1 haziran 2013 halkın hükümete tepkisi

hazır fırsat bulmuşken araplardan geri kalmayalım, memleketin altını üstüne getirelim. icap ederse dikili tek ağaç bırakmayalım da hükumeti devirelimin tepkisidir.
ayıptır günahtır arkadaş, sırf sevmediğiniz insanlar iktidar diye bu yapılmaz. bu gün hükumet temsilcilerini dinledim. hiç biri dediğim dedik çaldığım düdük minvalinde bir söz söylemedi. olaylara müdahalesi konusunda polisin orantısız bir güç kullanma durumu yoktur demeyip, bunu inceleyip eğer varsa hesabının sorulacağını söylediler. yine bilmem ne parkı ile ilgili söylendiği biçimde bir projelerinin olmadığını da söylediler. ve yine taksimin avm ihtiyacı yoktur da dediler.

ama siz, ''olsun biz illa hükumet gitsin istiyoruz sonucu ne olursa olsun'' diyorsunuz. bu istenilen şey zorbalığın daniskasıdır. rte için despot diyeceksiniz, ama halkın en az yarısının desteklediği hükumet gitsin bizim istediğimiz kimseler gelsin diyorsunuz. Allah aşkına bu tavrınızla siz rte den daha despot olmuyor musunuz?

he son olarak, bir taşla kuş katliamı yapma hayali ve arzusundan vazgeçin bi zahmet.
devamını gör...
hepsi chplidir. provoke edecekler akılları sıra, iki şişirme habere kaldı umutları çünkü. kaos varmış, baharmış mış, ağaçlar kesilmiş,
gör bak yiyecek mi o halk bunları.
nankörler.


bir bekir coşkun için sevindim, çok umutlanmıştır, şeriat elden gidiyor, cumhuriyet hortladı diye hophop hopluyordur, cnm ya, uyuyamaz bir hafta şimdi, ölcek zaten mutlu ölsün.
devamını gör...
saat 03:39.

bir grup trabzonspor taraftarı 2010 sezonunun şampiyonluğunu istiyor. yanı sıra 1 mayıs ta taksime çıkamayan diskliler, bir ay sonra rövanşı almak için, köşedeki bakkalın önündeki doğalgaz dolabının önünde kümeleşmeye başladı. bir adet dolgu topuk terlik camı kırarak sokağa indi. an itibari ile sokak çok hareketli. çöpçüler ile camdan çöpünü atan teyzeler federasyonu başkanı vekilharcı protesto için evdeki çöpünü sokağa döküyor. tabi bu arada esen rüzgar söğüt ağaçlarını da hareketlendirdi. ent meclisi kuruldu kurulacak. aktayyip artık kulesinde sıkışmış durumda. bu arada ooooo o da ne öyle halkın hükümete olan tepkisinden bunalan diğer halk, hükümete tepki gösteren halka tepki gösteriyor. giriş katta oturan görücü kraliçesi mualla teyze demir parmaklıklar arasından sienbisie muhabirlerine çarpıcı bir özet çıkardı: bu halk hükümete tepki olarak doğdu. sonra 'v' maskesini takarak bakkaldan çestırfaylt alması için micoyu çağırdı.

eddinburgh: saat 03:49 olacak.
devamını gör...
ne derseniz deyin haklı tepkidir kardeşim. birikmiş bir tepkidir, tepki olacak diye hükümet de düşmez korkmayın. neredeyse direniş ruhu ölmüştü, hatta gebermişti. insanlar resmen koyuna dönüşmüştü. nereye kadar ulan! nereye. bir yerde uyanmak lazım, bir dur demek lazım, protesto edebilmek lazım. her olaydan sonra, marjinal gruplar, ergenekon terörö örgütü yandaşları, provakatörler falan fişman.hiç mi insanlar kendisini ifade edemeyecek, hiç mi haklarını arayamayacak. geçen istanbul a gittim, resmen nefes alamadım her yer şantiye arkadaş. sırf birileri servetine servet katsın diye çekilir mi bu ızdırap. şuraya bağlıyorum, bu tepki sonuna kadar haklıdır. ve maalesefte eylemler artarak devam edecek ve maalesef güvenlik güçleri daha da sertleşecektir.ama hükümet gaz kullanmaya devam etsin, gaz almaya da devam etsin. unuttuğu, halkı bir araç olarak gördüğü şu zamanlarda, yine en büyük tokadı halktan yiyecekler. keşke böyle olmasa diyeceğim ama bu sefer bunu haketti iktidar, şimdi çıksın bakalım işin içinden. bu sefer provakasyoncu yaftasını da halk yemiyor, yeni bir şey bulsunlar. süperlig te bitti maçlar da yok, e gündem nasıl değişecek şimdi bakalım.
devamını gör...
yemin ederim bazı gerizekalılar ile aynı ülkeyi paylaştığım için utanç duyurum. hele hele ünlü diye tabir edilen basiret yoksunu insanların vatandaşları galayana getirmeleri onları sokağa sürüklemeleri be başlarına geleceklerinden hiç vicdan azabı çekmeyecek olmaları bana pis dokunuyor.

bugün solculara son on yılda çıkmayan ekmek çıktı. inanın bana onlar bile bu kadarını beklemiyorlardı. hayatı boyunca ağaç dibini işeme dışında kullanmamış insanın, onlarca insanın hayatının kaybedildiği olaylarda sesini çıkarmayıp bugün iki ağacın avukatlığını yapanlar yıl başında ağaç kesen çevrecilerden başkası olduğuna inanmıyorum.

ve bu kadar koyun zihniyetle aynı ülkeyi paylaşmak canımı sıkmaya başladı. özelliklede fırsattan istifade "islamcılar"ı karalamaya başlayanların hepsinin canı cehenneme.
devamını gör...
her türk evladının katılması gereken tepkidir. gün birlik olma günüdür. gestapoya, statükoya, sivil cuntaya karşı tek bilek ve tek yürek olma zamanıdır. akp'liler için ise elbet vardır bir pişmanlık yolu.
devamını gör...
tepki iyidir de.

susurluk kaza günleri. meşhur se te ka lar, bilimum "sivil" teşkilatlar; ellerinde mum, aydınlık için bir dakika karanlık eylemi. susurlukta tongaya basan çeteyi ve faili meçhule giden bedenlerin katillerini protesto.

benim hanımda tam saatinde elinde düdük, öteki eli lambanın düğmesi.

sokak ateş böceği.

hanım dedim, hele dur bir sakin ol dememe kalmadı; hükumetin rahmetli başbakanı buyurdu fasa fiso.

hah dedim şimdi bir şeyler olacak,

demeye kalmadı ankaranın yeşil evlerinde, lojmanlarında, karargahında ateş böcekleri düdüklü ve ışıklı gösteride.

sivil eylem bir anda resmi eylem oluvermiş,

iş bununla kalsa iyi demeye kalmadan

28 şubat

malumunuz devran.

hafıza nisyana gark olursa

kabak daima kimin başında patlar bilinir, bilinmelidir.

arafta bir arif.
devamını gör...
çevre duyarlılığı ve kapitalizm karşıtlığı üzerinden yürütülen kumpanya. ilginçtir ki kapitalizmin kalelerinden destek mesajları yağıyor. abd, avrupa birliği falan.
devamını gör...
iş isyana dönüştürülmemeli. tepki polise olmalı. böyle pervasızlık olmaz. anarşist de olsa komünist de olsa insan gibi davranacaksın, yok öyle kapalı alanlara biber gazı atmak, 1 metreden surata gazı boca etmek.

devamını gör...
haklı bir tepkidir. gezi parkı gösterilerinde yöneticilerin basiretsizliği, polislerin abartılı tepkisi, orantısız güç ve gövde gösterisi sonucu insanların galeyana gelmesidir. her ne kadar hükümet düşsün, ordu darbe yapsın vs. saçmalıklarını dile getirmeyi bile komik bulsam da başbakan, içişleri bakanı ve istanbul valiliği son olaylarda sınıfta kalmıştır. çok basit şekilde çözümlenebilecek, bu kadar büyütülmesi akla dahi gelmeyecek protestoları ateşe biber gazı sıkarak körükleyen polisler olmuştur. üstelik gösterici mi değil mi bilmeksizin, güç kullanmanın ön koşulu olan karşı tarafın şiddete başvurması olgusu dahi aranmaksızın, yoldan gelenlere geçenlere önlerine gelenlere biber gazı sıkan polisler, medyaya yapılan mantıksız sansürleme çabaları dezenformasyonun da artmasına neden olmuş; başta olayla hiçbir ilgisi olmayan insanların da bu saçmalıklar ve mantıksızlıklar silsilesi içinde haklı tepkilerini gösterme sonucunu doğurmuştur. hatırlayın iki gün önce gezi parkında kaç kişi vardı, halkın ne kadarlık bir kesimi bu konuda duyarlıydı? birçok kişi gezi parkının yıkılmasını istiyordu dahi, oralarda akşam saati bulunma talihsizliğini yaşayanlar bilir, geceleyin gezi parkının ne kadar tekinsiz bir yer olduğunu. halbuki yapılması gereken buranın neden yenilenmeye ihtiyacı olduğunu insanlara açıklamak, yıkıldıktan sonra yerine daha güzeli ve daha iyisinin yapılacağının garantisini vermek idi. fakat başbakan çıkıyor, şu da yapılabilir, istersek bunu da yaparız, siz nederseniz deyin biz yapacağız tadında açıklamalar yapıyor. hala bugünkü açıklamalarında bile oraya "şunu" yapacağız diyemiyor. bir yıkalım da ne yapılacağını düşünürüz havasında açıklamalarla bu olay kapanmaz. hele ki polis kuvvetlerinin orantısız saldırıları devam ettikçe hiç kapanmaz. ne yazık ki otoritelerin gösteri ve protestolara tahammülsüzlüğü çok acı bir tablonun yaşanmasına yol açmıştır. halbuki gösteri de protesto da yürüyüş de anayasal haklardır, insan hakları sözleşmesiyle korunmaktalardır ve bu kadar tahammülsüzlük iktidarın da halkın da bünyesine zarardır. hükümet bir an evvel kendine gelip, insanlara muktedir değil de onları koruyup kollayan bir otorite, onların haklarını engelleyen değil de özgürlüklerin garantörü olduğunu göstermeli/veya olmalıdır.
devamını gör...
farenin dağa küsmesidir.

akp hükümetini beğenmiyorsan oy vermezsin. halkın oylarıyla seçtiği hükümeti düşürmenin yolu kuru gürültü yapmak değildir. demokrasiyi savunuyorsanız demokratik yollarla mücadele verin.

benim vergilerimle maaşı ödenen polise fazladan iş çıkaranlara, evimin yakınlarında gürültü yaparak kısa bir öğle uykusu çekme umutlarımı suya düşürmeye hakkınız yok. mecbur muyum sizin gürültünüzü çekmeye? işine gücüne gitmeye çalışan vatandaşın- herkes sizin gibi boş işlerle uğraşmıyor, cumartesi de çalışanlar var- hakkına girmiyor musunuz?

neyse siz komikliklerinizi yapmaya devam edin zeki insanlar. kusura bakmayın başbakanı haksızca eleştiren biri olmadığım ve recep tazyik gazdoğan gibi süper espriler yapma yeteneğine sahip olmadığım için geri zekalı sınıfına giriyorum ve sizin bu protestonuzun dünyayı değiştireceğini kavrayamıyorum. aklıma hemen o sizin çok sevdiğiniz fransız kültürüne ait olan "boş fıçı çok öter" atasözü geliyor. ne yapayım akp'yi başarılı bulacak kadar zeka yoksunu biriyim. yalnız tüm bunlara rağmen balık hafızalı değilim. bakın aklıma ne geldi:

(bkz: cumhuriyet mitingleri)


devamını gör...
ülkenin değişik yerlerinde protesto gösterileri yapıldığı ortada. ancak bu gösteriler şu haliyle halk tepkisi denilebilecek bir yoğunlukta mıdır? misal, ataşehir ilçesinde hayatın normal akışı dışında bir hareketlilik olmadı bugün.

tabi, halk derken ne kastedildiği de önemli. eylemciler kendilerini bilinçli halk olarak görüp geri kalan insanları yok sayıyor olabilir. önceden yapmadıkları bir şey değil. dün gece taksim'de kırmızı bayrak sallayanların babaları da otobüsleri tarayıp yolcuları özgürleştiriyorlardı mesela.
devamını gör...
mersin'de chp, tepkileri kendi politik ihtiraslarına kanalize etmeye çalışmıştır. forum mersin ve kushimoto sokağından sahile inen kalabalıklar uzun süre 1. çevreyolu ve sahil yolunu trafiğe kapatmış. aynı anda ve çok yakın yerde başlayacak olan diğer bir etkinlik olan türkçe olimpiyatları için mersin marina'ya ulaşmak çileli bir hâl almıştır. sonrasında adnan menderes bulvarındaki barlardan çalan onuncu yıl marşı eşliğinde barış meydanında toplanan onbinlerce kişi chpli vekillere maruz bırakılmıştır. polisler ise muğdat camii ve deniz müzesi arasındaki çayırda olayları izlemekle yetinerek yerinde davranmıştır.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar