modern toplumu en çok zehirleyen kişi

sapkın düşüncelerini bilimin özü olarak dünyaya tanıtmış ve bir çok kişi tarafından bu düşünceleri hiç tartılmadan kabul edilmiş. ya da bildiğimiz iman edilmiş ruh canavarlarıdır. bir insanı öldürmek için illa fiziksel olarak öldürmeniz gerekmez onu robotlaşmış sadece zevkleri için yaşayan bir hedonist haline getirmeniz cani olmakla eş değerdir bence. şimdi kim bu kişi veya kişiler bence sigmund freud ve Friedrich Wilhelm Nietzsche'dir. bakalım bakalım bu insanlar tarafından ortaya atılmış ve çoğu kişi tarafından iman edilen düşünceler neler?
sigmund freud
"kavga etmek yerine küfretmeyi seçen ilk insan uygarlığın kurucusuydu."
birisi bana küfür edeceğine sabaha kadar kavga edelim bir dahaki gün barışırım.
"hiçbir erkek birlikte olmak istemeyeceği bir kızla yakın arkadaş olmak istemez."
bu söze bir cevap verirdim ama dünya sözlükte yasak. sadece yav bi git işine diyorum.
bir insana vazgeçilmez olduğunu hissettirdiğinizde ilk vazgeçeceği kişi siz olursunuz.
bu kadar sahabe hz muhammed için canım sana feda olsun derken. hz. muhammed onlardan vaz mı geçti?
"aşk yoktur libido vardır."
bu lafa katılıyorum ilahi aşk dışında. beşeri sevgi fazlalaştığında insanı doğruyu görmekten alıkoyar.
"din, toplumsal obsesyonlarımız; obsesyonlarımız ise bireysel dinimizdir."
madem din takıntıydı insanlar allah yeni bir din gönderdiğinde bunun etrafında toplandılar? takıntılarını devam ettirmeleri gerekmez miydi?
Friedrich Wilhelm Nietzsche
"insan mertebesi, hayvan mertebesiyle üstinsan mertebesi arasındaki köprüdür".
bu üst insan denen canlılar(naziler) dünya'da en insanlık dışı katliamı yaptılar. belki üst insan insan mertebesinden daha düşüktür. zaten insan insan olmasıyla yaratılmışların en güzelidir.
"Bir şeyden hoşlanmaktan söz edilir, aslında doğrusu, bu şey aracılığıyla kendinden hoşlanmaktır."
kibire bak.
"Sevilmiş olma isteği kendini beğenmişliklerin en büyüğüdür."
ben sevilmiş olmayı istiyorum mesala ama kibirden değil acziyetten acizliğimi kapatacak insanlar olmayaydı nasıl alırdım bu yolu.
"Açıkça büyük amaçlar tasarlayan ve daha sonra bu amaçlar için oldukça yetersiz olduğunu gizlice kavrayıveren kimse, çoğu zaman bu amaçlardan vazgeçecek kadar da güçlü de değildir. İşte o zaman ikiyüzlülük kaçınılmazdır."
ben böyle biriyim büyük anaçlar tasarlarım ama oldukça yetersiz bir kişiyim. çoğu zaman amaçlarımdan vaz geçecek kadar güçlü de değilim. ancak iki yüzlü de değilim amacım olmayaydı yaşamımın ne önemi vardı?



gelişmemiş iller tiye alınırken aksaray'ın sinsice izlemesi

yozgat bilecik ve kırşehir’in sosyal medya mizahına katkısı isimli akademik çalışmaya da konu olan sosyal medyada gelişmemiş iller üzerinden dönen geyikte fark edilen Aksaray tutumu.

İstanbul'da meşhur bir semtle adaş olmanızdan dolayı mı yırttığınızı zannediyorsunuz sayın Aksaray ?

"O konuda ben de Bayburt'a kırgınım" diyen binlerce sosyal medya komiğinin adınızı zikretmemesi sizi rehavete düşürmesin.

Başka sözlüklerde de yazarlık yapan yazar

Öncelikle şunu belirteyim kesinlikle bu yazarlarla sorunum yok. Yani herkes her yerde yazarlık yapabilir. Birden fazla sözlük üyeliği olabilir. Buna kimsenin karışabileceğini sanmıyorum zaten. Ancak şöyle bir durum var. Başka bir sözlükte açılıp ilgi gören başlığın burada aynı şekilde açılması ya da çok artı alan bir tanımın burada yer alması sinir bozucu oluyor. Sonuçta biz de saf değiliz bilinsin istedim.

iki kişinin bildiği sırrı

Ortak cüzdan, ortak gelecek projesi ile nice ocakları yıkacak fütürist. Aşkım ikimizin adı yazsın mı cüzdanda diyerek kaç kişiyi zor durumda bırakacak.

14 şubatta sevgilisi ile restoranımıza gelene yüzde 10 indirim, eşi ile gelene yüzde 15 her ikisi ile gelene yemek bedava kampanyası sonrası bu iş tutar.

İşin şakası icraatcı insanlara aşığız be..

(bkz: mahlasını cüzdanında taşı hediye etkinliği)

Mahlasını cüzdanında taşı hediye etkinliği

duyduk duymadık demeyinizz harika bir kampanya ile karşı karşıyayız. Hadi pamuk eller kalemlere. ilk 10 yazar arasına girmek mi? Şimdi benim aklıma ocak ayı geldi. Ciddi bir yarışma vardı. Güzel tanımlar giriliyordu ve yine de tarzını bozan olmazdı, buna çok yazmak demeyelim, üretken olmaya çalışmak diyelim. Ben de öyle idi. 800 tanım sayısını aşmıştım sonra karşıma birisi çıktı ve günlük o kadar tanım girebildiğini dedi. İçinizden ne geliyorsa, onu yapınız vallah son dakikaya kadar tsunami demeseydi ilk 10 yazar arası olduğumu bilmiyordum, yılbaşı kurasında aramızda kalsın, aldığımız hediyeler çoğunlukla çok güzel amaçlar ile bir yerlere verildi. Bazen böyle şeyler geri dönüşümlü oluyor.