50 first dates

insani yormayan, sirf drew barrymore yuzunden izleyebilceginiz bir film. diger romantik komedilerin aksine insani cikmazlara suruklemez, bunaltmaz.
devamını gör...
ilk 50 izlemede sıcaklığından hiçbişey kaybetmeyen filmdir. henüz tecrübe etmediğimden dolayı sonraki izlemlerde ne türlü hisler doğurduğuna dair bir fikrim yok.
devamını gör...
bir yandan gülüp, bir yandan aşık olma ya da hafıza kaybına uğramış numarası yapma isteği uyandıran film..

film izlerken çok seçici davranan biri olarak söylüyorum ki izlemeye değer filmlerden..
devamını gör...
hic de gercekci olmayan filmdir..yok ideal erkek yok bilmem ne denmis.. kendi adima konusayim ben hayatta ugrasmam asik oldugum adami kendime asik etmek icin. bir gun olur iki gun olur. sonrasinda ise ''baslarim boyle askin izdirabina'' der basar giderim. defaultu da budur..
devamını gör...
herhâlde bu filmin yönetmeni gerçekçilik, hayatı yakalama, felsefi mesaj verme kaygısıyla falan çekmemiştir bu filmi. bu film olsa olsa insana dair güzel şeyleri insanları güldürmek ya da düşündürmek için bir parça da idealize ederek ortaya koymak amacıyla çekilmiştir. amacına ulaşıyor mu? bence evet. sizi gülümsetiyor, yer yer hüzünlendiriyor, mutlu sonla bitiyor -ki böyle hikâyelerin olmazsa olmazıdır-, fedakarlığı ve bağlılığı biraz da idealize ederek yüceltiyor. amacına ulaşmış, kâfi. ayrıca the lord of the rings'in samwise gamgee'sini aptal bir delikanlı rolünde görmek şaşırttı. yakışmış kerataya. *
devamını gör...
aşk için nasıl emek verilir ve sabredilir'i anlatan filmdir. tek kelimeyle**mükemmeldir.

geçirdiği kazada hafızasını yitiren lucy (ki lucy'nin hafıza kaybı geçirdiği kazada kaza ve sonrasını hatırlayamamasıdır) 'ye her şeyi normalmiş gibi yaşatan kardeşi ve babasının fedakarlığı izlenmeye değerdir. o nasıl bir sabırdır.

lucy'yi tanıdıktan ve özel durumunu öğrendikten sonra kendini hatırlatmak ve sevdirmek için bin bir takla atan henry'nin mücadelesi ise bambaşkadır. her karesi keyifli bir film. sonu ise bambaşka bir keyif.

yönetmen: peter segal
senaryo: george wing
oyuncular: adam sandler, drew barrymore, bob schneider, kevin james, sean astin.
devamını gör...
akla ziyan bir aşk hikayesini anlatır. akla ziyan derken gerçekten akla ziyan. hayatını fok balıklarına adamış erkek kişi, tesadüfen bi cafede bi kıza aşık olur. amma velakin hatun kişinin kafası, yaşadığı elim trafik kazasından ötürü birazcık kırıktır. yaşadığı her günü, kazayı geçirdiği son gün - ki aynı zamanda doğum günüdür- olarak hatırlar. ailesi de yaşanılan kötü olayları hatırlatmamak adına, mükemmel bir sabırla her akşam doğum günüymüş gibi davranırlar. akşam eve gidince babası doğum günü pastasını keser felan. hergün pasta, onu da geçtim her gün aynı pasta!

kızı hergün yeniden tavlayabilmek için bitmek tükenmek bilmeyen bir efor sarfeden kahramanımızın en sonunda canına tak eder, farklı girişimlerle hatun kişinin aklını oynatmayı becerir. gerçi tam eskisi gibi olmaz ama biraz da teknoloji kullanarak * hergün kızı yeniden tavlama derdinden kurtulur.

"sabır nedir?" sorusuna güzel bir cevap niteliğinde bir filmdir. izlenilesidir.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar