ahmet ercan

deprem profesörü. *

şöhret olmak hoşuna gitti. siyasete filan atıldı.

bir ara öztürkçe sevdasına kapılmıştı. ne dediği anlaşılmıyordu.
devamını gör...
yavuz bülent bakiler'in şile belediyesi'nde verdiği bir türkçe konferansında şöyle bir olay olmuş:

--- alıntı ---

binlerce hatıram var. bunlardan en önemlisi 2000 yılında tam olarak tarihi hatırlamıyorum. şile belediyesi beni davet etti. belediyenin hazırlamış olduğu kürsüye çıktım. türkçeyle ilgili tespitlerimi söylemeye başladım. dinleyenler arasında deprem profesörü ahmet ercan vardı. en öne oturmuştu, hanımıyla beraber. beni dinliyor ama öfkeyle. ben ara türkçe karşılıkları olmasına rağmen arapça ve farsça kelimelerle bozulduğunu ve öztürkçeyle çıkmaza sokulduğunu anlattım. ben konuşma sırasında bir takım arapça ve farsça kelimeler kullandım. bunlar “tarik-i âm üzerinde, nasın müsellâh olarak tecemmuu memnudur” ve “mütesaviyen mudalla bir müsellesin re’sinden kaidesine indirilen hatt-ı müstakim, kaideyi iki müsavi parçaya taksim eyler”. (önceki bir hukuk kaidesidir. sonraki ise bir geometri tarifi.) dedikten sonra bunun üzerine profesör ahmet ercan ayağa kalktı ve bana “burası laik türkiye, atatürk türkiyesi’nde siz bu ayetleri söyleyemezsiniz” dedikten sonra salondan hanımı zorla dışarıya çıkardı. profesör, şile cumhuriyet halk partisi’ne gitmiş. “siz burada oturuyorsunuz, laikliği ihlal ediyorlar, bu nasıl geriliktir, bu nasıl yobazlıktır.” demiş. ben bunları savcıdan öğrendim. sonra cumhuriyet gazetesinde şile’de laikliği ihlal edilmiştir, büyük ifayla karşı karşıya kalınmıştır.- diye bir haber çıkmış. sonra beş on gün sonra bir polis gelip, “şile cumhuriyet başsavcılığı’ının daveti vardır ve sizi istiyor” dedi. sonra belediye bana sizin kullanmış olduğunuz kelimelerin, ayet-i kerime olmadığını söyledi. şile cumhuriyet başsavcılığı takipsizlik kararı verdi.


--- alıntı ---
http://www.haberiniz.com.tr...
devamını gör...
adına - ahmet isminin türkçesi niyetine herhalde - övgün diye bir ilave yapmış.

ahmet övgün ercan.

neyse, en azından ailesinin verdiği ismi reddetmemiş.
devamını gör...
istanbul'da 1000 yıl deprem olmayacak çıkışı ile yeniden adını hatırlatan kişi. kendisini hala itüde öğretim görevlisi olarak tanıtıyormuş. fatih altaylı'nın celal şengör'e hakkında bilgi almak için yazdığı maile verdiği cevap şöyle
"“aziz kardeşim, sorduğun için söylüyorum, prof. ahmet ercan, uzun yıllardır itü öğretim üyesi değildir. yıllar önce milletvekili adayı olmak için üniversiteden istifa etmiştir. daha sonra dönüş talebi üniversite tarafından kabul edilmemiştir. itü öğretim üyesi sıfatını hala kullanıyor olması doğru bir tutum değildir.

deprem ve deprem tahmini alanındaki yetkinliği sıfırdır.

eski türkiye jeoloji kurumu’nun bilimsel değil popüler bir yayın olan dergisi yeryuvarı ve insan’da doğu anadolu fayı ve üzerindeki mikro depremler ile ilgili bir yayını dışında bir yayını yoktur. türkçe yayınladığı bir kitap vardır ama bilimsel değildir.

söylediklerinin gerçekle alakası olmadığı gibi bilimsel olarak da tam bir zırvadır."

ilgili gazete makalesi
devamını gör...
istanbul depreminin küçükçekmece ve avcılarda 6.4 -6.7 gibi şiddette olacağını söylüyor. bu ilk depremmiş. asıl büyük deprem tekirdağ marmara ereğlisinde 9 şiddetinde olacakmış. depremi ise 2040-2050 arasında bekliyormuş.

buradan
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar