Allah zamandan ve mekandan münezzehtir

zaman ve mekanı yaratan Allah'tır. yahu ne içiyorsunuz, kafanız mı güzel?

bir kayıt altına giren, zaman, mekan veya herangi bir şeyle kayıtlı olan, eksiktir, noksandır.

eksiği noksanı olan nasıl ilah olabilir?

aynı anda tüm canlıların hücrelerindeki faaliyetinden yıldız ve galaksilerin dönmesine kadar..

her şeyi aynı anda idare eden Allah nasıl mekan ve zamanla kayıtlı olsun? olursa nasıl Allah olsun?

"âlemlerin rabb'i olan Allah, noksan sıfatlardan münezzehtir." (neml: 8)
devamını gör...
"zaman, mekan veya herangi bir şeyle kayıtlı olan, eksiktir, noksandır."

kaynak ne mübarekler? bu islam'ın mı öğretisi yoksa yoksa bir kısım kişilerin mi uydurması? Allah'ın arşa istiva etmesi eksiklik midir? aksine, ayetlerde, hadislerde birçok kere Allah'ın arşa istiva ettiği belirtilmektedir.

"hz. peygamber (sav)'e gelip: "bir cariyem var, çoban olarak çalıştırıyor, koyunlarımı otlatıyordum. yakınlarda bir koyunumu yitirdi. ne oldu? diye sorunca, kurt kaptı dedi. koyunun kaybolmasına üzüldüm. insanlığım icabı cariyenin suratına bir tokat vurdum. bu davranışımın kefareti olarak bir köle azad etmeyi adadım. onu azad edebilir miyim?" diye sordum. hz. peygamber (sav) cariyeye: "allah nerede?" diye sordu o: "göktedir" deyince, "pekala ben kimim? dedi. cariye: "sen Allah'ın resulüsün" cevabını verince, hz. peygamber (sav) bana yönelerek: "bunu azad et, zira mü'minedir" buyurdu."

müslim, mesacid 33, (537); muvatta, ıtk 8, (2, 776); nesai, sehv 20 (3, 18); ebu davud, eyman, 19 (3282)

ayette ise;

"rahman arşa istiva etti" buyurmaktadır.

peki ayet ve hadislerle delil gösterilen bir olayı neye dayanarak reddediyorsunuz, hangi hadiste böyle bir şey geçiyor, hangi ayet bundan bahsediyor. eğer Allah zaman ve mekandan münezzeh olsa "rahman arşa istiva etti" diye ayet gönderir miydi, peygamber "allah göktedir" diyen cariyeye "bu mü'minedir" der miydi?

nasıl bunu bir noksanlık olarak görüyorsunuz? o halde Allah'ın işitmesi de, görmesi de, kızması da, sevmesi de bir noksanlıktır; "alemlerin rabbi" olması da bir noksanlıktır, çünkü aynı mantıktan yola çıkarsak Allah bunlarda da kayıt altına alınmış, eksik olmuş olur. tekrar soruyorum, neye dayanarak "bu noksanlıktır" deniliyor?..
devamını gör...
arşa istiva mevzuy müteşabihtir. sen gözüme girdin deyinde cidden gözüme mi giriyorsun.

mekanla kayıtlı olmak, aynı anda sadece bir yerde olmak demektir. zamanla kayıtlı olmak bir zaman diliminde var olmaktır.

yahu sonsuz kudret sahibi Allah(cc) nasıl bir yerde olsun?

bakın, Allah nerededir sorusu da yanlıştır, zira "yer"i olanın mekanı vardır. Allah ın haşa bir yeri varsa, diğer yerlerde kim var? haşa başka ilahlar mı?

oturma mevzusundan geldiğini tahmin etmiştim, müteşabihtir o güzel kardeşim.
devamını gör...
hasbinallah...

yahu tekrar tekrar soruyorum, kaynak nedir, tekrarlıyorlar "zaman ve mekan noksanlıktır" diye. kaynak ne mübarek? neye dayanarak buna noksanlık diyorsun?..

hepsini geçtim, peygamber bunu bilmiyor mu? sizin mantığınıza göre Allah'ın gökte olduğunu söyleyen cariye Allah'ı kayıt altına almış, eksiklik noksanlık atfetmiş olur, peki peygamber nasıl Allah'ı eksiklik ve noksanlıkla itham eden bir kişiye mü'mine der? neml suresindeki ayetin ilk muhatabı olan kişi peygamber yahu, elçisi olduğu rabbine karşı olan bu ithamı nasıl hoş görebilir?..
devamını gör...
doğruluk payı olan söz. bir kulun Allah'ı tenzih etmesi haddine değil. kul ancak kendisinin aczini gördüğü nispette tenzihte bulunabilir. zamana ve mekana bağımlıdır, acizdir insan. ne kadar zamanın bükülmesinden, paralel evrenlerden, antimaddeden bahsetse de, yapabildiği cern'de kilometrelerce uzunluğunda hızlandırıcıda protonları çarpıştırmak, sonrasını Allah'tan bekliyor. belki bir şey olur da bize zaman ve mekanın sırrı aşikar olur.
devamını gör...
(bkz: işitme ve görmeyle kayıtlı olmak)

yahu iki adet çok açık soru soruyorum;

-kaynağınız nedir? ayetlerde veya hadislerde "allah zamandan ve mekandan münezzehtir, zaman ve mekan noksanlıktır" denilmiş midir? sahabe, tabiin ve etbau't-tabiin'den kimler bu bahsettiğiniz görüşü savunmuştur?

-peygamber "allah göktedir" sözüne niçin karşı çıkıp "sen Allah'a noksanlık isnat ettin" dememiş de, aksine "bu mü'minedir" demiş? Allah'a noksanlık isnat eden bir kişi ayeti reddetmiş olmaz mı? ayeti reddeden bir insan nasıl mü'min ya da mü'mine olabilir?

2+2=4 yazdığınızda haklı olmuyorsunuz maalesef, ben ayet ve hadisten örnek gösteriyorum, sizler ise "2+2=4'tür, o yüzden ben haklıyım" noktasına getirmeye çalışıyorsunuz. yapmayın...
devamını gör...
bu ayete göre göklerdeki ve yerdeki her şey istisnasız Allah a secde eder diyor. Allah ın gökte olduğunu kabul edersek Allah kendi kendine tesbih etmiş olur. Allah gökte diyen bunu da kabul etmiş olur.

--- alıntı ---

göklerdeki ve yerdeki her şey, mülkün sahibi, mukaddes, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah’ı tespih eder. cuma/1

--- alıntı ---


ikinci olarak Allah a mekan izafe edenler gibi ayetleri olduğu gibi anlarsak o zaman şu ayete göre Allah ın haşa mekanı her yerdir diyebiliriz. bu ayete göre ilk son zahir ve batın dediğiniz zaman bu her şeyi ve her mekanı kapsar.

--- alıntı ---

o ilktir, sondur, zâhirdir, bâtındır. o, her şeyi bilendir.

--- alıntı ---


bu ayette de Allah için belli bir mekan değil her yerde olduğu açıkça belirtilmiştir. her yerde demek bile mekan isnatıdır ki bu bile tahlikeli. Allah haşa Allah ın yüzü gökte diyebilecekken yanılmışmı da nereye dönersen oradadır demiş? buradan yere dönersen yine orada anlamı çıkar.


--- alıntı ---

doğu da Allah'ındır batı da. nereye dönerseniz Allah'ın yüzü -zatı- oradadır. şüphesiz Allah'-ın rahmeti ve nimeti- geniştir, o her şeyi bilendir.

--- alıntı ---


Allah her seviyede insan yaratmıştır kimi olduğu gibi anlar kimi hakikatı anlar. herkes aklı seviyesinde sorumludur. bırakın bu arkadaşda böyle anlasın.
devamını gör...
adama ayet gösteriyorum, teşbih diyor; hadis gösteriyorum, susuyor; kaynak soruyorum, ölü taklidi yapıyor. sonunda da şöyle şeyler yazarak bu uydurmaları savunmaya çalışıyor;

"bu ayete göre göklerdeki ve yerdeki her şey istisnasız Allah a secde eder diyor. Allah ın gökte olduğunu kabul edersek Allah kendi kendine secde etmiş olur"

yani bu mu argümanınız yahu, ben ciddiye alıp konuyu tartışıyorum, sorular soruyorum, cevaba bak. sanki adama "allah gök'tür" dedik. nasıl bir cehalet, nasıl bir özgüven bu yarabbim. Allah her şeyi görür, bu -haşa- Allah tecavüzleri, pornografik öğeleri pür dikkat izler, takip eder mi demektir? Allah her şeyi işitir, bu -haşa- Allah pop dinlemeyi mi seviyor demektir? bu gibi abuk subuk çıkarımlarla mesnetsiz, delilsiz sözleri savunmak ancak sizi rezil ediyor.

adama ayet, hadis gösteriyorum, defalarca kaynak soruyorum, peygamber sonrasındaki üç dönemde kim Allah zamandan ve mekandan münezzehtir görüşünü kim dile getirdi diyorum, alınan cevaba bak. bir de çocuklarla girilen diyaloglar yazmış, gerçekten de bir çocukla anlamsız diyaloglara girmiş gibiyim; verecek en ufak bir cevabı olmayıp cahil cesaretiyle bilgiçlik taslayan bir çocuk var karşımda, iki basit soruya cevap verebilmekten aciz, bir de denklem yazıyor karşımda. yazık yahu...
devamını gör...
mücessimeyi hoplatan sözdür.
teşbih dediğimiz şey söz sanatında olduğu gibi, günlük sıradan konuşmamızda da yer bulur. elleri semaya açmak Allahın orada olduğu manasına gelmiyor. hepimizin üstünde bir Allah dediğinde de Allah tepene çıkmış olmuyor. üstünlüğü, eşsizliği ifade eden bir sözün örneğin "allah semadadır" demenin altında bir başka mana aramak beyhudedir. çık bak bakalım semaya Allah orada mı derler adama.

izahı güç meseleler biliyorum. lakin miraç konusunu bir düşünmek lazım. rabbimizle sevgilisinin perdesiz görüşmesinden sonra yattığı yatağına döndüğünde yatağın hala soğumamış olması meselesini aklınıza getiriniz. zamansızlık ve mekansızlık kavramı burada devreye giriyor.

şöyle de düşünebilirsiniz. burası teşbih ha. yanlış anlaşılmalara mahal vemeyelim. hani biz pc de film izleriz ya. bütün kainatın başı sonu belli. 2 saatlik bir film. zaman çizelgesi üstünde filmi istediğimiz yerden izleme şansımız da var. e ben o filmin içindekilere göre zamansız bir varlık oluyorum. zamanı istediğim gibi kontrol edebilme kudretim var demektir. ve onların bulunduğu düzlemde de hareket etmiyorum. mekansızlığım da burada başlıyor.

aslında bu konular hakkında çok doluyum be sözlük. ama yanlış yapma ve yanlış anlaşılma korkum, ifade yeteneğimin acziyeti, önümdeki koca bir settir.
devamını gör...
cevap yok ya anca tatava. Allah her yerdeyim yani aslında mekandan münezzehim diyor ama adam benim hocam öyle demiyor diye tutturuyor.

--- alıntı ---

göklerdeki ve yerdeki her şey, mülkün sahibi, mukaddes, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah'ı tespih eder.

o ilktir, sondur, zâhirdir, bâtındır. o, her şeyi bilendir.

doğu da Allah'ındır batı da. nereye dönerseniz Allah'ın yüzü -zatı- oradadır. şüphesiz Allah'-ın rahmeti ve nimeti- geniştir, o her şeyi bilendir.


--- alıntı ---
devamını gör...
bu kadar basit bir mevzunun, tebe i tabiin döneminde bile dile getirilmediği iddiası çok büyük bir iddiadır. araştırma gereği bile duymuyorum. fakat hakkın hatırı için inşallah farklı kaynaklardan mevzuya örnek getireceğim geniş bir vakitte.

öte yandan, zaman ve mekanla kayıtlı olmak noksanlıktır evet. bunun için nasıl bir kaynak isteniyor bilmiyorum. yahu 2+2=4 dediğimde, bunu ispatlamak için ayet mi getireyim? bu kadar basit bir mevzuya nasıl böyle takılanlar oluyor, hele burdan hareketle cihad şuurunda bir cehd gayreti filan...

anlamsız geliyor açıkçası.
devamını gör...
mücessimeyi hoplatan sözmüş. konuşma adabından yoksun bu tiplerin cehaletleri paçalarından akıyor:

--- alıntı ---

"ebû hanife dedi ki:

"ben rabbimin gökte mi yoksa yerde mi olduğunu bilemiyorum diyen bir kimse kâfir olur. aynı şekilde o arşın üzerindedir amma arş gökte midir yoksa yerde midir bilemiyorum diyen kimse de böyledir."


ve;

"kendisine: ibadet ettiğin ilahın nerededir? diye soran kadına da şu cevabı vermiştir:

"şüphesiz yüce Allah yerde değil, göktedir. bir adam kendisine:

yüce Allah'ın:

"ve o sizinle beraberdir." hadid, 57/4 buyruğu hakkında ne dersin deyince ona şu cevabı vermiştir:

bu senin yanında olmadığın kimseye:

ben seninle beraberim diye bir mektub yazmana benzer." el-esmau ve's-sıfat, s. 429"


--- alıntı ---

bu kadar kesin bir konuda kendi sapkın görüşlerini savunan bid'at ehli ebû hanife'ye de dil uzatıyor. defalarca kez rezil olan bid'atçılarda gerçekten de hiç utanma yok...

Allah gözlerinizdeki sapkınlık perdesini kaldırsın...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar