ali nesin

bilgi üniversitesinde ögretim görevlisi olarak bulunmustur.
basörtülü bir asistan edinerek dis görüntüye degil de insanin kafasinin basip basmamasina önem verdigini gösteren lakin dersinden gecilmesi zor kit not sahibi hocalardandir.
devamını gör...
basortusu serbest birakilsin diye hocalar arasinda dilekce yazildigi zamanlar altina imza atan demokrat kisilikli akademisyen. karsisindaki insana empatiyle yaklasabilme becerisini elde etmis bir insan.
devamını gör...
bilgi matematik bölüm başkanı olan prof. md dergisinin yayıncısı, yazarı, halkla ilişkilercisi, çöpçüsü aşçısı. ve bundan hiç de para kazanmıyor! kendine ait sadece ama sadece 1 tane evi var, ki villa değil ev.

başörtüsünün üniversitelere girişini savununca yüzüne tükürmüş terbiyesizler. ve bunu savunduğunu açıklayana kadar babasından dolayı sol cenahtan yardım ve reklam kopartabiliyorken, şimdi ne sağdan ne soldan yardım alamıyor. ve yardım alamayınca da çırpınıp duruyor adam. sırf matematiği sevdirmek için. hayrına yapıyor.

ayrıca matematik köyü gibi muhteşem bir düşünce içerisindedir kendisi. * ne para, ne pul, ne din, ne aşk, ne dünya, ne ahiret sadece matematiğe takmış kafayı. keşke ihlsözlüke yazar olsa.
devamını gör...
başörtüsü konusu gündeme gelene kadar sağ kesimce dışlanıp babasından sebep sol kesimin alkışını toplarken, bu konu gündeme geldiğinden beri kendisi hakkında görüşlerin dengeleri tersine dönmüştür. yahu bre insanlar bu adam türkiyenin en genç prof u olmuş, matematik adına bilim adına birbirinden güzel çalışmaları bulunan değerli bir insan ocu mudur bucu mudur diye sorulacağına sadece destek verip, bırakın desteği köstek olmaktan vazgeçseniz bişeymi olur?? yahu 20 vakit namaz kılsa bizene şirk etse bizene.. şu zihniyeti bir kıramadık arkadaş..
devamını gör...
türkiye'nin heryerinden katılan öğrenciler ve türkiye ile beraber başka ülkelerden de gelen hocalarla yazları matematik kampı yapmak için şirince'de "matematik köyü" isimli bir oluşuma imza atmış cebir hocası.
devamını gör...
turkiye icin degersiz, bilim dunyasi icin cok onemli oldugunu dusundugum bir bilim adami/insan.

matematik ve korku, adli kitabini lise caglarinda okumus olmayi isterdim. bir de beni matematikten sogutan, hatta igrendiren ortaokul matematik hocamla tanistirmak isterdim.

kitaplarini herkese tavsiye ederim. merak etmeyin icinde fazla formul yok. en azindan benim okuduklarimda yoktu. evinin yolunu bulabilecek kadar akli olan her anadolu evladinin, ali nesin'in kitaplarini anlayabilecegini saniyorum.

devamını gör...
bugün tv deki nuriye akmanla olan programını izledim.

ve ilk izlenimim adamın baya kumaşının kaliteli olduğu yönünde.
buna dayanak olarakta türkiyede yaptıklarıyla değil kimliğiyle tanınması gösterilebilir herhalde
bu sene sadece kitap yazacakmış, kolaylıklar dilerim.
devamını gör...
müthiş insan.

bir konferansa katılmak için almanya'ya davet edilmişti geçenlerde ve vize almak için alman konsolosluğuna girmiş ancak insanlık dışı hareketlerden ötürü geri çıkmış böylelikle vize talebi reddedilmişti. . daha sonra araya hatırlı kişiler girince alman konsolosu kendisini arayıp özür dilemiş, konsolosluğa gelip bir çay içmesini ve vizesini almasını istemiş. ali nesin de konsolosluğa gidiyor ve vizeyi almadan geri geliyor onurlu bir şekilde. ya buradaki insanlara adam gibi muamele edersiniz ya da hiç vize vermeyin minvalinde bir laf edip ordan ayrılıyor.

kıssadan hisse!
devamını gör...
abbas güçlü ile genç bakış programında ilginç ve yerinde tespitler yapmış.

--- alıntı ---

gezi parki'nda uyuşturucu kullananlar vardi

gezi parkı’nda matematik dersleri vermek çok hoşuma gitti. başbakan çapulcu dedi ya, gerçekten de birkaç çapulcu vardı orada, uyuşturucu kullanan filan, gözlerimle gördüm. ama zehir gibi çocuklar vardı.

vatandaş eski rejimin geri dönmesinden korkuyor, hakarete uğramak istemiyor

bu seçimlerden çıkan sonuç şu ki; türk halkının yolsuzluk gibi bir sorunu yok. birileri yolsuzluk yapmış filan, türk halkının umurunda değil. ikincisi türk halkı eski rejimden çok şikayetçi. eski rejim geri dönecek diye çok korkuyor ve o dönmesin de ne olursa olsun diyor. eski rejim dediğim kemalist rejim. tek parti döneminden 2000’li yılllara kadar devam eden, çoğunlukla beyaz türk’e hizmet eden ve belirli bir kalıba girmiş vatandaş isteyen rejim. vatandaş hakarete uğramaktan, türbanlıların üniversiteye girememesinden çok korkuyor ve artık jandarmadan, devletten korkmak istemiyor.

iktidar matematiği diğerlerinden daha iyi biliyor

belli ki iktidar matematiği diğerlerinden daha iyi biliyor. siyasette bazı şeylerin içindeyim. binde bir oy alan sol partiler ben kimden oy alacağım, en fazla oyu hangi kesimden çıkaracağım, benim amacım nedir, neyi hedefliyorum diye düşünmüyor. siyasi partilerin çoğu herkesten oy almak istiyor. bu olmuyor. akp belli bir kesimden oy aldı, yavaş yavaş çapını genişletti. bu da herhalde bir mantık ve matematik.

akp türk halkini anladi


eskiden araba yoktu, buzdolabı yoktu, köylerde elektrik yoktu. bugün köylere bakın apartmanlar var, oralarda benim zamanımda buzdolabı olmayan köylüler oturuyor. paralandılar. artık hakaret görmek istemiyoruz diyorlar. artık iktidarda, hükümette payımız olsun diyorlar. sevin ya da sevmeyin gerçek budur. ve istenecek oy da onlardan alınacaktır. ya darbe yaparsın, ya da oyla gelirsin. oyla gelmek istiyorsan eğer, oy istediğin halka hakaret etme hakkın yoktur. yapılan şey budur. zamanında alevilere hakaret edilmiştir, müslümanlara hakaret edilmiştir, solculara, kürtlere hakaret edilmiştir. demokraside bunları yapamazsın. bunu anlayacaksın. akp bunu anladı ve başa geldiler. gördüğünüz gibi türk halkı da her şeye rağmen bir defa daha onları seçti.

türbanli kizlar gelebilsin diye dersleri evimde yaptim

hiç kimsenin giyimine kuşamına karışamazsın. nokta. üstelik sen aydınlanmacısın ama türbanla üniversiteye girmeyi yasaklıyorsun. ne hakkın var ki? insan haklarına aykırı. ayıptır ve bunun ayıp olduğunu anlamadı insanlar. ben bunu söylediğimde binlerce mesaj küfürler, hakaretler, tehditler geldi. babasını sivas’ta yakmaya çalıştılar bak o ne diyor diye üzerime geldiler. bana ne o yakmaya çalışanlardan ben o türbanlı kızlara bakıyorum. ben bilgi üniversitesi’ndeki derslerimi bazen evimde yapardım, türbanlı kızlar derse girebilsin diye.

babama dört kez kurşun sikildi


ben birkaç kez sormama rağmen babam bize madımak ile ilgili şöyle oldu, böyle oldu diye hiçbir şey anlatmadı. anlattığı şey bunun arkasında başka bir şey olduğu, bunun ortaya çıkması gerektiğiydi.

babama dört kez kurşun sıkıldı. kimse bilmez. kimseye söylememiştir. evimize de kurşun sıkıldı. birkaç kez linç tehlikesi geçirdi. kendi kişisel sorunlarını hiç konu etmezdi.

eğitim sistemimiz militarist

hemen hemen her eğitim sistemi başarıya çok odaklı. öğrenciler illa başaracak. başarmak üzerine, ana, baba, mahalle baskısı var. çocukların başarısızlıktan ödü patlıyor.

özgürlüğün olmadığı bir ülkede yaratıcılık da olmaz ve türk eğitim sistemi hiçbir şekilde özgür değil. militarist bir eğitim sistemimiz var. okul binalarına bak, resmen hapishane.

demokratik bir ülkede eğitim bakanlığı, milli eğitim bakanlığı bile değil, hükümetlerden, ideolojilerden bağımsız olmalı.

--- alıntı ---
devamını gör...
sivas madımak olayıyla alakalı olarak resmi facebook sayfasında şu yazıyı yayımlamıştır:

sivas olaylarının müslümanlıkla ya da dinle doğrudan bir bağlantısı yoktur. olayı, "dine hakaret etti etmedi / tepki doğruydu yanlıştı / tepki olmalıydı ama böyle olmamalıydı / tepki tamamen yanlıştı" gibi basit analize indirgemek bizi yanlış sosyolojik ve siyasi yola iter. benzer bir katliam, cahil insanlar kışkırtılırsa ve önlem alınmazsa galatasaray fenerbahçe maçından sonra da yaşanabilir, ya da milliyetçiler aynı şeyi azınlıklara karşı yapabilirler, yaptılar da nitekim: 6-7 eylül olmadı mı? eğer sıvas'ta olay çıkaran cahil kitle kışkırtılmasaydı ya da önlem alınsaydı bu trajedi yaşanmazdı. iki olgu var: 1) halk birileri tarafından bilinçli bir biçimde kışkırtılmıştır, 2) ordu parmağını kıpırdatmamıştır. bu iki olgu birden rastlantısal olamaz. birileri, muhtemelen derin devlet, sıvas olaylarını tetiklemiştir. araştırılacak konu budur ve bundan ötesi lafügüzaftır. aydınlık'ta aziz nesin'in haberi olmadan yayımlanan şeytan ayetleri de oyunun bir parçası olabilir.
devamını gör...
--- alıntı ---

bir gün genç bir tanıdığım zeytin fidancılığına girişmemizi önerdi. vakf'ın paraya çok ihtiyacı olduğu günlerdi. hükümet zeytin fidancılığını destekliyormuş... tam zamanıymış... zarar etmek mümkün değilmiş. en az yüzde 200 kâr varmış... sermaye benden emek ondan. 50.000 liraya mal olurmuş. peyderpey ödemek koşuluyla kabul ettim. bursa'da bir yer bulduk, fidancılığa başladık. iki yıl sonra tam fidanlar yetiştiğinde, hükümet destek programını kaldırdı! bizdeki şans bu kadar işte. 200.000 zeytin fidanı elde kaldı. üç otuz paraya satmaya çalıştık, eşe dosta dağıttık, biz ektik, konu komşuya da ektik, bitmedi. pazarda sattık olmadı. elde bayağı kaldı. fidanlar ölecek... yatırdığım paradan vazgeçtim, fidanlara yanıyorum. tire'de 60 dönümlük çıplak bir tepe bulduk. 60.000 liraydı galiba. aldık. temizledik, elektrik getirttik, kuyu açtık, su deposu yaptık, fidanları diktik, ama damlama sistemini döşeyecek para kalmadı. 20.000 liramız çıkışmadı. ne yapalım? aklıma ziraat bankası geldi. köylüye yalvar yakar neredeyse sıfır faizli para dağıtıyor ya. köylü statüsüne geçtim. bankaya başvurduk. işleme aldılar. sonra çağırdılar:
- şu belge var mı?
- var! işte...
- ya bu belge var mı?
- o da var...
- hımm... peki şu var mı?
- o yok.
- olmaaaz! o olmadan katiyen olmaz...
sanki petrol bulmuş gibi sevindi adam! o belgeyi de bulduk getirdik. ama illa bir sorun çıkaracaklar. araya taraya buldular. yıllar önce beni kazıklamaya çalışan kent bank bana haciz çıkarmıştı, onu bahane ederek kredi vermediler. ağzıma geleni söyleyerek bankadan ayrıldım. bu arada yaz sıcağında diktiğimiz fidanlar susuzluktan ölmek üzere. öğrencileri topladım, yüz kadar kızlı oğlanlı öğrenciyle birlikte en az 50 derece güneşin alnında üç gün boyunca hortumlarla, kovalarla fidanları suladık. kuyuda su azaldı bir zaman sonra, su çamurlu geliyor. o çamurlu suyu halis memba suyuymuş gibi kana kana içtiğimizi hatırlıyorum. ağaçların yarısından fazlasını kurtardık. kuruyanların yerine yenilerini diktik. kayalık bölgelere badem, sınır boyunca da nar ve şeftali diktik. bu arada 20.000 lirayı sağdan soldan bulup buluşturup damlama sistemini yaptırdım. üç dört yıldır bakıyoruz. yavaş yavaş büyüyorlar. bu yıl ilk ürünlerimizi alacağız. hak ettik!

--- alıntı ---
devamını gör...
aziz nesin'in oğlu. kamuoyunda böylece bilinir.

batıda her şey standart, insanlar amaçsız, türkiye'de bir şeyler yapabilirsin havası var, siyasi, sosyal olarak hareketli bir yer gibisinden sözleri olmuştu bir röportajda, nedense ali nesin deyince babasından sonra ilk bu aklıma geliyor.
devamını gör...
nesin la sen kimsin olum. diye kötü bir espriyle başlamak istiyorum. ıçimden geldi. bu kişi pkk haklı ben haksızmışım demiş dokunulmazlıklarla ilgili. bak ben siyasetten anlamam. sevmem çünkü. dokunulmazlık nedir neye denir dokunursak ağlıcaklar mı bilmem. ama eğer ki biri pkk haklıymış ben haksızmışım diyorsa. o zaman kelime esprisi yapar geçerim. o bile çoktur. nesin olum sen kimsin lan!
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar