aşık olunacak kişiyi seçme yolları

- ilişkilerde en garip şeylerden biri istediğimiz herhangi birine karşı ilgi duymakta özgür olmamızdır.

-her birimizin uzaklaşamadığı çok güçlü psikolojik "tip"leri vardır.

-hepimiz içimizde sevebileceğimiz insanların ne tür karakterlerde olması gerektiğini açıklayan çok spesifik içsel alışveriş listeleri taşırız.

-bu listelerin çok hoş özelliklere odaklanan alışveriş listeleri olduğunu düşünebilirsiniz.

-örneğin potansiyel sevgililerimizin iyi yürekli, anlayışlı, arkadaş canlısı, bizim yaşımıza ve sosyal ortamımıza yakın birileri olması gibi.

-ancak alışveriş listelerimiz çoğu zaman daha garip ve karanlıktır.

-kendimizi tüm potansiyel aayları sıkıcı itici ya da bir şekilde yanlış bulup reddederken, garip karakter özelliklerine sahip ve mutluluğumuza hizmet etmeyen birine yönelebiliriz.

-örneğin yalnızca kendimizden çok daha az zeki ya da çok daha az sorumluluk sahibi insanlara veya gerçekten güvenilmez bencil ya da alaycı kişilere aşık olabiliriz.

-bu durum etrafımızdakilerin ya da bizim kafamızı karıştırabilir.

-neden bizim için iyi olan insanlarla birlikte olmayı seçmiyoruz?

-çünkü aşkta aradığımız şey, her zaman iyi, saf ve basit kişiler yerine daha ziyade bize tanıdık gelen kişilerdir.

-çoğumuz sevgi kavramını çocuğukluğumuzda pekçok farklı yönden bize dert açacak ve bilinçsizce aşktaki seçimlerimizi etkilemeye devam eden kişilerden öğrendik.

-hayatımızdaki ilk bakıcılarımız bize sevme ve sevilmeyle ilgili şablonlar verir, bu da bizim mutlulukla ilgili olan ilişkimize büyük hasarlara yol açar.

-aşk seçimlerimizdeki bu güç durum şu 3 şekilden birinde gerçekleşebilir: örneğin babamızın soğuk, saldırgan ya da istismarcı bir kişi olduğunu veya annemizin küçük düşürücü, ulaşılamaz ya da kontrolcü biri olduğunu düşünelim.

-bu çok korkunç bir şey olsa da aşkta aradığımız şey olup çıkar.

-peki neden bu denli rahatsız edici bir şeyi tekrar ederiz?

-çünkü ne kadar korkunç olsa da bu hala bir sevgi ilişkisiydi.

-evet bir kötüye kullanım vardı ama diyelim ki bir dereceye kadar tanıdıklık, çekicilik, bağlılık ve hatta şefkat de içeriyordu.

-belki bizi küçük düşürüyorlardı ama alıştığımız şey buydu.

-ve şimdi kulağa ne kadar mantıksız gelse de bir yanıyla korkunç olmayan şeylerin bize yanlış gelmesi bundan kaynaklanıyor.

-belki çok iyi bir his değil ama rahatlatıcı ve zorlayıcı bir şekilde tanıdık bir his.

-ya da korkunç aşağılanmış ve yaralı hissetmenin ne demek oldığunu çok iyi tecrübe ettiğimizi hayal edelim.

-bu durumda garip bir şekilde kendimizi bir başkasına aynı şekilde davranırken bulabiliriz.

-bize karşı kırılgan oldukları zaman onları aşağılayıp, büyüklük taslayıp, soğuk davranabiliriz.

-bu sanki ilkel tarafımızın kötüye kullanılmamak için yapılacak tek şeyin kötüye kullanmak olduğuna inanmasıdır.

-derinlerde bir yerde çocuksu ve duygusal tarafımız der ki " bana bunu yapan kişi bir şekilde benim zıttımdı, ve güvenli olan taraf da bu olmalı. ve benim de bir ilişkide olmak istediğim kişi böyle biri"

-ebeveynlerimiz sorun çıkardığında çoğunlukla çabucak bu durumdan uzaklaşırız. onların sahip olduğu çeşitli karakter özelliklerinin etrafına duvarlar öreriz.

-ve bu esasen iyi olsa da sorunlu özelliklerle alakasız olabilir.

-yani örneğin babamız küçük düşürücü ama zeki biri olabilir. ve şimdi malesef zeki biri bize itici gelebilir.

-veya annemizin cinsellikten hep tiksindiğini hissetmiş olabiliriz, özellikle de bizim cinselliğimizden. ama aynı zamanda sıcak ve sevecen biri olabilir. şimdi malesef sıcak ve sevecen olan herkesin cinsel olarak cezalandırıcı olduğunu düşünebiliriz.

-bu da bize yanlış gelir ve onları reddederiz.

-içsel sevgi haritalaırımızı açıklığa kavuşturmak gerçekten zordur.

-ve kesinlikle kendi kendilerini açık etmezler.

-bu yüzden onların ne anlattığını fark etmek için çaba harcamamız gerekir.

-böylece kendimizi onların taleplerinden kurtarabiliriz.

-araştırma her zaman kendimizi anlamaya çalışmakla başlar.

-ilk bakıcıların ellerinde nelerin sıkıntısını çektim?

-şimdi hoşuma giden yetişkinlerde bunlara mı kapılıyorum?

-kendi gençliğimde yaşadığım şeyler yüzünden başkalarına da aynı dertleri mi yaratıyorum?

- ve bana küçükken sorun yaratan bazı karakter özelliklerine sahip oldukları için kimi insanlardan uzak mı duruyorum?

- diğer insanlarda sevdiğim kişilik özelliklerini korktuklarımdan ayırarak bulabilir miyim?

-duygusal sağlık özgürce aşık olabileceğimiz insan sayısını arttırmak anlamına da gelir.

-sevgiyi çocuklukta öğreniriz.

-fakat farklı şekillerde sevebildiğimizi fark ettiğimizde kendi çocukluğumuzun travmalarından özgürleşiriz.

-ve en başta ürkütücü ve zorlayıcı derece yabancı gelen bir şeye alışabilir, biriyle düzgün ve derinlemesine bir şekilde mutlu olabiliriz.
devamını gör...
ben yoğurt yaptırarak seçmiştim. hamdolsun çok etkili bir yöntem. yoğurt çok önemli bir turnusol kağıdıdır aşk meselesinde.
devamını gör...
kadınlar daha çok babalarına benzeyen erkeklere aşık olurken, erkekler de annelerine benzeyen kadınlara aşık olur.

üstte anlatılana destek çıkmak için yazdım.
yoksa genlerinize kadar giden derin bir olay. hormonlar, teninizden yayılan kokular falan filan bir sürü şeyin birleşimi.
devamını gör...
konuya daha teorik bir noktadan bakmak istiyorum. seçmek birden çok seçenek arasından kişinin bilinçli olarak birini diğerlerine yeğlemesi halidir. yalnız işte bilinçli olmak bu konuda mümkün mü bu kısım bana karışık geliyor.

birini anlayışlı güleryüzlü sevecen vs gibi olumlu çekicilik unsurlarını referans alarak aşık olduğumuzu ya da seçtiğimizi düşünürken bile arka planda aslında bambaşka mekanizmaların etkisi altında olabiliriz.

mesela bir örnek vereyim. bir insanın genetik kodu kokusu yoluyla analiz edilebiliyor. yumurtlama döneminde olan bir grup kadına terli erkek atletleri saklanmış koltukların bulunduğu bir sinema salonunda rastgele yer seçip oturmaları söylenmiş.

kadınlar da elleriyle koymuş gibi terli atletlerin saklandığı koltukları seçmişler. çünkü yumurtlama döneminin tam ortasında biyolojik olarak ter kokusundan kendisine en uygun genetik kodu taşıyan insanı seçebiliyoruz.

kadınlar daha duygusal dediğimizde aslında durum biraz daha bu şekilde işliyor ama erkeklerde durum farklı.

birini arzulamak ve şarkıda olduğu gibi bir sen bir ben bir de bebek demek başka bir şey, evlenir miyim bu adamla demek başka bir şey.
devamını gör...
aşık olmanın tanımını bilmeden cevplanamayacak soru.
biz sanıyoruz ki birini seçip ona aşık oluyoruz; yanlış. aşkın kişilerden başka, yukarıda bir iradesi vardır. aşk kime gideceğine, kimde ne kadar kalacağına kimi ne zaman bırakacağına kendisi karar verir. aşık ve maşuk bu düzende yalnızca araçtır.
devamını gör...
telepatik etkenler olduğunu düşünüyorum. yani sana çekici gelen kişi, bilinç altınızda mutlaka bir yerlere dokunuyordur. başka türlüsü durup dururken zor. he zamanla aşık olacaksanız da önce ortak noktalarınızın çokluğuna bakın derim.
devamını gör...
lan bu ne biçim soru böyle? bakıyorum format bilmediğiniz kadar cahilsiniz de.

neyse, yaşını başını almış bir abiniz olarak mevzuya açıklık getireyim. aslında aşık olmanın muhatapla filan alakası yoktur. akli melekelerini yitirmiş olan kahramanımızın aşık olası gelir, o sırada ilk gördüğü kişiye aşık olur şapşik.

şuna da benzetebiliriz. miden bulanıyordur yürürken mesela, kusacak gibi olursun. çöp konteynırlarının yanından geçersin. onlarca konteryıra rastlarsın ama sonunda kusmuğu tutamayınca bir tanesinin içine boşaltırsın mideyi. şimdi niye o konteynırı seçtin? çünkü kusmaya engel olamadığında en yakınında o vardı. özetle aşk kusmuk gibi bir şeydir.
devamını gör...
sorunsal olarak gördüğüm başlık.

ben seçemiyorum, çünkü; aşık olamıyorum, sevemiyorum...

sanki uzun zamandır kalbim sadece yaşamak için atıyor ki öyle de.
malesef ki artık eskisi kadar umursayan bir insan değilim ve ilaçlar işe yarıyor ki kimseye karşı da cinsel istek duymuyorum. duygularımın çoğu köreldi ve açıkçası ben bundan memnunum.
devamını gör...
insanın kafasında çizdiği hayali bir sevgili vardır, o hayali sevgiliye aşıktır. o hayali sevgili, ete kemiğe bürünmüş şekilde karşısına çıkarsa o zaman aşk devreye girer.
devamını gör...
bence, bazıları tipine göre aşık oluyor. güzel ya da yakışıklıysa. bazıları hal hareketine, ağır başlılığına, sevecen tavırlarına. hatta ve hatta sesinden dolayı bile olabilir. ammavelakin her aşık olduğunuz sizin olmuyor. sonuçta buda nasibe giriyor. seçim çok da yapılamıyor yani.
devamını gör...
genç iken, salaklığımız nispetince, olgun yaşta, hikmet oranınca olan seçim. aşk bedenden ileri bir aşama olan eylemdir. genç insan ten üstünde buldum dediği aşkı "hoşlantı" ve "şehvet" ile karıştırır. olgun insan ise aşka beşeri bir kimlik, et, kan ve kemik misyonu yüklemez. çünkü aşk tek kişilik bir rabıtadır. ipin ucu siz diğer ucu ise bilinmezliktir. bilinmezliğin içinde eşya ya da kuru bir dal da olabiliyor. tensel ve iki kişilik olanı aşk değil, sevişimdir, et çarpışmasıdır. orgazm ile nihayet bulan kırılış hiç aşk olur mu?
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar