12 angry men

12 adamcağŸızı bi odaya tepişŸtirip bundan film olmasını beklemişŸler. lakin pek de güzel bir film olmuşŸtur kendisi hatta bir klasik haline gelmişŸtir.
devamını gör...
1957 yapımı yönetmenliğini sidney lumet'in yaptığı senaryosunu reginald rose'un yazdığı müthiş bir filmdir.yönetmen olayın stresini seyirciye çok iyi yansıtmıştır.birde yeni bir versiyonu yapılmıştır filmin. *
devamını gör...
ırksal ön yargılar bir insanın hayatını nasıl etkiler? bir ırkın mensubu olduğunuz için adi bir suç işlemiş olabilir misiniz? ırk taassubunun adalet üzerindeki etkisini çarpıcı bir şekilde anlatan bol ödüllü bir film...
devamını gör...
içinde karı-kız muhabbeti, şiddet vs. gibi şeyler bulunmadığından , her ortamda izlenebilir bir filmdir ayrıca. ''bu ne lan, siyah beyaz bu film?'' diyene de rastgelinmiştir. dikkate almamak lazım. izleyin izlettirin.
devamını gör...
12 angry man - 1957 amerika

sidney lumet yönetimindeki bu siyah beyaz film, genç bir adamın babasının katili olup olmadığını araştıran jüri üyeleri arasında geçen bir hikaye.

filmde önyargı, toplum baskısı, sınıfsal ayrım ve toplum düzeni çok çeşitli yönlerden ele alınmış. film teknik olarak görüntüden daha çok diyaloglara önem vermiştir senaryonun önemi göze çarpar (senaryo: reginald rose). yine de adamların kafasındaki düşünceler bazı simgelerle çok iyi bağdaştırılmıştır..
-buradan sonrası spoiler verebilir.-

filmi 96 dakikasının 90 dakikası tek bir odada geçiyor.
yaklaşık 4-5 saatlik bir sürenin bir buçuk saatte kesintisizmiş gibi anlatılması da sinemanın büyüsüdür.
filmde topluma bir bakış açısı getirilerek eleştiri yapılıyor. filmde neredeyse yaşamdaki her karakterden bir tane var.
- önyargılı ve zaten bunalmış jüri üyeleri kararını önceden vermiş, çocuğun suçlu olduğunu düşünüyor ve tüm delilleri aleyhe yorumluyor.
- başlangıçta boğucu sıcak bir hava, dışarıda yaprak kıpırdamıyor ve odadaki vantilatör çalışmıyor. herkesin kafası zaten karışık. sonra yağmurla beraber bereket yağıyor ve zihinler açılıyor olaylar birer birer çözülüyor.
- yaşlı adamın bile hayatı değiştirecek fikirleri olması, yaşına rağmen özgüven eksikliğinden kurtulmasını sağlıyor. en önemli noktalardan birini o çözdü.
- genelde insanları iyi yönde düşünmeye (hüsn-ü zan) yönlendiriyor. bireysel iyilik toplumun iyiliğidir. çok sertlik de matah olmayabilir.
- sorunsallar, toplumun yaraları sokak çocuğu ezik adam, süslenen kadın...
- vicdanlı adamın mimar olması matematiğin ve analitik düşüncenin ve çözümleri kolaylaştırması yönü ön planda.
- bu mahkemelerde jürinin seçilmesine bir yorum getiremedim. çok farklı kesimden kişiler seçilmiş ama bir zenci veya kadın yok.


1957 uluslararası berlin film festivali'nde sidney lumet altın ayı ödülü kazanmış.
1958 ingiliz akademi ödülleri: henry fonda en iyi yabancı aktör bafta ödülü.
devamını gör...
milyon dolarlık bütçe olmadan, son teknoloji kameralar, efektler, kostümler bilmem neler kullanılmadan, havalarda uçmadan, kung fu yapmadan da mükemmel bir sinema eseri ortaya konulabileceğinin en güzel göstergesi.

bir odada 12 kişilik bir jüri, babasını öldürmekle suçlanan 18 yaşındaki bir gencin akibetine karar vermek için toplanırlar. 12 kişinin hepsi aynı kararı vermek zorundadır. eğer suçlu kararı çıkarsa çocuk elektrikli sandalyeye mahkum edilecektir. ancak 11 kişiye karşılık bir kişi çocuğun suçsuz olduğunu iddia eder, olaylar gelişir.

insanların kafalarında oluşturdukları yargıların doğruluğuna kendilerini nasıl inandırdıklarını ve karşılarına ne kadar geçerli delil sunsanız da bu yargılarını değiştirmenin zorluğunu çok güzel bir biçimde anlatır. filmi izlerken henry fonda'nın canlandırdığı 8 nolu jürinin diğer jüriler üzerindeki etkileyiciliğine, kararlılığına, sabrına ve ikna kabiliyetinin kuvvetine hayran kalıyorsunuz.
devamını gör...
bozuk vantilatörün ikide bir neden mevzu yapıldığını anlayamadığım film. ne demiş anton çehov: " bir hikayenin başında duvarda asılı olan bir tüfekten bahsediliyorsa o tüfek mutlaka kullanılır."
devamını gör...
kapalı mekan, sıcak.. ama nasıl sıcak.. dışarıda yağmur başlayınca bile serinlemezsin, o derece bunaltıcı bir sıcak..
sigara, sigara, sigara..
elemanın mimar olması, bir noktadan sonra kendisi de isyan ederek görevi bırakma blöfü yapan 1 numaralı jüri üyesi..
nihayet lambaya bağlı vantilatörün çalışması..
gözlük izinden yola çıkılarak kafaya alınan jüri, gittiği filmi zor hatırlayan jüri, ama ille de tek başına ciddi bir risk alıyordu saygı duydum destek verdim değiştirdim oyumu diyen jüri..
bu mükemmele yakın anlarıyla hafızalara kazınmış ders niteliğinde bir 'o iş aslında öyle olmayabilir' gösterisi..
enfes filmdir, mutlaka bulup izlemek lazım..
'life is in their hands, death is on their minds!'
devamını gör...
amerikan filmlerinde olmazsa olmaz müstehcenlik ve cinsel çağrışımların olmadığı nadir filmlerden. filmde 11 e karşı 1 mücadelesinin yanında toplumdaki farklı karakter özelliklerinde olan insanların olaya yaklaşımı da ele alınmış.
devamını gör...
azinligin hangi sureclerden gecerek ve ne tur ozellikleri sayesinde cogunluk haline donustugunu gostermesi bakimindan da seyredilebilir gereken bir saheserdir.
devamını gör...
12 öfkeli adamı o sıcak odada birbirine düşüren çocuğun suçlu olup olmadığını filmin sonunda dahi göstermeyerek beni merakta bırakan film.
devamını gör...
daracık bir mekanda topu topu 12 sap adamla geçen bir film, bir buçuk saat boyunca nasıl heyecanla ve sıkılmadan, üstelik siyah-beyaz olmasına rağmen ve 1957 yapımı olmasına rağmen izlenir sorusuna en iyi cevabı vermiş ve bu özellikleriyle klasikler arasına girmiş başarılı film.

herşey çakır gözlü bir adamın bir cinayet davası sürecince 11 mahkeme jürisi arasından sıyrılıp deyimi yerindeyse kıllık yapmasıyla başlıyor...

çakır gözlü 11 kişiye karşı tektir ama filmin gidişatı bu durumun fazla sürmeyeceğini yavaş yavaş bizlere gösterir.
çakır gözlünün çabaları gerçekten o çabalara değmiş midir, değmemiş midir bu film boyunca bir sır olarak kalacaktır.
zaten filmden çıkarılacak dersler ve sonuçlar da bu konudan bağımsızdır. önyargıların insanlara neler yaptırabileceğini anlatır film kısaca...

önyargı ile yaklaşmayın, izleyin mutlu ve iyi bir insan olun.

çakır gözlü : (bkz: henry fonda)

edit : bir de bu filmi (türkçe) on iki engry men diye okumayın çok pis rezil olursunuz benden söylemesi..*
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar