gölgesine tüküren adam

gölgesine tüküren adam
[ dünyalı yazar ]

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 28543.3
  • Kayıt: 2012-11-08 17:13:00
  • En son giriş: 2018-09-24 18:20:08
  • Şehir: İstanbul
  • Doğum Tarihi: 1980-02-01 00:00:00
  • Cinsiyet: Erkek
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 29
  • Aktif Tanım: 14263
  • Açılan Başlık: 5461
  • Artı Oy: 23748
  • Eksi Oy: 1714
  • Alınan Artı Oy: 30531
  • Alınan Eksi Oy: 3129
  • Alınan Favori: 590

hiçbir dini bilmeyip kendi dinini hak sanmak

... إِنَّ الدِّينَ عِندَ اللّهِ الإِسْلاَمُ

inned dîne indâllâhil islâm... (ali imran 19)

şimdi yukarıdakine ayete göre Allah katında tek din islam olduğuna göre... ve islam din olduğuna göre, Allah c.c ayetlerinde kur'an'dan önceki kitapların ve inançların tahrif edilmiş olduğunu söylediğinden ve hatta yine kur'an'ın bu kitapları düzeltmek için indiğini söylediğinden dolayıdır ki, müslüman için islamdan başka din yoktur.

çünkü Allah için de islamdan başka din yoktur.

yani işin özü din islam dır. islam da yeryüzündeki tek dindir.
devamını gör...

kur'an-ı kerim'e abdestsiz dokunulur mu

“ey iman edenler! namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. eğer cünüp iseniz iyice yıkanarak temizlenin. hasta olursanız veya seferde bulunursanız veya biriniz abdest bozmaktan (def-i hacetten) gelir veya kadınlara dokunur (cinsel ilişkide bulunur) da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprağa yönelin. onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (teyemmüm edin). allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez. fakat o sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.” (maide 6)


o, elbette değerli bir kur’an’dır. korunmuş bir kitaptadır. ona, ancak tertemiz olanlar dokunabilir. âlemlerin rabb’inden indirilmedir. (vakia 77-80)

neyse 2 dk abdest almaya üşenen adam zaten kitabı da okumaz... tartışmak bile saçma geldi şuan...
devamını gör...

nifak tohumunu israil'den almak

yahudiler: “allah’ın eli bağlıdır (allah cimridir)” dediler. onların elleri bağlandı. ve bu sözlerinden dolayı lânetlendiler. hayır, bilakis! o’nun iki eli de açıktır. nasıl isterse öyle infâk eder (verir). ve rabb’inden sana indirilen şey (ilahî buyruklar), mutlaka onlardan birçoğunun azgınlığını ve küfrünü arttırır. ve biz onların arasına kıyâmete kadar sürecek düşmanlık ve kin ilka ettik (ulaştırdık). her ne zaman harb için bir ateş yaktılarsa, Allah onu söndürdü. ve onlar yeryüzünde fesat çıkarmak için çalışırlar. ve de Allah, fesat çıkaranları (bozgunculuk yapanları) sevmez. (maide 64)
devamını gör...

nifak tohumunu israil'den almak

israiloğullarına kitapta (tevrat’ta), “yeryüzünde iki kere fesat çıkaracaksınız.” diye bildirdik. ve gerçekten, büyük bir üstünlükle gâlip geleceksiniz.(isra 4)

artık ikisinden birincisinin vadesi (zamanı) geldiği zaman, (çok çetin) kuvvet sahibi kullarımızı sizin üzerinize gönderdik. böylece evlerin aralarına girip (sizi) aradılar ve vaadedilen, yapılmış oldu. (isra 5)
devamını gör...

nifak tohumunu israil'den almak

yahudilerin zulmü sebebiyle, bir de çok kimseyi Allah yolundan çevirmeleri, menedildikleri halde faizi almaları ve haksız (yollar) ile insanların mallarını yemeleri yüzünden kendilerine (daha önce) helâl kılınmış bulunan temiz ve iyi şeyleri onlara haram kıldık; ve içlerinden inkâra sapanlara acı bir azap hazırladık. (nisâ 160)
devamını gör...

aydınlanmacı mutlak monarşizm

kral ve halefi aydın tebasının da gerici olduğu kabul edilen monark sistem...

monark mutlak güç ile aydınlık yarınlar bizim diyerek tebasının geleceğini düşünür...

halefi olan mutlak ikinci kral veya prens veya polit her ne ise, o da mutlak monark gibi asırlardır aydınlanmamış halkını aydınlatmak için çalışmalar yapar...

ancak ilginç olan 15 yıllık eğitim ile aydın olan monark ve halefinin asırlardır halkını aydınlatamamasını kimse sorgulamaz...
devamını gör...

aydınlanmacı despotizm

aşağıdan yukarıya bir aydınlanma veya dönüşüm değil. yukarıdan aşağıya doğru olan aydınlanma hareketi...

tabi yukarıdan aşağıya doğru olunca yukarı senden iyi bilir mukabilinden, baskı ile halkı aydınlatmaya çalışma hareketi.

bir takıp kral ve liderlerin uzunca süre denediği, bu maksatla toplumun bir kısmının "aydınlandığı" bir kısmının da baskılar bizi yıldıramaz diyerekten direndiği despotizmdir...

peki direnenler ne mi oldu, tabiki aydınlığa doğru bedensel bir yürüyüş yaptılar...

kısacası despot ne derse o...
devamını gör...

dindar sapıklığı

dindarsa sapık değildir... kavramları karıştırmayın... insan olarak herkes gibi dindarlar da hata yapabilir. dindar günahsız değildir...

din kisvesini giymişlerden bahsediyorsanız lütfen başlıklarımızı öyle açalım...

sonra kavramlar birbirine giriyor... dindar ile din tücccarları birbirine karışıyor...
devamını gör...

siyasal islamcı ahlakı

hiç bir şeye kızılmıyorum. sadece islam adına iş yapanların, bir ateist'en ahlak dersi almaları ironik geliyor.

bu arada bir yerde ibn-i haldun'dan söz edilmiş. neyse okuyana mübarek olsun ama lütfen bir yerleriyle okumasınlar...

aynı şekilde yunan tragedyalarından bahsedilmiş. en iyi ihtimalle tavsiyem, aristo ve eflatun'un devlet anlaşını okusunlar... bol keseden sallamayla entellektüel* olunur.
devamını gör...

ziya gökalp

ziya gökalp'in düşünceleri, 2. meşrutiyet dönemi'nde ittihat ve terakki'nin cumhuriyet döneminde ise cumhuriyet halk partisinin temel ideolojisi olmuştur.

türk müdür değil midir bilmem, ama kitaplarını kaç kişinin okuduğunu ve gerçekten kaç kişinin fikirlerinden haberdar olduğu konusunda şüphe duyduğum sosyolog, ideolog...
devamını gör...

nusayri

nusayrîlik, dokuzuncu asırda basra’da dünyaya gelen muhammed bin nusayr tarafından kurulmuştur; islâmiyet’in eski devirlerindeki “batınî” düşüncenin, “sâbiîlik”in ve o zamanın diğer inançlarından etkilenmiş bambaşka bir sistemdir. bu inanca “alevî” adının verilmesi ise çok daha sonraları, birinci dünya savaşı senelerindedir ve bu isim savaş sonrasında işgal ettikleri suriye’yi birkaç devlete bölmek isteyen fransızlar’ın kurmayı arzuladıkları devletlerden biri olan lazkiye merkezli yönetime koydukları isimdir. suriye alevîliği’ni türk alevîliğinden ayırmak isteyen fransızlar bu yüzden “nusayrî” sözünün karşılığı olarak “arap alevîliği”, “suriye alevîliği” yahut “akdeniz alevîliği”; türkiye’deki az sayıda nusayrî için de “çukurova alevîsi” ifadelerini kullanmışlar, kavram sonradan sadece “alevî” hâline gelmiştir.

aslında, “türk alevîliği ile suriye alevîliği arasında farklar mevcuttur” demek bile gayet yanlıştır, zira bu iki inanç sistemi birnbirlerinden tamamen farklıdırlar ve aralarında hiçbir benzerlik, bağlantı, ilham, etkileşme vesaire yoktur.

meselâ, günümüzün bu bahislerdeki önemli kaynaklarından olan islâm ansiklopedisi, nusayrîliğin ana kitabının hasîbî tarafından kaleme alınan ve on altı “sûre”den meydana gelen “kitâbü’l-mecmû” olduğunu, inancın mahiyetini ve temel özelliğini eserin “şehâdet” adını taşıyan on birinci sûresinde geçen “ben nusayrî dininden, cündübî görüşünden, cünbülânî tarikatından, hasîbî mezhebinden, cillî görüşünden, meymûnî fıkhından olduğuma şehâdet ederim” ifadesinin gösterdiğini yazar.

