aşure günü

muharrem ayının onuncu günüdür. tevhidi dinler tarihinde çok önemli olaylara sahip olduğu rivayet edilir.

özellikle hz. hüseyin'in kerbela'da şehid olduğu, hz. zeynep ve ehl-i beyt kadınları ve çocuklarının esir düştüğü gündür. hem bir acı ve matem günüdür. hem de hz. hüseyin'in mazlumları zalimlerin zulmü karşısında kanı ve şehadeti ile uyandırdığı mübarek bir gündür.

aşura günü yeryüzü mazlumlarının müstekbirlere hadlerini bildireceği, azgınların azgınlığının deşifre olacağı ve gerçek zaferin olduğu her gündür aynı zamanda.

mübarek ola.
devamını gör...
an itibari ile gecesini idrak etmekte olduğumuz gündür..
islam tarihinde pek çok acı ya da tatlı olaya tekabül ettiği çeşitli hadislerle rivayet olunur..

bugünde bol bol tövbe istiğfar çekilmesi, komşularla, eş-dost akrabayla selamlaşılması, hasta ziyaretleri vb. birçok örnek davranışla pek çok sevaba girilebildiği de rivayet edilir..

aynı zamanda bu güne özel namazlar ve dualar olduğu da bildirilir..

bir dua vardır ki yapanı bir dahaki muharrem ayına kadar bütün belalardan koruduğu iddia edilir.
hatta " her kim bu duayı muharremin 10. günü üç kere okursa, ölümünden de emin kılınır. zira o sene ölümü mukadder olan kimseye bu duayı bu veçhile okumak nasip olmaz."
devamını gör...
tarihi ve islami açıdan pek çok önemli olayın gerçekleştiği mübarek bir gündür.

bugün oruç tutmak, sadaka vermek, namaz kılmak, dua etmek, bir öncesi günü güsletmek, aşure günü eve ufak tefek erzak almak iyidir.
devamını gör...
"åžehrullahi'l-muharrem" olarak meşhurdur. "allah'ın ayı muharrem" olarak bilinir. muharrem ayının onuncu gecesi, aşure gecesidir. ertesi günü de aşure günüdür. muharrem ayı, kur'an-ı kerim'de, kıymet verilen dört aydan biridir. bu ayın en kıymetli gecesi de aşure gecesidir. Allahü teâlâ, birçok duâları aşure günü kabul etmiştir. bugünde cenab-ı hak on peygamberine on çeşit ikramda buâ­lunmuştur.

aşura gününün Allah katında da çok seçkin bir yerinin olduğunu fecr suresinin ikinci ayeti olan;

"on geceye yemin olsun" ifadelerinin tefsirinden öğrenmekteyiz.*

devamını gör...
kaynaklarda geçtiğine göre ise bu güne bu ismin verilmesinin hikmeti, o günde cenâb-ı hak on peygamberine on değişik ikram ve ihsanda bulunduğu içindir. bu ikramlar şöyle belirtilmektedir:

1. Allah hz. musa'ya (a.s. aşura gününde bir mucize ihsan etmiş denizi yararak firavun ile ordusunu sulara gömmüştür.)

2. hz. nuh (a.s.) gemisini cûdi dağı'nın üzerine aşure gününde demirlemiştir.

3. hz. yunus (a.s. balığın karnından aşure günü kurtulmuştur.)

4. hz. âdem'in (a.s.) tövbesi aşura günü kabul edilmiştir.

5. hz. yusuf (as kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan aşura günü çıkarılmıştır.)

6. hz. isa (as) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semâya yükseltilmiştir.

7. hz. davud'un (a.s tevbesi o gün kabul edilmiştir.)

8. hz. ibrahim'in (a.s.) oğlu hz. ismail (as) doğmuştur.

9. hz. yakub'un (a.s. oğlu hz.yusuf (as)'ın hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır.)

10. hz. eyyûb (a.s.) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur. *

--sorularlaislamiyet.com--
devamını gör...
nohut, bulgur, fasulye ne kadar alakasız ve tatlı olmayacak malzeme karıştırılıyor ve mükemmel bir tatlı oluyor. ne zaman kimin yaptığı o kadar önemli değil. esas önemli olan bu coğrafya da * insanların karışımı gibi tadı yerinde ama bazen biz bazende dışarıdan etkilerle biz bozuyoruz tadını.*
devamını gör...
hicri senenin ilk ayı olan muharrem ayının onuncu günü.

bir kimse aşure günü oruç tutsa, Allahü teala ona bir şehid sevabı verir. aşure günü oruçlu olan için, yedi gök ehlinin sevabını yazar. aşure günü, bir mü'mine iftar verene, ümmet-i muhammed'in hepsine iftar ettirmiş gibi sevab yazılır. aşure günü bir yetimin başını okşıyana, Allahü teala o yetimin başındaki kıllar kadar cennet'te derece verir. (hadis-i şerif-gunyet-üt-talibin)

muharrem ayı, islam dininde kıymetli olduğu bildirilen dört aydan biridir. aşure gecesi bu ayın en kıymetli gecesidir. nuh aleyhisselam tufanda gemisinde aşure tatlısı pişirdiği için müslümanların, muharrem'in onuncu günü aşure pişirmesi ibadet olmaz. bugün aşure pişirmeyi ibadet sanmak günahtır. (muhammed sıddik bin said)

*
devamını gör...
aleviler, şiiler, sünniler ve hatta museviler bakımından kutsal ve çok önemli olan aşure (aşura, aşara) günü (muharrem ayının onu) içinde bulunduğumuz 2014’de 3 kasım’a tesadüf etti. islam coğrafyasındaki farklı mezheplerin neredeyse tamamında adet olduğu üzere, bu sene de 3 kasım’da, yüzlerce milyon müslüman tencerelerde ve kazanlarda aşure tatlısını yaptılar ve erişebildikleri herkese de dağıttılar(1).

ben de, bu vesileyle, bir miktar gecikmiş de olsam, bir aşure tarifi paylaşacağım.

‘yahu ziyaver şencan, internette an itibarıyla binlerce aşure tarifi zaten paylaşılmakta. insanlar, bunca tarifin üzerine, bir de senin tarifine neden ihtiyaç hissetsin ki? bu gayret niye?’ diye soranlarınız olabilir düşüncesiyle gerekçelendiriyorum bu davranışımı.

efendim, benim aşure tarifim çok özel ve çok farklı olacak. bu tarifi, aslında, insanlığın tamamının ve üzerinde yaşadığımız dünyanın geleceğinin çok büyük belirsizliklere gebe olduğu bir süreci yaşadığımız için paylaşıyorum. mevcut kapitalist sistemin misli görülmemiş bir krizden geçtiği malûm. sistemin egemenleri, bu krizi, benzer diğer durumlarda yaptıkları gibi, küresel bir dünya savaşı çıkararak çözmeye çalışacaklar gibi geliyor bana.

küresel dünya savaşının bir evresinde, ne yazık ki, termo – nükleer silahların da devreye sokulmasının kaçınılmaz olduğunu öngörüyorum. bu öngörüm gerçekleşirse (inşallah gerçekleşmez), 1 ilâ 3 milyar insanın öldüğü, daha fazlasının yaralanıp sakat kaldığı, ekolojik dengenin mahvolduğu, temiz su, temiz toprak, temiz hava ve temiz gıdaya erişimin çok zorlaştığı bir savaş sonrası tablosunun sağ kalacakları kuşatması söz konusu olabilecektir. çizdiğim savaş sonrası resminin, cehennemi bir dünyaya işaret ettiğinin farkındayım. bu cehennemi tablodan, insanlığın ve hatta, neredeyse her şart altında yaşayabilen virüslerle hamam böcekleri hariç, yeryüzündeki bütün canlı yaşamın, yok oldukları bir kıyamet finali de çıkabilir pekalâ.

çok mu karamsar bulduğunu çizdiğim gelecek senaryosunu?

merak etmeyin, bu karamsar senaryonun yanı sıra, öngördüğüm bir de iyimser devam yolu var ki, o da büyük ölçüde o çok özel aşure tarifimden beslenmekte, o tariften güç ve destek almaktadır.

işte, insanoğlunu, diğer canlıları ve dünyayı bir termo-nükleer savaş sonucu yok oluştan kurtaracak olan o aşure tarifim:
aşure kazanına önce yeter miktarda vicdan konulacak. vicdan, harlı ateşte usul usul karıştırılırken, üzerine onu besleyecek kadar adalet ve izan eklenecek. bunların belli bir kıvama geldikleri görüldüğünde, makul miktarda haddini bilmek, hakkına razı olmak ve şefkat aşure kazanına katılacak. yunus’tan ilâhiler, mevlâna’dan beyitler okuyan vazifeliler de bu arada bir taraftan devasa ateşe odun atarken, öte yandan da kocaman tahta kepçelerle o muhteşem kazanı yavaş yavaş karıştırmaya devam edecekler. derken, ihtiyaç duyulduğu kadar muhabbet, müsamaha ve merhamet’i aşure kazanına eklemeye sıra gelecek. semazenler döne döne maddi ve manevi alemler arasındaki o belirsiz kapılardan geçerken, ilâhiler ve dualar gökyüzüne yükselirken, tütsülerden ve buhurdanlıklardan insanı mest eden hoş kokular ve rayihalar yayılırken, nihayet idrak ve edeb’i de kazana eklemeye sıra gelecek. bütün bu gönül ve maneviyat unsurlarının malzemesi olduğu aşuremizin kazanı, tarife gayret ettiğim bu hoş, bu lâtif ortamda, bu benzersiz iklimde sufilerce ve dervişlerce karıştırılmaya devam edilecek. ve nihayet aşuremiz hazır olduğunda, ılık ılık olmak kaydıyla, yedi milyarı aşan insanoğlunu tamamına ikram edilecek.
eğer bu aşure de 'adam' etmezse ve aklımıza başımıza getirmezse, o zaman da zaten Allah topumuzu helâk edecek.

ben, doğrusu, bu mahiyetteki bir aşure ikramından ve paylaşımından sonra, insanoğlunun aklını başına devşirebileceğini ve yeryüzündeki faaliyetlerine ciddi manada çeki düzen verebileceği ihtimalinin, çok küçük de olsa, olasılıklar dairesindeki o sayısız devam yolundan birisi olarak masada durduğuna inanmak istiyorum.

yoksa, şimdi de çok mu iyimser düşünmekteyim, ne dersiniz?

(1): müslümanlar için 2014'de önemli olan tarihler hakkında diyanet işleri başkanlığının yaptığı çalışma: http://www2.diyanet.gov.tr/...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar