askerlik psikolojisi

içinde bir burukluk ve endişe ile "bir an evvel gideyim" artık denilerek gidilir. hatta yolcu edilirken acele eder, sanki erkenden otobüse binince askerliğin erken bitecek.

kışla kapısından ilk girdiğinde askerlik psikolojisi iliklerine işlemeye başlar. kamuflaj ilk giyildiğinde de ruhunu esir alır.

etrafın tellerle çevrili olması, istediğin zaman istediğin yere gidemeyip istediğin şeyi yapmamak psikolojinin besin kaynağıdır.

öylesine içine düşersin ki sanki kışlada doğmuş ve kışlada ölecekmişsin gibi.

ancak terhis olduğunda kapıdan çıktığın o an var ya, sanki gezmeye gelmişsin de geri dönüyormuşsun gibi olur. onca nöbet, uykusuz geceler, yat kalk sürün, sanki hiç olmamış gibi.

tabi artçı şoklar bir kaç ay daha devam eder o ayrı.
devamını gör...
askerin misyonu ve görevine göre değişir. askerde herkes işten kaçar ama bir şeyi çoğu kişi anlamaz, ne kadar meşgul olursan şafağın o kadar hızlı atar. bu psikolojiyi en ağır ve acılı yaşayanlar muhafız takımı/nöbet askerleridir. yapılan işin illaki kişiye haz vermesi gerekmez, boş beklemek insanı daha fazla yorar ve boğar. ayrıca askerde iş gören adam her zaman üstler tarafından sevilir ve tutulur, bu da kişinin üzerindeki psikolojik baskıyı bir nebze de olsa hafifletir.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar