arıcılık

köylerde genellikle atadan dededen kalma tekniklerle geçimlik düzeyde yapılan zirai faaliyettir. ancak ticari amaçlarla yapıldığında modern teknikler kullanılıyor ki genellikle balda doğallık namına bir şey kalmıyor. bunun sebebi modern tekniklerin kullanımı değil, ticari amaçla yapılıyor olması. yani işin içine paranın girmesi.

öte taraftan balın kaliteli ve ürünün fazla olması için yeterli yağış ve sıcaklık değerlerine paralel olarak bitki örtüsü çeşitliliğinin fazla olması gerekir. ne kadar çeşitli ağaç, ot, çiçek; o kadar çok ve o kadar kaliteli bal.

genellikle yağışın müsait olduğu plato ve yaylalarda gür otlaklar mevcut ve bitki örtüsü de çeşitli. mesela erzurum ve kars platoları, ardahan ve karadeniz yaylaları. ülkemizde en kaliteli ballar burada olur. bir de muğla tarafında olur ancak orada daha çok çam balı üretilir. malum arı ne yerse balı da ondan yapar. mesela bursa'da uludağ'ın güneyinde yer alan yüksek rakımlı dağ ilçelerinde kestane balı üretilir.
devamını gör...
baba mesleğidir ki şahsım 3 sene sivas ve erzurum dağlarında stajyerlik yapmıştır. arıcılıkla ilgili özlediğim tek şey babamın tepkileridir. ne zaman arı soksa ağzından "eşşolueşşek" kelimesi çıkardı. ben de baba o arı yalnız derdim. sonra kafaya bir tornavida yiyince eşşolueşşek ben olurdum. o zaman baba sen de eşek demeye kalmaz tornavidanın kıvrımlarını ışık hızıyla izler fırlardım.
devamını gör...
yeni nesil açgözlü memurların yangeliri haline gelmiştir. evet.

arıcılık, imamların, öğretmenlerin, gardiyanların, sağlıkçıların ve polislerin yan mesleği olmuştur.
öyle okulu bitirdin, iş yok bari arıcılık yapasın... yok artık!

ne demişler... evliye ikinci, bekara sabır.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar