şüphe çekicidir. it mi köpek mi? bizde olsa ziyadesiyle rahatsız olurum.
alt kata taşınan escort kızların misafirleri olabilir. müdahale şarttır. bilmem ne yapar ben onun şeyiyle uğraşamam ancak aile yaşayan apartmanlarda çoluk çocuk var ve ''size ne?'' gibi bir tavır haklılık değildir. aşırı derecede yaygın bir durum ve gidişat hiç iyi görünmüyor.
devamını gör...
gayet normaldir. siz önce kendi zihniyetinizi değiştirin. apartmana insanların girip çıkmasından bile tahrik olan zihniyet evden çıkmamalı. apartmana girenler çıkanlar size rapor mu verecek kimin tanıdığı olduğunu? onlar da sizin "kim bu" diyen bakışlarınızdan rahatsız oluyor. insanlar özgürce evlerine misafir çağırır. ister hırsız çağırırım evime ister eskort, ister imam. burası özgür bir ülke. örümcek zihniyetliler ülkeyi arabistan'a döndüremeyecekler. apartmana kimi çağırdığımızın hesabını da size mi vereceğiz?
devamını gör...
yabancı biriden kastin kim olduguna gore degisir.

alt komsu ananeye torunlari gelmistir. ust kattaki amcanin gurbette okuyan kizi gelmistir. yandaki daireye unv ogrencisi bekar cocuklara oyun oyunmaya arkadaslari veyahut sevgilisi gelmistir. bunlar nema problema.

ust capraz dairedeki bi adamin evine ise uzaktan bakinca çok da ayik gorunmeyen insanlar girip çıkmaktadır. gecenin bi yarisi gelir, icer, yuksek sesle konusur kavga ederler. geçen polis de dayanmistir kapilarina..aynisi fahiselik yapan bi kadin komsu icin de gecerli.

tabi ki kimin girip çıktığı ev sahibini ilgilendirir ancak istisnalar ve huzursuzluk yaratan haller vardir. simdi siz bu bey amca ile o hanimin komsusu olmak ister misiniz? hic sanmıyorum.
devamını gör...
öğrenciyken başıma gelen durum. karşı komşum evime gelen insanlardan rahatsız olduğunu dile getirmişti.
yakasından tutup kapısının tokmağına asınca rahatsızlığı geçmişti.
bazen kaba kuvvet işe yarayabiliyor.

ayrıca apartmanda ortak kullanım alanlarına zarar verilmiyorsa , kirletilmiyorsa , evde gürültü yapılmıyorsa ve aidat zamanında ödeniyorsa kimse kimin evine karışamaz. herkes duracağı yeri bilmeli.
devamını gör...
aklıma kendi evimden kovuluşumu hatırlatan başlık.

yer tam olarak çocukluğumdan bu yana büyüdüğüm yegane üç katlı apartman. trileçe dershane için o sene evden ayrılmış, başka bir şehre gitmiştir. bu yüzden de 2 aya bir ancak eve gelmektedir. yine o sene apartmana yeni kiracılar yerleşmiş amma velakin trileçe bu insanlarla karşılaşmamıştır. sonra aile hasretiyle 2 gün kalmak için eve gelmiştir. işte tam bu zaman aralığında birgün bahçeye çıkmış bir sigara yakmış ve sevgilisiyle telefondan sohbet etmektedir. sonra farkeder ki apartman merdivenlerinden sesler geliyor ve kapıdan biri çıkacak. elindeki sigaraya bakar bitmemiştir, baba veya babaanneyle karşılaşırsa bu haldeyken onları karşılamak istemez. zaten hali hazırda sohbeti devam ediyordur. bu yüzden hızlı bir refleks ile bahçenin evin arkasında kalan tarafına doğru hareketlenmiştir. bu esnada kapıdan çıkan her şeyi bildiğini zanneden kiracı arkadaş trileçeyi farkeder ve hemen arkasından gidip keskin bakışlarla "çık git başka yerde konuş, burası özel mülk!" diyerek yargısız infaz ile trileçeyi kovma girişiminde bulunur. trileçe bu durum karşısında durur mu " ev benim, sorun nedir?" diyince çokbilmiş kiracı arkadaş birden bire "ya sen x'in oğlu muydun? bilmiyordum ben. kusura bakma." falan filan diyerek kendini soğumaya bırakır.

ulan dayı, bilmeden etmeden sormadan niye atarlanıyorsun, sanki bahçede kedi kesmişim gibi niye bakışlar fırlatıyorsun? güzelce sormuyorsun? ondan sonra yok efendim şöyle böyle. işte sonra biri çıkar mülk benim ne özeli der. hayatta da böyleysen işin çok zor yani.

böyle olaylar da yaşanılabilir bu durumda. yabancı dedikleriniz özhakiki tosun paşa çıkabilir. dikkat etmek lazım.
devamını gör...
komşularımızı tanımadığımız için yabancı kavramının içini neye göre kime göre dolduracağız demek istediğim hadise.

bu konuda dış kapının kilitli kalabilmesini sağlamak ve her önüne gelene kim olduğunu dahi anlamadan kapıyı açmayacak izan sahibi komşulara sahip olmayı dilemekten başka yapabileceklerimiz oldukça sınırlı.

herhangi bir arızada elinden on lira çıkartamayan lüks daire mensuplarının kem kümlerini dinleyen apartman yöneticilerine saymakla olmuyor bu işler zira.
devamını gör...
arkadaşlar öncelikle apartmanlarımız ve sitelerimiz kat mülkiyeti kanununa bağlıdır. bir yönetici seçilir, toplantılar yapılır vs. yani bu yapılar ‘beraber’ yaşanan yapılardır. bu nedenle apartmandaki diğer kişilere karşı ‘sanane kardeşim’ tavrına giremezsiniz. çok isteyen gider müstakil bir ev alır, evine isterse at çağırır sırtını çiğnettirir işte o zaman evet kime ne?

bakınız efendim kat mülkiyeti kanunumuz bu gibi durumlarda ne diyor;

--- alıntı ---

madde 25 – kat maliklerinden biri bu kanuna göre kendisine düşen borçları ve yükümleri yerine getirmemek suretiyle diğer kat maliklerinin haklarını, onlar için çekilmez hale gelecek derecede ihlal ederse, onlar, o kat malikinin müstakil bölümü üzerindeki mülkiyet hakkının kendilerine devredilmesini hakimden isteyebilirler.
bu gibi bir kat maliki hakkında, bağımsız bölümün mülkiyetinin hükme en yakın tarihteki değeri o kat malikine ödenerek bu mülkiyetin diğer kat maliklerine, arsa payları oranında devredilmesi için davanın açılması, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, diğer kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğuyla karar vermesine bağlıdır. bu karara rağmen kat maliklerinden bir kısmı bu davayı açmak istemezse, davayı öteki kat malikleri açar ve hâkim hüküm vermeden önce devir bedelinin ileride hak sahibine ödenmek üzere bankada üçer aylık vadeli hesaba yatırılması ve makbuzunun ibrazı için davacılara resen belirleyeceği uygun bir süre verir. devir bedelinin süresi içinde yatırıldığına ilişkin belge ibraz edildiğinde ve davanın kabulü halinde hâkim, davalının bağımsız bölümünün mülkiyetinin davayı açmış olan kat maliklerine arsa payları oranında devredilmesine ve devir bedelinin işlemiş faiziyle birlikte davalıya ödenmesine karar verir.

aşağıdaki durumlarda, birinci fıkrada yazılı çekilmezlik, her halde mevcut farz edilir :
a) ortak giderlerden ve avanstan kendine düşen borçları ödemediği için hakkında iki takvim yılı içinde üç defa icra veya dava takibi yapılmasına sebep olunması;
b) anagayrimenkulün bulunduğu yerin sulh hakimi tarafından 33 üncü madde gereğince verilen emre rağmen, bu kanunda yazılı borç ve yükümleri yerine getirmemek suretiyle öteki kat maliklerinin haklarını ihlal etmekte devamlı olarak bir yıl ısrar edilmesi;
c) kendi bağımsız bölümünü randevu evi veya kumarhane veya benzeri yer olarak kullanmak suretiyle ahlak ve adaba aykırı harekette bulunması.
bu maddedeki dava hakkı, devir konusunda kat maliklerince alınan dava açma kararının öğrenilmesi tarihinden başlayarak altı ay ve her halde dava hakkının doğumundan başlayarak beş yıl içinde kullanılmazsa veya dava sebebi ortadan kalkmışsa düşer.

--- alıntı ---
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar