ak parti seçmeni

şaşılacak bir durum değil yani.

biz 80 anayasasına yüzde 92 vermiş bir milletiz, on kere demireli, üç kere özalı, iki kere de bülent eceviti seçmiş bir halkın akvadıyız, seksen senede üç dört kere darbe yaptık, bi tene de başbakan astık.

düşün ki bu ülkede yıldırım akbulut bile başbakan olabildiyse, o zaman on yıllardır turşucu hurşit'in hakkı yenmektedir.

bizim toprakta gelen çalmazsa, çalan kaçmazsa, masum da vurulup yatmazsa mutlaka bir şeyler ters gidiyor demektir.

bu kadarına şükür, her şey tıkır tıkır yürümektedir, memleket güllük gülistanlık olmuştur, seçmenimiz de dördüncü levele geçmiş durumdadır.
devamını gör...
içinde yer aldığım seçmen grubudur.

not; doğru söyleyeni değil hakaret edeni, putçulukla suçlayanı, tekfirciyi , ahiretle tehdit edeni dokuz köyden kovarlar.
devamını gör...
son siyasi iklimde net karar vememekle birlikte kendimi dahil edebileceğim grup. benim bu adamlara verdiğim oyun islamla falan ilgisi yoktur onu önceden bir diyeyim de. istikrar istiyorum ben ülkemde, ilerleme istiyorum. gereksiz ideolojik çekişmelere kurban edilmiş nesiller istemiyorum örneğin. ha bu akp'nin hiç mi kabahati yok, ohooo sürüyle say say bitmez ama bunların yerinde başkaları olsaydı ülke o zaman ayvayı yemişti.

yaptıkları en feci hata cemaatle ittifak kurup devlette yapılanmaya gitmelerini görmezden gelmek olabilir. bence başbakan bu kadar güçleneceklerini tahmin edemedi.

şimdi mecbur gene akp'ye vereceğim oyumu gibi gözüküyor zira bu cemaatle ancak rte tayfası başa çıkabilir.
devamını gör...
yanlış oldukları halde bir takım şartlandırmalardan ötürü, doğru sandığımız veya yanlış olduğunu bildiğimiz halde işimize öyle geldiği için yapılan kıyaslar sonucu sanki başka seçeneğimiz yokmuş gibi dayatılan seçmenlik türü.
bir takım laf oyunlarıyla halkı istedikleri gibi yönlendiren ‘sofist’lerin bolluğunun bu yöndeki başarısı yadsınamaz. haklarını vermek lazım.
devamını gör...
şehide 'kelle', teröristbaşına 'sayın' diyen, oğlunu yollayamadığı askerlikten 'yan gelip yatma yere değildir' diye bahseden, başı kapalı diye türkiye'de okuyamadığını söylediği kızının yanı sıra, oğlunu da abd'de okutan, halkına 'ananı da al git' diye hitap eden, 2002 seçimleri öncesi kaldırılacağını söylediği milletvekili dokunulmazlıkları ve yüzde 10'luk seçim barajını kaldıramayan, 12 eylül referandumuyla yapısını değiştirdiği hsyk'yı, ucu kendisine dokununca komple değersizleştirmeye çalışan, gezi parkı protestolarında da gördüğümüz gibi, en doğal anayasal haklarından birini kullanan gençlerin üzerine kimyasal gaz sıktıran ve belki de bizi ilerde kanser edecek olan, dahası bu gençlerin ölümüne bizzat sebep olan, katil polislerden 'destan yazdılar' diye bahseden, o polisler daha sonra kendisinin ve çevresindekilerin yolsuzluklarını ortaya çıkardığında ise, soruşturmaların yürütülmesini engellemek için elinden geleni yapan, kendisine ayakkabı kutusu gösteren bir kadının bile gözaltına alınabildiği bir korku imparatorluğu yaratan, bizim ortaokuldaki vatandaşlık dersinde öğrendiğimiz 'güçler ayrılığı' ilkesinden bile haberdar olmayan, kendisini padişah ve halife ilan etme meraklısı, ülkenin kurucusu mustafa kemal atatürk'ün ''yurtta sulh, cihanda sulh'' sözünün aksine, ülkeyi tüm komşularıyla düşman hale getiren, komşu ülkelerin terörist örgütlerine silah yardımı yapan, ülkenin kurucularından 'iki ayyaş' diye bahseden birine oy veren, bundan utanmayan, dahası gurur duyan seçmendir.

devamını gör...
türk siyasetinin en gebe yanlarından birisi alternatiflerin yok denecek kadar az olması ve yeterli olmadığı gibi yanlış tanımlanan muhalefet anlayışıdır.ak partinin gücü rakiplerinin güçsüzlüğünden gelir.son 10-13 yıla baktığımız zaman yapmış olduğu atılımlar , çalışmalar bir hükümetin yapması gereken çalışmalar olup önceki hükümetlerin yapmadıklarıdır.dolayısıyla ak partinin bu akılcı icraatları ve izlediği politika bireyin kendisini önemsemesini sağladığı gibi önemsendiğini de hissettirdi. zannetti ki ak parti bambaşka bir hükümet .hayır değil ak parti seni çok iyi tanıyor bu yüzden her dönem başarılı oluyor.ezildiğin ve haksızlığa uğradığın konuları çok iyi analiz ederek adımlarını zamana yayıyor.aslında sen akp seçmeni değil türkiye gerçeğisin.dolayısıyla sağlam bir ideolojisi olmayan bir partinin başarısı, ideolojiye dayalı değil bireyin kendisini hesaba katarak insan merkezli siyaset yapmasından gelir.

akıllı siyaset elbetteki iyi bir lider ve onu besleyen kaliteli kurmayları gerektirir.bir genel başkanın kendi partisinden olmayan seçmene '' dik dur eğilme ülkücüler seninle '' , '' dik dur eğilme bbp seninle '' ve '' dik dur eğilme milli görüş seninle'' pankartlarını açtırtmış ise o ülke de o genel başkanın ,başkanlık yaptığı partinin seçmeninden değil bir türkiye gerçeğinden söz etmek daha isabetli olur.


devamını gör...
(#1051240 ) açıklamasına örnek bir entry

bkz: ( #1051258 ) hisleri uyandırarak, gerçekleri saptırmaktır bu. ayrıca birbirine benzemeyen olgular üzerinden yapılan kıyasla hakikati saptırmadır bu.

" dik dur eğilme ülkücüler seninle" "dik dur eğilme milli görüş? seninle pankartı açtıran bir liderin, seçmenleri mi? resmi bir açıklama yok bu mevzu ile ilgili. hele ki bugünlerde patenti alınmış bir görüş hakkında bildiriyi de sadece patent sahibi kurum yapabilir. bakıyoruz, yok böyle bir açıklama.


ya en azından:gelen bir haberin,yapılan bir konuşmanın,verilen-alınan bir görevin,yapılan bir planın hangi önermeleri içerdiğini ,zamanında teşhis edin.,o önermelerin hangi öncüllere dayandığına dair disiplinli-seviyeli bir iletişim oluşturun. doğruluk değerleri üzerinden eylemler ve sözler sarfedin.
kesin bilgiyi zihinsel anlamda, pratiğe dökün ya. el insaf.

bu gün, tevhidsözünün içerdiği önermenin bile ne tür ispatlar taşıdığını fark etmeyen müslümanlarla beraberiz. ki hele bugünlerde ki mevzular hak getire. “hak”olanı diriltmeye sadece bir yönden katkıda bulunabiliriz: safsata ile doğru arasındaki ayırma,yani aklımızın katkılarıyla.

devamını gör...
içinde alternatifsizliğin ve karşı görüşe oy vermek istememenin kurbanı olanların da bulunduğu seçmen kitlesi. "kurban" kelimesi ille de olumsuz manada algılanacak diye bir şey yok burada; pek âla "çaresizlik" olarak da düşünülebilir. bir de şöyle bir şey var tabii, akp'ye oy veren herkesi "tayyipçi" bellememek lazım.

not akp li değilim. başka herhangi bir partili de değilim, şimdilik.

devamını gör...
-ak partiye oy verirsen öldürürüz!
+tamam vermem.
-chp'ye oy vereceksin.
+tamam öldürün.

(adam haklı)
----

-neden mhp'ye oy vermiyorsun?
+devlet bahçeli gidene kadar oy vermem.

(adam haklı)


----

-tamam o zaman saadete ver oyunu.
+erbakan'ın yeri hiç dolmadı. saadet partisi içinde ülke yönetecek adam yok.

(adam haklı)

----

-neden ak partiye oy veriyorsun?
+ islam, ümmet ...

(tamam abi senin gerisini söylemene gerek yok sen de haklısın)
devamını gör...
partileri ile uyum içinde olan seçmendir. türkiye sağ seçmen profilinin tüm özeliklerini taşımalarının yanında, artıları da var.

örneğin, partileri ne kadar çirkefleşiyorsa, bu seçmen de o denli çirkefleşiyor.

partileri ne denli dinselleşmeyi işaret ediyorsa, o yönde bir dinselleşme eğilimi gösteriyorlar.

liderleri mezhepçilik yapıyor, ertesi gün bunlarda başlıyor.

partilerine son derece sadıklar. hırsızlığı, insan öldürmeyi, suriye'de yapılan siyasi ahlaksızlıkarının hepsini "başbakanımıza komplo" kuruyorlar ile aştılar, güya.

ne menderes'in, ne demirel'in, ne özal'ın böyle bir kitlesi yoktu. bunun şu anlık iyi yanları gözüksede, bu kadar motivasyon bir yerde patlama noktasına gelebilir ve o zaman o oklar, kime ve ne tarafa döner bilinmez. padişahlara tecavüz eden bir " ecdadımız" var, uyandırıyım.
devamını gör...
tabanında değil ama yine tabanını oluşturan orta sınıflarında ciddi bir aşağılık kompleksi vardır bu seçmenin.

aslında alt sınıflarında da bir kompleks mevcut ama bunu daha çok sınıfsal kaygılara bağlamak meyillindeyim. orta sınıflarında, şu anlayış mevcut, "aşağıladılar bizi, küçümsediler, saygı duymadılar" böyle gerzekçe bir algı ile sürekli birbirilerini gaza getirip motive ediyorlar. oysa aynı adamlar ve kadınlar alt sınıflardan insanlarla konuşurken, son derece burnu büyük oluyorlar ve küçümseyici davranışlar, o karşı oldukları "elitistlerden" hiçbir farkı yok. hele üst sınıflarından bahsetmiyorum bile zira dünyanın en aşağılık burjuva sınıfı kim deseler, akp'nin üst sınıflarını gösteririm. ihale almak için, "türban" takan kişi, bakara der, makara da.

orta sınıflarında bir de şöyle bir şey var, "yeni osmanllı" nihat doğan'ın terimi ile new ottomon. bu algıyı yine son derece kör bir tarihsel bilgi ile körüklüyorlar, işte "her şey yolunda gidiyordu da, cumhuriyet kuruldu, kötü olundu" mısır'ı cumhuriyet kaybetti, suriye'yi, filistin'i, lübnan'ı ve hatta körfez hattını. dediğim gibi, her şey yolundaydı da cumhuriyet bozdu işte, şaka gibi.

bu algı kendini, "bizi aşağıladılar ile" motive ederken, new ottoman ile kompleksli saldırganlıkları vuku buluyor.

edit, "bu ülkede özgürlük yok" "eee küfür ediyorsun ya, al sana özgürlük" diyenlerin, oluşturduğu seçmen kitlesidir ayrıca.
devamını gör...
kesinlikle ve kesinlikle tornadan çıkmış gibilerin oluşturmadığı seçmen kitlesidir. yaşantılarıyla, inançlarıyla, ekonomik skalalarıyla, o kadar farklı seçmenlerdir ki ''alternatifi yok aga napayım'' diyenlerin bolca bulunduğu seçmen kitlesidir. diğer parti seçmenleri, bu çeşitliliğin yanına bile yaklaşamaz.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar