naif dokunaklı yazar

bunlardan birisine zamanında başka bir sözlükte rast gelmiştim. bizim gibi gusül abdesti şartı aranan sözlükler daha ortaya çıkmamıştı.
seküler insanların yazdığı bu sözlükte duygusal ve biraz da kendine tarz tuhaf yazılarıyla hanım okuyucu kitlesi oluşturmuş bir eleman vardı. öyle etkili yazıyor ki eleman ben bile okuduğumda tuhaf oluyorum, o sıralar bizim evde kalan bekar dayıma gidip sarılıp ağlıyorum. dayım beni tersleyince babama koşuyorum basıyor suratıma tekmeyi tekrar bilgisayar başına dönüyorum ama çok etkili yazıyor bildiğin gibi değil.
sözlükteki kızlar sürekli buna nick altı giriyor. tanımlarını bakınızlayıp övüyorlar falan.
bir zaman sonra bir zirve yapıldı, gittim orada naifle karşılaştım. dokunaklı aşk tanımlarının küfürlü şakaların sonunda tıss tıslayarak konuşan sahibi bildiğin budaklı meşe odunu çıktı.
kızların bulunmadığı bir ortam. bizim bu budaklı meşe naifi kendine nick altı güzelleyen kız yazarlar hakkında atıp tutmaya başladı, bazıları hakkında fazla detaylı bilgiler vermeye başladı. anlatıyor ama ben inanamıyorum "lan diyorum bu yazıları yazan hakikatten bu adam mı?".

he her naif dokunaklı yazar böyledir denilemez tabi. gerçekten naifler var. mesela bizim bir zirvede karşılaştım bir tanesiyle adama "nasılsın hocam?" dedim. gözler ufukta dört dakika sonra dönüp "iyiyim siz nasılsınız ? zarifoğlu'nun bir mısrasını düşünüyordum hatırlayamadım kusura bakmayın" dedi. ama yine de naif dokunaklı yazıyor diye güvenmek, teslim olmak saflık olur.
sözlüklerde naife kanıp böbreğinden olan kaç insan var bir bilseniz.
devamını gör...

sigara içenler ölsün dördüncü murat'tan selamlar

1633 yılında ülkede sigara yaygınlaşınca, üstüne üstlük sigara yüzünden binlerce evin yandığı büyük bir yangın çıkınca ne yapsın garibim!

çareyi yasaklamakta bulmuş!

günümüzde de bakıyoruz, bu bir kısım terbiyesizler yüzünden yolda yürüyecek mecalimiz dahi kalmadı!

nerede içecekmiş!

utanmadan bir de soruyor!

cehennemin dibinde zıkkımın kökünü iç!

şimdi gel de dördüncü murat'ı anma!


(bkz: sigara düşmanlıktır)!
devamını gör...

gerekirse rusya ya tazminat öderiz

sınırına tecavüz edildi diye uçak düşüren ülkemin başbakanının lafı.

hani namusumuzu korumuştuk o uçağı düşürerek? hani haklıydık? hani biz özür dilemeyecektik? hani rusya'nın özür dilemesi gerekiyordu?

ne oldu? niye tornistan ediyorsunuz? bu sefer kriz teğet geçmedi mi yoksa? bütün o sözleriniz, nutuklar, o sığındığınız angajman kuralları ne oldu?

trthaber'de söylenmiştir ama yandaş gazetelerde haber olamamıştır nedense...

edit: bir tane haber buldum sabahta. onun da başlığı "başbakan binali yıldırım "rusya ile mesele tatlıya bağlanmıştır"...

http://www.sabah.com.tr/web...
devamını gör...

sala ve tekbirlerin dini siyasete alet etmek için kullanılması

yitirilmiş beyne sahip 'yul' mahlaslı bir ekşicinin yaptığı tespit.

--- alıntı ---

tekbir ve sela son 2 gündür sadece ve sadece dini siyasete alet etmek için kullanılmaktadır... doğruyu itiraf etmekten çekinmeyen ve kafası çalışan insan inançlı ve imanlı da olsa da, olmasa da bundan rahatsızlık duyar...

--- alıntı ---

ülkede darbe teşebbüsü olmuş, asker halka silah sıkmış, meclis başta olmak üzere devletin en önemli kurumlarına saldırı yapılmış buna karşı halkı kendini, özgürlüğünü ve ülkesini korumak için tepki vermeye çağıran minareler de siyasete alet olmuş öyle mi. çapı pi sayısından küçük beyinlere sahip olanların, bu saldırının o partili şu partiliye değil kendisine da yapıldığını anlamasını beklemek de bizim hatamız herhalde.

o minarelerin bu düşüncede olanlar için icra edebileceği çok güzel bir görev var da şimdi söylemenin sırası değil.
devamını gör...

cemaatlerin öğrenci yurtları

tez elden istisnasız hepsine el atılıp diyanet işleri başkanlığı çatısında yönetilmesi gereken oluşumlar.

kötü örnek emsal teşkil etmez diyenler yıllarca iyi niyetle beslediklerinin enkazına baksın. meşruiyeti ve şeffaflığını bilmeye vakıf olamadığımız,
bir ya da birkaç kişinin niyetiyle yönetilip on binlerce gencin zihnine, hayatına yön veren, sorgulayanı, eleştireni aforoz edip biat kültürüyle kula kul insanlar yetiştiren
hiçbir yapıya izin verilmemeli.

düşünme yetisi henüz gelişen, ergenlik çağındaki gençlerin dini eğitimlerini devlet kurumlarında almalarını sağlamadan, gavsların, hoca efendilerin vicdanlarına terk etmenin nelere gebe olduğunu herkes gördü.

yıllarca bunlardan zarar gelmez diyerek en büyük mirası evlatlarını bu yapıların tezgahına terk eden ailelerin devletimizden talepkar olmaları gerekiyor.
iktidar da kaybedeceği oy potansiyeline bakmadan, cemaat ayrımı yapmadan buralara el atmalı.
cemaatlerin öğrenci yurtlarında kapatılan askeri okulların öğrenci kapasitesinin yüzlerce katı büyüklüğünde gençlere eğitim istihdamı sağlanıyor.
askeri okullar kapatılıp milli savunma üniversiteleri kurulurken ne idüğünü bilmediğimiz, perde önünde bize gösterilenlerle "onlar masum" dediğimiz cemaatlerin hareket kabiliyetlerinin kısıtlanması, denetlenmesi gerekmiyor mu ?

öğrenci yurdu açan cemaatler * madem maksadınız memlekete dindar insan yetiştirmek bırakın bu işi güvendiğiniz arkasında durduğunuz devlet kendi kurumlarında, kendi sistemiyle yapsın. devletin kendi öğrenci yurtlarınızı da yönetmesi için sürecin kritik zamanında talepte bulunun ve devletin eğitim konusunda kendini yeniden yapılandırmasına destek sağlayın. olmaz mı ?

rant çarkı, sistem içinde sistem kurmaya teşne olmadığınızı dosta düşmana gösterin.

"ama onlar temiz niyetli" diye 40 yıldır dokunulmayan örgütü savunma argümanlarıyla sizi de savunanların arkasına sığınıp sessiz sedasız bu süreçten nasıl nemalanırız diye beklemeye devam etmediğinizi gösterin.

edit: imla
devamını gör...

laikliği dayatan bedelini öder

düşman saflarına hizmet eden ağır kusurlu ileti. biçimdeki tahrik ediciliği ve yıkıcılığı göstermek için özneleri ve kavramları değiştirelim:

"15 temmuz'dan sonra artık mecburen islamcı olacağız, diye dayatan kesimlere açık uyarı.
geçti o günler. bedelini ağır ödersiniz.
evinizde islamcı olun."


nasıl, hemen koşup bunu söyleyenin ağzını burnunu kırmak istediniz, değil mi? hemen bunun maksatlı bir provakasyon olduğunu düşündünüz, değil mi? amaçları da sizin ve daha geniş anlamda türkiye'nin 15 temmuz'daki kazanımlarının önünü almak. kimbilir, hangi şer güçlerin ortamı germe atakları... bir de bunun tersini düşünün.(ki gerçek bu) sizden birisi böyle söylüyor. bu durumda kazançlı çıkacaklar değişir mi peki? o halde neden bu düşüncesizlik?
devamını gör...

marka eşarp

doğum gününde hediye gelen yeni marka eşarbı ile daha bi gaza gelen yazar ekim ayında 485 tanımla 6. sıraya yükseldi.


editin dibine vurmak; bugün marka eşarp'ın gerçekten doğum günüymüş, 365'te 1 ihtimali tutturmuş bulunuyorum, telepati mi diyelim, başka bir şey mi bilemedim.
şaşkınlık içerisindeyim. (bkz: nasıl şaşıracağını şaşırmak)
en iyisi ben gidip bi milli piyango alayım.
devamını gör...

okuduğunu anlama oranı yüzde 0 çıkan ülke

oecd raporunda öyle bir veri yok.

denekler seviyelerine göre kategorilere ayrılıyor (level 1,level 2,...). her bir kategori kendi içerisinde değerlendiriliyor ve rapor buna göre oluşturuluyor.

türkiye raporu : https://www.oecd.org/skills...

kanımca okuduğunu anlama konusunda problem edeceğimiz şey ortalamalar olmamalı. esas problem üst seviye deneklerin (level 4,5) okuduğunu anlama konusunda ortalamanın çok altında olması.

her ne kadar sağlıklı bir rapor olmasa da, eğitim seviyesi yüksek kesim de okuduğunu anlamıyor. bunu anlamak için de oecd raporuna gerek yok.
devamını gör...

8 nisan 2017 dünya sözlük üsküdar zirvesi

dünya sözlük efradı tarafından istanbul üsküdar sınırları içerisinde gerçekleştirilmesi planlanan sohbetli, muhabbetli, fikir çarpıştırmalı zirvedir.

zirvede 2003 ispanya yapımı noviembre filminin son sahnesi beraberce izlenecek ve izlenenden hareketle sanatın toplumdaki rolü ve bizim sanatımız hakkında muhabbet edeceğiz.

amacımız bilimsel bir sonuca varmak ya da bir makaleden okur gibi konuşmak değil. aynı sözlükte entry girer gibi fikir belirtmek, konuşmak, tartışmak. dolayısıyla kasıntı bir ortam olmayacaktır.
sözlük dışından da insanların katılacağı bu zirveye tüm yazarlarımız davetlidir.

yer: akademya kültür sanat ve eğitim derneği, üsküdar.
zaman: 8 nisan 2017 cumartesi saat 18.00.
devamını gör...

odtü'de cinsiyetsiz tuvaletler

çok güzel.
buraya içerde erkek varken girecek bayan varsa cesaret ödülü almalı.
bir bayansın.
girdin tuvalete.
önce lavabolarda burnunu sümküren ve yanındakine "off kız harika bir şeydi ne mal vardı ama" diyen kişileri görür.
sonra pisuvarların yanından geçer. erkeklerin ayakta işediklerini görerek.
sonra kabine girer.
malum erkekler tuvalete iki kişi geldilermi koymalar sokmalar çıkarmalar gırla gider.
bunları dinler.
çıkar yine pisuvarların önünden geçer. bir tanesi fermuar açık döner kim bu diye.
lavaboda elini yıkar çıkar.

bu tuvalete girecek bayan elini yıkar da kirlenen gözünü ve kalbini nerde yıkayacak merak ediyorum.

devamını gör...