abdarf

(#6498180)
''hakkı nasıl da gizliyorlar?''

işte teba bu kafa. her eleştiriyi fetö diye susturmaya çalışıyorlar. gerçeği örtüyorlar. ''gerçeği örten''in anlamını biliyor musunuz? siz fetöye taparken , siz kandırılırken (!) solu, sahici milliyetçisi ve amerikan islamcısı olmayan az sayıdaki müslüman tapmıyordu, kandırılmadılar ve bu tehlikeye dikkat çekmekle uğraşmaktaydılar. o zamanlar da sizler ''akp ile hoca-cemaat arasına fitne sokmaya çalışıyorlar kanmayın'' diyordunuz. evet bunları söylediniz çünkü tehlikeyi sizlere haber vermişlerdi. haberiniz olduğu halde ''kandırıldık'' diyebiliyorsunuz. şimdi sizin yanlışlarınızı eleştirenler fetöcü oluyor ama ne hikmetse siz hiiç fetöcü olmuyorsunuz! (bkz: herkes oradaydı be) ulan solcular değil, ateistler değil, dinle imanla alakası olmayanlar değil bu gülen cemaatine yol açan, yardım yapan onmilyonlar kimler? sizsiniz onlar. aa bak, eski fetöcü diyelim bunlara. buna itiraz edemezler sanırım. sizi gidi eski fetöcüler, fetö yalan olunca kimlere yanaştınız? menzil? iktidara eklemlenmiş bir stk ya da dernek? siz bir yerlere yaslanmadan ayakta duramazsınız.
> etiketçi sözlük kullanıcısı. *
devamını gör...
#6506853

şu tanımı girmese belki de fark etmeyeceğim bir yazar. sıkça yazsın, bolca okuyalım inşaallah...

eskilerden olduğunu yazmışlar yukarıdaki tanımlarda. olsun yine de adettendir biz diyelim: hoş gelmiş!
devamını gör...
(#6530474) en süper ben olacağım, en karizmatik lafı ben sokacağım, en zekice espriyi ben yapacağım demelerinden kaynaklanır. ne hale düştüklerini ancak dışarıdan bakan görür.

yazdıklarını beğendiğim yazar.
devamını gör...
(#6535239)

yanlış anlaşılmayı düzeltmek namına;

laiklik, katolik kiliselerinin devlet yönetimlerinde hakim olduğu zamanlarda dini duyguları istismar ettiği için halkın bir başkaldırısı olarak ortaya çıktığıyla başlayalım. avrupalılar bu baskı ve zulümden kurtulabilmek için, devlet yasaları ile dini yasalarının birbirinden ayrılması gerektiği kanaatine varmışlar. bu isyan haklı bir isyanmış çünkü dönemin hükümdarlarının zorbalıkları tüm insanlığın malumudur. kavram, onların özelinde son derece geçerli ve tutarlıdır. bunu inkar etmek bize yakışmaz.

bizdeki uygulamalara gelince, islam hak din olduğundan ve ana düsturu Allah'ın hükümlerinin geçerliliği olduğundan kesinlikle kabul edilebilir bir usül olarak görülmez. bunda zaten hemfikiriz. ancak, şunu çok iyi kavramak gerekir ki anlaşılabilirliği açısından detay vermek icab eder.

yirmili yaşların başında, sıkça toplanılan dost meclislerinde hararetli dini ve siyasi münazaralar yaparken cümlelerin içini şeriat kavramıyla doldururduk. ara ara gözlem mahiyetinde toplantılara iştirak eden büyüklerimizden bir tanesinin bir sorusu benim bu konuya olan bakışımı çok etkilemişti. soru çok netti; şeriat nedir jay-jay?

bu soruya Allah'ın hükümleri gibi yoğurt kaymağı kıvamında yüzeysel bir cevap kabul görmezdi. beni laikliği savunmakla suçladığın yazıda okuduğun gibi, şeriat bu kadar basite indirgenebilecek kurallar bütünü değil. kavramın içinde o kadar fazla alt başlık var ki, hepsine hakim olmaya muktedir olmak bizim gibi aciz insanların vasfı olamaz. çünkü bu altyapı eğitimi ile yetişmedik. yine de kişi, eğitim veya ilim aldığı alandaki düsturları temel olarak öğrenebildiği takdirde sorulan soruya cevap verebilecek kıvama gelir. ben o günden sonra bolca okumaya, araştırmaya başladım. biiznillah bu yolda daha çok emek de vereceğim. ancak yeterli olmayacağını biliyorum. bunun yeterli olabilmesi için tüm müslümanların kendi ilgi ve ihtisas alanlarında islam şeriatının hükümlerini, uygulama metodlarını, esnekliklerini öğrenmesi farzdır. daha bu farzı yerine getirmekteki yetersizliğimiz ayan beyan ortada iken kelimeyi eskitmeye ne hacet?

bak güzel kardeşim, ben bugünkü sistemi savunmuyorum. bunu iddia eden de müfteridir, Allah var. hesap var. ancak hiçbir emek sarf etmeden devlet idaresini şeri hükümleri uygulamadığı için tekfir etmem, edemem. bunun bir altyapısının olması gerekiyor. bu işin zorluğunu dünyada bir tane şeriat devletinin olmadığına dikkat ederek fark edebilirsin. müslümanlar teoriden pratiğe geçmekteki sıkıntılarının oluşturduğu vicdan azaplarını suçu bir başkasına yükleyerek hafifletmeye çalışıyor ki asıl acı olan budur.

bugün bizim ilim almamızı, aldığımız ilmi aktarmamızı engelleyecek hiçbir uygulama yok. bunun bir nimet olduğunu savunmakla laikliği savunmak arasındaki farkı idrak edebileceğini düşünüyorum. onun için kalk! öğren, öğret, teşkilatlandır. yarın sesimiz daha gür çıksın. bunun mücadelesini veren insanlar var. onlara katıl. tüm zemin hazır olduktan sonra ne kadar kafir zulmü varsa tek yumruk olup tepelerine inelim. ancak bu tavırlarla, bu tekfir anlayışıyla oturduğumuz yerden mesihi beklemek münafıklıktan beri değildir Allah muhafaza.

yazılarını beğendiğim, islam merkezli yaşadığını düşündüğüm için suçlamanı dert edindim. yoksa ben burada ne yaftalar yedim de gülümsedim geçtim. ortak davada ortak yol bulamazsak muktedir olamayız kardeşim. selamün aleyküm.
devamını gör...
bana oğlum diyecek cesareti kendinde nasıl bulduğuna şaşırdığım şahsiyet.

dinini yaşarken kuranı referans almazsan, her gördüğün hadise atlayıp buna da inanayım diye kendini kulaktan doğma kendince uydurduğun dinin içinde bulursun.

hadis okuyacağına kuran oku.

neyse bu da bi fetva değil. ama uzakta oyna benden.
devamını gör...
yıllardır fetö için insanları uyardığı gibi bugün de süleymancılar hakkında insanları uyarmaktadır. ikinci bir fetö vakasının yaşanmasını istememektedir. bahsi geçen grubun aynı fetö gibi sapık inanışları var. hatemül evliya gibi. fetö de malum kendi hocalarını kainat imamı biliyorlardı. bunlar da süleyman efendiyi en son ve en yüce evliya biliyorlar. diğer tüm evliyayı reddediyorlar ve diğer cemaatleri dalalette görüyorlar.

şimdi biri bana bunun neresinin ehli sünnet inancı olduğunu açıklasın, lütfen.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.