aksiyom

ispatlanmasına ihtiyaç duyulmayacak derecede sağŸlam önkabuller olduğŸu varsayılan, ancak temelde bir adım daha geri gitmek mümkün olmadığŸı için mecburi başŸlangıç noktası olarak benimsenen kabullerdir. aksiyom ispatlayamadığŸınız, ama yine de doğŸru kabul ettiğŸinizdir ve bu vasfıyla düşŸünceye girişŸ noktanızdır. size sağŸlam görünür, doğŸruluğŸu aşŸikar görünür, ama bunu dayandıracak objektif bir nokta bulamazsınız. o zaman bu kabulün geçerliliğŸi neye dayanır? sezgisel-vicdani bir kavrayışŸ, yani aklı aşŸan bir adım veya toplumsal şŸartlanma, taklit; bu kabullerin benimsenmesindeki esastır. bu yüzen insan zihni açısından tek evrensel standart sayılabilecek olan formel mantık nezdinde bağŸlayıcılıkları yoktur. başŸka bir deyişŸle, bütün insan bilgisi mantık nezdinde keyfidir, sübjektiftir ve kesinliğŸini inançtan alır.

kendi dogmalarının, inançlarının farkında bile olmadan, başŸkalarını itham edenlere gülmeli mi, ağŸlamalı mı?
devamını gör...
teorik anlamda olan kabullerdir. mesela doğal anlamda kendi kendini ispatlayan şeyler vardır; ağaçın bir bitki olduğu; insanın bir memeli olduğu gibi.

fakat aksiyom bugün ad argumentum populum'dan hareket etmez, yani genel kanı onu önkabulleştirmez, bilimsel teoride kesin ispatı olan şeylerde buna bağlıdır. düşünce anlamında aksiyom subjenin kendisine bağlıdır ve kullanılan geçerli yöntemde tutulduğu gerçeklik testinden başarısına.
devamını gör...
değişebilme ya da gözardı edilebilme özellikleri olan epistemolojik kavramlar. mesela geometri deki bir çok teorem belli aksiyomlara dayanıyormuş. bu aksiyomlar gözardı edildiğinde çok farklı sonuçlara ulaşılabiliyormuş. mesela iki nokta arasındaki en kısa yolun bir düz çizgi olduğu aksiyomunu kaldırdığınız zaman öklid gemoetrisi çöküyor lakin yerine paraboller gelebiliyormuş. *
devamını gör...
bir varsayım, bir postüla, evrensel kabul gören bir ilke ya da apaçık bir hakikattir.

sosyolojik kuramların çoğu, bir ya da birkaç ispatlanmamış aksiyoma, örneğin insanın tüm eylemlerinin akılcı olduğu ya da -marksizmde rastlanacağı üzere sınıf mücadelesinin tarihin motoru olduğu aksiyomuna dayanır. bazı sosyologlar bu tür aksiyomatik inançları "alan varsayımları" veya "üst-kuramsal inançlar" diye adlandırmayı tercih ederler.

örneğin amerikalı sosyolog george ritzer, metatheorizing in sociology (1991) adlı çalışmasında, kuramların sorgulanması ve analizi diye tanımladığı bu üst-kuramlaştırmanın bir açıklamasını ve savunusunu yapmaktadır. bu kitapta toplum kuramlarının kendileri bir inceleme, sınıflandırma ve karşılaştırma nesnesi 15 aldatıcı korelasyon olarak alınır. sosyolojik paradigmaların yükselişi ve yıkılışını izlemek amacıyla üst-kuramsal bir yaklaşıma başvuran sosyoloji tarihi de bunlar arasında sayılabilir.

*
devamını gör...
benim fikrime göre tüm varlığın aksiyomu diğer bir değişle (belit ama aksiyon daha güzel neyse aristotelesin fail nedeni ( yani islam filozoflarında da olan herşey tümden gelim ile ya da tümevarımla çözemeyiz ) ama tümdengelim ne olarak bir dizi oluşturduğumuzda aslında neden-sonuç ilişkisinin en başına koyduğumuz şey olan tanrı. en büyük aksiyon tanrı olmalıdır.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.