsan, bu ne olursa olsun, övünerek ve karşı tarafın kotratağını kullanaraktan bir marifetmiş gibi göstermeye çalışırsan ki okuyunca öyle anlaşılıyor. bu da hiç hoş değil, en az o kadının söylemi kadar.
yani diyeceğim o ki birinin dinine küfrederken müslümanlığınızı sorgulayın.
devamını gör...
kızılırmak'ın "denizler ortasında çöle düşmüş bir ülkesin, ağla sevgili yurdum ağla" diyerek betimlediği nahoş bir eylem, uzun zamandır gördüğüm en korkunç başlık ve içerik. evet taş atana ekmek atarsak güzelleşir dünya, pıtırcık ayşecikler ömercikler salınır ortalıkta, kuşların yasını tutarız. evet arabistan çok güzel ülke. azıcık da bana yüce gönlünüzden dualar fırlatabilir misiniz?
devamını gör...
teknik olarak, şöyle iki ucundan tutulup sarsmadan kaldırarak karadeniz dökülmeyecek şekilde yavaşça yapılabilir. saçma ve imkansız bir şey değil mi? evet öyle, lakin inanın bana türkiye'nin ideolojik olarak ve dine bakış açısından suudi arabistan'a çevrilmesi çok çok çok daha saçma bir iddia olmakla birlikte aynı ölçüde zordur.

selçuklu'nun kültür-medeniyet alışverişi bakımından yine az biraz orta doğu ve arap dünyası ile teması vardı her ne kadar kimyasına tesir etmese bile fakat osmanlı ile bu makas çok daha fazla açıldı zira bu kez meseleleri ele alış biçimi tümüyle anadolu-balkan anlayışı doğrultusuna girdi. osmanlı bilhassa hilafeti ele aldıktan sonra arap dünyası ile farklılaştı hatta içten içe kendisine daha bir mesafe konuldu, biz burada yavuz'a kanuni'ye murat'a halife derken arap aleminde ayrı halifelik iddialarını yaşayanlar kendi havasında takılıyordu bu yüzden. bu topraklardan hüküm vererek islamın bayraktarlığını yapan devletin yüzü hep batı'ya dönüktü savaşta da barışta da, velhasıl kendimizi zaten aşağıya yakın hissetmedik oradaki topraklarımıza sahip çıkmak dışında. devletin nihayete ermesi aşamasında yapılan en büyük yanlış da buydu esasen, biz asırlar boyunca devletin temsil ettiği nazariyeyi oralara aşılamadan oraları kendimizin bir ayrılmaz parçası sandık ve sahip çıkmak için gerekenden fazla gayret ederek gücümüzü fazlaca dağıttık.

günümüzde bazı hadiseleri duyunca verdiğimiz tepkilerin nedeni olan bu fikirsel-siyasi ayrım ile üç asır evvelki ayrım arasında fark yok yani. bugün nasıl ki bir arabın yemek yiyiş biçimi, iş disiplinindeki sarsaklık, sahip olduğu düşkünlükler, islamı yaşayış tarzı bizim için fevakalade uzak ise aslında hep o kadar uzaktı. araplar dost mu düşman mı, sadık mı hain mi, dürüst mü sahtekar mı meselesinden çok öte bir temeli tartışmak lazım. zaten alem-i islam için velinimet olmaya bin yıldır niyetleri yok, bu bile onlara asla benzemeyeceğimizin net bir göstergesi. öte yandan, günde üç sayfa kitap okumayan ilmi merak duygusundan yoksun sefil ezbercilerin sloganları ile de rahatsız olmanın ve buna tepki göstermenin de alemi yok. cahille münakaşa ederek gelinecek tek nokta vardır, kendini alçaltırken onu yüceltmek zira hiçbir fikri değişmez ki zaten belki yoktur bile...
devamını gör...
gayret sarf etmeden elde ettiğim imtiyazım elimden alındı rahatsızlığıdır. artık her yerde bunlar var, önceden sadece biz vardık huzursuzluğudur.

bu tür lafları eskiye göre az duymamızın sebebi de yukarıda kutuplaşmanın müsebbibi olarak kolay yoldan örselenen ak parti'dir aslında. başörtüsü düzenlemesinin meclise geldiği ilk zamana bakın. şimdi "her yerde takabilirsiniz benim bacım 30 yıldır başörtülü" diyen muharrem ince o dönem chp grup başkanvekili olarak şöyle diyor: "akp bu uygulamanın kamu kurumlarında geçerli olmayacağına dair garanti vermediği için reddediyoruz". ne oldu da aynı ince şimdi her yerde serbest olsun biz de karışmayacağız diyor ?

şu oldu, üstüne gide gide, başörtülülerin kamu kurumlarına, üniversitelere, o eskiden belli bir şekilde giyinmeyenlerin önünden geçemediği belediye sosyal tesislerine girmesi, daha çok girmesi, biz de varız'ı göstermesi ile karşı tarafın akil kısmı bunun bir insan hakkı olduğunu kafalarına vura vura bi nebze kavradılar.

dinozor kesimse hala aynı kafada. hala devletten o eski imtiyazlı hallerini beklemekte. o yüzden yiğidi öldüreceksiniz ama hakkını yemeyeceksiniz. bu lafın asıl müsebbibi "siyasal islam" falan değil 90 sene azınlıkta olmalarına rağmen yasal zırhlarla her yerde en önde ve tek olan kemalist zihniyettir, onun ağlak takipçileridir.
devamını gör...
çarşafla, başörtüsüyle, tesbihle değil; ülke baskıcı hale geldikçe gerçekleşecektir.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar