ali haydar yuluğ

cumhuriyet döneminde de istanbul'un ilk belediye başkanı ve valiliğini yapmıştır. hatta bir dönem ankara belediye başkanlığı da yapmıştır. bugün belediyeler düzeyinde siyaset yapan her babayiğidin rüyası.

istanbul'da en temel sorunlarından biri olan kasaplara el atmış. eski istanbulda her kasap aynı zamanda bir kesimhane imiş. canlı getirilen hayvan kasapta kesilir, kasapların önünde yakınında küçük ağıllar kurulur. hayvan pisliği, kesilen hayvanın sakatatı derken ortalık sinekten, kokudan durulmaz olurmuş. istanbul'un sokak köpekleri ise evveliyatı çok daha eskilere dayanan bir sorun. bu kasap hadisesi de bu sorunu destekler nitelikte. bu duruma karşılık ali haydar bey, ilk defa semt mezbahalarının kurulmasına öncülük etmiş, daha sonra bu adımın bir gereksinimi olarak buzhaneler türemiş... o dönem için çok büyük bir yenilik olan bu sistem, çok sonraları devlet müteşebbisliği ile halkın üretime katılmasını teşvik eden önemli devlet kurumlarından biri olan et ve balık kurumlarına evrilecekti...

tulumbacılık sistemini de modern bir itfaye teşkilatına dönüştüren yine ali haydar beydir.

belediyelerin halk ekmek uygulaması işine girmeleri de ilk defa ali haydar bey ile olmuş. eski unkapanında bulunan atıl bir değirmeni kiralayarak belediye adına bir ekmek fırınları açtırmıştır.

tabi bu durumda ucuz et, ucuz ekmek halk tarafından büyük bir minnettarlıkla karşılanırken istanbul'un kasap, fırıncı esnafı başta olmak üzere esnaf loncalarıyla arası açılmıştı.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar