90'larda müslüman olmak

- ukdelerden alınmış bir başlıktır. -

90'larda müslüman olmak;
irtacai faaliyetlerde bulunmakla suçlanmak, sakalından tutulup yerlerde sürüklenmek, başörtünün başından çekilip alınması, başı kapalı olanın üniversitede okuyamaması, başörtülü eşi olanın devlet memurluğundan ihraç edilmesi, sakallı olanın radikal olması, ikna odalarında başının açılmasına zorlanmak, fakülte birincisi olmasına rağmen sırf başörtülü olduğu için kürsüden yaka paça indirilmek, parkın çimlerinde vakit namazını eda edip dua ettiğin için polisler tarafından yaka paça karakola götürüldüğün bir dönemdir.

ama doksanlar güzeldir, laiktir. böyle buram buram laiklik kokar. ne güzel...
devamını gör...
bir peruğa sığınarak dinini yaşamaya çalışmaktır.
öğle tatilinde cuma namazına gittiğin için yobaz ilan edilmektir.
ikna odalarında "bak bu düşünceler yanlış, sen laik cumhuriyete uygun bir vatandaş olmalısın." tarzı lafları bir salak gibi dinlemektir. (laik değilmişiz gibi anlatırlardı ya!)
sanki arabistan'dan geldik anasını satayım memlekete. hoş, şu anda arabistan'dan türkiye'ye gelenlerin rahatlığı kimsede yok ya! kendi ülkende mülteci muamelesi görmenin zirvesini, ne yazık ki doksanlı yıllarda dindar müslümanlar yaşamıştır. gerisi sadece safsata...
devamını gör...
evet televizyon sokmamaktır ve en önemlisi radikal takılmaktır.

ama şu günün müslümanlarına göre daha dik ve samimidirler.
devamını gör...
baş örtüsü müslümanlığıymış. biz refah partisi ya da akp gelince sömrüden kurtulacağımıza, emeğimizin hakkını alacağımıza inanmıştık.

üst akıl telde iki cambaz oynatır.

birisi baş örtüsü düşmanıdır,

diğeri içki ve şarap.

bizim din anlayışımız bu iki cambaz sayesinde bu kadar dar ve sığ oldu.

bizi bunlarla uğraştırırken cambazlar ve cambaz oynatanlar emeğimizi, kanımızı aldılar.

ne 90' lardaki din anlayışımız, ne de bugünün din anlayışı kur' anla uyuşmuyor.

ortada millete ait bir deve var. üst akıl bizi devenin kulaklarıyla uğraştırıp gövdeyi kendisi götürüyor.

90'larda din revaşda olmadığı için dindar insanlar samimi kişilerden oluşuyordu.

şimdi akp'li bir belediye başkanı hangi camide namaz kılmaya gitse işçilerinin, müdürlerinin bir kısmı o camiye gidiyor.
devamını gör...
mümin için 571 yılında müslüman olmaktan farkı olmamaktır.

neden derseniz.

birgün tarikatın büyükleriyle oturuyoruz(20 yıl felan oldu). rahmetli abdullah efendi'nin oğlu babasıyla arasında geçen şu ibretlik konuşmayı anlattı.

***baba, keşke bende peygamber zamanında yaşasaydım. o'nunla savaşlara katılırdım, islam için şehit olurdum.
---öyle deme oğul, ebu cehil'de o peygamber zamanında yaşamıştı.
devamını gör...
ayrı bir güzelliği vardır.
o zamanlar bizimkiler iktidarda değildi, askerin vesayeti üstümüzdeydi, gazeteler, televizyonlar, doğru-yanlış bin türlü haberle bizi ezmeye çalışırdı. ilk islami radyonun ve televizyonun açılışı bir başka güzeldi.
şimdiyse uğruna mücadele edecek birşey kalmadı zannediyoruz ve daha tembelleştik.
devamını gör...
güzeldir, kolektif olarak kulaklar ve gözler afganistan'dadır, bosna'dadır ve çeçenistan'dadır. mücahidler, dindaşları tarafından henüz terörist ilan edilmemiştir. ve hala umut vardır, yokluk vardır, keder sayısı değişmemiştir ama kederlenmek daha çok vardır, düşünebiliyor musunuz: müslümanlar dindaşları için kederlenebiliyordur, hatta babanneler "allah seni mücahidlerden eylesin" diye dua edebiliyordur torunlarına; yokluk vardır ama izzet ve umut da vardır, "bizi çöle sorun, bizi tarihe sorun" denilebiliyordur. müslümanlar "ama" ile başlayan cümleleri daha az kullanıyordur, te'villere kalkışacağı ya da "o zamanın şartlarıyla şimdiki bir değil" diyeceği zaman. velhasıl, "la havle"nin "la havle" olduğu yıllardır, güzeldir.
devamını gör...
türkiye'de baskın güç olmamanın yanında, her fırsatta ezilen taraf olmaktır. 2000'lerde gelecek hakim bir iktidara hazırlanmaktır aynı zamanda. safları daha sıklaştırmaktır.

*
devamını gör...
bugün söylemlerinin muhattabı olunan çirkin şeylerin eylemleriyle de muhattap olmaktır.

bugün "biz gelirsek böyle yapacağız" denilen şeylerin yapılabildiği yıllarda yaşamaktır.

edit: yani bugün bazı çevreler baş örtüsüne, imam hatiplere milli dini ve manevi değerlere dil uzatıyorlar ama o yıllarda ellerini de uzatıyor ve muvaffak oluyorlardı.

yani zor yıllardı.
yani 90 larda müslüman olmak (şu anki şartlara göre) çok daha zor şartlara göğüs germekti.
devamını gör...
klasik ajitasyon. 90 ları bırak ömrün boyunca "solcu" olmak nedir bilir misiniz siz? kaç müslüman işkence görmüş? kaçı filistin askısını tatmış? kaçı işkencede ölmüş? kaçı ölüm orucuna girebilmiş? kaçı beyaz renolar da faili meçhul olmuş? kaç dinci gazeteci suikaste uğradı? 1 tane söyleyin. kaç dindar fikir adamı öldürülmüş. varsa yoksa "türban" onuda nedense erkekler yaygara yapıyor.
devamını gör...
solcu ve kemalistlerin müslümanları işkenceden geçirdigi yıllar. sürekli hakir görme aşağılama haklarını kısıtlama üniversiteye sokmamak ordunun kapısının önünden geçirememek için türlü türlü saçma kanunlar yönetmelikler...

o günkü ihlaslı müslümanların duaları kabul oldu ve bu kibirli zalimleri tepeleyen haddini bildiren bir lider geldi. çok yaşa erdoğan.
devamını gör...
anlatım bozukluğu yapmak demek oluyor görünen o ki.
bu başlığa bakınca ben şöyle düşünüyorum: 90'lı yıllarda islam dinine girmek.

yok değilse bahsi geçen eziyetleri çekmeyenler müslüman mı değildi? öyle bir yetkimiz var mı bizim, şu müslüman, şu değil diye tasnif edip etiketleme yetkisi?
devamını gör...
her milletin bir özelliği var. ingilizler aşırı rasyonalist düşünürler mesela. amerikalılar olayların hep pragmatist yönüne dikkat ederler , türkler de hep heyecan ve aksiyon tarafından bakar her meseleye. kötü anlamda söylemiyorum bunu. iyi tarafları da var bu heyecan ve aksiyon olayının. savaşta çok işe yarar mesela , heyecan olmasa düşünme devreye girse asla o kadar milleti bir araya getirip vatanı savunamazsın. hele ki savaşta düşünmek aşırı zararlıdır , orada düşünmeye başlamak demek ölmemek demektir. ölmeden de savaş kazanılmaz.


bu 90 lar olayı da böyle. henüz üzerinde multirefleksif * bir inceleme gerçekleştirilmedi. yapılan yorumlar ve o döneme ait okumalar hep gazcıl ve heyecansal. sağcısı, solcusu ya da müslümanı olarak ayırmıyorum. türkiye'de yaşayan herkesin yaptığı yorum heyecanvari.

ben o dönemde yaşadım. o dönemde bile mesela bi solcuyla konuşsan " ya doğu'ya köylere asker geldi herkese kaka yedirdi biliyor musun ama yaaa" babında ajitasyon laflar ederdi sana. yani bir köyde olmuş mevzu sanki bütün köylerde olmuş gibi anlatılırdı ki ben o söylemin bile gaz ve uydurma olduğuna inanıyorum. yani asker her köye girişinde "kakam geldi hadi bağalım bugün kim yiyecek kakamı" demiş ve ya böyle muamale yapmış gibi bi kafa.

müslümana sorsan o dönemi, o da ezilme muhabbeti yapar . ama arap dünyasının dandik bütün tercümeleri ile o dönem müslümanlarının bunları hiç sorgulamadan olduğu gibi sindirip , yalayıp , yutup kör bir radikalleşmeye gittiğini hiç söylemez. ya da ne biliyim fetavat-ı hindiyye diye biz de ne taka yarayacağı belli bile olmayan 16 ciltlik bir kitabı alır evine koyar ama niye aldığını bile bilmez sana asla da söylemez . zaten kendi de bilmiyordur kesin o ayrı mevzu.

başka coğrafyaların kurtuluş reçetesinin bizim coğrafyamızda bir hezimete sebebiyet vereceğini hiç düşünmez bile. ama bugün herkes ezberlemiş bir şekilde ibn-i haldun'un " coğrafya kaderdir" sözünü papağan gibi tekrarlayıp durur. velhasıl daha üzerinde çok ciddi bir çalışma henüz yapılmadı . hala o döneme ait ya övgü ya da sövgü üretmekten başka bir şey de yapmıyoruz an itibari ile.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar