aşka inanıyor musun sorusuna verilebilecek cevaplar

- aşka inanıyor musun?
(uzaklara atılan trip dolu bakışlar eşliğinde cvp verilir)
- inanmasam burada olmazdım !


-aşka inanıyor musun feramuz abi?
(elinde ki takım taklavatı bir hışımla sallayıp çemkirmeye yakın bir tükürük saçarak)
- bu elimdekileri görüyor musun mücahit? işte onlar benim aşklarım.. ben gibi işine aşık bir adama bu soruyu nasıl sorabiliyorsun, hadsizz!
- o elinde ki faber marka mühendis cetveli ile nasıl bir aşk yaşadığını anlamış değilim???


- pardon bu sandalye boşmu?
- evet
- peki aşka inanıyor musunuz?
- sandalyenin boş olduğunu bildiğim kadar, evet
- peki, sandalye ve aşkınızı alabilir miyim?
- bilmem, dene bakalım alabilir misin?



devamını gör...
yaşadığın şu zamanda senin üç yol arkadaşın vardır. birisi, vefakardır, sana bağlıdır. diğer ikisi ise gaddardır; yani acımasız, insafsız, hep kötülük yapan iki dost. vefasız ve gaddar olan yol arkadaşlarından biri, sana dost görünen kişidir. diğeri malın ve mülkündür. vefalı olan üçüncüsü ise aşkla kıldığın ibadetindir, hayırlı işlerindir. öldüğün vakit, malın seninle beraber gelmez; evden dışarı bile çıkamaz. senin vefalı görünen dostun ancak mezar başına kadar gelebilir. ölüm gününde dost hal diliyle;"sana buraya kadar yoldaşım, bundan öteye gidemem. mezarının başında birazcık dururum, iki su dökerim, bir fatiha okurum"der. fakat canı gönülünü rabbine bağ yapan aşk yani ibadetlerin vefalıdır. onlar mezarın içerisinde dahi yalnız bırakmazlar. hallac-ı mansur'un bacakları kesildiğinde vücudundan kanlar akmaya başlamış. yüzü bembeyaz olduğunu anladığı vakit, rabbine duyduğu sevginin nişanesi olarak yüzüne kanını sürmüş ki sevgiliyle buluşurken cenabı hakka güzel gözüksün.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar