ala dergi

d&r ve seçkin(!) kitapçılarda satış başlayan ve çok satanlarda ilk onu kapmış moda dergisi. moda zirvelerine katılıyorlar ve tesettürlü giyimdeki sektörün eksikliklerini tartışıp, muhafazakar bağyanlara daha iyi bir hizmet vermeyi planıyorlar imiş. her şey tesettürlü (!) bayanlar için imiş.
devamını gör...
bu dergiye ve ayşe merve dağlı ya demediğini bırakmayanların evlendiklerinde eşlerine yada kızlarına "ama yakışıyor kerataya" tutumlarını izlemek oldukça eğlenceli olacak.
devamını gör...
şimdi eleştiren insanların tam olarak zorlarına giden şey nedir anlayamadım ben. *

şimdi bu kadınlar dergilerde bahsedildiği gibi modayı takip ediyor, pahalı ürünler kullanıyor, * giysiler giyiyor. muhafazakar kesimin elit kesimi gittikçe çemberini ve yaşam standartlarını artırıyorken bunu bir dergi olarak hepten göz önüne sermiş olmaları mı sorun teşkil ediyor?

bunlara ses çıkarmazken şimdi dergi mi kötü?
devamını gör...
--- alıntı ---
bunlara ses çıkarmazken şimdi dergi mi kötü?
--- alıntı ---
*

fakat bu bir meşruiyet kazandırma uğraşı bence.

devamını gör...
--- alıntı ---
aynı şirkette çalıştığım ve bana dekoltenin ne demek olduğunu! tekrar öğretmiş olan aşırı azmış bayanlar; bu benimle aynı fikri savunan muhafazakar! bakımlı! moda takipçisi! bayanlardan çok daha samimi gelmekteler artık gözüme.
--- alıntı ---


dekolte ile azmışlık, örtünme ile namusluluk kavramlarını birbirine karıştırmamızdan ötürü mü ileri geliyor sorunlar?

dekolteli insanlar her an cinselliği düşünen bir haleti ruhiyedeler midir?
ya da örtülü bir hanım her an inandığı rabbi ile mi birliktedir?

olayı içinde bulunduğu çevre ile açıklıyorum ben. bu kadınlara kızmaya kimsenin hakkı yok. olmamalı. bunlar bir anda ortaya çıkmadılar. iki tarafta ele aldığımız hanımlar da bir ailenin evladı ve o ailenin kültürel kodlarıyla yoğruldular.
kızacaksak burada çevreye kızacağız (bkz: bizim kız iyi de çevresi çok kötü)

kişinin kendine bakmadan başkasına kızması en kolayıdır.
burada bu kadınlara kızanların başları örtülü ise en azından allı güllü birkaç eşarbı, erkekse de allı güllü eşarplara sahip biri ailesinde muhakkak vardır. *

samimiyetlik derecesi ise... bu konu hakkında konuşmayı pek sevmiyorum. hak var nihayetinde.

eleştireceğimiz nokta bu dergiyi çıkaranlar, kapak olanlar değil, müslüman olmak şuurunu kazandıramamış ailedir, çevredir.

mevzu çok kapsamlı, birini yazarken söylemek istediğim diğer şeyi unutuyorum, ama şunu da ekleyeyim ki yukarıda bahsettiğim, allı güllü giyinen insanlara da kızmıyorum. kimse siyahlara bürünüp gezmiyor nihayetinde, zaman "gösterişin/ öne çıkmanın/ fark edilmenin" zamanı.. ve kadınlar iyileşen sosyo ekonomik durumların getirileriyle sistemin çarkları arasında müslüman kimliğinden ödün veriyor. bunun sorumlusu, eskiden olmaz denilen her şeyin gittikçe meşrulaştığı zamanlarda bunların sorumlusu kim bilmiyorum.

konu hakkında kafam da karışık işin açığı. bir teze tutunurken onun anti tezi onun da anti tezi filan derken karman çorman oluyor her şey.

bir şey bilmiyorsam da bildiğim şey, şu an bu dergilere ve orada yer alan kadınlara kızarak kuklacıyı değil kuklayı vurduğumuzdur.
devamını gör...
anti-ala isimli facebook grubu kurulmuştur. oradan bir alıntı:

--- alıntı ---

resulullah (sav)'ın yanında dünyayı zikretmişlerdi. buyurdular ki:
"duymuyor musunuz, işitmiyor musunuz? mütevazi giyinmek imandandır, mütevazi giyinmek imandandır!"

ebu davud, tereccül 1, (4161); ibnu mace, zühd 22,(4118)

--- alıntı ---
devamını gör...
facebook sayfalarında tesettür modasını yakından takib eden! hayranlarınca eklenmiş fotoğraflar ve kombinler yayınlayan dergi.
yalnız bir sorun var ki, kıyafetlerin geneli tesettürle alakası olmayan kısa kol ve dar kesim giysilerden oluşuyor..
devamını gör...
sitesine girip inceledim, anlayamadığım bir şey var. kıyafetleri sunan modeller gerçekten örtülü mü yoksa değiller mi ? gerçekten örtülü iseler ki sanırım öyle vay anasını diyorum.
devamını gör...
mide bulandırıcı modernite kusmuğudur. buram buram samimiyetsiz ve ateşin yolunda ilerleyen yeşil sermaye ürünüdür. asla bizden değildir, hangi kitlece kabul görürse böyle şebeklikler benim üyeliğim iptal edile.
devamını gör...
örtülü vogue'ymuş ve bununla da övünen dergiymiş.. ne diyelim süslü göstermek ne kadar caizse bu dergi de o kadar doğru.
devamını gör...
tesettür modası mı ala'yı takib ediyor, ala mı tesettür modasını bilmiyorum ama, sokakta gördüğüm her 5 tesettürlüden neredeyse 3'ü bu tarz giyinmeye başlamış durumda. hepsi fabrikasyon üretim gibi. aynı eteğin ve şalın farklı renkleriyle oluşmuş kombinler..
özgün olun azcık kızlar, kendi modanızı kendiniz üretin. ne o öyle aynadaki yansımalar gibi herkes aynı..
devamını gör...
islam'ı yozlaştırma, ılımlı(!) hale getirme çabalarını kuvvetlendiren dergi. ne yazık ki ticari amaç uğruna ve muhafazakarlık sıfatını lekeleyerek yapılması üzücü.
devamını gör...
bir an önce yok olmasını istiyorum. bir anda evrimleşelim ve şu tesettür meselesini en azından müslümanlar arasında halledelim istiyorum. erkekleri geçtim de en azından kadınlarımızın hepsi çok zeki olsun istiyorum. çok mu şey istiyorum?

süslenmek tesettüre aykırıdır. kur'an sorgulanacak bir kitap değildir. okursun, uygularsın.

ha sonra "şık olma derdi"ni bir kenara bırakıp modaya bir de afrikalı çocukların gözünden bakmak lazım. mankenler yediklerini kusmak için boğazlarını parmaklarken insanlar açlıktan ölüyor. şimdi ne "ala"ka demeyin. modanıza bir sanatınıza iki bu açıdan.
ha sokak çocukları için sanat yapıp soyunun tabi o sevap çok guzel.
"son olarak dayanamayıp "şık" anlayışınıza ne diyim ben ucubeler. kankusmuknefret. bitti."
devamını gör...
adı gibi bir dergi...

hangi kıstaslara göre eleştirilmektedir doğrusu merak ediyorum. zirâ okuduğum eleştirilerin tatmin edici bir yanı yok. tesettür deyince aklına "çarşaf" gelen insanlar için elbette ağır şekilde eleştirilecek bir dergi ya da "müslüman kadın" deyince; evine kapanan, salaş giyinen, bakımsız tipler aklına gelenler için de elbette kıskanılacak bir dergi. fakat şahsen hem ismini, hem kalitesini hem de misyonunu beğendim.

dergi dört dörtlük müdür ya da hiç hata yapmayacak mıdır? elbette böyle bir şeyi iddia edemeyiz. fakat her hatalı olanı ya da mükemmel olmayanı yaşamdan tecrit etseydik sanırım ilk baş sırayı bizzat kendimiz alırdık.

âlâ dergisinin insanları yanlışa yönlendirdiğini düşünmüyorum. helal dairedeki bir ihtiyaçtan doğmuş olan, güzel ve kaliteli bir dergi. eleştirenlerin derdi "yayımlanan resimler, tesettürün adabına uygun değil" iddiası ise bence yetersiz. zira "kime göre?" uygun değildir öncelikle bunun ortaya konulması gerek.

eğer "uygunluk" konusunda "kur'an-ı kerim" baz alınıyorsa, gördüğüm kadarıyla dergide yayınlananların kur'an'ı kerim'in ön gördüğü "tesettür" anlayışına aykırı bir tarafı yok.

şayet "uygunluk" konusunda "islam kültür mirası" baz alınıyorsa "hangi islam kültür mirası?" sorusu karşımıza çıkar. zira "iran islam modeli"ne göre türkiye de tesettüre riayet eden bir avuç kadın var. hele "afgan islam modeli"ne göre bir avuç da yok. zira "burka" giyen kadın görmedim türkiye'de.

konu elbette çok su götürür. o yüzden eleştiren herkesin fikrine saygı duyuyorum. şahsen ben, dergide emeği geçenleri tebrik ediyorum. Allah, doğru yoldan şaşırtmasın.
devamını gör...
dergiye söyleyecek tek sözüm kıyafetlerin üzerine dış kıyafet giydirmeyi unuttukları.
devamını gör...
muhafazakar kesimin kadınına hitap eden bir kadın dergisi,standart kadın dergilerinde olan moda,yeme-içme,gezilecek yerler,ilişkilerle ilgili kendi deyimleriyle muhafazakar yaklaşımlar sergilemeye çalışıyorlar..islam'ı benimsemiş kadın hiçbir noktada ne kültür açısından,ne bilgi açısından "modern" tabir edilen kadından geri konumda olmamalı bana göre,zira kadın annedir ve anne'nin bilgi-kültür-birikim seviyesi evladının bilgi-kültür-birikim seviyesine doğrudan etki eder,dolayısıyla sağlam temellere sahip bir islam toplumu için müslüman kadının bilgili-kültürlü olması şarttır..bu açıdan bakılırsa belki bu dergi makul bir dergi gibi görülebilir ama ama bir kere derginin misyonunda ağır bir "moda" kavramı var..ve ala dergi ne yazık ki bu yukarıda bahsettiğim müslüman kadının modern kadından geri olmaması kavramına asıl katkıyı müslüman kadının uzak durması gereken moda kavramı noktasında yapıyor..ha faydalı konular hakkında yazılar,faydalı konular hakkında yazarlar vardır belki ama bunlar sadece derginin içerisine serpiştiriliyor..

bana göre müslüman kadının bilgili olması noktasında en büyük katkıyı bizamanlar zaman gazetesinin verdiği ailem dergisi yapıyordu,ciddi anlamda faydalı ciddi anlamda gerekli konular yazılıp çiziliyordu ve hiçbir zaman moda bu gerekliliklerin arasında bulunmuyordu..

işte bu ala dergi cüz'i miktarda ailem dergisi gibi davranıyor ama daha fazlaca hey girl gibi elle gibi filan bir hali var..

en basitinden bu derginin kapağına bakarak derginin hedef noktası görülebilir..
devamını gör...
diğer moda ve yaşam dergilerini niçin eleştiriyorsak ala dergiyi de o sebeplerle eleştiriyoruz. bir de bunun üstüne islam boyutu eklenince eleştiri kaçınılmaz oluyor.
tüketim toplumunun, kapitalizmin, sömürünün zirve noktası olan "moda" denen karın ağrısını olmazsa olmaz yönünde empoze ettikleri için böyle dergilere karşı çıkıyoruz. sadece dergilerde değil bugün bloglarda ne giydiğini, nasıl giydiğini, hangi marka kıyafet aldığını, ayakkabısının topuk boyunu falan "takipçileri" ile paylaşan, şuh bakışlar atıp çakma top model havasında pozlar veren bir sürü *başörtülü kız var. bunlara sorsan başı açık kızları büyük günahkar olarak görürler, hatta kendi aklı karışık, çelişik kılıklarının açık kızları kapanmaya, islam'a teşvik edeceğini sanırlar* mesele kadını eve kapatma, çarşafa sokma meselesi değil. bu tarz dergileri eleştirenleri hemen "kadınları eve kapatmak istiyolla" diye yaftalamak kolaya kaçmak oluyor. önce seküler düşünmeyi bırakıp biraz, hiç değilse çok az islami perspektifle olaylara bakarsak bu derginin müslüman kadına bir hayrının olmadığını görürüz zaten. vogue dergisinin modellere başörtüsü geçirilmiş hali gibi duruyor. herhangi bir tesettür giyim mağazasına girdiğinizde bir eteğe 200 lira, bir gömleğe 150 lira, bir pardesüye 350 lira, bir eşerba 100 lira falan gibi paralar ödemeniz gerekiyor. en pahalı mağazalar artık bu tesettür giyim mağazaları oldu çünkü tesettür moda oldu, tarz sahibi elit şehirli modern başörtülü kızlarımız oldu, moda için para harcamakta sınırı olmayan müslüman kadınlar... çok güzel çoook... "yiyiniz içiniz israf etmeyiniz" de ancak facebook paylaşımı olarak dolaşır insanlar arasında.
devamını gör...
reklamını az önce stv den izlediğim derginin spotu şöyleydi:

muhabbetin âlâsı,

trendin âlâsı,

olayın âlâsı,

mekanın âlâsı.. *
devamını gör...
öncelikle başörtülü bir bayan olarak büyük ölçüde beni rahatsız eden bir dergidir. bunu söyleyerek başlayayım. gelelim diğer yönlerine bu derginin.
ikinci olarak erkeklerin kendi üzerlerine düşen tesettüre çok dikkat ediyormuşçasına üzerine ahkam kestiği dergi.
tamam ben müslüman bir bayan olarak hoşlanmadım konseptinden. ama erkeklerin bu kadar çene yapmalarından, kadının tesettür işine kadından çok karışmalarından ve kendi üzerlerine düşen görevleri hiç yerine getirmeden sürekli kadın üzerine konuşmalarından o kadar iğrendim ki.
ben 28 yaşındayım. başörtüsü üzerine konuşan, başını açıp okula ya da işe giden bayanlara hakaret eden ancak başörtüsü eylemlerinde "gelin siz de sınıfa girmeyin bizimle" dediğimizde ortadan kaybolan ve kendilerini aradığımızda sınıftan çıkışlarına rastladığımız o kadar çok "karakterli" müslüman erkek tanıdım ki. siyah da giysem başka renk de giysem,yani dikkat çeksem de çekmemek için elimden geleni yapsam da gözünü ayırma vazifesini hatırlayamayan o kadar çok erkek gördüm ki. rasulullah'ın yüzü peçesiz bir kadınla konuşurken ona bakan sahabenin yüzünü kaç defa çevirdiğini ve kadına yüzünü kapa demediğini bilmeyen o kadar çok erkek gördüm ki.
siz kimsiniz de konuşuyorsunuz Allah aşkına.
hanginiz markasız kot giyiyorsunuz ey müslüman beyefendiler. hanginiz giydiği pantolonun ne kadar dar olduğuna dikkat ediyor? kaçınız gömleklerinizi pazardan alıyorsunuz? siz eğer üzerine düşeni yapan, gözünü haramdan sakınan insanlarsanız konuşun bu dergi hakkında,hakkınızdır. ama yok değilseniz ve sadece eleştirmeyi biliyorsanız eksileyin de çapınızı görelim. ya da bırakın, biz bayanlar eleştiririz zaten gerektiği kadar.
"ey iman edenler! yapmayacağınız şeyi niye söylüyorsunuz?"

eklembik: o vakit yaşımı yanlış hesaplayıp 26 yazmışım da onu düzelttim.
devamını gör...
--- alıntı ---
sofu olmaktan soft olmaya geçişin bir adi da: ala dergisi
haziran ayında piyasaya çıkan ‘’güzel yaşam tarzı’’ mottosuyla bir dergi çıktı. tesettürü moda ile buluşturmak gibi ulvi bir amaçla yola çıkan dergi güzel kıyafet bulamadığı için kendini yarım hisseden acılı dindar hanımların dertlerine deva, pişkinliklerine şifa niyeti ile mühim bir vazifeyi ifa ediyormuş. genetik savunma refleksleri ve geleneksel ürik asit yarıştırma kodları yine olmadık yerde devreye girip ‘’sizin varsa bizim de var’’ diyerek hassasiyetlerimizin üzerine zuhur etmiş… ‘’sizin trendiniz varsa bizim de var’’ ‘’sizin modanız varsa bizimde var’’ diyerek aşağılık kompleksimizi giderecekmişiz artık. sosyal medya tarafından tazyikli su gibi cümle iletişim hesaplarına fışkırtılan ve sürekli tartışılan bu derginin kapağına ister istemez bende bi göz attım. el hak, kapaktaki ‘’soft’’ hanımefendi rimelli gözleri, alelacele dolanmış şalı, dantelden eldivenleri ile vouge’in kapak güzellerinin hidayete ermiş, lakin hidayete ererken fazla eriyip eprimiş halini andırıyor.
tesettürün modası olur mu ya da ‘’örtülü pop şov’’ dinde yer bulabilir mi tartışmaları devam ede dururken işte ben en çok ala dergisinin bu ‘’imaj biçme’’ rolüne bürünerek yanlış üzerine yanlış yapacağından endişe ediyorum. başörtülü hanımlar böyle giyinir, bunları alır, kullanır ve atar, kıyafetlerini düzgün kombine etmekten başka bir şeye önem vermez düşüncesini genç hanımların zihinlerinde pekiştirecek olmasından tırsıyorum. dışı ala hanımlar ‘mualla’ olmaktan vazgeçmeye başladıkça ve örtünün içi boşaldıkça bu kazanç kapısı birileri için kaybedişe dönüşecektir muhakkak. zaten var olan yozlaşmaya katkıda bulunacak bu dergi, zararları minimal seviyeye indirmek istiyorsa güzel örtülü kız olmak kadar ‘’şahsiyet sahibi örtülü kız’’ nasıl olurun da cevaplarına kafa yorması gerekir. hatta posanın yanında özünü de sunmak adına bir ‘mualla’ eki bile verebilir. birde bakmışsınız ki zamanla ekler asıl, asıllar ek hükmüne geçivermiştir.
--- alıntı ---
devamını gör...
bir süre takip ettiğim dergi. özetlemek gerekirse alanında tek olmayı kullanıp aşırıya kaçmaları, içerik olarak çok başarısız olmaları, louis vuitton, dolce, gucci gibi astronomik rakamlara sahip markaları sanki tüm tesettür halkı kullanıyormuşçasına reklamlarını yapmaları, çok iyi bir şey miş gibi sunmaları, facebook sayfasında eleştiriye hiç açık olmamaları derginin sevilmeme nedenlerindendir.
genel olarak türbanlı sosyeteye hitab eder. fakat daha mazbut ve beyinsiz olan kızlar tarafından özenilmeyle sonuç vermiş yeni bir akımdır. sokağa çıkıldığında ala dergiyi takip edenleri parmakla gösterebilirsiniz. çünkü hepsi şal ve şallarının üzerine güneş gözlüğü takar, sezonun moda renklerini giyer, üzerlerinden marka ve kalite akar deyim yerindeyse. sonuç olarak bende tesettürlüyüm bende okudum ve beğenmedim ama sonuçta nekadar eleştirsekte her koyun kendi bacağından asılır. bu yüzden eleştirinin boyutlarını şahıslara zarar vermeyecek şekilde tutmak en iyisidir.
devamını gör...
başörtülülerin de estetiğe önem verdiklerini gösteren dergidir. dergide sergilenen kıyafetlerin dar olması, o kıyafetlerle dışarı ya da kadına mahrem olacak kişilerin yanında giyeceği anlamı nereden çıkarılıyor. bayanlar arasında bir davette ya da eşine karşı bir süslenme olamaz mı bu.

çıplaklığın diz boyu olduğu o kadar çok dergi varken ve bunlara ses çıkarılmıyorken neden estetiği ve tesettürü ele alan bir dergi bu kadar topa tutuluyor.

derginin eleştirilecek yönü yok mu? tabi ki var. müslüman sırf marka olsun diye servetini kıyafete harcamamalıdır. her şeyde olduğu gibi kıyafette de itidali elden bırakmamalıdır.
devamını gör...
tesettürlü olmak bize yakışmayanı giymek değildir, güzel giyinmek kadar kötü giyinmek de dikkat çekmekte diye düşünmekteyim.

yalnız bu dergi bunu biraz abartıp, sadece yarın ne giysem, nasıl süslensem, cicili bicili bi hal alsam mantığını körüklemekte. bu kadar moda meraklısı olmak, markaların peşinden koşmak, o indirim senin bu alışveriş merkezi benim gezmek tesettürlü birine yakışmayan davranışlardır.

amaç güzel ve bakımlı olmaksa, bunu sadece dikkat çekme yönünde kullanmak, bu dergiye karşı durmamda etkilidir.
devamını gör...
bu dergiyi çıkaranların tesettürü konu edinerek kendilerine sermaye haline getirmekten başka amaç taşımadıklarına inanıyorum ve şahsi fikrim çok saçma bir dergi.
kısaca durum şu: her şey piyasa olmuş.
devamını gör...
bir şeyler yapmak isteyen niyetlerini bilemediğimiz genç kızların çıkardığı dergi. belki de niyetleri başörtüsü ile oldukça güzel olunabileceğini ispatlamaktır.ha tesettürun ruhuna uygun mu bana göre değil tartışılır.ama bu kesinliklşe onları *sermaye * haline getirrmez.
kısaca durum analizi: gelen geçen vuruyo.
devamını gör...
erkeklerin muhabbetine konu olması son derece doğal olan dergidir ayrıca. zira biz erkekler kadınlar hakkında konuşmayı severiz.
zira biz erkekler siyaset ve din konusunda da konuşmayı çok severiz.
zira biz gevezeleği severiz.
devamını gör...
erkeklerin kadınlardan daha fazla konuştukları dergi...
zira.

kadınlar nefsleriyle bu pisliğe * ak demekten vazgeçemiyorlar pek...
kimisi eleştirilmemek için susuyor, konuşanında çemçük ağzının ortasına şapaşilleyi yapıştırası geliyor insanın!..


bir de,
kimse "allah'ın gücüne gitsin, hadi biraz kızdırayım Allah'ı" diye hata işlemez, günaha girmez... herkesin günahının "iyiniyetli" bi sebebi vardır... mesele yanlışa sebep bulmak değil yanlışı yanlış kabul edip dönmek...

yok tesettürle de güzel olunuyomuşta... bişeler.


kocasına güzel olsun yeter!
devamını gör...
ticari rant için islami terim ve bir kaç objeyi kullanan dergi. iyi giyinmek-güzel görünmek uğruna bilinçsiz kapalıların zaaflarını kullanarak para kazanmaktan başka bir amacı olmadığı ortada. şimdilerde bir de giyim üzerine satış sayfası açılarak bunu daha net gösteriyor. kimse kimseye kötü giyinmeli bir müslüman demezken sempatizanları, eleştirenlerini bir şekilde tersten vurmaya çalıştı hep. halka geniş cepheden hitap eden veya edecek yapımların, savunduğu ve yakın olduğu çevreye vereceği tahribatı başka hiçbir şey bu kadar rahat veremez elbette. umarım bazı gözler de bunları göz ardı etmekten vazgeçerler.
çalışanları olarak da içten içe çıtırdamaya başlamışken sonu geliyor da olabilir.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar