gölgesine tüküren adam

gölgesine tüküren adam
[ dünyalı yazar ]

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 28543.3
  • Kayıt: 2012-11-08 17:13:00
  • En son giriş: 2018-09-24 18:20:08
  • Şehir: İstanbul
  • Doğum Tarihi: 1980-02-01 00:00:00
  • Cinsiyet: Erkek
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 29
  • Aktif Tanım: 14263
  • Açılan Başlık: 5461
  • Artı Oy: 23748
  • Eksi Oy: 1714
  • Alınan Artı Oy: 30531
  • Alınan Eksi Oy: 3129
  • Alınan Favori: 590

gölgesine tüküren adam - en çok favorilenen tanımları

şımarık yazar

öncelikle, 5 gündür, sözlük moderatörlerine ve yönetimine verdiğim rahatsızlıktan dolayı özür diliyorum. sabrınız ve anlayışınız için teşekkürler.

sonra siz değerli yazarlardan özürdiliyorum 5 gündür her fırsatta şımarık çocuklar gibi sağa sola doğum günümü hatırlatan tanımlar (forumsal yazılar) bırakıp sizin vicdanlarınıza oynayıp rahatsız ettiğim için...

bazan insan oğlu şımarmak ister, kaç yaşında olduğunu önemi yoktur, ben hala annem bana kuzum dediğinde mutlu olup şımarıp anneme sırnaşıyorum...

dünya sözlük, benim için aile ortamı gibi bir yer o yüzden burada yaptığım şımarıklıkları da ailesinin yanında şımaran bir aile ferdinin yaptığı şımarıklıklar olarak görmenizi rica ediyorum... insanlar bedenen yaşlandıkça sanırım ruhları çocuklaşıyor... sizde benim öyle bir çocukluk zamanıma denk geldiniz...

o yüzden hepinizden yazarından, yöneticisine kadar bütün yazarlardan özür diliyorum, ayrıca hem nickaltıma hemde özel mesaj ile doğum günümü kutlayan yazarlara bir kere daha teşekkür ediyorum... iyi ki buradayım iyi ki sizde varsınız...

tanım: arada sıra kabullenilip hoş görüleceğini düşündüğüm şımarıklıklar....
devamını gör...

dünya sözlük'te kural esnetmek

öncelikle bu tanım biraz forumsal olabilir. o yüzden hepinizden özürdiliyorum.

bu yazıyı yazma cür'et ettiğim için sözlükteki yönetici ve moderatör arkadaşlardan da özürdiliyorum. ama bu sözlükte 5 yıldır yazan biri olarak ve sözlük mecrasına ekşi ile başlamış bir yazar olarak bir şeyler söyleme cesaretini göstermiş olmamdan dolayı yazar arkadaşlardan da özürdiliyorum.

malumunuz olduğu üzere bütün interaktif sözlüklerin bir kuruluş amacı vardır. dünya sözlüğün de bu manada bir kuruluş amacı var. dünya sözlüğün çıkış noktası ve diğer interaktif sözlüklerden farklı olma iddiası küfürsüz, milli ve manevi değerlere saygılı, kişi, kurum ve kuruluşlara hakaret müsamaha göstermeyen, yazarları arasında kavgalara müsaade etmeyen, aileniz ile vakit geçirebileceğiniz nezih ve güzel bir ortam oluşturmaktı. en azından ben böyle düşünüyorum bu nedenledir ki eşimde dahil olmak üzere bir çok dost ve arkadaşımın burada yazar olmasını istedim.

dünya sözlük anayasası'nda da bahsedilen kurallar bizim için uzun zamanlarda edinilmiş deneyimlerin sonucudur. burada yazar olurken o kurallara uyacağımızı zaten en başından kabul etmiş bulunuyoruz.

evet bizler de zaman zaman sözlük moderasyonu ve yöneticileriyle ters düşüyoruz. evet bizlerde dönem dönem darılıyoruz. evet bizlerde zaman zaman bazı konularda toleranslı olmaları gerektiği konusunda tartışıyoruz. ancak zamanla gördüğümüz ve şahit olduğumuz bazı vak'alardan dolayı sözlük yönetiminin kararlarındaki haklılık payını görüyoruz...

dünya sözlüğü, dünya sözlük yapan değerlerden taviz vermemiz istenirse, o zaman sözlüğümüzü sözlük yapan değerlerin bir kıymeti kalmayacağını sanırım sizde anlayışla karşılarsınız. uzun ve yorucu bir yolculuktu bizimki, gelenler gidenler gelip kalanlar hepsine aynı gözle baktık. hepsi bizim için dünya sözlüğün bir yazarı bir değeri olarak kaldı. bir çoğu ile hala dostluğumuzu devam ettirmekteyiz.

biliyoruz ve farkındayız başka sözlüklerin yazarlarına tanıdığı sınırsız özgürlükler olduğunu. ancak aynı zamanda görüyoruz ki o sınırsız özgürlük bir zaman sonra sınırsız bir rahatsızlık oluşturuyor. işte biz bu rahatsızlıkların yaşanmaması adına yönetimin sözlük kurallarına sıkı sıkı bağlanmasını saygıyla ve anlayışla karşılıyoruz.

zamanla bu sözlükte kaynaşıp iyi arkadaşlıklar edineceğiniz konusunda hepinize teminat verebilirim. ve zamanla sizde göreceksiniz ki, aslında bizlerde sizler gibi gülüp eğlenen. şakalaşan gırgır yapan insanlarız. ve zamanla oluşturduğunuz bazı ön yargıların ne büyük bir yanılgı olduğunu anlayacaksınız.

o yüzden hepinizden ricam biraz sabır ve itidal ile bekleyip dünya sözlüğün nasıl bir yer olduğunu görmenizdir.
devamını gör...

dünyaitiraf.com

hiç bir yara, sonsuz değildir. zamanla azalır, kabuk bağlar, kaybolur, bazı zamanlar yerinde ince bir sızı bırakır, ancak öldürmez...

hiç bir yük ebedi değildir. insan ya yükünün ağırlığına alışır ve hafifletir, yada bir yerde onu bırakır. her durumda, yük de sensin hammalda...

hiç bir yolculuk, gerçekten kaçırmaz seni. insanları geri de bırakınca, kederini ve vicdanını geride bırakmazsın, o da seninle gelir. mesele, kaçmak değildir, çevren değişince, insanların huyları değişmiyor...

bunları öğrenmem 10 uzun yılımı aldı. itiraf ediyorum 10 uzun yılımı, acılarıma, yüklerime ve kaçışlarıma ayırdım. öğrendim ki, hiç bir çözüm yanı başımda duran kadar gerçek değil...
devamını gör...

genç kaynana şehvet uyandırır

yazmayacağım yazmayacağım diyorum dayanamıyorum.

ifade arızalı... ancak, şu sözün daha da ağırını freud söyledimi. bilimsel açıklama oluyor.

ulan sanki bu ülkede hiç ensest olmuyor.
ulan sanki bu ülkede tecavüz yok.

neyse; ihsan şenocak söyleyince ahlaksızlık, freud söyleyince ahlaklı olan bir kaç tespit.
devamını gör...

dünya sözlük ailesi

bu kavram bazılarınıza garip gelebiliyor hatta bazılarınıza abartılı... ama neden böyle bir ifade kullandığımızı biraz anlatmak istiyorum...

ben dünya sözlükte uzun süredir yazıyorum diyemem hepi topu 5 yıl bitti. bu beş yıl da yaşadıklarımı biraz anlatmak istiyorum...

bir ramazan günü hep beraber süleymaniye caminin avlusunda iftar edip sahura kadar oturduğumuz gün bir çoğuyla yüz yüze tanıştım. o gün bugündür görüşürüz bir çoğuyla... bir gün ailem ile beraber türkiye turuna çıktım, kara deniz'den başlayarak doğu anadolu, iç anadolu, ak deniz, ege, marmara turu yaparak evime geri döndüm. bu gezim esnasında daha önce yüzünü bile görmediğim bir yazar arkadaşım ailem ile benim için 3 gün evini açtı. açmakla kalmadı evi bize bıraktı gitti ailesiyle kaldı, ailesiyle kalmadı, her akşam bizi ailesinin evine çağırıp mükellef sofralar da ağırladı.

Allah nasip etti, hacca gittik 2016 yılında buradan bir çok arkadaş dualarını gönderdi, dua talebinde bulundu. mekke'ye indiğimizde eşimin valizi kayboldu, kimi arasam kimi arasam derken sözlükten thy'deçalışan bir kardeşime haber verdim. sanki bütün thy personelini ayağı kalkmışçasına 3 gün sonra valizim otelimin lobisindeydi..

bazan telefon ederim, bazan mesaj atarım, dost dost de,r abi abi de,r kardeş kardeş de,r koşarlar dinlerler anlarlar... seninle hüzünlenir, seninle sevinirler...

dünya sözlük böyle bir yerdir. biraz sabır, çok değil ha, azıcık emek ile artık bu ailenin bir parçası olursunuz. yurdun her yerinde bir eviniz olur. sizi arayıp halinizi hatırınızı soran kardeşleriniz olur. başınız dara düştüğün de yardımınıza koşmak için çırpınan bir aileniz olur...

yeri gelir yetimlere, yeri gelir öksüzlere, yeri gelir ihtiyaç sahiplerine yardım için çırpınan yürekleriniz olur.

işte dünya sözlük bu yüzden bir ailedir. çünkü bir ailede olması gereken her şey bu sözlükte olur. öyle çok çok bir uğraşta beklemezler sizden, yeter ki bir merhaba diyin...
devamını gör...

bir sözlük kaç şekilde selamlanabilir

bu amme hizmetini pia için yaptım kıymetimi bilsin...

(bkz: günaydın)
(bkz: günaydın sözlük)
(bkz: günaydın sözlük ahalisi)
(bkz: günaydın günü aydın olanlar)
(bkz: günaydın günyüzlü sözlük yazarları)
(bkz: günaydın dünya)
(bkz: günaydın dünya sözlük)
(bkz: günaydın dünya sözlük yazarları)
(bkz: günaydın dünya şekerleri)
(bkz: hayırlı sabahlar)
(bkz: hayırlı sabahlar sözlük)
(bkz: hayırlı sabahlar sözlük ahalisi)
(bkz: hayarlı sabahlar hayırda koşanlar)
(bkz: hayırlı sabahlar dünya sözlük)
(bkz: hayırlı sabahlar dünya sözlük yazarları)
(bkz: hayırlı sabahlar bol güneşler ey yazar topluluğu)
(bkz: sabahı şerifleriniz mübarek ola)
(bkz: sabahı şerifleriniz mübarek olsun)
(bkz: sabahı şerifleriniz müberak olsun yazarlar)
(bkz: sabahı şerifleriniz mübarek olsun mübarek insanlar)
(bkz: sabahı şerifleriniz müberak olsun dünya)
(bkz: sabahı şerifleriniz mübarek olsun dünya sözlük)
(bkz: sabahı şerifleriniz mübarek olsun dünya sözlük yazarları)
(bkz: güneşi toplayanlar merhaba)
(bkz: merhaba güneşle uyananlar)
(bkz: merhaba sabahın hayrına koşanlar)
(bkz: merhaba gecenin şerrinden sakınıp sabahın şerrine sığınanlar)
(bkz: merhaba aydınlık nesinllerin aydın yazarları)
(bkz: merhaba sabaha ulaşanlar)
(bkz: merhaba şafak vakti güneşi gözleyenler)
(bkz: günyüzlü yazarlar güneşle selamlıyorum sizi)
(bkz: güneşi selamlamaya uyananlar merhaba)

ekleme: bu listeyi 365 güne tamamlayacağım...

tanım: her gün için ayrı bir selamlama şekli...
devamını gör...

