anlaşılma isteği

uğruna ne büyük şeyler feda edilebilir. devri şahanemizde kimse kimseyi tam anlamıyor. esasında herkes de biraz anlaşılmak istemiyor. işine geldiği kadar anlaşılmayı anlaşılmak zannediyor. oysa bir insan tarafından tamamen anlaşılmak ne kadar ürkütücü. o nedenle birçok kişinin psikolog, psikiyatrist gibi meslek gruplarını kafasında çok büyütüp çekindiği gözlenir. bir de süleymancı kurslarında kalan arkadaşlarım falanca hocanın kalp gözü açık diye ondan çok çekindiklerine dair şeyler söylerlerdi.
devamını gör...
insan için en normalidir. kendisi sosyal bir varlıktır, bırakın insanları hayvanlarla, bitkilerle bile konuşur hatta sorular sorar onlara. anlatmaktan daha çok hâlinden de olsa anlaşılmak ister.
devamını gör...
çocukken banyoya kilitlenirdim. belki adam olurum diye. bazen daha az soru sormam için. bazen sadece orada olmayayım diye. evde bir banyo daha olduğu için ara ara çıkarılma gibi bir durum yoktu. sabah oradasın. buraya kadar sorun yok. akşam oradasın. bu ciddi bir sorun. hava kararacak çünkü. canavarlar, cinler ve hırsızlar akşam ezanından sonra ortaya çıkar. hepsi bana bakıyor ama ben karanlıkta onları görmüyorum. insan olmak üzerine orada düşünmeye başlamış olabilirim. elektrik düğmesine bağlı hayatım ve akıl sağlığım ancak kapı kilitli olduğu sürece ulaşmak mümkün değil. akıl sağlığım bir insanın parmağının ucunda. oraya hafifçe dokunursa tüm canavarlar ile göz göze gelme şansım var ama dokunmadığı sürece sadece görülen benim.

mesela bugün hâlâ aniden korkarım banyoya gideceğim zaman. o düğmeye uzak kalma ihtimalinden hoslanmam. onun yarattığı güçsüzlük hissini sevmiyorum. orada tek kalmamak için birini ararım ve telefonun ucundan bana seslenmesini isterim. kalabalık yaratmaya çalışırım. elektriğin gitme ihtimaline karşı iki kişi olduğumuzu bilsinler diye. çünkü ben canavarlarımı büyütemedim. orada duruyor ve biliyorum beni bekliyor. böyle iğrenç ve benimle ölene kadar gidecek bir travmam var.

insanın parmak ucundasın. senin hayatın bir başkasının parmak ucunda. parmağının dokunduğu yer aydınlanacağın yer ama aynı parmak sayesinde karanlıkta kalabilirsin. korkunç bir güç. korkunç bir ihtimal. hoş değil. eğer kapın kapalıysa ışıkla aydınlanacağın düğmeye ulaşma ihtimalin yok. korkunç bir gerçek. saçma bir güçsüz kalma anı.

insan olmak gözümde bundan daha ötesi değil. başka şeyler var onlardan da öteye geçebilmiş değilim. anlaşılmayı buna benzetiyorum. parmağının ucundasın, ışığı açabilir ya da kapatabilir, her şekilde keyfi nasıl isterse öyle yapacak. keyfi isterse seni anlar, istemezse anlamaz. keyfi iyiyse iyidir, değilse kötü olmayı seçer. eğer kötülük yapmak istiyorsa yaptığın iyiliklerden bile kötülük çıkarabilir. bir şekilde seni en iyi anladigi yerlerden vurur. anlaşılma isteği anlaşılabilir, benim en çok ihtiyaç duyduğum şey ama insanın anlama şeklinden korkarım. çünkü anladıkları kadar güçlü olduğuna inanıyor. korkutucu bu.

insan biraz şey bir şey.
devamını gör...
gündelik hayatta okuduğun kitaplardan, izlediğin iyi filmlerden, aşka bakış açından, felsefeden, şiirden bahsedince insanların bana delirmiş gözüyle bakmasından gına gelmişti. hele ki siyaset hakkında, mevcut iktidarı eleştirince, yahut muhaliflerin ezberci slogan cümleleriyle konuşmayınca uzaylı sanılmaktan bıkmıştım. 1.5 yıldır sözlükler evreni bana ilaç gibi geldi.

ben de artık herkes gibi gündelik yaşamda;

-ne yabıoon?

-iyidir sen nee yabıoon?

-aban ne yabıoo?

-dolar pis yükseldi yaa laaa.

-iyi iyi 50 kuruş düştü şükür.

-şu kıza bak, nee güzel yaa laa, ahhh ahh!!

şeklinde maymun taklitleri yapıp, geceleri zehrimi buralara akıtarak rahatlıyorum.
devamını gör...
sabahattin ali özetlemiştir.

"onların beni anlamalarına imkan yoktu. izahat vermeye de asla mecbur değildim."

(yeni dünya, sabahattin ali)
devamını gör...
anlaşılmak için çaba gösterdikçe bu haliniz alaşağı ediliyorsa biraz uzak durun. iyi niyetiniz sebebiyle çirkin bir durum içine çekiliyorsunuzdur. anlaşılma isteği karşı tarafla doğru orantılı olursa yerini bulur.
devamını gör...
yönlendirildiği kişi, zaman ve mekan oryantasyonunun doğru ayarlanmaması halinde boşa kürek çekmeye sebep olan istek.

leb demeden çorum diyebilenler, mimiklerle sohbet edebilenler müstesna, az olsun öz olsunlar.
devamını gör...
mezhepçiye ve ideoloji tutkunlarına karşı hüsrana uğrayacak istektir.

aklın yerine din ve ideoloji koyanlar tarafından anlaşılamazsınız. akletmeden inanmak ile herhangi bir dine inanmak arasında hiçbir fark yoktur. doğru inanç aklı ve vicdanı kendine hayran bırakandır. bu inançta şartlanma olmaz.
aklını ve vicdanını kullanarak iletişim kuran kişiler anlaşır.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar