absürdizm

3.
herhangi bir yaratıcı olmadığından insanlığın evrende bir anlam bulmasına yönelik uğraşlarının boşa bir çaba olduğunu ve eninde sonunda bu anlam uğraşının başarısız olacağını söyleyen felsefi düşünce akımıdır.

absürdizm, varoluşçuluk ile bağlantılıdır fakat birbiriyle karıştırılmamalıdır. absürdizmin kökenleri 19. yüzyıl danimarkalı filozof soren kierkegaar'a dayanır. albert camus'nün sisifos söyleni'yi yayınlanmasıyla absürdizm`in sınırları belirlenmiş ve tam anlamıyla ortaya çıkmıştır. ii. dünya savaşı sırasında işgal edilen fransa'da absürdist (saçma, uyumsuz) görüşler yaygınlık kazanmıştır.

devamını gör...
fransız varoluşçusu camus'un insan ve dünya çelişkisi varsayımı. kimi yazarlarca saçmacılık deyimiyle adlandırılan camus öğretisi, uyumsuzluk felsefesi ve varlığın saçmalığı öğretisi adlarıyla da anılır. fransız düşünürü albert camus (1913-1960)'ye göre insan için evren usaaykırıdır, uyumsuzdur, saçma'dır. bu saçmalığı görmek için de gözlerinizi açmanız ve usunuzu kullanmanız yeter. bilim yoluyla olguları kavrayıp sayabilirsiniz ama, evreni kavrayamazsınız.

absürdizmin kökenleri 19. yüzyıl danimarkalı filozof søren kierkegaard`a dayanır. albert camus`nün sisifos söyleni`yi yayınlanmasıyla absürdizm`in sınırları belirlenmiş ve tam anlamıyla ortaya çıkmıştır. ıı. dünya savaşı sırasında işgal edilen fransa`da absürdist (saçma, uyumsuz) görüşler yaygınlık kazanmıştır.
devamını gör...
saçmalık felsefesi.

albert camus hem filozof hem edebiyatçı olduğu için , bazen edebiyatın felsefesi bazen de felsefenin edebiyatını yaparken konuları ele alışındaki absürd teknikten dolayı bu akımın da bir öncüsü gibi görülür ama bence ne absürdizm gibi absdürd bir felsefe akımı ne de absürd edebiyatçı gibi bir kavram yoktur.

felsefe gibi gayet soyut kavramlar olan bir şeyin insanlara anlatılabilmesi ve topluma kavratılabilmesi için en yaygın kullanılan şey edebiyat ve sanattır. albert camus ta bunu kullananlardan sadece biridir. yani taa felsefenin başlangıcına kadar yani yunan'a kadar gidildiğinde bile bunun böyle olduğu görülür. oradaki tiyatro, tragedya ve sanat felsefenin somutlaşmış bir şubesidir.

absürdizm konusunda benim görüşlerime gelince. böyle bir şey her ne kadar yok desem de 1900'lü yılların başında doğup iki dünya savaşı, ekonomik krizler, iç savaşlar katliamlardan başka hiç bir şey görmemiş insanlardan absürd olmayan bir fikir beklemek zaten en büyük absürdlük olurdu. sürekli acı çeken insanların vereceği eser tabiki bunaltı olacak tabi ki çığlık olacak ve içinde her tür absürdlüğü barındıracak.
devamını gör...
hayatın anlamsızlığı üzerine kurulu bir düşünce sistemi; saçmacılık.

sadece ''neden?'' diye sormak, yaşanan monoton, sonu belli tuhaflığa, usa aykırı, uyumsuz, saçma gidişata karşı yol tutabilmemiz için yeterlidir. intihar ya da evrenin ötesini umut etmek; ikisi de uyumsuzdur, saçmadır, akla aykırıdır.

öyleyse ne yapmalıyız? isteyerek ölmeli miyiz, yoksa ne olursa olsun umut mu etmeliyiz?”
yapabileceğimiz tek şey var: yaşamak.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar