açılın kapılar şaha gidelim

ilgın ılgın eser seher yelleri
yare selam eylen urum erleri
bize peyik geldi, şah bülbülleri
açılın kapılar şaha gidelim

her nereye gitsem, yolum dumandır
bizi böyle kılan, ahd-ü amandır
zincir boynum sıktı hayli zamandır
açılın kapılar şaha gidelim

hızır paşa bizi berdar etmeden
açılın kapılar şaha gidelim
siyaset günleri gelip yetmeden
açılın kapılar şaha gidelim

çıkarım bakarım, kale başına
cümle müslümanlar gider işine
bir ben mi düşmüşüm can telaşına
açılın kapılar şaha gidelim

pir sultan'ım eydür mürvetli şah'ım
yaram baş verdi, sızlar ciğergahım
arşa direk direk olmuştur ahım
açılın kapılar şaha gidelim...
devamını gör...
vaktiyle, hafik ilçesinin sofular köyünde hızır adında bir genç varmış.o zamanlar bu köyün halkı alevi imiş.zamanla yoldan çıkmışlar.onların bu durumunu beğenmeyen hızır, köyden ayrılmaya karar vermiş, çıkmış yola.ha şurası, ha burası derken banaz'a kadar gelmiş.pir sultan'ın yanına azap durmuş.sonra da müridi olmuş.aradan seneler geçmiş, bir gün hızır:

"pirim, demiş; sen herkese himmet ediyorsun, herbiri çeşitli makamlara geçiyor, ne olur, bana da himmet et, büyük adam olayım, ben de bir makama geçeyim."

pir sultan şöyle bir düşündükten sonra gülümsemiş. "ulan hızır ben dua ederim, belki sen de büyük adam olursun; hatta paşa, vezir de olursun ama, sonunda gelip beni astırırsın."

yine de duasını eksik etmemiş.hızır istanbul'a gidip saraya girmiş.ağa, kapıcıbaşı, paşa, beylerbeyi derken vezir olup sivas valiliğine atanmış.pirini unutmamış, haber gönderip huzuruna getirtmiş.hürmet, izzet, ikram derken bir hayli de sohbet etmişler.yemekte mükellef bir sofra donanmış.pir sultan yiyeceklere şöyle bir bakıp hemen geriye çekilmiş.paşa şaşırmış.

"birşey mi oldu pirim?". pir sultan, "hızır, demiş; bu yemeklerde zina kokuyor.içinde yetim hakkı var, sen bunları haram para ile yaptırmışsın." hızır paşa "yok pirim" dediyse de dinletememiş.ama bir hayli de içerlemiş.pir sultan biraz daha ileri gidip, "bunları ben değil, köpeklerim bile yemez.istersen çağırayım da gör" demiş.hemen ünlemiş, köpekler anında gelmişler.bir tepsiye haram yemek, bir tepsiye helal yemek konmuş.önce haram yemekler getirilmiş.köpekler şöyle bir koklayıp geri geri çekilmişler. arkasından helal yemeklerle dolu tepsi gelmiş.köpekler onu da kokladıktan sonra, kuyruklarını sallaya sallaya yemeye başlamışlar.bu hakarete çok kızan hızır paşa, hırsını yenemeyip pirini toprakkale'ye hapsettirmiş.
--! spoiler !--


--! spoiler !--
devamını gör...
hızır paşa bizi berdar etmeden
açılın kapılar şaha gidelim
siyaset günleri gelip yetmeden
açılın kapılar şaha gidelim.

devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar