ab ı dest

abdest , farsça âb (su) ve dest (el) kelimelerinden oluşan ve "el suyu" anlamına gelen abdest, belirli ibadetlerin ifasının ön şartı olan ve kendisi de ibadet mahiyetinde görülen bir nevi hükmî temizliktir.
rahmetli münir derman (k.s) abdest hakkında çok sıradışı bilgiler verir . mevzunun önemine binaen paylaşayım istedim.

hakiki mü’min daima abdestli olmalıdır.
bu hâl yaratıldığı suya hürmetdir.
‘vecealna mlnel mai külle şey’in hay” âyetini okumak gibidir.
aynı zamanda:
“mü’min mü’minin aynasıdır”
yani doğru dürüst, yalan bilmez, haramdan kaçan bir insan diğer bir insanın yüzüne baktığı zaman:
“ve le kad kerremnâ benî âdeme” lâfz-ı celili ile bildirilen ve insanda tecellî eden “el mü’min” esmasının hakikatini görür.
1-ruh
2-cesed
3-can.

bunlar için abdest.
cesed temiz, can temiz ise ruh abdesti
cesed temiz değil, can temiz değil ise abdest almak haramdır, ibadet yapamazsın.
buradaki temizlik yıkanmak hikâyesi değildir, ağam...
“ibadet abdesti şarttır. haramdır” demek, ayıptır.
yaratana karşı hürmetsizliktir...

cesed ve can abdesti:
yemekten evvel abdestli olsan bile abdest almak.
sakal, bıyık, tırnak kesmeden evvel abdestli olsan bile abdest almak...

ne olur şunları ihmal etme:
abdestsiz :
yeme! içme!
gusul icab eden hâllerde dünya kelâmı etme ve yine konuşma! velhasıl daima abdestli ol!

can için abdest, rızık abdestidir.
agıza abdestsiz bir şey koyma!
teyemmüm :
namaz vakti farz olduğu için o vakit geçmesin diye emrolunmuştur.
su bulamamazlık başka şeydir.

bakır. nikel. gümüş. kurşun.
bu madenleri mıknatıs çekmez. niçin?

abdestsiz :
yeme!
içme!
konuşma!..
söyledik, niçin? “

“namaz vakti, ruh için farzdır.
ta’dil-i erkân, cesed için farzdır.
abdest, cesed için farzdır.
istikbal-i kıble, kıbleye dönmek için farzdır.
niyet, ruh ve cesed için farzdır.
vakit girmesi ile bunların hepsi birden farz olur.

“dünyanın her yerinde her an vakit vardır.
arada boşluk yoktur...
vakit ruh için farz olduğuna göre abdest de cesed için farzdır.
ruh cesed’te mekânda olduğuna göre o hâlde abdestli olmak lâzımdır.
bir o hâlde daha daima abdestli olmak da farzdır.”

vaktin kazası o hâlde yoktur.
namazın ise kazası vardır.
fakat her namazın değil...

abdestli bulunmak cesede ve ruha farz olduğuna göre:
daima abdestli bulunmak lâzımdır.
resûl’ü ekrem’e daima abdestli bulunmak farzdı.
sana niçin olmasın...

abdestsiz: yeme! içme! konuşma!
o zaman resûl’i ekrem’e yanaşmak imkânına patika yol açmış olursun!
haydi ağam münakaşa etme!
dediğimi yapabilirsen yap!

abdestsiz kimse nas’dır.
yani lalettayin bir insandır.
yani imanını izhar için kendi kendinde gizli insan demektir.
abdestli insan “mü’min” dir.
yani âdemiyetini izhar ve kendi kendine tasdik için inanan demektir.
secde hikâyesi insana değil, insanda gizli âdemiyet hamulesinedir.
bu âlemde âdemiyet hamulesi ile görünebilmek hünerdir.
hem de çok büyük hünerdir.
bu gibi insanların ayağının altını, avucunun içini öperim!..”

(allah dostu derki ıv. cilt . konu : nasihat ve söz)


“yıldırım herkese isabet eder.
abdestli ve Allah’ı anana isabet etmez.
eder mi etmez mi münakaşa mevzu’u değildir bu söz.
analarımız gök gürledigi zaman salâvat getirirlerdi.
bunun mânâsı budur.”

(allah dostu derki ıv. cilt . konu : şimşek)
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar