27 mayıs 1960 askeri darbesi

zinde güçlerin ergenlik başŸlangıcı ya da gece boşŸalmalarının başŸlamasıdır. sonraki yıllarda her fırsat bulduklarında milletin ırzına geçmişŸlerdır. hay viagraya mahkum olasıcalar!!! hay prostat olup ereksiyon olamayasıcalar!!!
devamını gör...
demokrasi tarihimize atılmış ilk ve en büyük kazık. keyfi bir darbe olmakla beraber atatürk'ün anayasasını değiştirmekte de beis görmemişlerdir. irtica hareketinin başlangıcıdır. ülkem ne zaman ilerlemeye kalksa bu referans alınarak 1930'lara çekilmiştir.
devamını gör...
türkiye cumhuriyeti tarihinde yapılan ilk askeri darbedir.

--- alıntı ---

1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti'nin ülkeyi gitgide bir baskı rejimine ve kardeş kavgasına götürdüğü gerekçelerini ileri sürerek Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde bir grup subay, 27 Mayıs 1960 sabahı ülke yönetimine bütünüyle el koydu. 37 subaydan oluşan Milli Birlik Komitesi bu harekat ile anayasa ve TBMM'yi feshetti, siyasi faaliyetleri askıya aldı, Cumhurbaşkanı Celâl Bayar, Başbakan Adnan Menderes başta olmak üzere birçok Demokrat Partiliyi tutuklattı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Rüştü Erdelhun ve Kore gazisi Tahsin Yazıcı da tutuklananlar arasındaydı.

Milli Birlik Komitesi ülke yönetimini üstlendi. 3. Ordu Komutanı Orgeneral Ragıp Gümüşpala'nın, eğer darbenin lideri kendisinden daha kıdemli değilse ordusuyla Ankara'ya yürüyüp isyancıları yakalayacağını söylemesi üzerine darbeden haberi olmayan Emekli Orgeneral Cemal Gürsel Milli Birlik Komitesi'nin başına getirildi. Bu darbenin daha sonraki yıllarda meydana gelen askeri darbelerden farkı, Türk Silahlı Kuvvetleri emir komuta zinciri içinde yapılmamış olmasıdır; nitekim dönemin Genelkurmay başkanı da yönetime el koyan askeri güçler tarafından tutuklanmıştır.

--- alıntı ---

devamını gör...
her defasında yeniden hortlayan, millete rağmen milletin iyiliğini düşündüğünü söyleyen askerciklerin yaptıklarıdır. ülkem öyle bir yerdir ki, neredeyse astsubaylara kadar bütün kadrolu askerlerin isimleri basın tarafından bilinir, kurmay kadrodaki değişiklikler aylarca tartışılır,üzerine yorum yapılır. bir de güya solcu,demokrat geçinen aydıncıklarımız da, "ordu göreve", "asıl şimdi darbe" gibi özgürlükçü sloganlar atar, yürürler. demokrasi denen şeyin üst eşiği ve kalitesi, bu aydıncıklarımıza bakarak gözlemlenebilir. sonra da neden biz gelişemiyoruz, n'olacak bu memleketin hali soruları tatlı tatlı sorulmaya devam edilebilir.
devamını gör...
seçilmişlerin atanmışlarca zulme uğradıkları bir darbedir. -sizi ben bile kurtaramam- yollu tehditlere -benim milletim arkamdadır- diye cevap veren bir başvekil, darbe yapılma ihtimalini dahi bırakın düşünmeyi havsalasına sığdıramamıştır fakat 27 mayıs sabahında radyolarda darbe manifestosu okunmakta idi. eskişehir'de derdest edilene kadar başvekil, darbenin yapılmış olduğuna inanmamaya devam etmiştir.

kendisi son sözlerini yazdığı mektubunda -dirimden korkmayacaktınız lakin şimdi ruhum ebediyete kadar peşinizde olacak ve bir gün sizi, silip süpürecektir.- şeklinde bir cümleye yer vermiştir. sanırım Allah, bu dileğini demek doğru olur, kabul etmiştir. başvekil, zorlu ve de polatkan'ın ruhları şad olsun.
devamını gör...
amerikanın samimi adamı adnan menderes'i yeni ve daha zalim adamlarınca katlettirmesinden ibaret saldırı. tipik kullan at modelli abd dış siyaseti.
devamını gör...
cumhurbaşkanı celal bayar, başbakanadnan menderes ve diğer hükumet üyeleriyle demokrat partili idarecilerin yargılanması için 14 ekim 1960’ta yüksek adalet divanı adıyla olağanüstü bir mahkeme kurdurdu.
hukuk kurallarını çiğneyerek peşin hükümlerle ve uydurma belge ve bilgilerle faaliyet gösteren bu mahkeme 14 ağustos 1961 tarihine kadar süren çalışmaları sırasında celal bayar ve adnan menderes’in de dahil olduğu 15 kişiyi ölüm, 32 kişiyi de ömür boyu hapis cezasına çarptırdı. adnan menderes, hasan polatkan ve fatin rüştü zorlu dışındaki sanıkların cezaları ömür boyu hapse çevrildi. türk demokrasi tarihinde büyük hizmetler gören, türkiye’yi içte ve dışta aşağılık kompleksinden kurtaran, ülkeyi bir baştan bir başa imar edip kalkındırmaya çalışan ve on senelik bir döneme damgasını vuran başbakan adnan menderes 17 eylül 1961’de, çalışma arkadaşları hasan polatkan ve fatin rüştü zorlu ise bir gün önce, 16 eylül 1961’de imralı adasında asılarak idam edildiler. böylece türk demokrasi tarihine silinmez bir leke konulmuş oldu. ancak 1990 senesinde çıkarılan bir kanunla itibarlarının iade edilmesi sağlandı. adnan menderes, fatin rüştü zorlu ve hasan polatkan’ın naaşları imralı’dan alınarak 17 eylül 1990 tarihinde başta devlet büyükleri, cumhurbaşkanı turgut özal ve hükumet erkanı olmak üzere milletvekillerinin ve halkın katıldığı bir törenle istanbul’da adnan menderes bulvarı-topkapı çıkışında yapılan anıt mezara nakledildiler.

http://www.malayani.com/kat...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar