anne ile erkek evlat ilişkisi

daha samimi olmak gerekirse ana oğul ilişkisi.
anneler bir garip,kızlarını kimseye kıyamaz gibi görünürler ama asıl oğullarına kıyamazlar.gelin beğenmez,oğullarına laf ettirmezler. annelerin oğul sevgisi başkadır başka.

benim oğlum ile başlayan cümlelere bayılırlar. *))
devamını gör...
kız evlat ilişkisinden çok farklı olandır.
annemi anlatayım -tanıdık gelir muhakkak- ; annemin hayatında tanıdığı ilk erkek babası; evdeki otorite sembolü, aralarındaki ilişki resmiyetten biraz hallice. tanıdığı ikinci erkek, kardeşi; evin kıymetlisi, ablalık değil annelik yapılıyor diğer tüm kız kardeşler tarafından. tanıdığı üçüncü erkek, kocası; ilk samimi,resmiyetten öte ilişki burada başlıyor ancak çok genç evlendiği için cahillikten nasıl yaşaması gerektiğini tam olarak bilemiyor. ve tanıdığı dördüncü erkek, oğlu; önce güdüleriyle sonra bile isteye çok sevdiği, hayatında karşı cinsin varlığını tam anlamıyla dolduran, tanıdığı diğer erkeklerden farklı olarak tamamen kendisine ait olan ve sevildiğinden hiç kuşku duymadığı oğlu.
bunun için anneler veya annem oğlunu bir başka seviyor,ona bir başka bakıyor sanırım, kıskanıyor muyum;biraz, hak veriyor muyum; evet, ancak yine de annemle uğraşıyor muyum oğlun da oğlun diyerek; daima... *
devamını gör...
*okul yolu:
- anne, sen dönüşte yine bu yoldan mı geleceksin?
- evet.
- bu yoldan değilde, diğer yoldan gitsen
- niye?
- öyle işte.
- fakat otobüs durağı
- diğerinde binersin

asıl mevzu konuştukça anlaşılıyor: yürüdüğümüz yol üzerinde 4-5 adam toplaşmış sigara içiyorlardı. bundan rahatsız olmuş, korkmuş onların yanından geçmeyeyim diye, bana diğer yolu kullanmamı söylüyor.

ağbi, sen hangi ara büyüdün. *
devamını gör...
anne: farmason almasaydın daha çabuk gelmez miydin?
evladı: anne formasyon o.
anne: o olmadan profös olunmuyor mu?
evladı: ???
(henüz yüksek lisans için cırmalıyor)
devamını gör...
anne: oğlum ilk görüşmeye gittiğin kız nasıldı ?
evladı: sanırım çok şişmandı.
anne: önemli değil evlenirsen rejim yaptırırız.
evladı: ya boyu da çok uzundu.
anne: ya ne var söyleriz topuklu giymez.
evladı: ya anne burnu da laz burnu gibiydi
anne: ya evlen arada estetik ameliyat olur.
evladı: ya anne dişleri de çarpıktı.
anne: iyi bir dişçi var yaptırırız.

kadın bu yola baş koymuş kaçacak durum yok.


devamını gör...
baba ile kız ilişkisi şeklinde iki ayrı kulvarda incelenebilir. zira anneler erkek evlat konusunda çok fazla üzerine titrerler, ve hatta bu ilgiye alakaya rağmen özgür hareket edebilmelerine de sevinirler. çok fazla merak ederler, zira kız çocuğu genelde annenin yanıbaşındadır. baba ise kız çocuğunu çok fazla merak eder mesela. ilgisi alakası daha başkadır.

pozitif ayrımcılık değildir tabi ki ama doğal yolla dolaylı bir farklılık sergilemektedir bu durum.
devamını gör...
ergenlik dönemine kadar tamam annecim modunda ilerleyen; ergenlikten sonra anne bana karışma ile devam eden ilişkidir..
evlenene kadar isyankar takılan adam evlendikten sonra anne kıymetini anlar ve yaklaşımları da ona gore değişir..
devamını gör...
farklı bir ilişkidir. erkek çocuk başka hiç kimseden bu ilgiyi karşılıksız bir şekilde almadığı için kıymet verir genelde. genelde dedim çünkü bazı anneler bunu abartıp çocuğu şımartıyor. şımaran çocuk bu sefer "beni sevmek zorunda nasılsa" gibi bir düşünceye sahip olup kendisine gösterilen değeri kıymetsiz görüyor. bunun acı tecrübelerini de etrafımda görüyorum. bunun dışında anne sevgisi ve şefkati devamlıdır. geçen bir yazar "evlat dünyanın en ağır suçunu da işlese nefret etmezsin" demişti. bir baba için evlat böyleyse anne için nasıldır, Allah bilir. sanırım bu yüzden şımartıyorlar bazen. çok ağır bir suç işleyen ve sonunda ölmüş evladı hakkında oğlumu çöpe mi atayım diyen anne geliyor aklıma da anlıyorum biraz. anne her ne kadar evladını sevse ve uğruna trenin önüne gözünü kırpmadan atlayacak kadar fedakar olsa da onun da bir hayatı olduğunu unutmamalı yine de.
devamını gör...
kıskanılan ilişkidir.

erkek evlatlarda anlayamadığım bir şeytan tüyü var.

en küçük başarısı, anne tarafından özenle abartılır. güzelce pohpohlanır. kazık kadar olsa da, yemeği, uykusu, en küçük ayrıntısı önemli bir mesele haline getirilir.

biz bu muameleleri görmüyoruz açıkçası. *

aslında sebebini biraz anlayabiliyorum ama, olsun.*
devamını gör...
abartılmaması gereken ilişkidir. ebeveyn çocuğu kendinden sonrasına, evin dışındaki hayatına hazırlamakla yükümlüdür ama annelerin çocuklarını eve ve tabii kendilerine bağladıklarını görebiliyoruz. bu da sonrasında bireyler evlendiğinde veya herhangi bir şekilde evfen çıktıklarında sorun çıkarıyor. kız için de anneye bağlılık sorun erkek için de. büyükler için yapılması gereken şeyler yapılır ama hayatı onun çevresinde geçirmek ve onlardan kopamamak problem teşkil eder.
devamını gör...
şu anki türkiye şartlarında her zaman mükemmel olan ilişkidir.

peki olması gereken bu mu? tabiki hayır. baba rahlesinden geçmemiş baba figürünü örnek almamış her erkek öyle ya da böyle gölgede ya da güneşte kız gibi erkektir.

anne figürü kesinlikle olmamalı gibi bir şey demiyorum. ama baba bu durumda nasılsa anne her şeyi yapıyor diye kenara çekilip konu mankenliği yapıyorsa iş sakat.

zira hayatın kendisi annenin öğrettiği gibi kesinlikle değil. mesela annen seni hep sever , bila kaydu şart sever. hırsızlıktan, gasptan içeri girsen de sever. ama dışarda hiç kimse seni sevmek zorunda falan değil. hayatın toz pembe olmadığını öğreneceğin ilk kişi babadır. erkek bu savaşçı , mücadeleci ruhu babadan alamamışsa belki çok geç bir süreçte sokaktan, okuldan , gaz verici kişisel gelişim kitaplarından v.s alacaktır bu da çok içi boş ve temelsiz olacaktır.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar