yazarların kusurları

ayak parmaklarımin 2. ve 3. 1. den uzun.
düz tabanım.
burnumda yumukluk var.
alfabedeki bazı artiz harfleri söyleyemiyorum.
utandığımda değil de sinirlendiğinde kıpkırmızı oluyorum.
kısa periyotlarda gün içerisinde 5- 6 defa uyuyabiliyorum. ders arasında öğretmenler odasında, mescitte, otobüste, ya da misafirlikte 10 dk kestiriyorum.
birinin aptal olduğunu düşündüğüm zaman içimden derin bir saygı ile ona hak veriyorum.
yaprak sarıp börek açabiliyorken makarnanın pişme kıvamını tutturamiyorum. 8 dk göreceli bir kavram bence
yaptığım hiçbir kek asla kabarmıyor.
devamını gör...
- ben kusursuzum.
+ mürşidim yakıştı mı size ?
- mürşidinde kusur olduğunu düşünmek bir müride caiz değildir evlat.
+ ama, ama ...
- bak bir de ama diye beni sorgulayacak. ne irfan kaldı ne de edep.
tiz postumun yamacından uzaklaş, senden mürid falan olmaz, bu yeni yetmeler de çok sorgulayıcı oluyor canım.

sorgulamayacak, benim dediğimden dışarı çıkmayacak müridler aranıyor.
devamını gör...
sakar biriyim. sadece kendimi yaralamakla kalmıyorum, çevremde olan her şeye zarar veriyorum. kendi halinde takılan televizyon çelme takmış gibi düşmüşlüğüm ama daha fenası televizyonu düşürmüşlüğüm bile var. otobüse binince onun bunun üstüne düşerim. gece uyurken bile yataktan düşerim.

ne yaptığımı bilmeden yapıyorum. mesela bulaşıkları makinaya dizerken çöp poşetinin içinde biraz önce içindeki yemek artıklarını döktüğüm tabağı bulabilir ve annemin son 4 senedir söylediği " tabakları, çatalları kim çöpe atıyor " sorusu ile karşılaşmamış gibi davranabilirim. o kişinin ben olduğumu nereden bilebilirdim ki?

toplantılara, insanların oynadığı, son derece eğlendiği her yere gitmeden önce 2 kadeh içki içip hafif sarhoş oluyorum. yoksa onca sesin, kalabalığın, insanın olduğu bir yerde nasılsınız sorusunu "napıyon hayvanat" olarak algılayıp "sen napıyon gııı" diye cevap veririm. kalabalık ve ses fobim yeterli bir kusur değilmiş gibi çabuk sarhoş olma kusurum ve fobimle karşılaştıkça daha çok içme kusurum nedenli her seferinde büyük rezillikler çıkarıyorum ama salak biri olduğum bilindiği için çaktırmıyorlar.

iki elimi eşit şekilde kullanıyorum. mesela aynı anda iki resim yapacak kadar artist biriyim. çok havalı. evde oturup havalı havalı resim yapıyorum. dışarı çıkınca insanların karşısında ağzımın yerini bulamıyorum, üzerime sürekli bir şeyler döküyorum, sıcak çayları koluma döküp bağırıyorum. çünkü çok aniden ay bardağı hangi elimle tutuyorum diye beynim bağırmaya başlıyor ve sonra panik oluyorum. kusurum beynimin olmaması. sadece evde havalı biriyim.

disleksi nedenli sağı solu karıştırır, gideceğim hiçbir yeri bulamaz, sağdan git, sola sap, soldan ikinci sola sap, sağdan sağa ve sola sap gibi şeyler söyleyen insanların yüzlerine öylece bakarım. bu bakış sonrası alıp beni oraya kendileri götürürler. disleksi bir kusur mudur? öyledir.

en büyük kusurum, kusurlarımı bildiğim halde onları değiştiremiyor olmam. işime mi gelmiyor, üşeniyor muyum yoksa onlar benden daha mı büyük bilmiyorum.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar