anlatamamak

anlatmamaktan başkadır. sebepleri vardır. muhakkak çok geçerli sebepleri vardır. sonuç değişmese de sebeplerin de kendince özrü vardır.
devamını gör...
karşı tarafın anlamama olayının ta kendisi. (bkz: ) "ne kadar bilirsen bil, anlattıkların karşındakinin anlayabildiği kadardır.''
devamını gör...
ağlasam sesimi duyar mısınız,
mısralarımda;
dokunabilir misiniz,
gözyaşlarıma, ellerinizle?
bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
bu derde düşmeden önce.
bir yer var, biliyorum;
her şeyi söylemek mümkün;
epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
anlatamıyorum.

orhan veli kanık
devamını gör...
"sözün gelip boğazına yerleşmesi hali. bazen konuşmak istiyorsun. içindekileri şöyle güzelcene boşaltayım diyorsun. ama olmuyor.

çünkü anlamış gibi yapacaklar,başlarını aşağı yukarı sallayacak sadece. hani anlatıp anlatmamak bir tercihdir. ama anlatamamak sadece sizle alakalı bir durum olmuyor.

şu yaşa geldin onca olmazları gördün. onca geç kalmışlıkların içinde boğuldun. onca gece sessiz sedasız duvarlara baktın. onca zaman "olanla olması gereken" arasında sıkışıp kaldın. onca sessiz tiyatro,onca sahne,onca perde gördün.

anlatabildin mi?
devamını gör...
yanlış anlaşıldığınızda, doğrusunu anlatamadığınız durumdur ayrıca. konuşmamaya, cümle kurmamaya başlarsınız. kendini ifade edememek ne zor şey.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar