Allah’ın varlığı

farkında mıyız. Allah’ın varlığı öyle bir şeydir ki tüm dünyevi dertlerin ötesindedir. en küçük dertten en büyük derde kadar zaten buraya Allah’ın varlığını görmeye gelmedik mi. hiçbir şey bizim değil. bizimle değil. kendimiz, bedenimiz, annemiz babamız. bize ait değil. kemiklerimizi bile yanımızda getiremeyecekken bunu yeterince düşünüyor muyuz. Allah’ın varlığının gerçekten farkında mıyız. her kelimemizde, her hareketimizde, bakışımızda, konuşmamızda. farkındaysak nasıl bu kadar basit şeylerden keyfimiz kaçabilir. uğraştığımız şeyler nasıl alçaltıcı olabilir.
devamını gör...
kendi varligin Allahin varliginin en büyük delilidir.

var oldugun icin tanriyi var kabul etmelisin. mantiksa mantik bunu gerektirir.

+=+ dir
+=-
olmaz.

isin guzelligi suradakk zaten adina rahman Allah mevla hudaitanri ne demek istiyorsan de o isteseydim herkesi kendime inandirirdim diyor.

fakat olay su ki kendini gizleyerek insanlarin en degerli aygıtını kullanarak en değerli olanı bulmalarını istiyor. yani akillarini kullanarak kendisini bulmalarini istiyor. özgür bırakıyor.

neden böyle yapiyor diye soracak olursan o sorunun muhattabi ben değilim o.

o nu bulmak icin once var olmak denen olguyu iliklerinde kadar hissetmeli uzerinde düşünmeli insan. tüm filozofalar bunu düşünmüştür varlık felsefesi tamda budur insanin ilk ve en büyük sorusudur.

atomundan evrenine kadar varlık olgusunu hissetmek dehsetul vahset bir duygu.

öümden sonra ikinci ve sonsuz bir yasam vaad ediyor.

ılkini veren ikincisini vermeye kadir degil midir diye soruyor sana ve bana.

ellerine bak dostum. eger o parmaklar normalden biraz daha tombul olsaydi ağaçtan elma toplamaktan baska birsey yapmaz örneğin bu telefonu icad edebilmek icin tornavida tutamazdin. bu tesadufun değil bu günleride hesap etmiş üstün bir güçün tasarimi olduğu cok acik. en küçükten en büyüğe süper bir organizasyon.

eğer evrim dersen bu yaratici üstün bir güç olgusunu red etmek anlamina gelmez.

ayrica insanlik tarihî tas catlasa 20 bin hadi 50 bin yil olsun. eger insan bu gezegene ait bi varlik olsaydi milyar yillik dunyayi 50 bin yilda yok etme seviyesine getirmez doğal bi şekilde uyum sağlayıp giderdi. milyar yıldır olduğu gibi diğer canlıların yaptığı gibi. ne oldu da son 50 bin yilda bu doğal evrim süreci contayi yaktı.

peki tanrinin arap tanrisi oldugunun kanıtı ne diye sorununa denk gelmistim.

cevap: inandigim kutsal metin olan kuranda bir kere bile ey araplar diye baslayan metin olsaydi bu söylediğin şeyde halkıydın.

eger sen bir kitap uydursaydin bir kere bile olsun icinde bulundugun topluma yalakalik olsun diye ey turkler diye başladigin bir cümle mutlaka olurdu.

fakat guzel bir yere dikkat cekerek kurana olan inancimi artirdin.

sosyalist hatta maoist bir arkadas ben materyalistim 5 duyu organimla görmediğim birseye inanmam örneğin sen sonsuzluk diyorsun ben sonsuzluğu görmediğim için inanmam demişti.

aslında sonsuzluk denen şeyi hayati boyunca milyon kere görüyordu.

gök yüzüne bakması yeterliydi.

kuran benim
bu dunyaya nerden geldim
neden geldim
burada neler yapmali yada yapmamaliyim
buradan nereye gidicem
ve orada neler olacak sorularima ve fazlasina cevap veriyor.

bu sorulara kuran gibi hic cekilkisiz çağlar üstü ve yillar sonra doğruluğunu dahada perçinleyecek olan mucuzevi ve çağlar boyu milyarlarin kabul edip uğruna canlarını ortaya koyacağı cevaplari olan varsa buyursun koysun ortaya. bu cevaplari biz insanlardan mahrum etmesin.
devamını gör...
Allah var mı yok mu bunu kimse bilemez,bilsek zaten semavi dinler amacından şaşmış olur çünkü semavi dinlere göre tanrı kendini göstermez ama sizden kalbinizle onu bulup inanmanızı ister. durum böyle olunca insanların agresif bi şekilde dini ve tanrıyı başkasına anlatması sadece o kişiyi bu inançlardan daha geriye iter. bu sizin de düşündüğünüz gibi yanlış bi tebliğ şeklidir o insanın kendi içinde çıkacağı yolculukta yolu siz daha iyi biliyormuşsunuz gibi davranmak megolamanlıktır. yol gösterici olmak başka,birini tasmasından çekip bi yere götürmek başka.

şimdi kendi zihnimdeki sorular üzerinden gidecek olursam bana semavi dinlerin ve orada anlatılan tanrının varlığı inandırıcı gelmiyor. semavi dinlerden bağımsız bi tanrı varsa o tanrının zaten bana bi faydası olmayacağı için ona da inanmıyorum çünkü panteizm'in dediği gibi evrenin kendisi bi tanrı olabilir ve bu onun kesin olarak bizim tanrımız olduğu anlamına gelmez tıpkı mikrop ve insan arasındaki ilişki gibi birbirimizden habersiz varoluşumuzu sürdürüyor olabiliriz. deizm mantıklı geliyordu bi aralar ama bunların hiçbiri benim kafa karışıklığımı netleştirmediği için ben ateizm'e geçip daha fazla soru işaretiyle boğuşmaktansa bana faydası olan şeylere odaklandım.

beni semavi dinlerden uzaklaştıran etkenlere geçicek olursam...

hz.musa'nın zamanında insanlara tanrı'nın mucize indirmeyeceğini veya kendini göstermeyeceğini çünkü bu şekilde gerçekten iman etmiş olmayacaklarını söyleyerek sonrasında asayı yılana çevirmesi mesela baya tezat bi durumdur. peygamberler şehri denilen urfa yabancı kaynaklarda nasıl geçiyor biliyormusunuz? sihirbazlar ve büyücüler şehri ve bu da sadece o döneme ait ucuz bi sihirbazlıktı. hz.musa'nın başka bi mucizesi denizi yarmak ve firavunu ve askerlerini helak etmek çok ilginçtirki işçilerin çalışırken kullandığı güneş yağlarının o ay içerisinde kalitesiz olduğunu bile kayıtlara geçiren mısır 30.000 kaçan köleyi ve peşinden kovalayan askerleri ve firavunu kayıtlara geçirmemiştir. bunun yanında hiç tevrat okumadım ilerleyen zamanda okumayı düşünüyorum çünkü musevilerin geleneklerini,kültürlerini biliyorum ama pek inançlarının detayını bilmiyorum o yüzden hz.musa hakkında diyeceklerim bu kadar.

(hz.musa diyorum çünkü kimsenin inancına saygısızlığım yok sadece burada kendi araştırmalarımın sonucunu ve kendi genel kültürümün ögelerini ekleyerek düşüncelerimi söylüyorum)

hz.isa hakkında buraya yazsam roman olur çocukken bana peygamberin kim dediklerinde hz. isa diyen kilise karşısında doğmuş,büyümüş birisi olarak hala telefonumda incil yüklüdür. günümüzde etliye sütlüye pek karışmayan ,rahat, çok ama çok masumane gösterilen bi din olsa bile aslında öyle olmadığını incil okursanız zaten anlarsınız aynı zamanda içerisindeki hikayeler fabl'dan daha fantastik ama okumayı severim ilginç ve ders veren hikayeleri var ve bi insan tarafından yazıldığı çok belli zaten dünya üzerinde 100'den fazla incil türü vardır herhalde. hz.isa hakkında pek konuşmaya gerek duymuyorum çünkü daha uzlaşmaya varılamamış pek çok hayat hikayesine sahip hristiyanların hz. isa hakkında söylediği kendini insanlığın günahları için feda etti inancı,islam'ın tanrı yüzünü değiştirdi onu gambazlayan isa sanılıp çivilendi demesinden daha mantıklı olsada ikisi de pek inanılacak gibi değil. meryem ana muhabbetine hiç girmek istemiyorum çünkü bazı arkadaşlarımız hristiyan olabilir ve bana sinirlenebilirler bu kadarı saygı çerçevesinde yeterli.


hz.muhammed ve islam dini hakkında görüşüm şu: muhafazakar bi aile içerisinde büyüdüm kuran kurslarından evde dini eğitimlerle baya baya zorluyorlardı beni ama açıkçası pek sevemiyordum bu dini,bana küçük yaşlarda hristiyanlık daha sempatik geliyordu kilise daha güzel bi atmosfere sahipti camiye göre hala aynı fikirdeyim. islam dinini sevmeye başladığım dönem 10-15 yaş aralığıydı cumaları kaçırmıyordum falan baya içine girmiştim burada beni en çok içine çeken şey islam dininin mensuplarına değil kendisine bakmak oldu. islam dininin içerisindeki noksanları söylemeden sadece şunu söylemek istiyorum hz. muhammed çok zeki bi adamdı şehrinin problemlerini gördü ve bunun için çözüm önerisini kendisi yarattı. evet aslında yazmaktan yoruldum ama burayı pas geçersen işte islam kusursuz bulamadın noksan pis kafir diyen garip yazarlar beni taciz edebilir o yüzden devam ediyorum. ilk önce kur'an üzerinden gidelim içerisindeki mitolojik ögelerin pek çoğu ilk sümer dinlerinden ve yunan mitolojisinden alıntıdır. o mitleri okursanız anlarsınız burada ne kadar anlatsam boş ama kendi kendime bulduğum baya sağlam bi kanıtı size şöyle anlatayım arkadaşlar bu olimpos tanrılarını bilirsiniz yunan mitolojisinde zeus, poseidon,hermes,afrodit,athena v.b... bunların ataları titanlardır bu titanların atası ise titan kranostur ve bu titan kranostan önceki iki tanrının yani artık sonu olmayan en büyük iki varlığın adı da geo ve uranos bunların anlamı yer ve gök her neyse ayetel kürsi ezberimdedir orada son satırlarda geçen sözlere hiç dikkat ettiniz mi ey ümmeti muhammed!! hiç sanmıyorum ama umarım dikkat etmişsinizdir,orada onun kürsüsü yeri ve göğü içine alır diyor. ne var bunda? ne alaka ? yapacağın tespit bu mu? diyecek arkadaşlar için o zamanlar bilinen en büyük iki varlığa karşı Allah'ın üstünlüğü vurgulanmak için yazılmış satırlar bunlar. bu arada kesin şu an içinden buraya kadar okuyan birisi ki yine hiç sanmıyorum buraya kadar birinin bu sözlükten okuyacağını, düşünüyordur işte evren hakkında bi şeyler de yazıyor sadece yerin ve göğün en büyük olduğu düşünülmüyordur diyordur aslında en büyük yer ve gök düşünülüyordu ama evrenden de haberleri vardı nasıl diye sorarsan göğü yukarıdan Allah tutuyor sanıyorlardı hatta bununla ilgili ayetde olması lazım ben de ayetlerle konuşuyorum. bunun anlamı yukarıdaki cisimleri orada gelip geçen küçük süliyet olarak algılıyorlardı ama neyse hadi biliyor olsunlar. özellikle benim görüp de kur'an içerisinde en etkilendiğim ayet olan ama sonradan mealinin insiyatifle tefsir yapan ilim adamları tarafından başka yerlere çekildiğini düşündüğüm gezegenlerin yüzdüğü muhabbeti var ilk başta kur'an içerisinde bu şekilde yazıyordu nereden nereye çekmişlerde yok yörünge etrafında yüzüyormuş onu nitelemiş falan akıl almaz u dönüşleri görüyorum bu konuyu da geçelim birilerinin sınırı bozulmasın. bunun dışında zamanında medine içerisindeki en büyük putun isminin Allah olması gibi pek çok örnek verilebilir yani kendi dininizi de araştırın bi zahmet sonra eğer bunlara tatminkar cevaplar verebiliyorsanız bana da mesaj atın hadi okuduğunuz için sağolun bu arada.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar