asurlular

mutlak monarşi ile yönetilmişlerdir. yaşamış oldukları coğrafi yapının stratejik zenginliğinden dolayı ulaşımı bir araç olarak kullanarak ticarette dönemin ülkelerine nazaran söz sahibi olmuşlardır.
devamını gör...
--- alıntı ---

aslen kuzey irak'ta, dicle kıyısında bulunan asur şarkat kalesi kenti ve çevresinde yaşayan bir sami toplulukken özellikle mö 2000 sonrası doğu-batı arası küresel ticaretten faydalanarak gelişmiş ve topraklarını genişleterek ülkelerini bir imparatorluğa dönüştürmüş eskiçağ halkı. anadolu'daki en büyük ticaret kolonileri kültepe (kayseri)'de bulunmaktaydı. başkentleri ninova'dır.
ilkçağda, ortadoğu'nun en büyük imparatorluklarından biri olmuştur. mö 2. bin yılın başından itibaren özellikle anadolu'da koloniler kurmuş, anadolu'ya yazıyı taşımışlardır. asur ülkesi, önceleri babil'e, mö 2. bin yılın büyük bölümü boyunca mitannilere bağımlı kalsalar da mö 14. yüzyılda bağımsızlıklarını kazanmış ve fırat'a kadar topraklarını genişleterek buralara yerleşmişlerdir. daha sonra mezopotamya'da, anadolu'nun güneydoğusunda, zaman zaman da suriye'nin kuzeyinde büyük güç kazanmışlardır.

fakat i. tukulti-ninurta'nın ölümünden (mö 1208) sonra gerileme dönemine girdi. mö 11. yüzyılda i. tiglat-pileser zamanında kısa süre yeniden eski gücüne kavuştuysa da, bunu izleyen dönemde hem asur krallığı, hem de düşmanları, yarı göçebe aramiler'in akınlarıyla yıprandı. mö 9. yüzyılda asur kralları sınırlarını yeniden genişletmeye başladılar; mö 8. yüzyılın ortasından, mö 7. yüzyılın sonuna değin iii. tukultī-apil-ešarra (iii. tiglath-pileser), ii. šarru-kinu (ii. şarrum-ken, ii. sargon) ve sin-ahhe-eriba (sinahherib) gibi güçlü kralların önderliğinde basra körfezinden mısır'a kadar uzanan toprakları egemenlikleri altında birleştirerek günümüzde yeni asur imparatorluğu olarak adlandırılan bir imparatorluk kurdular.
--- alıntı ---
devamını gör...
recm ve şeriat, bizzat bunlara aittir.

"şeriat" kelimesi de aslen asurca kökenlidir, arapça kökenli değildir.

"şeriat gelsin!" diyenler, önce bir asurlular'ı araştırsın.
devamını gör...
proto olanları salt semitik iken, proto olmayanlarının 'subariler' adı verilen orta asyalı toplulukla karışarak kısmen semitik konuma düştükleri söylenir. tabii bunun için bir kurgan testi, bir antropolojik test yapılması gerekir ki, gerçek net bir şekilde ortaya çıksın. dil bakımından da asurca, arapçanın atası olarak kabul görür...

http://sargonveakad.blogspo...

tabii bu argümanında ne kadar gerçek olduğu ayrı bir tartışma konusudur, çünkü haplogroup olayına hiç girmemişler gibi gözüküyor.

fenotip değişebilir ama önemli olan bir de haplogroup'a bakmaktır.
devamını gör...
recm etmek, suç işlemiş bir kişiyi diri diri yakmak gibi kan donduran cezai işlemleri ve çok ağır hükümleri olan semitik topluluk.

yahudi şeriatının da buradan baz alınarak oluşturulduğunu düşünüyorum; hatta öyle ki, kafa kesme işlemi bile bunlardan diğer semitik topluluklara sirayet etmiştir (yani düşününce pek de mantıksız değil açıkçası)...
devamını gör...
zorunlu askerlik uygulamasını başlatan ilk toplumdur. askerik hizmetlerini 2 yıl boyunca yapmakla mükelleftiler. ilk senesinde inşa yapımında görevlendirilen asker bu zsüre zarfında bedenen güçlenmesi sağlanır 2. senesinde savaşa katılırlardı. görevini bitiren asker 3. yılını ailesiyle birlikte geçirir ve süre sonunda tekrarda uygun olanlar askerin birinci yılına inşa yapımına başlar süreç böyle devam ederdi. arkelojik bulgularda ailesiyle adaptasyon sorunu yaşan insanlardan bahsedilir. bu uygulamada savaşın piskolojik etkiside gözlenmiştir. adaotasyon sorunu yaşama sebeplerini çok fazla işkenceye şahit olma ve yapmalarından kaynaklandığını söyleyenlerde var. asurlular askeri başarısının yanında acımasız işkenceleriylede meşhurdular. urartu kralına "eğer teslim olursanız meyvenizi yer kendi şarabınızı içersiniz,eğer biz teslim alırsak dışkınızı yer idrarınızı içersiniz" sözü pek meşhurdur. teslim olan kral ve toplumu bağışladıklarıda işkence ettikleride görülmüş, kulak,burun ,göz oyma ve kafa kesme sıradan işkenceleri arasında tutulmuştur. piskolojik savaşın temellerini atan topluluktur aynı zamanda.zira kendilerinden önce işkence korkuları düşman ülkeye ulaşmaktadır.
devamını gör...
mezopotamya'da hüküm sürmüş uygarlıklardan biri. asurlular, zalimlikleri ve savaştaki ustalıklarıyla ünlüydü. krallıklarının tek amacı, fetih ve işgal edilen toprakların sömürülmesiydi.
(bkz: semiramis)
devamını gör...
süryanilerin kökenlerini dayandırdığı kavim. köklerinin aramilere dayandığı ve son olarak tüm mezopotamyanın mirasçısı oldukları tezleri işlenir.

asurluların tek tanrılı inanışa geçtikleri de söylenir. ilk yerleşim yerlerinden kaynaklı(dağlık ve sürekli saldırı altında) savaşçı kökene sahip bu kavim mezopotamyadaki en büyük imparatorluklardan birini kurmuştur. yeni yerler ele geçirmede mahir olsalar da istikrarlı bir yönetim sistemi geliştirememişler. ele geçirdiği yerdeki insanları öldürmek ve sürmek onların yerine asurluları yerleştirmek gibi politikaları vardı. anadoluya yazının gelmesine dair ilk kanıtlar asurlulara aittir. sümer çivi yazısını kullanırlardı. hayvan kabartma ve figürlerinde başarılı, insan figürlerinde başarısız oldukları yorumlanır. heykel ve kabartma işinde tanrıların, tanrı kralların dışında değişik figürlere yaygın şekilde yer vermeleri ile de bilinirler. işkence ve korku ile anılmalarının kaynaklarından biri de işkence tasviri olan kabartmalardır.
devamını gör...
ışid'in ataları. şaka değil bakın kan olarak ışid'in atalarıdır. ninova ve anbar bölgesi asur yurdudur, ışid'in ana merkezleri de buradaki sünni araplar. bu adamların atasının kim olduğu gayet açık. hiç dikkatinizi çekti mi bilmiyorum asurluların vahşet dolu tabletleri ile ışid yayınlarını bir yan yana koyun bilmem kaç bin yıl ara haricinde bir fark yoktur.
devamını gör...
ırak'taki arap olarak bilinen kişilerin birçoğunun atası olan topluluktur, bir kısımda sümer kökenli kişilerin olduğu biliniyor.

suriye'deki arap olarak bilinen birçok kişinin de atası aramlardır. ve yine filistin ile lübnan'daki arap olarak bilinen kişilerin birçoğu da aslen fenike ve antik filistinlidir, araplar ise daha azdır bu bölgelerde. yani ortada bir arap asimilasyonu var. gerçek araplar ise çoğunlukla güney/kuzey arabistan ve yemen'de bulunur...
devamını gör...
çok enteresan bir millet. vahseti resmen benimsemişler, katliamlarla ünlüler. asurluların elinde olmek bile çile ulan. mesela sevdikleri toplumlarda esir düşenleri bogazindan asagiya kılıç sokarak ölduruyorlar ki en temiz olum şekillerinden birisi olarak addediliyor. sevmediklerinin derilerini yüzmüşler, kaziga oturtmuşlar, kafatasından kuleler yapmışlar ve türlü türlü iskenceler ederek oldurmusler.

kuvvetle muhtemel bu kadim kültürler birbirinden etkilenmiş ve oldurmeyi benimseyerek ilerlemiş. babil kralı hammurabi’nin yasalarındaki sayısız ölüm cezası (sanırım 60 kadar var) benzer kültürün tesiri diye düşünüyorum.
devamını gör...
kan ve dehşet imparatorluğu.

boğaza dikey kılıç sokmak, hadım etmek, deriyi yüzüp öldürmeden bekletmek, cinsel organ kesmek, kazığa oturtmak uyguladıkları işkencelerden bazıları. sadece insanlara değil hayvanlara da elbette. duvar kabartmaları gözler önüne seriyor yaptıkları vahşetin bazı sahnelerini.







devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar