21 mayıs 1864 büyük çerkes sürgünü

1859 yılından itibaren başŸlayan anavatanından ayrılmalar, 21 mayıs 1864'den sonra daha da şŸiddetlendi. 1860 yılında 4 milyon olan kafkaslı nüfusu, 1897'de 1.660.000 sayısına inmişŸti. adıge-abaza-ubıh grubundan oluşŸan kuzeybatı kafkasyalılar 85 % 'ler düzeyinde; oset, ã‡eçen ve dağŸıstanlı 10-15 % ler düzeyinde anavatanlarından sürüldüler. gerçekte bu sürgün, bir soykırım niteliğŸine dönüşŸtü. işŸte bu nedenle, 21 mayıs 1864 günü ã‡erkeslerin yas günüdür. anavatanlarından sürülen kafkaslı sayısı 1.400.000-1.500.000 civarındadır. sürülenlerin dışŸında, vatanında kalan ã‡erkesleri zorlamak için uygulanan politikanın özü şŸuydu;kaçırmak veya göçürmek istiyorsan, evleri, tarlaları, yak-yık, kaçmaktan ya da, aç kalıp ölmekten başŸka bir seçenek bırakma...
devamını gör...
1859 yılından itibaren başlayan anavatanından ayrılmalar, 21 mayıs 1864'den sonra daha da şiddetlendi. 1860 yılında 4 milyon olan kafkaslı nüfusu, 1897'de 1.660.000 sayısına inmişti. adıge-abaza-ubıh grubundan oluşan kuzeybatı kafkasyalılar 85 % 'ler düzeyinde; oset, çeçen ve dağıstanlı 10-15 % ler düzeyinde anavatanlarından sürüldüler. gerçekte bu sürgün, bir soykırım niteliğine dönüştü. işte bu nedenle, 21 mayıs 1864 günü çerkeslerin yas günüdür. anavatanlarından sürülen kafkaslı sayısı 1.400.000-1.500.000 civarındadır. sürülenlerin dışında, vatanında kalan çerkesleri zorlamak için uygulanan politikanın özü şuydu;kaçırmak veya göçürmek istiyorsan, evleri, tarlaları, yak-yık, kaçmaktan ya da, aç kalıp ölmekten başka bir seçenek bırakma...
devamını gör...
şimdi tahayyül et. bir insan evladı, diyelim ki bir kadın olsun. ben diyeyim beş bin siz deyin on bin yıllık memleketinden kovuluyor. öncesinde işgal var tabii. ailesinden bir sürü insan zaten öldürüldü. köyleri defaatle yakıldı. onu geçtik. ama işte nihayetinde yetmedi. şimdi de yalnız atalarının değil efsanelerindeki kahramanların ülkesinden kovuluyor. sahilde bekliyorlar. o dandik tekneye binmeli. yanına en ufak bir hatıra almaya hakkı yok. kızkardeşini, çocukluk arkadaşlarını, amcasının oğlunu bir daha göremeyecek. istiab haddinin üç beş misli insanla dolu teknede kimler varsa onları görecek günler boyunca. açlıktan ve hastalıktan ölenlerin denize atıldığını görecek. kucağında ölen çocuğunu denize atmamak için cesedine kapanıp öldüğünü belli etmemeye çalışacak. ikinci çocuğunu bilmediği bir ülkede açlık ve sefalet içinde doğuracak. iflah olmaz bir yabancı daha doğacak. sonra o çocuk insanlarının kendi dillerini unuttuğu zamanları görene kadar yaşayacak. derken aradan yüz elli yıl kadar geçmiş olacak. şimdi bir insan daha tahayyül et. onu önce balkanlara yerleştirdiler. savaşmaya kaldığı yerden devam ediyor. bu sefer de bulgarları sürüklemeli. harb kaybedildi oralar bulgarlara kaldı. şimdi oradan da göçürülmeleri lazım. ikinci durak filistin, golan tepeleri. aradan biraz zaman geçti. golan tepeleri de boşaltılacak. buradan doğru amerikaya. yüz elli yıl içinde üç sürgün. nasıl? dahası var ama uzun sürer. sen şimdi böyle böyle bir buçuk milyon insan daha düşün bakıyım. işte biz ona "21 mayıs 1984 büyük çerkes soykırımı" diyoruz.
(bkz: soykırım)
devamını gör...
tarihin en büyük soykırımlarındandır, sistematik biçimde öldürülmesi bir yana bir çokların ki bu rakam yüzbinlerdir, türkiye'ye gelen gemilerde gemilerin arızalanması sonuçta boğularak ya da artık nasılsa öyle ölmüşlerdir. bugün türkiye'deki çerkeslerin çoğu o sürgünden gelenlerdir. daha ilginci misaki milli tablosundaki askerlerin yarısı çerkestir ve o sürgünde gelmişlerdir. 50 yılda nasıl bir uyum gerisini siz düşünün. bunun dışında bildiğin halkar yol olmuştur, diller yok olmuştur. kafkasyanın en asil halklarından ki -asalet neresinde diyen olursa her yerinde- ubıhlar (vubıh diyende olabilir) bu sürgünde çoğu hayatını kaybetmiş ve son ubıhça bilen tevfik esenç 1991 de hayatını kaybetmiştir. bugün dünyada 5000 ubıh var ve dil blen sayısı yok deniliyor. bu sürgünde en çok nüfus türkiye'ye gelmekle beraber birçoğu ürdüne gitmiştir ve bugün ürdünde muhafızlar çerkes kıyafetlidir. meclsite ve askeriye çerkes olması şarttır bir nevi.

osmanlı hanedanın çerkes kız alması bu dönem yoğunlaşmıştır. sürgünden gelenler yerleşmekte büyük sıkıntılar yaşamış ve birçoğu maraş çardak'tadırlar. maraş taki çardak yani büyükçe çadır anlamına gelen çerkes ismidir. oraya gelenler çok kalmayacağız ve geri döneceğiz düşüncesi ile çadırlar yani çardaklar kurmuşlar ve öyle isim kalmıştır ama 150 yıldır buradadırlar.

bunun dışında çerkesler bugünü denize gül atarak değilde başka şekildede anabilirlerdi. anıyorlarda aslında ama basında bir tek gül atması mevcut kalmaktadır.
devamını gör...
yarın 147.yıl dönümü olacak sürgün diye dile gelen ama öncesi katliam olan olay.adige ve ubıh halkları ve adler’e kadar abaza boylarını kapsayan katliamlarla pek çok boy yeryüzünden silindi. sürgünle anavatanından uzaklaştırılan çerkesya halkları önce karadenizin azgın dalgalarına, ardından da açlık ve salgın hastalıklara yüz binlerce can verdi.

trabzon'daki rus konsolosunun yazdığına göre 30 bin kişi açlık ve hastalıktan kırıldı. gemilerde hastalık alameti gösteren olursa derhal denize atılırdı.

rus makamları adıgeler ile diğer kuzey kafkas halklarına uyguladıkları sürgünü ya da etnik temizliği,aradan 140 yılı aşkın bir süre geçmiş olmasına karşın,itiraf etmiş ve adıgelerden özür dilemiş değildirler.olayı gizledikleri gibi,sürülen bu insanların diaspora'daki torunlarının,ata topraklarına dönüş isteklerini de kabul etmemekte, engellemelerde bulunmaktadırlar.1864 sürgünü,rus yönetimlerince,rus ve dünya kamuoyundan halen gizlenmekte,konuya bir tür sansür uygulanmaktadır.rus makamları tarihi bir ülke olan çerkesya'yı yok ettikleri gerçeği konusunda da derin bir sessizlik içindedirler.
devamını gör...
rusların kafkasya'daki emperyalist politikaları gereği, yüz yıllık bir döneme yayılan sürgün hareketinin en önemli halkalarından biri.

bu zulüm sonucunda yüzbinlerce kafkasyalı ülkemize sığınmıştır.
devamını gör...
adı soykırımdır. çerkes halkları çeşitli dil ve ırklardan oluşan bir tür konfederal halklardır. müslüman veya türk oldukları için değil rusyanın hem toprak hemde ''medeniyet tasavvuru'' gelişimi önündeki engel (türkiyeyin güneydoğu ve kürtlere bakışı gibi) -çeçen savaşı bu politikanın devamıdır- oldukları için önce ortaasyaya gönderilmek istenmiş fakat osmanlının kendi içindeki gayri müslim nufusunu eşitlemesi programı dahilinde osmanlı tarafından davet edilmişlerdir. ne davet!!.. yarısı denizlerde telef olmuş kalan kısmı osmanlının ermenilere karşı kullanacağı milis kuvvetleri olacaktır.
türkiye ermeni soykırımı nı tanımamak için herkesi suçlarken gerek ermeni soykırımında dolsylı çerkes soykırımı nın da direk etkisi olduğu halde türkiye nin en alt resmi düzeyde dahi bir çerkes soykırımından bahsettiğini hatırlamıyorum. ankara ne olursa olsun rusyayı doğrudan hedef al(a)mıyor.
kendimce cevabı basit: birgün batı ve nato ittifakı bizi dışlarsa rusyanın kanatları altına girerizdir. rusyada hazır beklemektedir -rusyada onun için hep sessizdir türkiyeye karşı-
devamını gör...
sürgün, soykırım 151. senesindedir.

her yıl olduğu gibi anmalar, programlar gerçekleştirilecektir. rus konsolosluğu önünde klasikleşmiş olan eylem de. ancak bilinmelidir ki, soykırımın müsebbibi çarlık rusyasıdır. zira çerkes soykırımını bugünkü rusya politakası uyarınca amerikancı paradigmayla ele almak isteyenler mevcuttur. *

devamını gör...
tarihin tanık olduğu en büyük acılardan biri.

--- alıntı ---

Rusya’nın Sürgün politikası sonucu anayurtlarından koparılarak Karadeniz’in kara sularında ölümcül bir yolculuğa çıkarılarak Anadolu topraklarına gelen Çerkesler, şimdi de kültürlerini kaybetme tehlikesi yaşıyor. Kendisi de ‘Büyük Sürgün’ ile Anadolu’ya gelen Çerkeslerden Kelemet Çiğdem Türk’ün büyük dedesi kanlı sürgünü yaşayanlardan.

Yola dört kardeşiyle birlikte çıkıp sadece kendisi Türkiye’ye ulaşabilmiş. Sürgünde yaşanan dramı Kelemet Çiğdem şu sözlerle dile getiriyor: “Rusya’nın Kafkasya’ya sahip olma arzusuyla başlayan bir sürgün, soykırım. Savaş sonrasında sağ kalan Çerkeslere sunulan seçenek, topraklarını terk etmek. Ve Çerkesler geri döneriz umuduyla Osmanlı’ya doğru yola düşüyor. Bu yolculuk da en az savaş kadar acı ve trajik. Tekne kaptanları kapasitesinin 3-4 katı insan taşımaya kalkınca tekneler denizin ortasında ya batıyor ya da hastalıktan, açlıktan ölenler denize atılıyor. Bu yüzden Çerkesler, uzun bir zaman Karadeniz’den çıkan balığı yiyememişler. Yol boyunca ölenleri, geldikten sonra ölenler takip ediyor.”


--- alıntı ---

devamını gör...
rusya için kullanılacak bir başka kozdur.

rusya, kafkas halklarını asimile edemediği ve itaat ettiremediği için onlara hep düşmanlık içerisinde olmuştur. çerkesler de bu halklardan birisidir. soçi'de başlayan sürgün, çerkeslerin anadolu'ya gelmesiyle sonuçlanmıştır. milyonlarca çerkes bu sürgünlerde mağdur ve mazlum olmuştur. acısı halen tazedir. bu sürgün hakkında şarkılar, türküler söylenmiş, çerkesçe müzikler bestelenmiştir. çerkeslere sorarsanız, halen içlerinde bir kor olarak yandığını görürsünüz.
devamını gör...
bir yılı daha geride bırakmıştır. sürgün demek çok hafif bir tabir. oradaki insanların yaşadıkları şeyler kolay değil ama nedense hiç önemi yokmuş gibi davranılır dile getirilmez. elbet yaşanılanların hesabı verilecek.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar