okulu uzatmak

hayatımda pişman olmadığım hatta övündüğüm eylemlerden biridir. asılında hazırlığı kolaylıkla atlayabilecekken, bilerek isteyerek okuduğum 5 yıllık üniversite hayatımı, (pratikte +1, teoride +2 yıl ekleyerek) 6 senede tamamlamıştım.

2.sınıfın ortalarında okulda hiçbir şey öğrenilmediğini farkettiğimde kafamda okulu zaten bitirmiştim. teknik olan ne varsa dışarıda piyasaya iş yaparak öğreniyordum. hiç ortalama kasmadım. mezun olmak için ne kadar yetiyorsa o kadaıyla bitirdim okulu. o sırada sinema, müzik, resim, edebiyat, sanatın bilimum çeşidiyle hemhal oldum. bir sırt çantasına sığmayan heyecanla doğayı keşfettim, içeride ve dışarıda seyahatlerle faklı kültürler, farklı insanlar tanıdım.

aslında önce kendimi sonra insanı ve evreni keşfediyordum farkında olmadan. dünyayı yeniden anlamlandırıyordum zihnimde, kendimi tanıyordum aslında.

ve bu parayla ya da zamanla satın alamayacak çok değerli bir şey bence.

geceleri uyutmayan şeyler

özellikle tasarım masarım işleri yapanlar için saatlerce üzerinde durduğunuz, artık pes ettiğiniz konu hakkında akla gelmeyen o parlak fikrin tam yatağa girdiğinizde belirivermesi. çözümü bulmuş olmanın heyecanıyla uykunuz kaçıyor işin başına dönüyorsunuz. şöyle bir şey oluyor.

gözler kan çanağı, müthiş bir beyin zonklaması ile yatağa oturulmuştur.
- canımımı alacaklar sanki, anca bu kadar oluyor. parasını verip yaptırsınlar beğenmi...

bir eliyle yorganı üzerine çekerek aynı anda tam yatay pozisyona devrilirken takriben 45 derecelik bir açıda birden bir aydınlanma gelir. **

-planar trafo! ohaaaa. biz niye planar trafo koymuyoruz ki.

geceleri uyutmayan şeyler

Dünyanın dört bir yanında işlenen zulümler, mazlumların garibanların hâli, imkansızlıklar içinde hayat sürenler, yaralanmışlıklar, gelecek kaygısı, mazinin kederi, ânı arzu edilen şekilde değerlendirememek, insanoğlunun neden kötülüğü tercih ettiği düşüncesi, aşk sevgi yoksunluğu, hakikatin farklı hallerini idrak edebilmek ve bunun ağır sorumluluğu ile mükellef olmak, Ahlâkî noksanlık, cehalet.