Evrendeki her şeyin birbiri ile bağlantısının olması

Kainat, bir çoğumuz için ucu bucağı bilinmeyen, tüm noktalarına ulaşılması imkansız büyüklükte bir sistem.
Halbuki bu sistem, tıpkı beynimizdeki snapsler gibi sürekli birbirleri ile iletişim halinde. Belki biz fark edemiyoruz ancak; dünyamız da diğer yıldızlardan ve güneşten değişik şekilde yararlanıyor. Kimbilir! Muhtemelen onlar da dünyanın yaydığı enerjiden faydalanıyordur. Bizim bunları görmüyor olmamız, böyle bir transferin olmadığı anlamına gelmez.
Bizim göremememizin sebebi de; olaylara bütüncül bakış açımızı kaybettiğimiz için olabilir.
Bununla ilgili güzel bir soru cevap örneği vardır.

1)Bir uçakta 500 tuğla vardı, biri uçaktan düştü kaçı kaldı?

2)Bir fili 3 aşamada buzdolabına nasıl yerleştiririz?

3)Bir geyiği 4 aşamada buzdolabına nasıl yerleştiririz?

4)Aslanın doğum gününe biri dışında tüm hayvanlar katıldı, kim katılmadı?

5)Bir nine timsahlarla dolu bir bataklıktan geçmek istiyor. bataklıkta kaç timsah var?

6)Nine nehri geçti, ama yine de öldü, neden?

Soruları okuyup mantık çerçevesinde cevap verdiğiniz zaman ilk tepkimiz "ne saçma sorular" olabilir. Ancak çocukların bu sorulara verdiği cevapları görünce insanların büyüdükçe mantıksal bütüncüllükten de hızla uzaklaştığı görülmektedir.

profesör: uçakta 500 tuğla var. biri düştü, kaç tane kaldı?
öğrenci: 499.
p- doğru! peki, bir fili kaç adımda buzdolabına sokarsın?
ö- üç adımda. buzdolabını aç, fili sok, buzdolabını kapat.
p- doğru! peki, zürafayı kaç adımda sokarsın buzdolabına?
ö- dört adımda. buzdolabını aç, fili çıkart, zürafayı sok, buzdolabını kapat.
p- doğru! aslanın doğum gününe tüm hayvanlar gitmiş, biri hariç. hangisi?
ö- zürafa. Çünkü o hâlâ buzdolabında.
p- doğru! bir nine timsahlarla dolu bir bataklıktan geçmek istiyor. bataklıkta kaç timsah var?
ö- sıfır. onların hepsi aslanın doğum gününde.
p- doğru! nine bataklığı geçmeye başlamış, fakat ölmüş. neden?
ö- kafatasının çatlaması sonucu.

profesör: nasıl yani?
öğrenci: ilk sorudaki tuğla!

Türk dizilerindeki patronların ütopik yaşam tarzları

Patron var patron var şimdi. Esnaf olan var, kobi olan var, böyük baş olan var, yandaş olan var.

Bilal ve Enişte de patron sonuçta. Pek bir şeylerden anladıklarını ve yapıldıklarını zanettimiyorum. Babalarının makamının himmetine koşar adım böyüyorlar.

Dizilerdeki patronun yaşam tarzını koy bir kenara. İşçilerin yaşam tarzı başdödürücü.. Gerçekte özel şirketten asgari ücret alan işçi, parayı iş çıkısı; yemek, kafeterya, pastane, taksi harca harca bitiremiyor. Evine, eşine, manitasına hediye de alıyor. Üstü başı da parıl parıl. Sanki dersin ki üçbin kağıt değil otuzbin alıyor.