islâm’ın reddettiği “tenasüh”, yani “öldükten sonra başka bir bedende tekrar dünyaya gelme” inancı nusayrîlik’te mevcuttur ve temel inançlardandır. nusayrî itikadına göre ruh bedenden ayrılır ama dünyaya başka bir bedende tekrar gelir. bu yeniden doğuş ölen kişinin inancına ve nasıl bir hayat sürdüğüne bağlıdır. mü’min olan bir nusayrî inancının sırlarını bilerek ve onların gerektirdiği şekilde hayat sürdüğü takdirde dünyada yedi defa doğar ve nihayet yıldızlara yükselir. ama hayatlarında inkâr ve kötülük içerisinde olanlar köpek, deve, katır yahut koyun olarak doğarlar; hattâ pis kabul edilen hayvanların yahut haşerelerin bedenlerine de girerler! böyle kötü ruhlar dünyaya defalarca hayvan olarak gelip gidecekler ve ortaya çıkacağına inanılan mehdî tarafından insan şekline getirilip öldürüleceklerdir.

aynı “tenasüh” inancı, lübnan merkezli dürzîler’de de vardır…

alıntı
devamını gör...

ateizm

ateizm, gerçekten bana komik gelen bir ideoloji avrupalıların ateist olmasını algılıyorum... skolastik düşünceyi ve aristokratik baskıyı yerle bir edebilmek için ortacağ baskılarından kurtulabilmek için böyle bir ideolojiye inanabilirler.

ancak öncülünü yanlış bir algıdan alan ve aldığı öncülü yaşadığı topluma uydurmak için, tarihi bağdan kopuk bir fikirle. tamamen hristiyan dünyasının inkarı için hume veya comte'nin sorduğu sorularla tanrı yargılaması yapmak bana cahilane geliyor.

en azından hume ve comte kendi dinlerini hristiyan papazları kadar iyi biliyorlardı. maalsef bizim ateistlerimiz islamı değil ama hristiyanlığı iyi biliyorlar.
devamını gör...

dava adamı

dava adamı mı kaldı...

bütün renklerin, ifadesiyle hepsi paranın adamı oldular...

eski islamcılar müteahhit... eski goministler kapitalist oldu...

halk mı? onlar yine ezilen, emekliyen, sömürülen olarak hayatlarına devam ediyorlar...

bütün ideolojiler, insan yapımı olunca insan arzularına doğru evrimleşiyorlar...
devamını gör...

kabak tadı veren akp seçmeni argümanları

valla ister kabak tadı versin, ister acı patlıcan, ister şeker adamlar her türlü seçmenden oy alıyor... mesela kendilerine çok güvenip darbe yapmaya kalkan, fetöcülerin hiç bir argümanı bu toplumda karşılık bulmuyor...

sosyolojik, psikolojik falan ile toplum analizi yapmakta bana garip geliyor... öyle bir toplum değiliz yani sosyologların veya psikologların analiz yapıp aha da bu toplum böyle diyecekleri bir yapımız yok... boş kıvranışlar bunlar... boş amaçlar...
devamını gör...

hepimizin peygamber soyundan geldiği gerçeği

hz. adem babamız ve 2.adem hz. nuh babamızı baz aldığımızda...

şimdi ateist olsam, bu söze çok gülerdim... ama hazreti nuh için bir şey diyeceğim... hepimizin nuh aleyhiselam'ın oğlu olma ihtimali biraz zayıf. çünkü hazreti nuh'un gemisine binenler arasında ona inananlar da vardı. belki biz onların çocuklarından biriyizdir... bu durumda bir kısmımızın babası nuh aleyhiselam olmayabilir.
devamını gör...

ak parti kendi kendini bitirecek

ak parti gibi kapitalist bir partinin kendini bitireceğine inanmak biraz zor. çünkü kapitalizmin kendisi yapısı gereği anlık tepkime vererek çözüm üreten bir sistemdir... ak parti de sapına kadar kapitalist bir parti olduğu için kolay kolay bitmez...
devamını gör...