aileden uzakta yaşamak

genelde öğrencilerin ve iş hayatından dolayı ayrılan kişinin içinde bulunduğu durumdur.aklı ailesinde kalır,özler kimi zaman arayıp seslerini duymak ister.
devamını gör...
ailesi uzakta kalanların kendilerini özlemesine fırsat vermediği zaman çok da zor olmayan bir durumdur.
günde iki kere arayan ve iki haftada bir yanına galen babayla pek bir hissedilmiyor.
devamını gör...
bireysel olarak ayakta durmanın öğrenildiği durumdur. yıllarca ekmek babadan, su anneden geçinip giderken birfden araya mesafeler girer ve kendi hayatını kendin yönetmek durumunda kalırsın ve bence bu sayede büyürsün. bence bireylerin hayatına olumlu etkisi vardır.
devamını gör...
uzun yıllar yaptığımdır. diğer kardeşlerim bunu yaşamadılar ve aile içindeki iletişimde en ciddi kopukluk bende yaşanıyor. kendi çocuğuma da yapacağım. takılsın bir süre uzakta ama herşeyin bir ayarı var. olması gerektiği kadar. olması gerekeni aştığı zaman sanki o ailenin evladı değil de komşunun çocuğu gibi takılmaya başlıyorsun.
devamını gör...
bir uçak kadar yakınız.
thy!

aileden uzakta ipsiz sapsız yaşamak olduğu gibi çeşitli nedenlerle evden çıkıp onlardan uzak bir yaşam sürme de olabilir. aileden uzak yaşamanın kendi içerisinde avantaj ve dezavantajları vardır. bunları doğru kullanmak gerekir. uzun uzadıya anlatılabilir ama kısaca aileden uzakta yaşamak benim gördüğüm en azından geniş aile denen kavramı yok etti. herkes bireysel yaşama arzusu ile doldu taştı. geniş bir ailede büyümüş biri olarak bu çekirdekten daha küçük aileleri sevmiyorum. çocuklar yalnız ve bencil büyüyorlar. anne babaya bakma, onların isteklerini yerine getirme denen birşey kalmıyor. kaynana gelin problemleri azalacak sanılıyor ama ayrı iken sanki daha çok sıkıntı yaşanıyor gibi. zira içinde bulununca ister istemez uyum sağlıyor insan. ne bileyim işte aileden uzak öğrenci iken yaşamalı ancak daha sonra aile içinde olmasa bile onlara yakın son zamanlarında yanlarında olunması gerekiyor gibi.
devamını gör...
anneni özlediğin zaman ağlamaktır. canın yandığında başını koyacağın, karşılıksız sevgi bulacağın bir kucak bulamamaktır. mecburiyetler biterse bir daha onlardan ayrılmamaya yeminler etmektir. velhasıl zordur ama katlanılmaz değildir, olgunlaştırır.
devamını gör...
bir sebepten mutlaka başa gelen süreç. ne kadar kendi ayaklarının üzerinde durursan dur yine de ara ara zor gelir.
devamını gör...
küçük yaşlarda gerçekleştirildiği insan bünyesinde ve zihninde asla onarılamayacak izler bırakmış olsa da başarı açısından bu tip insanlar ailesiyle beraber yaşayan insanlara göre çok daha başarılı. hem eğitim açısından hem hayat başarı açısından. küçüklüklerinden itibaren ister istemez kendilerini koruyabilmek için etraflarına duvarlar örüyorlar. ama yine de az önce bahsettiğim onarılmayan izler bu yetişkinlerin hayatlarında hep varlıklarını korumakta. belki bunun izlerini anne-baba olduktan sonra çocuklarına bağlı kalarak kapatabilirler.

benim açımdan aileden uzak kalmak, onlardan ayrı yaşamak fazlaca uzak bir konu.
devamını gör...
bu öyle bir şey ki, neler kaybettiğinizi seneler sonra anlıyorsunuz. ailenizde hep beraber anılar var siz yoksunuz, beraber fotoğraflar var siz yoksunuz, beraber yolculuklar var siz yoksunuz. hep uzaktaki olma konumundasınız. kazandırdığı şeyler de var tabi. diğer yandan da düşünüyor ama insan, ailemden uzaklaştıktan sonra kazandığım şeylerin ne önemi var. tam bir kariyer mi aile mi sorusu aslında. tabi kimse ailesinden nefret ettiği için uzaklaşmıyor, bunu ifade etmek istemedim zaten.

eve gittiğinizde herkesin bir odası, bir fotoğrafı olması ama en başta dediğim gibi aile fotoğraflarında sizin olmamanız aşırı üzer sizi. yaştan dolayı diyemezsiniz de. deseniz ne değişecek gerçi de. ailede artık önemli olaylar size haber verilmez. isteyerek yapmazlar bunu sizi unuturlar işte senelerce uzakta olmaktan ötürü. birisi evlenecektir başkasından öğrenirsiniz, birisi ağır hastalanır ameliyat olur sonra öğrenirsiniz. hele ki üniversiteden önce yapılan bu eylem araya berlin duvarı koyar. yaklaşma payı bile kalmamıştır insanın. çok koyar insana...
devamını gör...
tekrar aile evinden yaşamaya alışmaktan daha kolaydır uzakta yaşamaya alışmak. duygusal olarak ağır olsada kişiye daha geniş özgürlük sunuyor sonrasında bundan kopup eski düzene dönmek insanın zoruna gidiyor.
devamını gör...
odanızın oda olmaktan çıktığı anlamına gelir.

bir keresinde eve geldiğimde odam kilerdi. tencere, tava, naylon kaplar ve aklınıza gelebilecek her şey odama yayılmıştı.
bir keresinde halılar rulo rulo odamdaydı, labirent oynuyordum.
bir keresinde dikiş nakış odası olmuştu; etrafta kumaşlar, iğne iplikler arasında survivor olarak yaşıyordum.
sonracığımaaa ben varken misafir gelince "sen yenisin herhal'in odasında yatarsınız " denirdi, misafir odası olarak kullanılırdı.

en son çok pis duygu sömürüsü yaptım. evlenip gidince benim geri gelecek yerim bile yok, ben sizin için bir yabancıyım, dedim. odamı boyayıp yatağımı, bazamı, başlığını değiştirdiler.
devamını gör...
olgunlaşmak ve kendini tanımak adına, özellikle de ilk gençlik dönemlerinde yapılması gerekendir. kişi kendi kendisiyle kalmayı, kendi kendisine yetmeyi öğrenir. ailesi bir gün öldüğünde, denge kaybetmemek ve üstünden kabuğu alınmış kaplumbağa gibi dımdızlak ortada kalıp problemler yaşamamak için bunu o dönemlerde yapmalıdır. ama yatılı okulla, ama başka bir sebeple.
devamını gör...
kendi içinde artıları ve eksileri olan bir durum. ne çok iyi ne çok kötü.uzaklık size tek başına ayakta durmayı öğretiyor ama onu öğrenene kadar yaşadıklarınızda cabası.yine de iyi ki dedirtiyor zoru başarmış olma hissi.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar