yazarların görücülük anıları

kuzenimi istemeye gelmişlerdi bende yanındaydım. kuzenim ısrarla istemediğini söylerken kayınvalide adayı kuzenimi hiç takmıyor;
- bakalım oğlum beğencek mi? diye söylenip duruyordu.
garibim kuzenim;
-senin oğlunu kim beğensin!
diye veryansın etti ama onu dinleyen yoktu tabi.
devamını gör...
yıl 2009. aylardan mayıs. günlerden: 1 mayıs. yer istanbul. bir taksideyiz. arabada yer yok. babam ve annemin dizlerinde oturuyorum. önde amcam. arkada yengem, annem ve babam. ilk defa gidiyoruz. ilk defa göreceğiz ailecek. biz beğendik ya birbirimizi. baba beğenecek mi bizi.
beylikdüzüne varmadan. bir yağmur. bardaktan boşalırcasına. yoldasınız ve teker hizasına geliyor yağmur suları. 1 mayısta. ilginç.

sonra bulduk binayı. bilirsiniz uzun uzun binalar var oralarda. 9. kat. ama elimde kız istemeye giderken malum damat hali çiçekler. kardeşim kuafördü benim. saçımı da yaptırmışım. ama o yağmur saç bırakır mı. ceketim, başım, her yanım sırılsıklam ve ellerimde çiçekler. yani ne diyordu ilhan şeşen; ellerimde çiçekler, kapında sırılsıklam görürsen birgün şaşırma. saçımın jölesi yağmurla karışınca başım yağlı bir hal aldı tabi ki.

neyse kapıyı çaldık. çiçeği müstakbel eşim(o zaman görücü gittiğimiz gız) almaya çalıştı ki. çiçekler onun elinde vazo ben de kalacaktı ki ani bir refleksle kurtardım. be hanım çiçek öyle mi tutulur.

sonra kadınlar ayrı odaya, erkekler ayrı odaya geçtiler. hoş sohbet muhabbet. bizim amca söze gir hadi. sonra girdi işte. evet.......abi, bizim buraya asıl gelme gayemiz... kem küm... amcam bir cümle kuruyor mesut yılmaz gibi 20 saniye düşünüyor. amcam Allahın emri dedi ben başı eğdim, amcam peygamberin kavli dedi ben biraz daha eğdim, kızınız ..... yı oğlumuza istiyoruz dedi ben "nakşi sofilerinin rabıta yaparkenki başlarının eğikliğine geldi". kayınpederim de uzatmadı işi. bize söz düşmez falan. verdi kızı. heh işte artık ben olmadığım gibi değil olduğum gibi görünmeye başladım. bomba o zaman patladı. söz aldım. dedim bugün 3 tane bayram.1 mayıs dedim cuma, müminin bayramı. 1 mayıs dedim işçi bayramı. 1 mayıs dedim kızınızı aldım. benim bayramım...

(: ben de böyle bir hatıradır. patavatsız bir damat işte. nereden bilecekti ki kayınpederim*

bu arada yaş pastanın en büyük dilimini bana getirdi hanım. o gün bugündür ne zaman yaş pasta yapsa hala o tadı tutturamaz. iyi kandırdı beni. bir de şu var malum çikolata kolonya gittik. bizim hanım kolonyayı misafirlere dökecek. babamın eline döküyor; kolonya gelmiyor. döküyor yok. açmayı unutmuş ağzını. babam da muzip: dök dök daha çok dök diyor. bizim hanım da isteme telaşesi farkında değil ağzı kapalı kolonyayla dolaşıyor misafirleri*

durun bi yengenize sarılıp geleyim*

Allah herkese mutlu bir evlilik nasib etsin kardeşler.

Allah evlilerimizi de ayırmasın. cennette dahi beraber kılsın. amin...amin... amin...
devamını gör...
istemeye geldilerdi beni, kahve yap dediler bende ot çayı yaptım, istemediğimi anladılar gittiler, ne gündü ama, çikoltaları geri aldilar birde insan birakirda yeriz kaç kuruşluk matah?
devamını gör...
sene bu sene, gün geçen gün.
öyle bir gördüm ki, görücülüğün böylesi olur ancak...
hayatım boyunca unutamayacağım bir anı oldu benim için.

söyleyeceklerim bu kadar.
devamını gör...
kuzenime kız istemeye gitmiştik.. gitmez olaydık.. herkes bir soğuk bir havalı.. özellikle kız tarafı. altı üstü kızlarını vereceklerdi o kadar havaya gerek yoktu hani.. neyse gittik öyle ciddi bir şekilde istediler kızı verdiler.. şu anlık tek anım bu... *
devamını gör...
en berbadını geçen hafta yaşadığım anı.

geçen yıl gelmişlerdi, kibarca geri çevirmiştim. evliliğe hazır hissetmiyordum falan. geçen hafta tekrar geldiler. kabul ettim ve ailelerin de izni ile çocukla görüşme yaptım. ilk görüşmeden anladım olmayacağını. aynı gün, akşam üzeri çocuğun kızkardeşini aradım ve cevabımın olumsuz olduğunu bildirdim. karşımdaki kişinin üzülme ihtimalini göz önünde bulundurduğum için ben de çok üzüldüm ve başıma ağrılar girdi. tam yatıyordum ki, kapı çalındı ve çocuğun annesi ile babası içeri girdi. sonrası ise tam bir rezalet. koskoca insanlar çocuk gibi yalvarmaya başladılar. nasıl yerin dibine geçtim, nasıl üzüldüm anlatamam. hayatımda ilk kez böyle bir şeyle karşılaştım. kadınlara alışmıştım da, bir babanın gelip yalvarması çok çok ağırıma gitti. geri çevirdiğim için kendimi suçlu hissetmeye bile başladım.
devamını gör...
ne görücüm geldi * , ne görücü gittim ne de herhangi bir vesileyle kız isteme merasiminde bulundum.
devamını gör...
yaklaşık 7-8 sene önce ben tam bir ergenken evimize bir grup oldukça da nüfuslu bir grup(içinde kayinvalide,yenge,teyze, hala falan var) eve görücü geldiler bana. hepimiz alabildiğine şaşkınız. yaşım çok küçük, halim tavrım eve konulacak ev kızı hali değil, bırakın görücüye çıkmayı misafirin boşalan çay bardağını doldurabilme levelına gelmemişim... yani kimsenin beni istemek için haklı bir gerekçesi olamaz.
işe ilahi bir anlam yükleyip acaba birilerinin sınavı mı olacağım, heralde çekilecek çileleri var gözüyle bakıyoruz sıra sıra dizilen insanlara.
sonra meseleyi açıyorlar. methimi çok duymuşlar, nimbusanne'nin kızı çok ağırbaşlı, hamarat, güleryüzlü bir kızmış. farklı insanlar, aileler kaç yıldır gidin şu nimbusu bir görün diyorlarmış. onların da bu kadar geç gelmesinin sebebi oğullarının askerliği bitirmesi gerektiğiymiş. biz daha da mal oluyor, kim bu insancıklarla dalga geçen komşular diye düşünürken, benim henüz yeni okula başladığımı, evlenmeyi düşünmediğimi söylüyoruz.
"nasıl olur?" deniyor, "bize okulun bittiği söylenmişti!"
sonra meselenin aslı çıkıyor. benim canım görücülerim, doğmamış dünürlerimiz aslında kısa bir zaman önce evlenen ablamın görücüleriymiş.
yani ilk ve son görücüm beni yanlışlıkla istiyormuş.
hala bunun travmasını atlatabilmiş değilim.
devamını gör...
kızkardeşime görücü gelenlere kapıyı bornoz ve baksır ile açmam. süper bir anıydı. adamlar görücü geldiler gördüler her şeyi.

ee tabi unutkanlık başa belâ.
devamını gör...
başıma gelmiş gelecek en ilgincidir 'tek yumurta ikizinin tekine' istenmem herhalde.annemlerin yeni tanıştığı ve niyetlerini önceden açan bu aile, biz gençlerin bayram vesilesiyle memlekette oluşunu fırsat bilip bayram seyran demeyip çıkageldiler.amaç oğluşlarına beni göstermek.isteme falan yok.kapı çalındı.annem namazda.babamla ben karşıladıhttp://k.bi dünya insna girdi içeri.neyse ısrarla erkekleri aldığımız salona geçmek isteyen hanımları zorla, resmen zorla oturma odasına aldım.sonra biz ikram faslına başladık.aksilik bu ya evde kardeşlerim yok.ben ikramlıkları salonun kapısına kadar götürüyorum babam alıp servis yapıyor.içeride yan yana oturmuş aynı ceketin biri siyah biri beyazını giymiş iki genç.ama tıpkısının aynısılar!! biri evli ama benim yüzüğü farkedecek kadar bakmam imkansız. fakat birinin hali pek utangaç başı önde yemiyor içmiyor.ötekisi de üçüncü bardak çayı isterken tatlısının son lokmasını götürmüş kuruyemiş tabağı zaten yarılanmış durumda.evet ufak tahminlerim var artık.ama yine de emin olup da kaşımı kaldırıp bakamıyorum mazallah evli olana denk gelir bakışlarım filan diye çekiniyorum.hem bu yiyip içip eğlenen abinin gözünün dört dönmesi de pek hoşuma gitmiyor.'taze evli içeride gül gibi karısı oturuyor biraz daha efendi olsa fena olmaz' diyorum içimden.bu esnada hanımlar kısmında kaynana adayı eczacılıktan başka bir şey konuşmuyor.yok öyle meslek yok böyle meslek.memleketteki yeni dükkan açmış genç bayan tanıdıklarımın hepsini de biliyor.yok o batırmış yok bu devlete geçmiş öteki nişanlanmış berikinin konuştuğu varmış.bu iş biraz garip geliyor o zaman.sonra sessiz sakin oturan taze geline ilişiyor gözüm. o da eczacı.anaaam o da eczcı.o anda şimşekler çakıyor kafamda. 'oha lan bunlar ikiz diye aynı meslekten kız arıyorlar herhalde' diyorum.neyse öyle böyle derken kalkıyorlar babası üç gün sonraya yemeğe davet ediyor 'kızım sen gitmeden olsun diye erken ayarladık' diyor.yani çocuk kaş gözle okey vermiş babacığına ki, tanışıklığı ilerletme adımı atılıyor.sonra üstüne babamdan öğreniyorum ki damat adayımız şu aç ve rahat olan abi.akşamına beni facebook tan ekleyen bu abiye 'tamam iki yıl sonra diplomamı gönderirim yeter ki bana ilişmeyin' yazmak istedim ama annem bilgisayarı sakladı.sonra hızını alamayıp modemin ara kablosunu söktü.içimde kaldı işte o da.insanlar garip.. mesleği için kız mı seçilirmiş!! ha bu anıyı okuyanlar önyargılı olmakla suçlarlar şimdi beni. annemler de öyle yapmıştı.tamam o kişinin bu yaz eczacı bir hanımla evlenmesi de zaten tesadüf.
devamını gör...
evlilik yıldönümünüzde yad'edersiniz bu başınıza gelenleri.
eşinizle muhabbetiniz artar. tazelenir.
devamını gör...
istemelerimin birinde milli takımın maçı vardı.o yüzden aracı olan mahallemizin hayırsever abisine kaş,göz işaretiyle biraz çabuk olup konuyu toparlamasını rica ettim.milli takım kazandı,biz de ilerleyen aylarda birbirimizden kurtularak hayatımızı kazandık....
devamını gör...
eşimle bir tanıdığım aracılığıyla tanıştım. ben istanbul, o memleketteydi. haliyle birbirimizi görmüş değildik. yani karşımdaki kız in midir, cin midir bilmeden ilk telefon görüşmesinde niyetim flört değil, evliliktir diyerek lafa girdim. neyse sonuç olarak 8 ay kadar telefon ile görüştük. bu görüşmeler neticesinde evlilik kararı aldık ve ailemi görücü gönderdim. ben işim dolayısıyla gelememiştim istemeye. kayınpederimin tek kızını istanbul'a göndermek istememesi ve sevgili kayınımın yüksek doz muhalefeti sonucu ailem 6 ay boyunca kız istedi. gittiler gittiler geldiler. her gidişlerinde yok kızın amcası, yok kızın dayısı, yok kayınpederin bilmem neyi diyerek kimleri kimleri götürüp araya sokmadılar.

buraya kadar pek birşey yok ama asıl bomba şu; ben nişan günümde memlekete gittim. adettir kızın kuaföre götürülmesi gerekiyor. akşam nişan var ve amcamla birlikte gündüz kız evine gittik. kızı alıp kuaföre götüreceğiz. kız evinde erkeklerin oturduğu kısımda oturmuş yemek yiyoruz. içeri bir kız girdi o eksik mi, tabağınıza yemek koyayım mı filan diye sofra ile ilgileniyor. bense o anda ulan bu kız benim nişanlım mı acaba diye bakıyorum. kız içeri girip şöyle bir bakınca şekilden anlayamadım ama sesten çıkardım, yok bu benim ki değil. sonra ikinci bir kız girdi içeri ve o da sofra ile ilgilenmeye başladı. içeri girip konuşana kadar bekledim ve konuşunca işte bu ses telefondaki ses dedim. şöyle bir baktım evet tipi tipim isabetli seçim dedim.

doğru dürüst görmeden, sırf telefondaki konuşmaya göre hareket ettim ama şimdiye kadar pişmanlık yaşamadım çok şükür.
devamını gör...
kayınpederle pişti olduyduk, kazaklarımız aynıydı. hatırladıkça gülerim.
devamını gör...
bir keresinde görücü kısmısı maaile gelmişti. annemde sağolsun öyle bardak ve bardak altlığı kombinasyonu hazırlamış ki bardak altlığına tam oturmuyor ve havada slolom yapıyor. devamlı çay taşımakda bana düştüğü için ayaktaki 9 cm lik topuklularla birlikte o çay bardaklarını taşırken en sonunda damat adayının kikir kikir kikiren kardeşinin üstünde doğru şöyle bir yalpalattım, bardak döndü, döndü ve son anda yerine oturdu Allahtan, dökülse üzülür müydüm? hayır.*
devamını gör...
hiç görmediğim kız ile lüx bir lokantada buluşma ayarlandı. kızla kapıda buluştuk yukarı çıkarken oradaki garsona boş koltuk var mı dedim adam yarı şaşkın ve yarı sinirli ben müşteriyim dedi. neyse bir masa bulduk oturduk sohbet esnasında kızın üzerine içeceğini döktüm. sadece çantası ve biraz pantolonu ıslandı. kızın karşısında o kadar çok ayak ayak üzerine atmışım ki kız hadi kalkalım dediğinde bir baktım ayağım uyuşmuş hissetmiyorum bozuntuya vermeden topal ördek gibi yürüdük, hesap üst kattan alınıyormuş adam ardımızdan koştu alt katta benden hesabı aldı yarı kibar ne kaçıyorsunuz dedi. kızla kapıdan ayrılırken ben sağdan gideceğim dedi aslında bende sağdan gidecektim ama daha bir aksilik olmasın diye sol tarafa yürüdüm ve ne olur ne olmaz diye zıt yönde yarım saat gezindim. sonra aman nasıl olsa kız güzel değil ve yaşlıydı deyip kendimi ödüllendireyim havasına girip bir kebabçıya girdim tam yemeğin ortasında yanımda yan yana gezen bir çift gördüm bir baktım benim buluşmaya gittiğim kız ve yanında bir erkek sanırım onunla da buluşacak üst kata aile yerine çıktılar. ama beni görmediler. eve geldim cep telefonuma mesaj geldi ''şu yere şu bölgeye atandınız''
mesajı geldi en azından kpss kazandım dedim. annem madem atandın dur sana görücü bir kız bulalım dedi ve her şey tekrar başladı.
devamını gör...
halamın oğlunun düğününde hiç adetim olmadığı halde hizmet etmeye aday oldum. ama öyle git sofrayla ilgilen filan değil. limonata kazanının başına geçtim, boş geleni dolu gönderiyorum. geri hizmet, lojistik destek yani. halamın komşusunun kızı benim ilgili olduğum kişi. o da hizmet ekibinde bu arada. herşey ayarlanmış vaziyette.

yemek başlamadan hemen önce hizmet edenler olarak bizlere açıldı kapak. sofrada oturduk 15 kişi falan varız. annem de geldi yerini aldı. kızı yanına oturttu. ben karşılarındayım. arada kaş göz ediyor yanındaki kızı gösteriyor filan kamuflajı da hazır "oğluum.." derken kaşı gözü oynuyor kıza doğru hafifçe kafayı sallıyor "..üşüdüysen montunu alaydın" ben de az değilim tabi kızı süzüp dış görünüm kriterinden oluru veriyorum söz öbeği "yok anne üşümedim iyiymiş hava" şeklinde dökülüyor ağzımdan. öğleye kadar kızı kestim. uygun buluyorum.

sonra istemeye gidiliyor. kızın abisi "savın gitsinler" felan diyor. yılmıyoruz. bal bıçağı gibi yapışıyoruz. bir-iki sefer sonunda oluru alıyoruz. kız oğlanı görsün deniyor. halamın evinde oturuyoruz. havadan sudan ıvırdan zıvırdan* konuşuyoruz. oldu bu iş deyip kalkıyoruz. isteme gecesi(bkz: protokol) de kızın amcası falan geliyor. beni kadınlar yanlarına çağırıyor oğlanı görelim babından. şunu tanır mısın bunu tanır mısın konuşturuyorlar. meğer trt gibi türkçemi, prozodimi, diksiyonumu kontrol etmiş büyük yenge. gerçi prozodi buraya uymadı ama olsun.

nişandı düğündü yıldönümüydü iki tane oğlandı 11 sene geçmiş üstünden. şimdi elektrik süpürgesini bağırtıyor öbür odada. ağzımızın tadı yerinde. evlendiğimde o 18 ben 24 yaşındaydım. beraber büyüdük sayılır. her kahrımı da çekiyor. daha ne olsun. genç kardeşlerime de böylesi huzurlu bir yuva kurmalarını Allah nasip etsin.

herşey bir yana..

bi çay koysa da içsek. en önemlisi o.
devamını gör...
tıpkı şimdiki gibi bir sonbahar günüydü. ben tanımadığım biriyle evleneceğim için o kadar mutlu değildim tabi, sadece bir kere görmüştüm ve söz hakkı tanınmamıştı.

ne yapacağımı bilmez bir haldeyken bana uzanacak bir el aradım hep ama bulamadım. ve en nihayetinde istemeye geldiler, söz kestik. olmuyordu sevemiyordum, ne yapacağımı bilmez bir haldeydim.. içim içimi yiyordu, nasıl söylerdim başkasını sevdiğimi? kabullenmek zorundaydım.

nişan günü geldi çattı. hiçbir şey benim isteğime göre gitmiyordu. arada sırada nefes alıp veriyor muyum diye kontrol ediyolardı beni o kadar. çığlıklarımı kimse duymuyor, çırpınışlarımı kimse görmüyordu..yav hakkaten okumuyordunuz di mi? şaka şaka ahah.

edit: ulen tahmin ettiğimden daha çok kişi ciddi okumuş heralde phhuah.
devamını gör...
komşu ile yaşanırsa hiç hoş olmayandır.
üst komşumuz binbir tantana ile istemeye geldi m oglum beğenmiş biz okuturuz bilmem bir sürü insan soktular araya.
ıstemiyorumdan da anlamıyolar. annemi delirttiler.
sonuç ise beni alamadıkları için küstüler.
geçen hafta çocuk evlendi de rahata erdik.
devamını gör...
bütün tanımları okuduğum başlıktır. bazıları "ayy ne güzeel" dedirtti bazıları fazlaca güldürdü. ne güzel şeyler yaşamışsınız cogitanlar. benim anıma gelince 404 not found.
devamını gör...
bu yaz başıma gelendir.
yazın öğretmenlik yaptığım kurumda ruh hastasının biri kendince görüşmek istedi. tersledim rezil rüsva ettim vazgeçmedi bu sefer annesi geldi.
teyzecim istemiyorum neden ısrar ediyosunuz diyorum ben seni çok sevdim diyo.
teyze bak ben uğraşmıyorum böyle şeylerle diyorum biz çok altın takiyoruz diyo.
en sonunda kurumun müdürü araya girdi de kurtuldum.
ıste böyle sözlük hep psikopatlar denk geliyom
gülerek anlatacağım bi anım yok arkadaş ya.
devamını gör...
her şey ayakkabımı çıkarırken babet çorabımın gözükmesiyle sona erdi. zaten içeri de girmemiştik ki diye kendimizi avuttuk aldığımız tatlıları bir ayle çay bahçesinde yerken...
devamını gör...
mezun olmama bir iki hafta kala arkadaşlarımın tavsiyesiyle biriyle görüştüm. iyi bir üniversitede doktora yapıyordu. aynı zamanda resimle,şiirle , fotografla,sporla ilgileniyor. ilgilenmekle kalmıyor neredeyse kurs verecek hale geliyor.. ilk görüşmeden bunları nerden mi biliyorum? çünkü hiç susmuyor. susmadığı gibi neden hiç konuşmadığımı soruyor. o değil bna her sorduğu soru yüksek lisansla alakalı.. her dersimi didik didik etti de bi de neyden hoşlandığımı sormadı barzo.. bi tek transkriptimi sormadı sağolsun!
görüşmenin sonunda idealimin ev hanımlığı olduğunu söyleyip veda ettim.
devamını gör...
nasıl olduysa bir bayan doktor benle buluşmayı kabul etmiş. gerçi erkek doktor olacak hali yok ama neyse. masada yalnız gariban otururken bu geldi ve santino sen misin dedi. evet dedim. acelem var kısa konuşacağız dedi ve 1 çay içip kalktı. kalkarken de bu kadar iyi giyinip süslenip püslenmem birazdan yurt dışından ağır tıpçı konuklar gelecek sunum yapacağım senin için değil yani deyip çıkıp gitti. canım benim ya onca iş güç arasında zaman ayırıp gelmiş çok sevindim ama o kapıya doğru topuklu ayakkabı ile niye ve nasıl bu kadar hızlı koştu anlayamadım. sonuçta konferans önemli abi.
devamını gör...
annem tarafından önüne duvar örülen anılar.. 30 yaşıma gelince konu komşuya gizlice "evde kaldı napcaz" demez inşallah.. (u: )
devamını gör...
bu yılın başıydı. çiçeği burnunda yeni mezun bir doktor * görmüş araştırmış. benim çevrede beni öğretmen olarak bildiğinden çocuk da öğretmen zannederek aile büyüklerini seferber etmiş. istemedik ama bize geldiler. kalkmalarına yakın sohbet esnasında bana talip olduklarını söyleyince;

babam: kızımız daha okuyor.
kayınamca/dokto roğlan: nasıl yani öğvetmen değil mi???!!!???
babam: hayır. daha öğrenci. aynı zamanda okuduğu bölümün öğretmenliğini yapıyor.
kayınamca: ha maşaallah. olsun canı sağolsun atanıv inşallah. biz müsaadenizi isteyelim. bakalım haktan hayıvlısını isteyelim. daha çocuklav genç @'^+%&/(()=?!!?? (amca error verdi) hele kızımız mezun olsun okulunu okusun biz tatlı biv vahatsızlık daha veveceğe benziyovuzz ehuehueh (vermedi)

niye çünkü 3 hafta sonra oğlanı nişanladılar.
bu da beyle bir anımsı.




devamını gör...
genelde kadınların evlendikten sonra da anlatmaya devam ettikleri biraz tehlikeli anılar. beni şu da istedi ama amerika'da doktora yapıyordu beni bu da istedi ama ben seni seçtim şeklinde illuminal* mesajlar içeren anılardır bunlar. yav seni johnny depp de istemiş olabilir de kapı gibi ön alım sözleşmen bendeydi kalu bela'dan, isteseler de alamazlardı. diye cevap vermek elzemdir.

ama baya eğlenceliymiş. benim sezonu açmama daha var. umarım faillarım olmaz buraya yazıp 30 artı alacak kadar.
devamını gör...
hepsini kanım donarak okuduğum anılardır. *
şaka bir yana güzel anılarmış, hepsini artıladım
falan da çok yabancı geldi durumlar bana.
bir tarafta kız istemediği halde ısrar edenler, küsenler.
diğer tarafta hiç görmeden evlenenler. kötü bir şeydir
demiyorum ama bu zamanda imkanın varken hiç görmeden
evlenmek büyük cesaret.
son olarak kızla anlaştığı halde aylarca ailesini gönderip
istediği kızı zar zor alanlar. en garibi de bu. kız beni isteyecek
ben de onu ailesi kıllık yapacak. ne uğraşıyorsun abicim aylarca
ailesi ile falan git al kızı gel. *
devamını gör...
vallahi ne yalan söyleyeyim, birçok kişinin inanmayacağını düşünerek yazıyorum. ama Allah biliyor, yaşanmıştır.

24- 25 yaşlarındayım. o sıralar beni isteyen üç kişi var. birini 19 (yazıyla: on dokuz) yaşında olduğu için geri çeviriyorum. ötekini "eşimin camdan dışarı bakmasına bile izin vermem." dediği için, bir diğerini ise haber dahi vermeden çatkapı geldikleri, bir de üzerine ev temiz mi diye mutfağa girip kontrol ettikleri için geri çeviriyorum.

aradan zaman geçiyor. ev sahibimiz, -allah kendisinden razı olsun, manevi annemdir- beni yukarıya, evlerine çağırıyor. beni görmek isteyen biri varmış. hazırlanıp çıkacağım sırada kapı çalınıyor, açıyorum. karşımda şu mutfağı kolaçan eden abla. ısrar etmeye gelmiş. anne baba yok. kiradayız ve ev iki odalı. içeride abimler uyuyor. utana sıkıla "kusura bakmayın ama ev gerçekten müsait değil." diyorum. kadın durumu izah ettiğim halde "birazcık gireyim." diyor. mutfağa da alamam. kapıda konuşurken ev sahibi camdan dışarı çıkıyor ve durumu anlayınca, el mecbur, kadını yukarı davet ediyor. "kızım hadi sen de gel..." diyor bana, garip bir yüz ifadesiyle. zaten yukarıdan da beni bekledikleri için ikiletmeden gidiyorum...

önde o abla, arkada ben çıkıyoruz yukarı. ev sahibi teyze bizi misafirlerin olduğu salona götürüyor. film de burada kopuyor zaten. 19 yaşındaki çocuğun annesi, ev sahibimizle aile dostu olduğu için oturmaya gelmiş ve gitmeden beni de görmek istemiş. kafamı bir çeviriyorum, o da ne! şu camdan dışarı baktırmayacak olan çocuğun annesi koltukta oturuyor. "n'oluyor lan" derken ev sahibi durumu açıklıyor. teyze de beni ikna etmeye çalışmak için bula bula o günü bulmuş...

teyzeler pişti olmuşluğun da verdiği utançla apar topar kalkıp gidiyorlar. 19 yaşındakinin annesi hariç. o da yemeden içmeden gidip oğluna anlatıyor durumu. çocuk iyice aşık oluyor bana. iki yıl boyunca gelip gidip istiyorlar. ben bir havalarda "yether! 6 yaş küçük biriyle nasıl evleneyim!" deyip reddediyorum. bir süre sonra çocuğu bir yerde görüp hoşlanıyorum. "yaş farkı o kadar da önemli değil ya." diyerek ev sahibi teyzeye onu kabul edeceğimi söylemek için kıvranıp, lafa nasıl gireceğimi düşünürken, çocuğun nişanlandığını öğrenip mors oluyorum... *
devamını gör...
annemin ısrarı üzerine ankara ya gidip yaşamak zorunda kaldığım anı, kararımı daha istanbul da anneme söylediğim halde kıramadım kadını onca yol gittik. görücü anısı bunun neresinde bende bilmiyorum ama tipte yok ve ama yüzlerce hemşireye doktor asistanına kayıt personeline eğitim - destek veriyorum ben hastanelerde ne görücüsü lan.
devamını gör...
kuzenime kız istemeye gittik. * az buçuk çaprazımda kuzenim, hemen yanında da abim oturuyor. velhasıl kahveler geldi. tuzlu kahve adetini hepimiz biliyoruz ama bizim gelin biraz abartmış olacak ki getirdiği kahvenin üzerinde yeşil yeşil şeyler gözüküyordu. * kuzenim kahvesini aldığı an önce benimle sonra abimle göz göze geldi. abim şöyle bi göz kırptı. gelin arkasını döndüğü an kendi kahvesiyle damat kahvesinin yerini değiştirdi. neyse efendim gelin geldi oturdu damadın karşısına, yüzünde hafif bir sırıtış * * damadı izliyor. kuzen aldı kahveyi, gelinin dikkatli bakışları * eşliğinde bir güzel içti, bitirip ellerinize sağlık dedi. gelin şok gelin vefat. * bardakları toplarken de abime neden içmediği soruldu, o da "midem ağrıyor ben kahve içemiyorum çok teşekkürler" diye kurtuldu. gelin kahveyi zehirlerken yanında bulunan herkes damada bi hayranlık, bi gururlar bakıyor o ara tabii.

evlendikten sonra bizim gelin kız bi gün sormuş sen o kahveyi nasıl içtin çok iğrençti * diye. kuzen de anlatmış her şeyi tam bir thug life edasıyla. gelin ikinci kez şok gelin ikinci kez vefat. sonra da tutturmuş "görürsün içireceğim o kahveyi sana hatta onlar da görürler!" Allah sonumuzu hayretsin diyor ve bir gün abimin kahvesine tuz katılırsa tam bir görümce olarak aynısını yapmaya söz veriyorum. *
devamını gör...
- hıea? ne oldu anne?
+ olm bizi falan filan mahallede falanca evdeyiz bir alıver bizi

tamam. giderken alıp eve bırakıcam. meğersem evimizin devlet içinde devleti, paralel yapılanmamız kumpası kurmuş. ben arabayı çektim evin önüne,

- anne aşağıdayım ben
+ yukarı gel iki dakika pasta var çörek var cart cur var

tamam anne ona da tamam. ben arabanın kapısını bir aç kafayı bi yukarı kaldır, aralanmış perdede en az 10 sivri burun ve keskin göz. aman tanrım didim noluyo? var bu işte bir iş. kızın akraba arkadaş ne varsa toplanmış. annem vermiş gazı bizim oğaln da bizim oğlan diye. ben bir çıktım yukarı üstte dünyanın en gevşek t shirtü, düşük bel yeni çıkmış baksır meydanda conconuz ya anasını satayım. koltuğun altında yatan sopam baki ama içim hep aynı kıro.

oturduk bir odaya baktım kapı açıldı bir kız elinde tepsiyle geliyor, sen hala uyanma salak peyman

- teşekkür ederim elinize sağlık zahmet oldu Allah razı olsun, sayende karnımız doydu ağam" a kadar giden en efendi halimi takınıyorum. utanıyorum yani tabancı ev. çorap? yok lan kokmuyordur sabah giymiştim. ben çayı alır almaz gözüm kapı eşiğinden dışarı takıldı, yine aynı burun ve gözler inceden süzüyorlar elektriklenme oldu mu? gideri oluru filan? o an dedim tezgaha geldik ganyotçu. hemen bir sms,

- memo çabbbuk ara oğlım

zırrrrrrrrrr

- baban? ciddi olamazsın! ahmet amca ah ahmet amca içme dedim o sigarayı, sigara değil mi? kaza mı?
+ ne diyon olum ne oldu babama
- baban? baban öldü, baban ahmet amca mı ölmüüüşş

ve vınnn.
devamını gör...
burayı tanımlarımla yıkmak isterdim ama ne yazık ki bi tanım dahi yazacak anım yok.
nerde bu devlet nerde bu millet.
devlete çemkirebilirim artık. sonuçta bulamazsanız bize gelin diyorlar.
devamını gör...
bugün başıma gelmiş anıdır.. olay şöyle gelişti kuzenimle yolda yürüyoruz bir teyze geldi ve şu diyalog yaşandı..;
+kızlar ne güzel gözleriniz var bekar mısınız
- teşekkürler (yolumuza devam ediyoruz ufak adımlarla)
+cidden bekar mısınız
-(kuzenim yüzüğünü göstererek) nişanlıyım ben
+ya sen, sende olursun ikinizde aynısınız (sanki kurbanlık koyun alıyor biri olmadı bare diğeri olsun der gibi)
-(gayriihttiyari olmayan yüzüğü göstererek) teyzem maalesef sen biri olmadı diğeri olur belki dedin ama bende yakında nişanlanıyorum
+(teyze yüzsüz) ay kız valla mı çok hayırlı kısmet bak ben dene derim
-hayırlı akşamlar

ulan ilk defa görücüyle karşı karşıya geldim o da "iyi bare sen ol madem" der gibi bir tavır takındı..
devamını gör...
sözlükte en fazla artı oy aldığım tanımımı barındıran başlıktır.

44 artı. artık nasıl isteyip aldı isek kızı.
devamını gör...
ramazanda teravih çıkışı kadının bir tanesi annemi çevirmiş, sormuş.
annem de o daha okuyor, Allah sizi daha iyileriyle karşılaştırsın demiş, bi dolu dua edip yollamış.
anımda bile ben ortalarda yokum.*
çünkü kariyerimden ölüyorum.
devamını gör...
sohbetteydik dedenin biri tabağı bırakma bahanesiyle mutfağa gelip ayaküstü toruna ister gibi oldu ben de söver gibi oldum babam da güç bela durumu toparlayıp adamı mutfaktan uzaklaştırdı.
mala değer biçer gibi bilmem kaç dönüm tarla süt hakkı demeseydi bilemiyorum altan derdim belki.
neyse.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar