ali küçük

iyi bir müslümandır...

Allah razı olsun...

konya da ve konya dışında çeşitli ilim halkaları oluşmasına vesile olmuştur...

kendisini Allah için severiz...
devamını gör...
bugün öğle saatlerinde ankara'da bir vakıfta yasin suresi üzerine konuşan müslüman. kendisini ilk defa yakından dinleme fırsatı buldum maşallah pek güzel bir anlatıyor. ilim ehli olduğu besbelli.
devamını gör...
ali küçük. (ö. 562/1167)

begteginliler de denilen erbil atabegliği’nin kurucusu.

begtegin b. muhammed adlı bir türkmen beyinin oğlu olup musul atabegi imâdeddin zengî’nin kumandanlarındandır. zengî, erbil’i ele geçirince burayı ali küçük’e iktâ* etti (1132). uzun yıllar ebü’l-heycâ adlı bir arap ailesinin idaresi altında bulunan erbil, ali küçük zamanında türkmenler’in iskân edildiği bir merkez haline geldi. ali küçük, atabeg zengî’nin bizans ve haçlılar ile olan mücadelesi sırasında halep müdafaasına katıldı ve onun dımaşk atabegliği’ne karşı yaptığı seferlerde de görev aldı. atabeg zengî, 24 aralık 1144’te urfa’yı haçlı kontu ıı. joscelin’den alınca buranın valiliğine ali küçük’ü getirdi ve emrine bir garnizon ile yedi kumandan verdi; ayrıca ondan urfa’nın imar edilmesini de istedi. ali küçük urfa’nın fethinden sonra ıı. joscelin’in hâkimiyeti altındaki bire’nin (birecik) kuşatılması sırasında musul’da çıkan isyanın bastırılması ve suçluların cezalandırılması ile görevlendirilince süratle musul’a geldi ve asayişi sağladı. bu başarısı üzerine musul valiliğine tayin edildi. atabeg zengî 1140 yılında emîr kıpçak’ın elinden aldığı şehrizor’u da ali küçük’e iktâ etti. zengi, ca‘ber kalesi’ni kuşatırken ali küçük kumandasında bir birliği fenek üzerine gönderdi. ancak ca‘ber kuşatması sırasında zengî’nin öldürülmesi üzerine (1146), ali küçük fenek harekâtını yarıda bırakarak musul’a döndü. atabeg zengî’nin ölümünden sonra ülkesi oğulları arasında taksim edildi. zengî’nin büyük oğlu seyfeddin gazi musul’a gelerek buraya hâkim olunca ali küçük de onun hizmetine girdi.

seyfeddin gazi’nin musul’daki hâkimiyeti dört yıl sürdü. 1149 yılında onun ölümü üzerine yerine geçen kardeşi kutbüddin mevdûd zamanında ali küçük’ün nüfuzu daha da arttı. musul atabegliği’ne bağlanan sincar da ona iktâ edildi. büyük selçuklu imparatorluğu’nun yıkılışından sonra ırak selçuklu hânedanı mensupları arasında başlayan saltanat mücadelesinde ali küçük, sultan muhammed’i süleyman şah’a karşı destekledi, hatta bozgun halinde geri çekilmekte olan süleyman şah’ı kendi toprakları içinde yakalatarak musul’da hapsettirdi. sultan muhammed’in 1157 yılında başarısızlıkla sonuçlanan bağdat muhasarasına da katılan ali küçük, onun kasım 1159’da ölümü üzerine süleyman şah’ı serbest bıraktı. daha sonra suriye hâkimi nûreddin mahmûd b. zengî’nin harran seferi’ne musul ordusu kumandanı olarak katıldı. 20 haziran 1159’da harran’ı alan nûreddin, hizmetinden dolayı burayı ona iktâ etti. ali küçük nûreddin mahmûd’un haçlılar’a karşı yaptığı hârim ve suriye seferlerine de katıldı. artık çok yaşlanmış ve gözleri görmez olmuştu. bu yüzden 1167 yılında musul’daki görevinden ayrıldı ve beyliğin merkezi olan erbil’e giderek istirahate çekildi. erbil’den başka sahip olduğu diğer iktâ bölgelerini musul atabegi mevdûd’a bıraktıktan sonra 1167 yılı eylülünde 100 yaşını aşmış olarak erbil’de vefat etti. musul’da câmiu’l-atîk yanında yaptırmış olduğu türbeye defnedildi. kendisinden sonra yerine oğlu kökböri geçti.

bibliyografya:

ibnü’l-kalânisî, zeylü târîhi dımaşk, (nşr. h. f. amedroz), beyrut 1908, s. 280-281, 355-358; ibnü’l-ezrak el-fârikı, târîhu meyyâfârikīn ve âmid, british museum, nr. oriental 5803, vr. 172b, 173b-174b, 179b; ibnü’l-esîr, el-kâmil, xı, 75-76, 98-99, 205-207, 254-255; a.mlf., et-târîhu’l-bâhir fi’d-devleti’l-atâbekiyye bi’l-mûsul (nşr. abdülkadir ahmed tılîmât), kahire 1963, s. 66-70, 93-97, 109, 114-115, 135; ibnü’l-adîm, zübdetü’l-haleb (nşr. sâmi ed-dehhân), dımaşk 1951-68, ıı, 264-265, 281, 308-311; n. elisseeff, nur ad-din un grand prince musulman de syrie au temps des croisades (511-568/1118-1174), damascus 1967, ıı, 380-382, 383, 391, 393, 399, 440, 533, 618-619, 931-932; coşkun alptekin, the reign of zangi, erzurum 1978, s. 65, 72, 83, 87, 91; “begtiginliler”, ia, ıı, 449-450; cl. cahen, “begteginids”, eı² (ing.), ı, 1160-1161.

coşkun alptekin *
devamını gör...
şahidiz, hakkı söylemekten hiç geri durmadı. nebevi metodu anlattı, hevasından yorum yapmadı. bel'amlaşanlardan olmadı. şahidiz, Allah rahmetiyle muamele etsin.
devamını gör...
inne lillahi ve inne ileyhi raciun. kalp hüzünlenir, göz yaşarır ve biz yine de rabbimizin razı olacağı sözler söyleriz...

fussilet suresi 33.ayette rabbimiz şöyle buyurur:

insanları Allah'a çağıran, salih amelde bulunan ve “gerçekten de ben müslümanlardanım” diyenden daha güzel sözlü kimdir?

ali küçük hoca dersleriyle, ilmiyle ve kişiliği ile birçok insanın kalbini islam’a ısındırmış, kalplerin Allah’a ve rasulüne yaklaşmasına vesile olmuştur.

hayatını fisebilillah davette harcamış bir ilim eridir. dileriz rabbimiz cennetiyle rızıklandırır.
devamını gör...
rahmetullahualeyh.

kuran ve sünnet üzerine yaşadı, kuran be sünnet üzerine öldü. cenazesinde bulundum insan cenazesine bakarken bile gıpta ile bakıyor zira ne bidat vardı ne hurafe. Allah cennetiyle mükafatlandırsın.
devamını gör...
Allah’a teslimiyeti, o’nu bir dost ve yardımcı olarak görmeyi öylesine güzel anlatmış ki, insan ali küçük hoca gibi ilim sahibi kimselerin özlemini duyuyor.
Allah ondan razı olsun...

devamını gör...
ilmine dil uzatacak alim yok şuanda. ayaklı kütüphane sıfatını ilmiyle mi edindi yoksa hem ilmi hem de kitaba ve mukaddesata gösterdiği hörmetle mi bilinmez. haftalık mektubatı rabbani hatmi yapan ender şahsiyetlerdendir.
dünyanın aldatmacadan ibaret olduğunu yıllardır sözlükte yazarmış gibi yaptığı enteresan tespitlerle ortaya koyardı.
keşke daha fazla vakit geçirmek nasip olsaydı kendisi ile. şemsiyesini bozmuştum, hakkını helal etsin. cami çıkışında ayakkabısı kaybolunca bir hafta benimkini giymişti unutamam asla.
devamını gör...
merhum hocaefendi.

Allah rahmet eylesin.

birileri gibi dini eğip büküp ekran önünde yahut medya önünde putlaşmak yerine doğru bildiklerini sonuna kadar haykırmayı tercih etti.mükafatını kat be kat alır inşallah hoca.
devamını gör...
kendisi hayattayken hiç yüzyüze gelemedim, nasip olmadı. öğrenciyken bulunduğum şehirde konuk etmek istemiştik kendisini ama vakitler uymadı bir türlü. uzaktan da olsa tanıdığımda, hayatımın düzene girmesinde etkili bir insan oldu. gönlümde yeri hep ayrıdır. ben duyduğum ve uzaktan gördüğüm ķadarıyla duruşuna ve samimiyetine şahidim. Allah ondan razı olsun, merhametiyle muamele etsin.*
devamını gör...
ne zaman bunalsam, sıkılsam açar bir sohbetini dinlerim. onu görmek nasip olmadı ama sözlerinin tesiri o kadar başka ki yaşamında kur’an ve sünnet temeli olduğu her harfinden anlaşılıyor.

rabbimiz onu firdevsi ile rızıklandırsın. bazıları gerçekten de bu dünyanın insanı değil...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar