ali bülent orkan

samsun'luydu 25 yaşında olup, ailece ankara'nın etlik aşağı eğlence semtinde oturuyordu. incirli lisesi gece bölümü öğrencisiydi. 1980 öncesinde meydana gelen bazı olaylar sebebiyle yargılandığı 12 eylül mahkemelerinde idam cezasına çarptırıldı. mamak askeri cezaevi'ndeki ölüm hücresinden sabaha karşı alınarak götürüldüğü ankara merkez kapalı cezaevi'nin infaz bahçesinde asılarak şehit edildi. cenazesi ankara karşıyaka askeri mezarlığına defnedildi.
ruhu şad olsun.
devamını gör...
--- alıntı ---
mamak askeri cezaevi dehşet günlerini yaşıyordu... komonist örgütlerin kılını bile kıpırdatamadığı bu şiddet ortamında ülkücüler ferdi çıkışlarıyla destanlara konu olacak kutlu bir direniş ortamındaydılar... bunun en estetik örneğini ali bülent orkan göstermişti...

idam cezası alanlar a blok tecrit 2 ön de bulunan 34 ve 35 numaralı hücrelere kapatılırdı ve bir kaç gün sonra da infaz... işte 1 numaralı hücrede kaldığım bu günlerde tanıdım onu... bahçeye çıkarken onun 34 numaralı ölüm hücresinin önünden geçerdik ve gözlerimizle konuşurduk... aramızda müthiş bir dayanışma ve olağanüstü bir haberleşme örgüsü vardı...

şer örgütlerinin azılı tetikçileri idarenin baskısına boyun bükmüş yedek gardiyanlık yaparken, ali bülent orkan gibi kardeşlerimiz direnişin sembolü olmuştu... rütbesiz er'lere "komutanım" diye hitap etmek mecbur ve aksi durum, ağır cezayı müeyyidelere gerekçe idi... fakat benim kardeşim orkan;

-hey asker ağa bir baksana, diye kapıda ki yüzbaşı'ya seslenerek, mitolojik bir çıkış yapıyor ve günlük sakal tıraşının mecbur olduğu o işkence günlerinde bir haftalık sakalı ile, üç adım hücre voltası atarak, havalı havalı yürüyordu... o sanki idam mahkumu değilde, ilahi bir celsenin hakimiydi...

ali bülent orkan, 13 ağustos 1982 cuma günü sabaha karşı ankara ulucanlar cezaevi'nde asılarak şehit edildi... mübarek bedeni ankara karşıyaka asri mezarlığına defnedildi... ruhu şad makamı cennet ...

yusuf ziya arpacık
--- alıntı ---
devamını gör...
--- alıntı ---

seni sevdaya anlatsam kesin kıskanırdı seni
beni daha çok sev diye yumruklardı kalbimi
senden daha çok sevdiğim bir sevda mı?
böylesine nasıl boyun eğerim, değer mi?
cümlesinden geçerdim günün birinde de
senden geçilir miydi hiç ülkü çiçeği?
geçileydi adına kara sevda denir miydi?
sevda kararıyorsa şu feleğin bağrında
en koyusuydu seninki ey ülkü eri!
sonsuz sevdanı anlatan müebbet bir kara
böyle deli sevdaların yolu ölüme çıkardı ya
toprağa girdin diye kara deriz adına
rahat uyu gözün kalmasın arkada
kimse karalar çalamaz o duru pak sevdana
gönüller değdi iyi ki, düştük sevdana
dedikleri gibi kem olsa
sevdaların en karasında
yüzler, gönüller ağarır mıydı?
yüzümü, yüreğimi ağarttı bir deli sevda
şimdi gönlüme masmavi akıyor ummanca

açılan kapımsın benim tüm sevdalara
hala yaşamaktasın bozkurt cihanlarında
her birine sen damlarsın her şafakta
yüreklere düşen korsun hala yanmakta
ama ruhum üşüyor hain bir ayazda
kar yağmaz mı sanırlar ağustosta?
ağustoslar da en az eylüller kadar yara

söylesene aslolan deli gibi sevmek miydi?
yoksa severken delirmek mi?
sevdasından aklını yitirmeyen
zulme göğüs gerer miydi?
bu sevda deli bu sevda divaneydi
sevdalıyı da aklından etti lakin bitmedi
darağacında bir şeyda şahadete erdiâ
gerçekleşmeyecekse eğer ülkü dileği
aklını yitirmez miydi bir ülkü devi?

mavidir tüm sevdaların rengi
ya deniz mavisi ya da gökyüzü mavisi
çünkü uçsuz bucaksız bir mavilik erişir ancak
ölümüne sevdaları anlatabilme kudretine...
ölüme tebessümle varmanın sırrı onlarda saklı
onlar, sevdalılar mavi kefenli ebediyet yolcuları


13.08.2008
hanife
--- alıntı ---
devamını gör...
gelse de dillere konuşsa zindan.
nasıl bir yiğitti ali bülent orkan...


ruhu şad, mekanı cennet olsun.

bugün sene devriyesi falan değil. insanın durduk yere aklından bir söz, duyup hafızaya attığı bazı şeyler birden çıkıverir ya işte öyle oldu. dua istedi belki de.


edit görünümlü büdüt: hangi gomünist hain eksiledi lan?!
devamını gör...
piyangotepe katliamı'nın eylemcilerinden biri ve yalnız idam edileni. yaptığı şey nedeniyle ona üzülmek zor açıkçası. arka perdede ne olursa olsun birilerinin gazına gelip 7 kişinin öldürülmesinde aktif rol oynadı. bu gözü dönmüşlük affedilemez ama her olayda en az iki taraf olduğu gerçeği de var. o çocuk idam edildi çünkü yukardan tanıdığı yoktu ve birilerinin olayı üstlenmesi, halkın susturulması gerekiyordu. birileri o çocuğun bir hayatı ve hayatının bir değeri olduğu gerçeğini yok sayarak onu kendi kana susamışlıkları için maşa olarak kullandı. tam da bu yüzden siyaset bu kadar iğrenç bir şey. arada kaynayanlara kimse değer vermiyor ve gözleri kapalı uçurumdan itiyorlar.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar