ailenin büyük çocuğu olmak

ilk olmak zordur. aile ilkleri hep sizde tanır.ilk doğum, ilk öğrencilik, ilk üniversite, ilk evlenme, ilk damat/gelin.genelde bocalama ile ve kararsızlıkla dolu bir deneyim kazandırır.2. evlat daha şanslıdır, aile tecrube kazanmıştır..
amaa..
gel gelelim ilk olmak özeldir.ilklerin yeri başkadır.
devamını gör...
(bkz: deneme tahtası)

ne yazık ki öyle. acemi ve genç anne ile babanın ilk çocukları üzerinde denemedikleri şey kalmaz. koleje mi gönderseler daha iyi olur mahallenin mektebine mi karar veremezler. iç çamaşırlarını ütüleseler mi ütülemeseler mi daha iyi olur. kreşe gönderirlerse mi daha iyi gelişir kişiliği yoksa evde anne ile başbaşa kalarak mı? hepsi tek tek ilk çocuğun üzerinde denenir. *
devamını gör...
deneme tahtası olmaktır. delik deşik olursunuz sonunda... kafa başka bi alem, ruh başka bi alem. her taraf başka bi alem...
neden? afedersiniz çocuğa bi bok yedirmedikleri kalır. yani herşeyi onun üzerinde denerler. bi söz söylerler mesela, bilmezler bu nereye gidecek? çocuğu ne yapacak.. bi okula verirler. okulu hakkıyla araştırmak yerine sağdan soldan duyduklarıyla hareket ederler, bi işe koşarlar ama düşünmezler "ulan bu çocuğa bu yaşta bu sorumluluk verilir mi?"
daha beterini de söyleyim iki aile tarafından da ilk torun olmak... işte o bahtsız bedevi benim... evet.
devamını gör...
3 çocuklu bir aileyi ele aldığımızda,
ilk çocuk sorumluluk yüklenen, beklentileri karşılaması gereken, bu nedenle ürkek tavırlı olabilen çocuk.
ikinci çocuk ortada kalmış, ilkine göre daha cesur, özgüveni daha çok, ama pek de iplenmeyen çocuk.
üçüncü çocuk, haliyle aileye sonradan katılmış, ebeveynler artık yaşını başını almış denebilecek kişiler olduğu için daha çok sevilen, daha fazla müsemaha gösterilen çocuk.
ve yine ilerde anne babaya karşı en sıcak, haliyle hallenen yine bu son çocukmuş. **
devamını gör...
hakikaten zor tarafları vardır. bunlar aslında anne babaların yanlış davranmalarından kaynaklanır.
henüz üç yaşındaki bir çocuğa sırf bir kardeşi var diye 'sen büyüksün!' denir.
oyuncak kavgalarıyla başlayıp, televizyon kumandasına uzanan bir süreçtir bu.
o saatten sonra o çocuk büyük olmanın ağırlığını hep taşır, taşımak zorunda kalır omuzlarında.
abla olmak ve abi olmak farklı şeyler elbette.
ben abla olmak tarafını tecrübe ettim ve dahi ediyorum.
annenin soğukkanlılığını yitirdiği zamanlarda aslında bir çocuk olduğunuzu unutup anne olursunuz. hatta bazen kardeşlerinizi annelerinden, annenizden koruyacak kadar anne olursunuz.
yorucu bir şeydir elbette.
kendinizi hep güçlü olmak zorunda hissedersiniz.
anneniz de insandır. bir köşeye çekilir ağlar bazen. siz yüzünüzdeki gülümsemeyle kardeşlerinizi üzülecek önemli bir şey olmadığına ikna etmeye çalışırsınız. onlar size bakarken, sizden güç alırken oturup ağlayamazsınız.
ama çok da güzeldir. hepsine değecek kadar güzeldir. çocuk doğurmadan anneliği tadarsınız.
devamını gör...
isviçreli bilim adamları tarafından yapılmamış bir araştırmaya göre daha başarılı ve sağlam duruşlu olabilmektir. gösterilen gerekçe ise; ilk çocuğunda acemilik çeken ailenin onun her isteğine yetişememesi, belki hatalar yapması ve çocuğun kendi hayatında kalan bazı eksiklikleri kendisi doldurmaya çalışırken yaşayarak öğrenmesi vesaire.

devamını gör...
daha kötüsü 3 çocuklu bir ailenin en büyüğü ve tek erkek çocuğu olmaktır. tüm sorumluluklar senin üzerine yüklenir. yaş farkı olan küçük kardeşin eğitim danışmanlığını yürütmen gerekir. ona koştur buna koştur oraya götür burdan getir vs vs.

saymakla bitmez gençlik.
devamını gör...
ailenin tek çocuğunun aklını karıştırmıştır bu sorun;

ben ailenin en büyük çocuğu muyum?
yoksa ortanca mı?
yoksa en küçük olan mı?

eğer tek çocuksam hepsi birden olmaz mıyım?
eğer hepsi oluyorsam nasıl tek çocuk oluyorum?
devamını gör...
on altısında rahmine düşüp on yedisindeyken gözlerini kucağında açtığın anne ile beraber büyümektir.oyuncak bebek olmaktır bir yerde.ilk torun, ilk yeğen olmanın etkisiyle de olsa gerek en çok fotoğraf ve oyuncağa sahip olmaktır.son beşikle kıyaslanamasa da ortancalardan kesinlikle çok daha şanslı olmaktır.henüz dokuzunda üç çocuk ablası sorumluluk sahibi bir birey olmaktır.bir zaman sonra çocuklarına ulaşmakta zorlanan anne babanın köprüsü olmaktır.nerden baksan zor nerden baksan güzeldir.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar