2019 ekonomik krizi

seçim sonuçlarından bağımsız olarak ülkeyi derinden sarsacak olan krizdir. hoş biz kriz deyince akpliler "saldırı" diyorlar ama hadi gelin buhran kelimesinde anlaşalım. iktidar, başkanlık sisteminin ilk testi olan yerel seçimlerden muzaffer çıkmak için sosyal yardım adı altında ulufe dağıtmaya başladı. tabi ki bu paralar, bizim vergilerimizden oluşturulan ve damat berat beyin kemer sıkma politikası ile çok iyi şekilde yöneteceğiz dediği bütçeden karşılanacak. dağıtmayalım, seçimden sonra sevgili haşmetmeabları damat beyi imf'ye gönderecek ve kollarını açıp gel kurtar bizi diyecektir. 15 nisan 2019'da görüşmek üzere.
devamını gör...
içimdeki sesin çok sağlam geleceğini söylediği krizdir.
seçimden sonra doları 7 bandı üzerinde görürsek şaşırtıcı olmaz.

sunucu parasını şimdiden senelik mi ödesek ne yapsak.
devamını gör...
belli başlı firmalar çalışanlarının maaşlarını ya ödemiyor ya da yarısını ödüyor. euro-dolar gibi maaş ödemesi yapan şirketlerde ağustos ayından beri kendi belirledikleri sabit kur üzerinden maaş ödemesi gerçekleştiriyor.

anladığım kadarıyla piyasada para yok. yıl sonuna zannederim durum daha vahim hale gelecek.
devamını gör...
nakit sıkışıklığının bariz görüldüğü ve bireyler kadar şirketlerin de ödeme dengesini bozan, domino etkisiyle şirketleri çıkmaza sokan krizdir.

asgari ücretlilerin ise anadolu kentlerinde bile homurdanmaya başlaması da cabası.

borçla getirilen yalancı baharı sona erdiren krizdir. kemerlerinizi bağlayın, kimsede para kalmayacak (halktan bahsediyorum) ve parası olan da harcayamayacak.

yaşasın müteahhitizm!
devamını gör...
1994 ve 2002 krizlerinden çok daha ağır bir krizdir
o iki krizin sebebi bugün ülkenin içinde bulunduğu ekonomik darboğazla aynıdır. hatta bugünkü durum o günlerle kıyaslanamayacak derecede kötüdür. borçların miktarı ve borçlanma ihtiyacı devasa durumdadır ve borçları ödemek için yeniden borçlanmaktan başka çare yoktur. diğer taraftan resmi işsizlik rakamları bile son elli yılın en kötüsüdür. keza pretostolu senetler ve yazılan çekler cumhuriyet tarihinin en yüksek miktarlarıdır. konkordato ve iflasların önü alınamamaktadır. tabi bunlar hep batının bizi kıskanıp borç vermemesinden kaynaklanıyor diyenler de ayrı bir ironik.
devamını gör...
tıpkı bizim kendi payımıza düşeni çektiğimiz gibi diğer devletlerin de paylarına düşen sıkıntıyı çektikleri- çekecekleri krizdir.
nihayetinde her türlü can sıkıcı gerçekle yüz yüze kalmakla birlikte açıklamaya çalışırken komplo teorilerine varmayacak ayarda çok perspektifli bakmak fayda verecektir.
tüm dünyanın ekonomik sistemi bir noktada dolara bağlı; dolar da kendi keyfine bağlı olunca böyle bir durum çıkıyor işte ortaya.
devamını gör...
50 tl'lik, 20 tl'lik alanları silip atmıştır. evet.

farurası işçiye, emekliye, memura, köylüye, öğrenciye kesilmiştir. başımıza getirenlerin inkar ettiği mali durumdur.
devamını gör...
her seçim dönemi iştahla beklenendir.
fakat 20 yıla yakındır görüyoruz ki krizler, milli kaynaklara yönelim arttığında ortaya çıkıyor.
battık bittik demeyi bırakıp çalışmalı, hem de hiç ölmeyecekmiş gibi.
devamını gör...
artık ülke olarak sermayeden yemeye başladığımızın göstergelerinden biri. hatta son iki yılda hazinenin 4 te bir eksildiği de rivayetler arasında.

rivayeti geçtim sıradan vatandaş olarak bazı şeyleri görmemek için kör olmak bile yetmez. yoldaki sırrı'ya bile sorsan bunu sana açıklar. "inşaat inşaat ya resülüllah hafriyat" diye dua edip duruyorduk son bir kaç senedir. zira tüm üretim bitmiş elde bi tek inşaat kalmıştı. ve inşaat da biterse hükümet falan değil artık devlet çökmeye doğru gidecekti .

ve dört elle inşaata sarıldık. ammma şu an toki bile inşaatları durdurdu. inşaat sektörünün durması demek haliyle aynı anda 35 sektörün de durması demek. zira 35 ayrı sektörü etkiliyor inşaat. 2 sene önce caddebostan sahilde 2,5 milyon euro'ya satılan bir daire bugün 800 bin tl'ye alıcı bulamıyorsa en zenginlerde bile para kalmamış demektir. ve kriz falan değil dibe vurduğumuzun en bariz göstergelerinden biridir. geçmiş olsun.
devamını gör...
(bkz: mezuniyeti kriz zamanına denk gelmek) (bkz: işsizlik) (bkz: evet, isyan)
ülkenin pek çok kademesinde yaşanan lüks israfı sonlandırılır ve liyakatsizlik kaldırılıp iş ehline verilirse, bu ülke toprakları hâlâ çok verimlidir. yeter ki yöneticilerden birileri de asgari ücretli halkın derdiyle dertlenebilsin. yeter ki insanımız gece kafasını yastığa koyduğuna "ulan acaba ülkede yarın yine hangi cinnet olay çıkacak da yine dolar yükselecek, gündem değişecek" kaygısı yaşamasın. yeter ki âdil bir düzen kurulsun da genç nesillerimiz yurtdışına gidip kurtulmak için yol aramasın, "ben vatanıma nasıl daha iyi hizmet edebilirim" diyebilsin, beyin göçü veren değil alan olalım biz. huzuru tahsis eden medeniyet biz olalım. diyorum ama bunlar bir ütopya kadar uzak geliyor. kriz üst kesim ile alt kesim arasındaki makası açacak, orta kesimi yutmaya çalışacak, ateş her zaman olduğu gibi yalnızca düştüğü yeri yakmaya devam edecektir.
devamını gör...
büyükşehirleri chp'nin kazanmasındaki temel motivasyonlardan biridir. akp cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de kibirliydi , yolsuzdu , anayasa referandumunda da öyle yani kibir ve yolsuzluk değil akp'nin kaybetmesindeki sebep. kimse söyleyemesede şu an buz gibi bir ekonomik krizin içindeyiz ve bu durum daha da derinleşiyor.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar