ankara koru hastanesi

eksi sozlukte bir yazarin serzenisine konu olan hastane. eksi sozluk konuya iliskin tanimlari silip yazari ucurmus. dogru ise kan donduran olay.



--- alıntı ---

Yeni not ekle Popüler notlar Premium
bir yakın arkadaşımın başına gelen rezalet gibi rezalet olayı kendi anlatımıyla paylaşıyorum. bunu paylaşmamdaki amaç haksız olanın güçlü olup insanların acısını suistimal edip sorumluluktan kaçınması ve ilgili hastanenin hala hiçbir şey yokmuş gibi davranıp iş yapıyor olmasıdır.

edit : bebeğin ikinci mr sonucu http://imgur.com/a/n8QqS . [https://i.hizliresim.com/ldn4rl.jpg hızlı resim linki]

edit 2: bebeğin yoğun bakımdaki http://imgur.com/a/UbkWl fotoğrafı]. 40. günün sonunda hortuma bağlanarak (emme ve yutkunma olmadığından) eve çıkarıldı. [https://i.hizliresim.com/GBLG2v.jpg hızlı resim linki]

edit 3: bebeğin http://imgur.com/a/dAQp0 ilk mr sonucu] [https://i.hizliresim.com/brN9JY.jpg hızlı resim linki]

edit 4: epiduraller doğum paketine dahil değil ve tanesi 750 lira. aile , 2. epiduralin izin alınmadan yapılmasında bunun çok önemli bir etken olduğunu düşünüyor.

edit 5: başlığa kendi hekim görüşlerini yazan doktorun açıklamalarını okudum ve bir kaç flu noktayı aydınlatmak istedim. hasta rahat odaya çıkarılıyor ama bu rahatlama meselesi bir oyalamaya dönüşüyor. aileden öğrendiğim kadarıyla, sözleşmeye göre kontrolleri yapan doktor doğumda hazır bulunmak zorunda. ara ara gelen doktor ise kaydı olmayan, muhtemelen başka hastaneden gelen bir doktor. yani siz kime emanet olduğunuzu bilmiyorsunuz. asıl doktor bir şekilde ortada yok ama yerine bıraktığı doktor da çok geç geliyor. bu süre zarfında sürekli "yan odada" diye aile kandırılıyor. 2. epidural bu noktada oyalama görevini üstleniyor. geç gelen doktor ise durumun ciddiyetini geç kavrıyor. işler daha sonra çığrından çıkıyor. sezaryen kararı alma, asansör bekleme, sedye, sezaryen vs. derken 45 - 50 dakikalık bir zaman kaybı daha yaşanıyor. daha sonrası ise hastanenin durumu örtbas etme çabaları...

tıbbi malpractice editi: aile dışarıdan tanıdık bir doktor getirtti. raporlara bakan doktor olayın tamamen hastane hatası olduğunu söyledi. tabi bu yasal bir sonuç değil. sadece emin olmak adına yapılmış bir şey.

bazı saçma olaylar editi :
1. epiduraller "hastanemizden ikram" denilerek kayıtlara yansıtılmadı.
2. hastane etik kurulu toplanıp hastanenin suçunun olmadığına hükmetti (!) bunun üzerine, aile etik kurulunun incelediği hasta dosyasını istedi ve "dosya hazır değil" denildi. hazır olmayan dosya üstüne karar veren bir adet etik kurul (!)
3. saat 10: 00'dan 15:00' a kadar olan belgeler eksik veya yanlış beyan içeriyor. zaten altına imza atacak bir doktor yok.
4. neden daha erken sezaryene alınmadı sorusuna karşılık doktorun verdiği cevap : "sezaryene alsaydım bu sefer de neden sezaryene aldın diyecektiniz".



eşimin hamile olduğunu öğrendikten sonra bebeğimiz için en güvenilir hastaneyi aramaya başladık. ankara’da doğum alanında uzmanlaşmış bir hastane olarak bilinen koru hastanesi’ni olumlu tavsiyeler üzerine seçme kararı aldık. avantajlı olduğu gerekçesiyle doğum paketini almamız hastane tarafından önerildi. 9 ay boyunca tüm kontroller doğumu yaptıracak olan doktor tarafından yapıldı. kontrollerde bebekle ilgili herhangi bir sağlık sorununa rastlanmadı. bebeğin gelişimi olması gerektiği gibiydi. 9 nisan 2017 pazar günü saat 9:30’da eşimin suyunun gelmesi üzerine hastaneye doğru yola çıktık ve saat 10:00 civarında hastaneye girişimiz yapıldı.

9 ay boyunca tüm kontrolleri yapan ve doğumu yaptıracak olan doktorumuz şehir dışında olduğu için bizi hastanede sonradan kayıt dışı çalıştığını öğrendiğimiz başka bir doktor karşıladı. bunun üzerine kendi doktorumuzu aradık ve bize doğumu yaptırması için o hastanede çalışan başka bir doktoru yönlendireceğini söyledi. eşimi doğumhane yerine hasta yatış katına çıkarıp bir odaya aldılar. saat 11 -12 arası eşimin sancıları sıklaşmaya başladı. doğumun artık yaklaştığını düşünmeye başlamıştık ki, ebe odaya girerek “sen bu kadar sancıyla doğum yapamazsın, sana epidural yapmamız gerek” diyerek dayatmada bulundu. (bu arada ebe de hamileydi) eşim doktorumu arayın diyerek itiraz etti fakat ebe “doktor bey’le telefonda görüştüğünü ve epidural yapılması gerektiği konusunda anlaşmaya vardıklarını” söyleyerek eşimi ikna etti. epidural yapıldıktan sonra eşimin sancıları kesildi ve üstüne bir uyuşukluk çöktü. tüm bunlar olurken kayıt dışı çalışan doktor ara ara eşimi muayene etti fakat kimse eşimin başında durup süreci takip etmedi. eşim saat 1 gibi doğumhaneye alındı. biz artık doktorumuzun yönlendirdiği diğer doktor gelecek ve doğum başlayacak diye düşünürken doktor gelmedi. ısrarla doktorun neden gelmediğini sorduğumuzda ise ebe, “anne henüz doğuma hazır değil doktor yan oda da bekliyor” diyerek bizi yanılttı. saat 14.45’de ebe eşimin belinden açılan damar yolundan 2. doz epidurali sorgusuz sualsiz tekrar verdi. saat 15.00’da doğumu yaptıracak olan doktor acele ve panikle doğumhaneye girdi. eşimi muayene ettikten sonra bebeğin kakasını yaptığını fark etti. bunun üzerine rahimdeki kakalı suyu tamamen boşalttı. sezaryen kararı alması gerekirken doğumu hızlandırmam gerekiyor diyerek eşimin ayağa kalkmasını ve yürümesini istedi. bu arada ebeyi 2. epidurali yaptığı için azarladı ve kendisi doğumhaneden çıktı. bir süre sonra tekrar doğumhaneye geldi ve eşime biraz daha yürümesi gerektiğini söyleyip tekrar doğumhaneden çıktı.

tüm bunlar olurken eşimin başında kimse durmadı, bebeğin kalp atımlarını gösteren nst cihazını kimse takip etmedi. doktor tekrar doğumhaneye geldi ve eşimi normal doğum yapmaya zorladı fakat eşimin tüm çabalarına rağmen bebek doğamadı çünkü epidurallerin etkisiyle sancı ve kasılmalar azalmıştı ve doktor rahimdeki bütün suyu boşaltmıştı. bebeğin kalp atımları düşmeye başladı ve doktor bu böyle olmayacak sezaryene almamız gerekiyor dedi. doğumhane ve ameliyathane aynı katta olmadığından ve doğumhanede hazır sedye bulunmadığından sedyenin gelmesi beklendi. yaklaşık 10 dk. sonra sedye geldi. sedyenin boyu bile o anda uygun değildi ve sedye boyu ayarlamakla uğraştılar. nihayet eşim ameliyathaneye alındı ve doktor operasyonun 10 dk. süreceğini söyledi. saat 17:00 civarında başlayan operasyon, yaklaşık 25-30 dk. sonra son buldu ve bir hemşire ile bir doktor kucaklarında bebeğimiz ile çıktılar. bebeğin rengi mosmordu ve hemşire elinde pompa ile ciğerlerine hava basıyordu. apar topar yenidoğan yoğun bakımına alındı. bebek ölü doğmuş ve yenidoğan yoğun bakımda 15 dk. canlandırma işlemi yapılmış. tabi biz bunları çok sonra öğrendik.

doğumdan sonra bize her şeyin normal olduğunu, bebeğin ufak bir solunum sıkıntısı olduğunu ve 10 gün kadar yoğun bakımda kalacağını söylediler. bu süreç boyunca hastane bizi bilgilendirmekten sürekli kaçındı. ben araştırdıkça ve çalışanları sıkıştırdıkça öğrendim ki bebeğimiz oksijensiz kalmış, beyninde hasar oluşmuştu. fakat derecesini öğrenmemiz için yine hastaneyi zorlayarak mr çektirilmesini istedik. 5. gün de mr çekildi ve çok odaklı 3. evre ağır “hipoksik iskemik ensefalopati” olduğunu öğrendik. yani bebeğimiz ölebilir, yaşaması halinde ağır sakat kalacak. solunumundan görmesine, duymasından hareket kabiliyetine kadar her şeyi etkilenmiş durumda.

bizi bu süreçte bebeğimizin durumu yaralamışken, hastane yönetiminin hatayı kabul etmemesi, verilen epidurallerin kayıtlardan silinmesi, belgelerin değiştirilmesi, kayıt dışı çalışan doktorun ortadan kaybettirilmesi ve hasta dosyasının 40 günün sonunda yarım yamalak verilmesi gibi olaylarla çok hırpalandık. bu süreçte hastane bizden bir özür dahi dilemedi. çocuğun durumun genetik olduğunu söyleyerek bizi savuşturmaya çalıştılar fakat hiçbir genetik testte olumsuz bir bulguya rastlanmadı. hiçbir şekilde sorumluluğu kabul etmeyen başhekime, kayıt dışı doktoru sorduğumuzda “ben hastanedeki her doktoru tanımak zorunda mıyım, belki bir doktorun arkadaşıdır” şeklinde saçma bir cevap aldık. kabus gibi geçen bu 40 günün her anı ayrı bir skandaldı. daha buraya sığmayacak bir çok saçma olay yaşadık. bir özel hastanenin ne kadar iğrençleşeceğini bu süreç bize gösterdi.


--- alıntı ---
devamını gör...
hastane olarak adlandırılmaması gereken yer.

buralara şirket veya ticarethane denmesi gerekir. insan sağlığı yerine şirketin hesabına girecek para önemlidir. hasta yoktur, müşteri vardır.
devamını gör...
insanlar özel ilgiye muhatap olmak için özel hastanede doğum tercih ediyor fakat bunlar ve türevleri her işlemi kazanç plarak gördüğünden yapmadıklarını bırakmıyorlar.
ne kadar istiyorsunuz baştan adam gibi söyleyin yeter ki eşime ve çocuğuma bi şey olmasın dedirtirler insana. bildiğin fidye mantığı.
devamını gör...
(bkz: özel hastane)

daha fazla söze gerek var mı bilemiyorum.

not: evet devlet hastaneleri halen daha eksiklerle doludur, amma velakin hayat memat konularında en ortalama bir devlet hastanesi bile en okkalı özel hastaneden daha az riskli ve başarılıdır. yiyorsa olmasın ...
devamını gör...
haberlerde göremediğim hadise.
nedeni için aşağıdaki haber ipucu verebilir.
google aramasında haber bir tek aşağıdaki haber sitesinde görüntülenmiş ancak şu an o da yayından kaldırılmış.
http://www.haberingundemi.c...

--- alıntı ---

özel koru sincan hastanesi müdürü ve başhekimi metin hüseyin arsakay, ak parti sincan ilçe başkanı ahmet erbağ’ı makamında ziyaret etti. hastane hakkında hakkında bilgi veren arsakay, “2011 yılında balgat’ta faaliyetine başlayan koru hastanesi, 2012 yılı nisan ayında sincan ilçemizde “özel koru sincan hastanesi” adıyla ikinci hastanesini hizmete açtı. yoğun bakım ünitesi özelliklerine sahip olup, kalp ve damar cerrahisinden diyaliz hastaları da dahil olmak üzere yoğun bakım ihtiyacı duyan tüm hastalarımıza akademik kadromuz ile 7/24 hizmet sunmaktayız” dedi. arsakay, bu tür ziyaretlerin zaman zaman yapıldığına dikkat çekti ve bu ziyaretlerde ilçemizdeki sağlık hizmetlerinin en üst seviyeye çıkarılması hususunda görüş alışverişinde bulunduklarını söyledi.

ak parti ilçe başkanı ahmet erbağ “kendileri çok önemli bir görevde çalışıyorlar. sağlık sektöründe bizim hükûmetlerimiz zamanında, 2002 yılından 2013 yılına kadar hem hastane bazında hem de teknolojik anlamda yenilenerek birçok reformlar oldu. tabi burada sağlık çalışanlarının bu değişikliklerde çok büyük payı var. yaptıkları görev kutsal ve hayırlı bir görev. insan hayatını uzatmakta ve birçok hastalıklarda soğukkanlı olarak insanların hayatını sürdürebilmesi için önemli bir görev yürütüyorlar. inşallah bu yaptıkları görevde bizde hem teşkilat olarak hem de hükûmet olarak bütün çalışanlarımızın her zaman yanlarında olduk, olmayada devam ediyoruz” dedi.

--- alıntı ---
devamını gör...
bilerek insanların canlarını alan veya canlarını tehlikeye atanların Allah belasını versin diyerek ve üzülerek okuduğum rezalete sebebiyet veren hastane.

son yıllarda devlet hastanelerinin özel hastanelerden daha iyi durumlarda olduğunu düşündüren tezimi de kuvvetlendiriyor.

Allah korusun eşimizi, çocuğumuzu bu tip para göz doktorlardan ve hastanelerden.
devamını gör...
web siteleri üzerinden yaptığımız yazışma

4:54 pm
sosyal medyada yayınlanan skandal iddiası ile ilgili olarak bir açıklama yapmanız gerektiğini düşünüyorum. facebooktan yorumları siliyorsunuz. haberler basından kaldırılıyor. hastanenize duyulan güvenin zedelenmemesi için sessiz kalmayın lütfen.
4:58 pm
ve cevap yok. :) iktidara yakınlığınız sayesinde bu olayı kapatamazsınız. şahsen takipçisi olacağım.
özel koru hastanesı
konuyla ilgili yönetimimiz açıklama yapacaktır
devamını gör...
"konuyla ilgili yönetim açıklama yapacaktır" sözünü unutan ve halen sesini çıkarmamış olan hastanedir.
zannederim facebooktaki sayfalarına yazılan yorumları silmekten zaman bulamıyorlar.
devamını gör...
ankara 6. sulh ceza hakimliği’nin 2017/3841 d. iş sayılı ve 25.05.2017 tarihli kararı ile ekşi sözlükte yer alan içeriklerin engellenmesini sağlamış ticarethane.

evet akp iktidarının recep tayyipin kavurmacı ile başlayan adalet dağıtımına koru hastanesi ile devam ediyoruz.
kusura bakmayın bu kararı aldırıyorsanız olayın vehameti anlatılandan çok daha ileri boyutta demektir.
devamını gör...
konuyu canlı tutmak ve erişim engelini aşmak için tekrar hatırlamakta fayda var

--- alıntı ---

eşimin hamile olduğunu öğrendikten sonra bebeğimiz için en güvenilir hastaneyi aramaya başladık. ankara'da doğum alanında uzmanlaşmış bir hastane olarak bilinen koru hastanesi'ni olumlu tavsiyeler üzerine seçme kararı aldık. avantajlı olduğu gerekçesiyle doğum paketini almamız hastane tarafından önerildi. 9 ay boyunca tüm kontroller doğumu yaptıracak olan doktor tarafından yapıldı. kontrollerde bebekle ilgili herhangi bir sağlık sorununa rastlanmadı. bebeğin gelişimi olması gerektiği gibiydi. 9 nisan 2017 pazar günü saat 9:30'da eşimin suyunun gelmesi üzerine hastaneye doğru yola çıktık ve saat 10:00 civarında hastaneye girişimiz yapıldı.

9 ay boyunca tüm kontrolleri yapan ve doğumu yaptıracak olan doktorumuz şehir dışında olduğu için bizi hastanede sonradan kayıt dışı çalıştığını öğrendiğimiz başka bir doktor karşıladı. bunun üzerine kendi doktorumuzu aradık ve bize doğumu yaptırması için o hastanede çalışan başka bir doktoru yönlendireceğini söyledi. eşimi doğumhane yerine hasta yatış katına çıkarıp bir odaya aldılar. saat 11 -12 arası eşimin sancıları sıklaşmaya başladı. doğumun artık yaklaştığını düşünmeye başlamıştık ki, ebe odaya girerek "sen bu kadar sancıyla doğum yapamazsın, sana epidural yapmamız gerek" diyerek dayatmada bulundu. (bu arada ebe de hamileydi) eşim doktorumu arayın diyerek itiraz etti fakat ebe "doktor bey'le telefonda görüştüğünü ve epidural yapılması gerektiği konusunda anlaşmaya vardıklarını" söyleyerek eşimi ikna etti. epidural yapıldıktan sonra eşimin sancıları kesildi ve üstüne bir uyuşukluk çöktü. tüm bunlar olurken kayıt dışı çalışan doktor ara ara eşimi muayene etti fakat kimse eşimin başında durup süreci takip etmedi. eşim saat 1 gibi doğumhaneye alındı. biz artık doktorumuzun yönlendirdiği diğer doktor gelecek ve doğum başlayacak diye düşünürken doktor gelmedi. ısrarla doktorun neden gelmediğini sorduğumuzda ise ebe, "anne henüz doğuma hazır değil doktor yan oda da bekliyor" diyerek bizi yanılttı. saat 14.45'de ebe eşimin belinden açılan damar yolundan 2. doz epidurali sorgusuz sualsiz tekrar verdi. saat 15.00'da doğumu yaptıracak olan doktor acele ve panikle doğumhaneye girdi. eşimi muayene ettikten sonra bebeğin kakasını yaptığını fark etti. bunun üzerine rahimdeki kakalı suyu tamamen boşalttı. sezaryen kararı alması gerekirken doğumu hızlandırmam gerekiyor diyerek eşimin ayağa kalkmasını ve yürümesini istedi. bu arada ebeyi 2. epidurali yaptığı için azarladı ve kendisi doğumhaneden çıktı. bir süre sonra tekrar doğumhaneye geldi ve eşime biraz daha yürümesi gerektiğini söyleyip tekrar doğumhaneden çıktı.

tüm bunlar olurken eşimin başında kimse durmadı, bebeğin kalp atımlarını gösteren nst cihazını kimse takip etmedi. doktor tekrar doğumhaneye geldi ve eşimi normal doğum yapmaya zorladı fakat eşimin tüm çabalarına rağmen bebek doğamadı çünkü epidurallerin etkisiyle sancı ve kasılmalar azalmıştı ve doktor rahimdeki bütün suyu boşaltmıştı. bebeğin kalp atımları düşmeye başladı ve doktor bu böyle olmayacak sezaryene almamız gerekiyor dedi. doğumhane ve ameliyathane aynı katta olmadığından ve doğumhanede hazır sedye bulunmadığından sedyenin gelmesi beklendi. yaklaşık 10 dk. sonra sedye geldi. sedyenin boyu bile o anda uygun değildi ve sedye boyu ayarlamakla uğraştılar. nihayet eşim ameliyathaneye alındı ve doktor operasyonun 10 dk. süreceğini söyledi. saat 17:00 civarında başlayan operasyon, yaklaşık 25-30 dk. sonra son buldu ve bir hemşire ile bir doktor kucaklarında bebeğimiz ile çıktılar. bebeğin rengi mosmordu ve hemşire elinde pompa ile ciğerlerine hava basıyordu. apar topar yenidoğan yoğun bakımına alındı. bebek ölü doğmuş ve yenidoğan yoğun bakımda 15 dk. canlandırma işlemi yapılmış. tabi biz bunları çok sonra öğrendik.

doğumdan sonra bize her şeyin normal olduğunu, bebeğin ufak bir solunum sıkıntısı olduğunu ve 10 gün kadar yoğun bakımda kalacağını söylediler. bu süreç boyunca hastane bizi bilgilendirmekten sürekli kaçındı. ben araştırdıkça ve çalışanları sıkıştırdıkça öğrendim ki bebeğimiz oksijensiz kalmış, beyninde hasar oluşmuştu. fakat derecesini öğrenmemiz için yine hastaneyi zorlayarak mr çektirilmesini istedik. 5. gün de mr çekildi ve çok odaklı 3. evre ağır "hipoksik iskemik ensefalopati" olduğunu öğrendik. yani bebeğimiz ölebilir, yaşaması halinde ağır sakat kalacak. solunumundan görmesine, duymasından hareket kabiliyetine kadar her şeyi etkilenmiş durumda.

bizi bu süreçte bebeğimizin durumu yaralamışken, hastane yönetiminin hatayı kabul etmemesi, verilen epidurallerin kayıtlardan silinmesi, belgelerin değiştirilmesi, kayıt dışı çalışan doktorun ortadan kaybettirilmesi ve hasta dosyasının 40 günün sonunda yarım yamalak verilmesi gibi olaylarla çok hırpalandık. bu süreçte hastane bizden bir özür dahi dilemedi. çocuğun durumun genetik olduğunu söyleyerek bizi savuşturmaya çalıştılar fakat hiçbir genetik testte olumsuz bir bulguya rastlanmadı. hiçbir şekilde sorumluluğu kabul etmeyen başhekime, kayıt dışı doktoru sorduğumuzda "ben hastanedeki her doktoru tanımak zorunda mıyım, belki bir doktorun arkadaşıdır" şeklinde saçma bir cevap aldık. kabus gibi geçen bu 40 günün her anı ayrı bir skandaldı. daha buraya sığmayacak bir çok saçma olay yaşadık. bir özel hastanenin ne kadar iğrençleşeceğini bu süreç bize gösterdi

--- alıntı ---
devamını gör...
--- alıntı ---
ekşi sözlük ve yargı bir oldu, özel hastaneyi savundu
özel koru hastanesi'nde doğum sırasında yaşanan ihmaller nedeniyle yaşamını engelli olarak sürdürecek bebeğin öyküsü, hastanenin sahibinin akp'ye yakınlığı nedeniyle ekşi sözlük'te kendine yer bulamadı, ilgili içerik siteden kaldırıldı, konu hakkında yazan hesaplar devre dışı bırakıldı.
ankara'da özel koru hastanesi'nde 9 nisan tarihinde, doğum sırasında yaşanan ihmaller nedeniyle yaşamını engelli olarak sürdürecek bebeğin öyküsü, sosyal medyada gündem olmuştu.

hastanenin ihmalleri ve para hırsı nedeniyle, anne karnında hiçbir sağlık sorunu olmayan bir bebek, evre 3 hipoksik iskemik ensefalopati olarak nitelenen bir beyin hasarına maruz kaldı.

doğum öncesinde üstüste iki kez epidural anestezi yapan hastane, "doğum paketi"ne dahil olmayan epidural anestezi uygulaması ile faturayı kabartma yönünde bir hamle yaptı ancak ailenin olaydan şikayetçi olması sonucunda uygulamaları "ikram" olarak niteledi ve hasta dosyasına yazmadı.

öte yandan olaya dahil olan doktorun hastanede kaçak olarak çalıştığı, başhekimin "ben hastanedeki her doktoru tanımak zorunda mıyım" sözleri de, olayın mağduru olan baba tarafından aktarıldı.

ekşi sözlük koru hastanesi'ni neden koruyor?

ancak gelişmeler bununla bitmedi. olayın ekşi sözlük'te "9 nisan 2017 koru hastanesi rezaleti!" başlığıyla yayınlanmasının üzerinden çok geçmeden, ilgili içerik siteden kaldırıldı, konu hakkında yazan sözlük yazarlarının da hesapları devre dışı bırakıldı.
http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/images/2017/05/25/ekran_resmi_2017-05-25_18.56.57.png
yaşananları haberleştiren sitelerin de içeriklerine ankara 6. sulh ceza hakimliği'nin 24-05-2017 tarih ve 2017/3838 sayılı kararı ile ulaşım engellendi.

koru hastaneleri yönetim kurulu başkanı hasan biri, cumhurbaşkanı tayyip erdoğan'a verdiği destekle biliniyor. koru sağlık koleji, koru anadolu lisesi 'ni açan koru grubu, akp'li yılların büyük "icad"ı sağlık turizmi için yaptığı yatırımlarla biliniyor. hasan biri aynı zamanda, yüksek ihtisas üniversitesi'nin mütevelli heyetinde yer alıyor.

koru grubu, sağlık turizmi kapsamında koru hastaneleri olarak özellikle ortadoğu ülkeleri olmak üzere 52 farklı ülkeden gelen yıllık yaklaşık 400 bin hastaya sağlık satıyor.

akp'ye yakınlığıyla bilinen biri; "cumhurbaşkanımız recep tayyip erdoğan'ın yatırım çağrısını son derece yerinde buluyor ve grup olarak da tam desteğimizi bildiriyoruz. biz devletimize inanıyor,ülkemizi yatırım yapılabilir olarak görüyoruz" sözlerinin de sahibi.

tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda, ekşi sözlük'ün sağlık skandalına yer vermeme kararı ve haber içeriklerine ulaşımın durdurulmasının sebebi ortaya çıkmış oldu.

sağlık hakkını parayla satılabilir hale getiren, "doğum paket"leri satarak hem büyük bir kar elde eden hem de doğum eyleminin kendisinin yüceltilmesi ile ideolojik bir hamle yapan sistem, bir bebeğin daha engelli olmasına neden olarak, büyük bir suç işledi.

--- alıntı ---
devamını gör...

yukarıdaki açıklamayı yapan ticarethane.
ben tatmin olmadım. aramızda doktor varsa okuyup tatminkarlığı konusunda yorum yapabilir.
alt tarafta sağlık çalışanlarına şiddete bağlamışlar konuyu.
ancak kimse hastaneyi basmadı bildiğim kadarıyla.
mahkeme kararına konu olan bilgiler de şiddet içermiyordu.
olan bir bebeğe oldu.
devamını gör...
ne olursa olsun sağlık hizmeti almayacağım ticarethane.

yaşanılan bu olaydan insanların haberi yok. nedense basında yer bulamadı. sağlık bakanı olan şahıs bir kere konuşmadı.

bir ailenin hayatını mahveden hastane yönetimi utanmadan insanları tehdit ediyor. paylaşımlarımız için yargıya başvuracaklarmış. buyursunlar versinler mahkemeye. rezaleti her yerde yazacağım, herkese anlatacağım.
devamını gör...
anneyi rahatlatır denilen ilaç kasların kasılmasını durduruyor.

--- alıntı ---

omuriliği çevreleyen ve dura adı verilen zarın etrafına lokal anestezik madde verilerek ağrı uyarılarının beyine ulaşması engellenir. eğer bu bölgedeki motor işlevi sağlayan sinirler de etkilenirse tam bir anestezi meydana gelir ve uygulama yapılan bölgenin altında kalan kısımda his ile birlikte hareket kabiliyeti de ortadan kalkar.

kişi bu durumda bacaklarını ne hissedebilir ne de oynatabilir. bu sezaryen ameliyatlarında uygunanan epidural anestezidir. oysa doğumda amaç sadece ağrıyı gidermek olduğundan epidural aralığa daha az dozlarda lokal anestezik ile birlikte güçlü ağrı kesiciler de verilir. bu sayede motor kayıp olmayacağından anne adayı ağrı duymadığı halde dokunmaları hissedebilir ve bacaklarını oynatabilir. lokal anestezik miktarı çok düşük tutularak anne adayının doğum eylemi sırasında yürüyebilmesi dahi sağlanabilir.

--- alıntı ---
devamını gör...
diğer özel hastane adındaki ticarethaneler gibi bir ticari-hastane. hastane yönetiminin açıklamasının bizim açımızdan bir hükmü yok. ortada bir mağduriyet var ve muhtemelen bunun geri dönüşü de yok. mağdur olan mağduriyetiyle kalıyor...
devamını gör...
facebook sayfasındaki yorumları silinmeden okumanızı tavsiye ettiğim hastane.
kendi yaptıkları açıklamayı paylaşan 41 hesabın sahte olduğu belirtiliyor.aslında 42 hesap var ancak birisi gerçek sadece. o da sabire meltem bankonun hesabı.
bu hesaplar içerisinde en çok dikkat çekeni ise şu:
http://yadi.sk/d/1Burzx5z3J...
resim görünmedi sanırım üzerine tıklayınca görebiliyorsunuz.
yorumlarda bu kişinin ece olamayacağı belirtilmiş. *

ben de hakaret etmediğim halde yaptığım yorumlardan ötürü şu an ilgili hastanenin sayfasına yorum yapamıyorum.

koru hastanesi sahte hesapları olduğu iddia edilen hesaplar ise şunlar:

https://yadi.sk/d/1Burzx5z3...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar