araf

taksim' deki en iyi mekanlardan biridir. iki katlıdır. her iki katında da birbirinden ayrı müzik çalar. müziklerin hemen hepsi dünyanın farklı coğrafyalarından gelen etnik, fakat insanın kanını kaynatan parçalardan oluşur. buraya götürüp de beğenmeyen bir tane bile yerli-yabancı arkadaşım olmamıştır. nevizade' nin balıkpazarı tarafından girilir, sokağın sonundan sola dönülür, 20 m ilerde sağda olacaktır. ( istiklal' den girişi daha kısa ama ben bilmiyorum )

30'luk bira an itibari ile 5 liradır ki tek kötü yönü budur heralde.
devamını gör...
elif safakâ´in amerikaâ´da baslayip istanbulâ´da biten romani. orjinal dili ingilizcedir. (the saint of incipient insanities) degisik bir pazarlama taktigi olacak, amerika baskisinda kapak resmi istanbulâ´ken turkiyeâ´de cikolata falan vardi.
kara buluttan saclarinda gumus kasik sallandiran gail nasil bir varliktir? omer, isminin noktalarini buldu mu? ... gibi sorulara cevap vermeyerek beni arafta birakmistir.
devamını gör...
bir elif şafak şaheseri?

elime alamayı uzundur istediğim bir kitaptı araf. her kafadan bir ses çıkadursun, balkonda pcmle kendi yalnızlığımda elime alıverdin ılık bir ankara havasında. bir kaç cümle seçtim içinden, gene yaptı elif yapacağını. hiçbir yere ait olmayan ben biraz daha yabancıyım şimdi hem kendime hem olduğum yerlere.
devamını gör...
sen,ben,biz,ikimiz
a'raf ta kalmış iki deliyiz.
hayatın tam ortasında susmuş,ölmüş,yaşamış,çaresiz beklemekteyiz.
biz,ikimiz a'raf ta iki deliyiz.
ruhumuzu basan hafakanlar arasında inadına susuşumuzla bakıyoruz yorgun gözlerle.
biz,sen ve ben
nefessiz kalırcasına koşuşlarımız ardından sızıp bir köşeye şizofren edalı bakışlarla kesiyoruz olup biteni.
yaşam kadar yalanız biz
yaşam kadar yavan
ve
yaşam kadar yalın.
biz
iki deliyiz
a'raf saklar ancak bizi.
yeminler ederek geldiğimiz bu dünya dan yeminlerimizi unutmuş olarak ayrılırken
bunca cesaretimizin sebebini deliliğe atıp
a'raf ta saklanan biz
sen ve ben
biz
a'raf ta iki deliyiz...
devamını gör...
talebe olduğun zaman gittiğin yer. görüyorsun izliyorsun lakin müdahale edemiyorsun.. bazen sırat köprüsünde basıyorlar tekmeyi cehennemin dibini boyluyorsun.. enteresan bi yer tüm yazarlara tavsiye ederim bir gün gezmenizi.. şöyle tadında bir tanım girerseniz bir günlük gezi kazanabilirsiniz.. lakin abartınca süre uzuyor sıkıcı oluyor..
devamını gör...
insanın gerçekten nasıl bir hengamede olduğunu, mekan,din,insan gibi olguların arasında kalan insanların yaşamını anlatan okunduğunda kendine hayran bıraktıran bir elif şafak romanıdır.
devamını gör...

"gail'in düşüşü sadece 2,7 saniye sürdü" cümlesi araf kitabının son cümlesi benim de vurulduğum son noktadır. bir insanın arafta kalışı ancak bu kadar güzel anlatılırdı... iyi yazıyor elif şafak iyi..
devamını gör...
"iki taraf (cennetliklerle cehennemlikler) arasında bir perde ve a'raf üzerinde herkesi simalarından tanıyan adamlar vardır ki, bunlar henüz cennete giremedikleri halde (girmeyi) umarak, cennet ehline selam size diye seslenirler. gözleri cehennem ehli tarafına döndürülünce: ey rabbimiz, bizi zalimler topluluğu ile beraber bulundurma, derler" *.
devamını gör...
hareketlerin canının çekildiği nokta bu. ileriye götürmüyor hiçbiri. kendi etrafımda dönüyorum sadece, iki düşüncenin arasına hapsolmuş, dar bir yörüngede. iki şıkkın arasında kaldıkça,uzuyor arafım. ikisininde üzerimdeki tesiri aynı. bu eşitlik canımı ne çok sıkıyor. saniyeler akarken, felce uğruyor fiiller. araf: zaman beklemek oluyor; fiillerimi düşürüyorum elimden. iki şıkkın arasına sıkışmış bir yörüngede, kendi etrafımda dönüyorum sadece.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar