alzheimer

hafıza kaybıdır.hastalığŸını nededi tam olarak bilinmemektedir ve kalıtsal olduğŸu söylenmektedir.alzheimer ilk kez alman bir psikiyatrist olan dr alois alzheimer tarafından 1906 yılında tanımlandı..egzersizin , alzheimer hastalığŸının ilerleyişŸini yavaşŸlattığŸı ve öğŸrenme yeteneğŸini arttırdığŸı belirtilmişŸ. ayrıca bu hastalık kadınlarda daha yaygınmışŸ.


http://www.alzheimer.gen.tr/
devamını gör...
önceleri sadece "allah kimsenin başına vermesin" derken en yakınımdakilerden birinin başına geldiğini görünce ve hatta görmekten de fazla tecrübe edince, yaşayınca, az çok sıkıntısını da geçirince daha geniş bir dua ile "allah kimsenin başına vermesin, eğer mümkünse tez zamanda şifalar ihsan eylesin, bakanlarına, yakınlarına bol bol sabır ve dayanma gücü versin" dediğim hastalık.
devamını gör...
alois alzheimer tarafından tanımlanmış bir nörodejeneratif hastalıktır. sebebi tam olarak bilinmemekte, genetik faktörler suçlanmaktadır. en sık görülen demans türüdür.
devamını gör...
--- alıntı ---

isveçli ve finli nörologların, 10 yıl süren çalışmalar sonucunda, kahve içmenin, çağın hastalığı alzheimerın oluşma riskini yarı yarıya azalttığını buldular. 1400 gönüllü hasta üzerinde yaptıkları çalışmalar sonucu günde 3 ila 5 fincan kahve içenlerde, içmeyenlere göre yüzde 50 oranında alzheimer oluşma riskinin azaldığının belirlendi. kahvenin içerdiği kafein maddesinin, alzheimer oluşumunda rol oynayan beta amiloid birikimini önemli ölçüde azalttığı ve böylece alzheimer gelişmesini önlediği tahmin ediliyor.

--- alıntı ---
devamını gör...
fena bir hastalık. ekmeği sabun yerine kullanabilir daha da neler neler...

en çok korktuğum hastalıktır. bir iki küçük bişey unutmaya başladığımda aklıma ilk gelen hastalık.

bununla ilgili güzel de bir film vardı.
(bkz: a moment to remember) *
devamını gör...
doğrusu, korkarım aklım da pek başımda değil,
sizi, şu adamı tanıyacak gibi oluyorum ama,
emin değilim, çünkü nerede olduğumu bilmiyorum,
kendimi zorluyorum, zorluyorum,
bu elbiseleri de hatırlayamıyorum,
dün gece nerede yattım, ondan da haberim yok.
ne o, yaş mı var gözünde? yoo, ağlama!
zehirin varsa, ver içeyim.

william shakespeare


rahmetli dedemin günlüğünü okurken karşılaştığım bir yazı.

tanım : rahmetli dedemin yakalandığı bir hastalık.
devamını gör...
geçen bir hemşire arkadaşım nöbetinden bahsediyordu:

terzi olan teyzemin ilaç kapaklarını düğme zannedip çöptekilerin hepsini toplatmış poşete koydurmuş birtonda laf saymış evladım ben bunları bulana kadar ne çekiyorum biliyor musun diye...

teyzemin bir başkası da vakit geçiyor evladım durdurun otobüsü namaz vakti geçiyor demiş durmuş abdest aldırmışlar gecenin bir vakti namaz kılmış da öyle susmuş rahatlamış...

bunun gibi birçok örnek... çok ilginç değil mi... nasıl yaşıyorsa insan neye dikkat ediyorsa neyi çok zikrediyorsa... bilinçsizken de aynen aynısını yapıyor.

düşündüm bir an acaba ben ben nasıl olurdum ne için endişelenirdim.... aklıma bir kaç birşey geliyorda... hiç hoşuma gitmiyor hiç hemde... gerçekten böyle mi yaşamalıyım... önceliklerim... neyin öncelikleri bunlar? kimin? ne için? ben ben bunu mu istiyorum? böyle mi yaşamalıyım? peki ya nasıl... nasıl düzelmeli o an gelmeden önce... *

devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar