dünya sözlük 2.hatim programı

ilk dünya şampiyonluğundan sonra müslüman olarak birçok kişinin islamiyeti seçmesine vesile olan tüm zamanların en iyi boksörü muhammed ali için düzenlenen hatim programıdır.

hayatı boyunca din, dil, ırk, renk ayrımı yapmaksızın mazlumun yanında durarak tarafını belli etmiş güzide sporcu için düzenlediğimiz program sözlük yazarlarının yakınları dışında düzenlenen ilk, özel ve istisnai bir hatim programıdır. alınan cüzlerin 9 haziran 2016 perşembe akşamına kadar okunması gerekmektedir.

katılım sağlayacak yazarlarımızdan şimdiden Allah (c.c.) razı olsun.

1.cüz; alındı
2. alındı
3. alındı
4. alındı
5. alındı
6. alındı
7. alındı
8. alındı
9. alındı
10. alındı
11. alındı
12. alındı
13. alındı
14. alındı
15. alındı
16. alındı
17. alındı
18. alındı
19. alındı
20. alındı
21. alındı
22. alındı
23. alındı
24. alındı
25. alındı
26. alındı
27. alındı
28. alındı
29. alındı
30. alındı
devamını gör...

sözlük yazarlarının karalama defteri


başına gelenlerden habersizsin, çocuk. aklın halâ oyun peşinde.. keşke sana en güzel oyuncakları sunabilseydik bebeğim.. sen çocuk masumiyetinle elindeki kana bakıp oyun oynarken, ben içeride mışıl mışıl uyuyan yeğenime bakıp seni düşünüyorum, keşke ona gösterdiğim şefkatin daha fazlasını sana gösterebilseydim.. iradem muktedir olsaydı da sana yaşanılası bir dünya kurabilseydim.. keşke inşallah.. Allah sana bu zulmü reva görenleri kahru perişan eylesin, bize de bunu gerçekleştirmeye memur kılsın, aylan bebek gibi seni unutursam kalbim kurusun!
devamını gör...

19-20 kasım 2016 avrupa da derbi haftası

özellikle 19 kasım 2016 tarihindeki maçlar kesinlikle kaçmaması gereken maçların haftasıdır.

mençistır yınaytır-arsenal, borisiya dortmund- bayern münih ve atletico madrid-real madrid maçları 19 kasım cumartesi günü oynanacaktır. maçların saatleri de oldukça güzel ayarlanmış kanımca. basketbol ligimizin maçlarıyla kokteyl yaparım artık.

20 kasım 2016 tarihinde ise fenerbahçe-galatasaray ve milan-inter derbisi var. tabi çoğumuz nerde o eski milan ve inter takımları der gibiler. bende dahil olmak üzere haklıyız bunu demekte.

iyi seyirler efendim.

devamını gör...

formatsavar kullanılan interaktif sözlük

acizlikte son noktaya gelen dünya sözlüktür. gelinen nokta öyle küçük düşürücüdür ki günlük tanım sayısı artsın diye formata mum diken bir başlıkta geyik muhabbet veya alakasız alakasız girdiler bulunur. yazarlıktan nasibini alamamışlarda doluşup kendini tatmin eder.

hadi abicim whatsapp gruplarınıza. muhabbetinizi orada yapın. burası sözlük ve bırakın öyle kalsın. en azından tematiğe alında yazar olmayıp dışarıdan bakanlar bu rezilliğe tanık olmasın.

formatsavar başlığına yazılan her tanımı eksilerim. siz de bunu eksilersiniz. birileri yazarlık yaparken siz de kendinizi avutmuş olursunuz.
devamını gör...

şahin araçla drift deneyip kaza yapan konyalı kız

sokak ortasında sakıncalı hareketlerde bulunmuş ufaklık. bir de neden böğürüyor?
*
konya’da 21 yaşındaki funda k. iddiaya göre otomobille 'drift' yaparken direksiyon hakimiyetini kaybedip, park halindeki hafif ticari araca çarptı. kazadan yara almadan kurtulan genç kız, "arabam gitti" diyerek sinir krizine girip, otomobilini yakmaya kalkıştı. baygınlık geçiren genç kız, ambulansla hastaneye kaldırıldı.
buradan
devamını gör...

kıyafetime karışma

bir çeşit kadın etkinliği. ben bunu bir şey ispatlama çabasından çok son zamanlarda gerçekleşen insanların birbirlerine, giyimine, kuşamına karşı saygısızlığa bir tepki olarak görüyorum.
bana göre kadın-erkek herkes istediğini giyebilir, kendi tercihidir. kimseyi giyimi kuşamı ile yargılayamam.
açık giyinen birine de, kapalı giyinen birine de herhangi bir yaftam yoktur. nasıl mutluysa öyle der gerçerim.
işte herkes bunu yapamadığı için böyle şeyleri daha çok görürürüz.
şimdi siz diyorsunuz ki işte açık giyinen kadın dikkat ceker, ahlak bozar, işte benim eşim giyemez ben leğen miyim vs.
arkadaşlar açık kadınlara yüklediğiniz bu algı nın beteri kapalı kadınların üzerinde lütfen unutmayın. üstelik zaten günümüzde hakkıyla kapanan kadın neredeyse minimalize seyrediyor, kimse bana gelip sırf ten görünmüyor diye dikkat cekmez yargısını savunmasın.
bir kişinin kıyafeti hiç dikkat çekmese bile, bakışı, duruşu, ne bileyim parfümü yani herhangi başka bir çok şeyi dikkat çekebilir.
bundan hareketle insanlar önce saygı duymayı, sonrasında ise edepli olmayı öğrenmeli.
tabi bu edep kişilerin kendi yargılarıyla oluşturduğu değil, gerçek anlamda bir edepten bahsediyorum.
devamını gör...

dondurulmuş embriyolar üzerinde velayet davası

bilimin etik bir zeminde sürdürülmesi gerektiğinin son örneklerinden biri.

ünlü oyuncu sofia vergara ve eski nişanlısı nick loeb bundan 4 sene önce: şimdi iş güç çok meşgulüz çocuk bakamayız ya da sırf marjianal hollywood kişisi olma tutkularından mı bilinmez embriyon teknolojisinden yaratlanmak istediler. bu teknoloji ile sofia'dan alınan yumurta, nişanlısı nick loeb'den alınan sperm ile döllendikten sonra, çiftin canları ne zaman isterse talep ettiği zaman anne rahmine yerleştirilerek gelişimine devam etmek üzere donduruldu. istenilirse kendi annesi dışında başka bir anne rahmine de yerleştirilebilen bu embriyo başka bir anne rahmine yerleştirildiginde zaten adı taşıycı annelik oluyor. neyse bu mevzudan 6 ay sonra çift ayrıldı. aradan 4 sene geçti nick abi artık cinsel bir sağlık sorunu yaşayıp başka bir çocuk yapma şansı bulamadığından mı, yoksa çokca "senden çocuğum olsun" şarkısını dinlediğinden mi bilinmez ismi bile konulmuş bu embriyoların velayetini almak için dava açtı. ancak sofia'da ulen bitmiş gitmiş mevzuda elin adamından niye çocuk yapayım diye itiraz etmiş haliyle. ortada kadını istemeyen ama kadından çocuk isteyen bir adam, çocuk istemeyen ama müstakbel çocuklarına da dokundurtmayan bir kadın, normalde 9 ay sonra dünyaya gelmesi gerekirken 4 senedir buz gibi depolarda deney tüplerinde bekletilen 2 tane sabi sübyan... çık bakalım işin içinden çıkabilirsen.

işin magazin boyutu bir tarafa, o an çocuk yapmak istemeyen ancak ileride yaşayabilecekleri sağlık sorunları nedeni ile treni de kaçırmak istemeyen çiftlere kolaylık olsun diye geliştirilmiş bu teknoloji uygulamaya sokulmadan önce hiçbir etik, sosyolojik alt yapısı oluşturulup yasal bir çerçeve ile sınırlanmadığından bu gibi neresinden tutsanız elinizde kalacak sorunlara neden oluyor.

ve tarih öncesi çağlardan bu yana varolan fakat her seferinde geçiştirilen, gözardı edilen bir sorunla yeniden karşılaşıyoruz: "teknoloji insan doğasına müdahale etmeli mi?"

peki insan doğası dediğimiz şeyin sınırları nedir? mesela bugün akıllı aygıtların insanın zihinsel becerilerini körelttiği ve tıpkı sigara, uyuşturucu gibi bağımlılık yaptığı kanıtlanmış durumda. bu insan doğasına müdahale sayılır mı, buna nasıl bir tedbir/kısıtlama getirilebilir? insan iletişime bu kadar açık bir canlı mı? her saniye onlarca ağ üzerinden iletişebilir ve ulaşılabilir olması onun doğasında bir değişikliğe neden olur mu?

mesela şu beşikteki bebeğiniz uyandığında size haber veren telsiz ya da babycamler annelik duygusunda bir dezenformasyon oluşturur mu? mesela mutfakta bulaşık yıkarken 5dk da bir parmak ucunda yürüyerek odasına gidip beşikte uyuyan bebeğini kontrol eden anne ile, kulağında kulaklık, belinde bebek telsizi telsiz titreşince gider bakarım zaten rahatlığıyla çocuk yetiştiren annelerin büyüttüğü birey, eşit varoluş hakları tanınmadığından magna carta'dan bu yana insan hakları evrensel bildigresinde var olan "insan doğuştan eşittir" ilkesi ile çelişmediği söylenebilir mi?
devamını gör...