10 temmuz 1894 istanbul depremi

kaynaklarda büyük hareket-i arz diye isimlendiriilen bu deprem, rumi takvime göre 1310 yılına rastladığından istanbul halkı arasında 1310 depremi diye de bilinir.



--- alıntı ---
kayıtlara göre. öğle üzeri saat 12.20 de yada 12.25 de müezzinlerin ezan okuduğu bir sırada önce hafif bir sarsıntı ile kendini hissettirmiş, güneybatıdan kuzeydoğuya ve aşağıdan yukarıya olmak üzere bunu, çok daha şiddeti sarsıntılar takip etmişti. İstanbul halkı dehşet içinde sokaklara dökülmüş " Allah Allah " nidaları her tarafta duyulmaya başlamıştı. Deprem, Marmara denizinde de şiddetli dalgalar şeklinde kendini gösterdi. O sırada denizde bulunanlar, mavnalardan, balıkcı teknelerinden, şirket-i hayriye vapurlarından şehir'e baktıklarında, çöken binalarda yükselen toz bulutlarını görmüşlerdir.

DENİZ GERİ ÇEKİLİYOR:
Marmara sahillerinde deniz önce ikiyüz metre geri çekilmiş, sonra şiddetli dalgalar şeklinde karaya vurmuş, kıyılarda ki kayıklar ve tüm tekneler parçalanmıştı. İstanbul halkı kendini sokaklara dar atmış, evlerde dükkanlarda hiç kimse kalmamış, herkes geceyi dışarda geçirmişti. İstanbulşehri bir anda büyük bir yıkıma uğramıştı.
KAPALIÇARŞI ÇÖKÜYOR:
Kapalıçarşı kelimenin tam anlamıyla bir facia yeriydi. Öğle vaktinin halk ve esnaf kalabalığı, çarşının sokaklarından dışarıya çıkmaya çalıştı. Fakat sarsıntılardan dolayı kapılar kapanmış ve Kapalıçarşı'nın duvarları içerde kalanların üzerine yıkılmaya başlamıştı. Sonunda Kapalıçarşı'nın kubbeleri de çöktü. Bir anda Sirkeci'de yok oldu. Bit pazarı, Çadırcılar, Yağlıkcılar, Yeniçeriler çarşısı, Bodrum ve Kellekesen hanları yıkılmıştı. Uzunçarşı, Tahtakale, kutucular, kantarcılar baştan başa harabeye dönmüştü. Gedikpaşa, Kumkapı, Kadırga, Yenikapı, Samatya ve Langa'da yüzlerce ev yıkılmış, Adalar'da da büyük tahribat oluşmuştu. Heybeliada'da ki Ruhban okulu dahil bir çok büyük bina hasar görmüştü.
CAMİLERİN MİNARELERİ:
istanbul'un camileride depremden nasiplerini aldılar. Edirnekapı, Mihrimah, Kariye camilerinin minareleri yıkıldı; Nuruosmaniye girişi çöktü. Kentde depremle birlikte yer yer büyük yangınlar da çıktı. Ancak çok ilginçtir ki: Beyoğlu'nda ki yapılarda hiç bir hasar meydana gelmedi. 11 Temmuz 1894 tarihli eski Sabah gazetesi Depremi şu satırlarla bildiriyordu.
" dün (öğleye doğru) şehrimizde evvela hafifce bir hareket-i arz hissedilmesini müteakip gayet şiddetli bir darbe ile her yer sarsılmaya başlamıştır.

Sonra ki satırlarda gazete, depremin on-on iki saniye kadar sürdüğünü, şiddetli depremden bir çeyrek saat kadar sonra kısa fasılalarla dört kez daha hareket olduğunu, ayrıca akşama doğru iki hareket daha olduğunu bildirir.

istanbul'da Fransızca yayımlanan Moniteur Oriental gazetesi de aynı gün şu satırlara yer verir: " dün saat 12.25 de yaklaşık yarım dakika süren siddetli bir yer sarsıntısı bütün kentde, tarifi imkansız bir paniğe yol açmıştır. "

TAKSİM CİVARI:
Taksim civarında ki mezarlık ve bahçeleri gezen Moniteur muhabiri "her sınıf ve tabakadan insanla, karışık alaca bulaca kalabalığı " anlatır ve şunları yazar: " en yüksek sınıftan kadınların, saç baş dağınık, ürküntü içinde veya üstlerine yalnızca bir sabahlık. bir kombinezon veya jüponla kaçtıkları görülüyordu. Her yerde çığlıklar, göz yaşları, ağlamalar,sinir krizleri bayılmalar, Allah'a, yakarmalar duyuluyordu. "

AVRUPA BASINI:
Avrupa basınıda 1310 zellesine büyük yer verdi. Fransız L'lllustation dergisi, depremin Parc Saint-Maur gözlemevi tarafından saat 10.50 de(paris saatiyle) kaydedildiğini bildirmişti. Aynı dergi depremle ilgili görgü tanıklarına da yer vermiş ve fotoğraflarda yayımlamıştı. Devir Abdülhamit devri idi. Şehremini Rıdvan paşa'nın başkanlığında bir komisyon kuruldu. Yardım çalışmaları başladı. Ama ortada anlatılması güç bir kargaşa vardı. idare-i mahsusa ve şirket-i hayriye, olağanüstü seferler tahsis etti. Şirketin memurları iskelelere yığılan panik içersinde ki kalabalığı biletsiz olarak Boğaz ve Anadolu-Rumeli kıyıları arasında taşıdılar.

1894 depremi, Bizans'dan günümüze İstanbul tarihinin en büyük depremi olmasa bile, " son şiddetli deprem " ünvanını taşır. Ayrıca İstanbul'da can ve mal kaybına yol açan depremler arasında ençok incelenip araştırılmış bir sismik olaydır.

Depremin merkez üssü, izmit körfezi boyunca, Adapazarı'ndan Çatalca'ya uzanan bir hat üzerindeydi. Uzun ekseni 175 kilometre, kısa ekseni de Katırlı-Maltepe arasında ki 39 kilometrelik hat olmak üzere, bir elips içinde kalan bölge depremden birinci derecede etkilendi. Her ne kadar depremin 9 şiddetinde olduğu söylenmişse de, bu rakamın günümüz Richter ölçeğinde ki dokuz şiddetine eşit olduğu kuşkuludur. Çünkü o tarihlerde istanbul'da bulunan ve Kumbari Efendi'nin yöneticisi olduğu tek rasathane'nin bu ölçümleri yapabilecek aletleri yoktu.
--- alıntı ---

*
devamını gör...
istanbul'un son büyük depremidir. bazı araşyçtırmalar şiddetini 9 olarak tanımlamış. kapalıçarşı, bitpazarı, yağlıkçılar, çadırcılar, mercan çarşı tarafları tamamen yıkılmıştır. mercan sokağında kükürtlü su fışkırmış, sirkeci'de istasyon zarar görmüştür.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar