hasta ziyaretinde allah rahmet eylesin demek

kimisi de şöyle der: sesin hiç iyi gelmiyor hakkını helal et! hastanın zaten gayet kötü olan morali yerlerde sürünmeye başlar. yapmayınız öyle , akılınızı başınıza devşiriniz nerede ne söyleyeceğinizi biliniz. aferin.
devamını gör...

milletimizin imanını selamette görürsem cehennemde yanmaya razıyım

said nursi sözüdür...

öncesi ve sonrasıyla şöyledir:

--- alıntı ---

“sonra, ben cemiyetin iman selâmeti yolunda âhiretimi de feda ettim. gözümde ne cennet sevdası var, ne cehennem korkusu. cemiyetin, imanı namına bir said değil, bin said feda olsun. kur'anımız yeryüzünde cemaatsiz kalırsa cennet'i de istemem; orası da bana zindan olur. milletimizin imanını selâmette görürsem, cehennem'in alevleri içinde yanmağa razıyım. çünki vücudum yanarken, gönlüm gül-gülistan olur”(bediüzzaman said nursi, tarihçe-i hayat, s. 630 )

--- alıntı ---

ilk bakışta tipik felsefeci sözünü andırır cümle...

konuşmak için konuşmak anlamında, yazmış olmak için yazmak, yani bi nevi öylesine söylenmiş bir söz gibi duruyor...

felsefeciler sever bu tarz konuşmaları...

somut olmayan, söylendiğinde hiç bir şey kazandırmayan, teker teker kelimeler ele alınarak ciddi ciddi düşünüldüğünde sonuç itibariyle insanı boşluğa götüren sözler...

üstad said nursi nin sözü de buna benziyor...

aslında inanmadığı bir şeyi söylüyor said nursi...

Allah celle celaluhu kendisinin bu talebini kabul buyursa, asla kabullenmeyeceği bir şeyi söylüyor...

nasıl kabullenebilir ki...

ne pahasına olursa olsun, bir müslüman cehenneme nasıl razı olabilir ki...

o cehennem ki, kuran da kendisinden şu şekilde bahsedilir (ilk sayı sure numarası, ikinci sayı o suredeki ayet numarasıdır):

3:12 - o inkârcı kâfirlere de ki, siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız. orası ne fena bir döşektir.

4:56 - şüphesiz ki âyetlerimizi inkâr eden kâfirleri biz yarın bir ateşe atacağız. derileri piştikçe azabı duysunlar diye, kendilerine başka deriler vereceğiz. çünkü, Allah gerçekten çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

7:38 - Allah onlara: "sizden önce geçmiş cin ve insan topluluklarıyla beraber cehennem ateşine girin!" der. cehenneme giren her ümmet kendi din kardeşine lanet eder. nihayet hepsi oraya toplandığında, sonrakiler öncekiler hakkında derler ki: "rabbimiz ! işte şunlar bizi doğru yoldan saptırdı. onlara cehennem ateşinden kat kat azab ver". Allah der ki: "herkesin azabı kat kattır, fakat siz bilemezsiniz".

7:47 - gözleri cehennemlikler tarafına çevrilince de :"rabbimiz! bizi zalim toplulukla beraber eyleme!" derler.

21:100 - orada onların bir inlemeleri vardır. bunlar orada (sağır olup) bir şey de işitemezler.

23:107 - rabbimiz! bizi buradan çıkar. eğer bir daha (ettiklerimize) dönersek, artık belli ki biz zalim insanlarız.


ben buraya ayetlerin az bir kısmını yazdım...

kuranı kerimde cehennemin ne kadar dehşetli olduğu bir çok ayette belirtilmiştir...

böyle olmasına rağmen said nursi gibi peygamber varisi bir alim neden böyle bir cümle kurmuş olabilir ki?

bunun felsefesi ne olabilir?

mübalağa sanatı mı?

fakat cehennem gibi bir kavramda insan nasıl bunu düşünebilir?

kişi ne olursa olsun kendisi hakkında nasıl böyle bir örnek verebilir?

oysa ki bu ümmeti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem kadar seven ve önemseyen var mıdır?

peygamber efendimiz böyle bir söz söylemiş mi?

söyleyebilir mi?

ben üstad said nursiyi burda hatalı ve söylememesi gereken bir sözü söylemiş görüyorum...

bu sözü meşrulaştırmak için hz ebu bekirin söylediği iddia edilen "öyle büyüsün ki vücudum, cehennemi yalnız ben doldurayım ve kimsede oraya girmesin" sözü ise said nursi nin sözüne kılıf bulmaktan başka bir şey değildir...

bu açık açık rasulullahın sahabesine iftira atmaktır...

velhasılı kelam, müslüman olarak ağzımızdan çıkan her sözden sorumluyuz...

her sözümüzün hesabını vereceğiz...

ve bir müslüman asla boş söz konuşmaz...

yapamayacağı sözleri söylemez...

üstada Allah rahmet etsin diyor ve sizi sevgiyle selamlıyorum...

Allaha emanet olun...
devamını gör...

efradını cami ağyarını mani

tahlil: ferd: üye, ilgili duruma müteallikiyeti bulunan. efrad, çoğul. cemea, ism-i fail, cami: toplayıcı, içlemi en geniş kaplamı en dar, bir araya getiren. ğayr, ağyar: hariçtekiler, dışta ve ilgili durumla alakasız olanlar. menea, ism-i fail mâni' engelleyen, önleyen, izin vermeyen.

serbest çeviri denemesi: tamı tamına. bundan iyisi şam'da kayısı! on nümero!

yazarın notu: insanın imkanlarıyla asla mümkün olmayan bir şeyin ifadesidir. hiçbir şeyin mutlak ve tam bilgisine haiz olamayan insan için fazla iddialı bir söylemdir.
devamını gör...

sözler köşkü projesi ile amerikanyalı müslüman genç yetiştirmek

sözler köşkü'nün yola getirdiği(evet tam olarak yola getirdiği) genç sayısı düşünüldüğünde, küçümsenmemesi gereken projedir. evet eleştirelim, referans vererek daha iyi şöyle olmalı diyelim ama bir müslüman böyle olmaz demek bütün bu kazanımı hiçe saymak anlamına geliyor. zira bu zamanda o yaş grubunu ancak öyle eğitebiliyorsun.
devamını gör...