türk toplumundaki arap seviciliği

son zamanlarda sıkça duyduğumuz iki kelime, tarihten bihaber insanların sıkça kullandıkları faşizan söz. resmi tarih ne öğretirse amenna diyen zihniyetin çokça da kemalist, ulusalcıların kullandığı kelimeler. neymiş efendim araplar bizi arkadan vurmuş bizde o yüzden onlardan nefret etmeliymişiz. türk’ün türk’ten başka dostu olmazmış.

insan bu zevata sormak istiyor. cihan harbinde bu araplar osmanlının yanında niye olmadığından senin haberin var mı?

bön bön bakma bir cevap ver! desen

em kem lem lüm! eder işte arap milliyetçiliği falan! deyip geçer.

bilmez ki, osmanlı tek bir kurşun atmadan mısır’ı ingilizlere bıraktı. cemal paşa denen garabeti filistin’e gönderip yüzlerce arap aydınını astı. isyancı demiyorum ha aydın diyorum, düşünen konuşan insanlar.

hatta o kadar ki osmanlı bile bu cemal paşa’ya tahammül edemedi süveyş kanalı harekâtından sonra peyder pey elini çektirdi arap yarım adasından.

bu cemal paya ki işi o kadar abartmıştı ki neden devleti osmaniyye oluyor da, devleti cemaliyye olmasın diyerek osmanlıdan aldığı birkaç emri de yırtıp atmıştı.

yine bu zevat süveyş kanalı müdafaasında kaç bin arabın orda şehit edildiğini de bilmez. hatta bu zevat şöyle çok zorlanmasın çanakkale’ye gitsin de orada yatan milletlerin ne kadarı arap bir baksın.

böyle cahil (burada cahil kelimesini tamda kelime anlamıyla kullanıyorum) insanların ağzına kürekle iki tane çakacan o zaman görecekler arap seviciliğini

ama işte insana olan saygımızdan sevgimizden bir de yüze çalışmanın haram olmasından mülhem böyle fiileri gerçekleştiremiyoruz.

be adam sen hangi aklınla hitlerin o çılgın ve ahlaksız, musolini’nin faşizan hangi sözünden etkilendin de geçmişine bu kadar bihaber kaldın da bilmeden etmeden zerre zeka belirtisi göstermeden bu kadar zalim bu kadar gaddar bu kadar insanlıktan uzak kaldın demek geliyor ama işte ona da insan diyorlar bize de.

birileri asılmasın öldürülmesin demek arap sevicilikse ben arab’ı seviyorum. hatta boşnağı da seviyorum, çerkez’i de, çeçeni de, lan durup düşündüm ben aslında insanlıktan çıkıp hayvanlaşmamış herkesi seviyorum. araplar da buna dahil...
devamını gör...

arap seviciliği

son zamanlarda sıkça duyduğumuz iki kelime, tarihten bihaber insanların sıkça kullandıkları faşizan söz. resmi tarih ne öğretirse amenna diyen zihniyetin çokça da kemalist, ulusalcıların kullandığı kelimeler. neymiş efendim araplar bizi arkadan vurmuş bizde o yüzden onlardan nefret etmeliymişiz. türk’ün türk’ten başka dostu olmazmış.

insan bu zevata sormak istiyor. cihan harbinde bu araplar osmanlının yanında niye olmadığından senin haberin var mı?

bön bön bakma bir cevap ver! desen

em kem lem lüm! eder işte arap milliyetçiliği falan! deyip geçer.

bilmez ki, osmanlı tek bir kurşun atmadan mısır’ı ingilizlere bıraktı. cemal paşa denen garabeti filistin’e gönderip yüzlerce arap aydınını astı. isyancı demiyorum ha aydın diyorum, düşünen konuşan insanlar.

hatta o kadar ki osmanlı bile bu cemal paşa’ya tahammül edemedi süveyş kanalı harekâtından sonra peyder pey elini çektirdi arap yarım adasından.

bu cemal paya ki işi o kadar abartmıştı ki neden devleti osmaniyye oluyor da, devleti cemaliyye olmasın diyerek osmanlıdan aldığı birkaç emri de yırtıp atmıştı.

yine bu zevat süveyş kanalı müdafaasında kaç bin arabın orda şehit edildiğini de bilmez. hatta bu zevat şöyle çok zorlanmasın çanakkale’ye gitsin de orada yatan milletlerin ne kadarı arap bir baksın.

böyle cahil (burada cahil kelimesini tamda kelime anlamıyla kullanıyorum) insanların ağzına kürekle iki tane çakacan o zaman görecekler arap seviciliğini

ama işte insana olan saygımızdan sevgimizden bir de yüze çalışmanın haram olmasından mülhem böyle fiileri gerçekleştiremiyoruz.

be adam sen hangi aklınla hitlerin o çılgın ve ahlaksız, musolini’nin faşizan hangi sözünden etkilendin de geçmişine bu kadar bihaber kaldın da bilmeden etmeden zerre zeka belirtisi göstermeden bu kadar zalim bu kadar gaddar bu kadar insanlıktan uzak kaldın demek geliyor ama işte ona da insan diyorlar bize de.

birileri asılmasın öldürülmesin demek arap sevicilikse ben arab’ı seviyorum. hatta boşnağı da seviyorum, çerkez’i de, çeçeni de, lan durup düşündüm ben aslında insanlıktan çıkıp hayvanlaşmamış herkesi seviyorum. araplar da buna dahil...
devamını gör...

30 mart 2014 akşamı sözlük yazarlarının olacağı ruh hali

(bkz: meriçtuna)---- (akparti'nin istanbul ve ankara'yı alması halinde) sinir krizleri içinde sözlükteki bütün akpartililere hırsızlar diye bağıracaktır.

(bkz: elektrik doktoru)---- akparti'nin %40'ın üzerinde oy alması halinde pc ve telefonları kapatıp büyük bir üzüntü ile uyuyacaktır.

(bkz: mhfz)---- akparti % 40'ın altında oy alırsa sözlükteki bütün fethullahçıları tekfir edecektir.

(bkz: zeytin)--- akparti % 45 alması durumunda gözyaşları içinde Allah c.c hamdedecektir.

(bkz: endoplasmik bir kulum)---- türkiye'deki seçim sonuçlarının orta dünyayı nasıl etkileyeceğine dair geniş bir analiz yapacaktır.

(bkz: exception)---- seçim sonuçlarını aldıktan sonra hala bitiremediği doktora tezine geri dönecektir.

(bkz: beni alın dışarı)---- akparti %45'ın üstünde oy alırsa sözlükteki bütün akpartililere bağırıp kendini dışarı atacaktır.

(bkz: vega)---- akparti %45 üzerinde oy alırsa o gece sözlükte ki bütün tanımlarını silecektir.

diye tahmin ediyorum...
devamını gör...

dava adamı

dava adamı mı kaldı...

bütün renklerin, ifadesiyle hepsi paranın adamı oldular...

eski islamcılar müteahhit... eski goministler kapitalist oldu...

halk mı? onlar yine ezilen, emekliyen, sömürülen olarak hayatlarına devam ediyorlar...

bütün ideolojiler, insan yapımı olunca insan arzularına doğru evrimleşiyorlar...
devamını gör...

yaşamaya dair

yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.

yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.

yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,

ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yani ağır bastığından.

nazım hikmet
devamını gör...

ah'lar ağacı

biliyorum kadınlardan şair olmaz diyorum... istisnalar olsada işte didem madak onlardan biri...

ve şimdi şöyle dua ediyorum tanrı’ya:
olanlar oldu tanrım
bütün bu olanların ağırlığından beni kolla!

bir göl vardı evimizin karşısında,
mavi gözleri olan,
kara yağız bir şehirde yaşamışım meğer yıllarca.

ya siz,
nasıl bilirdiniz çocukluğunuzu ey cemaat?
nasıldı
öldürdüğünüz birinin cenaze namazını kılmak?

ilk üç vişneyi verdiğinde bahçedeki ağaç
annem sevindiydi hatırlarım.
ah demişti.
ah!
üç küçük kırmızı dünya verilmişti sanki ona.
annem çok sevinmelerin kadınıydı.
bazen sevinince annem gibi,
rengarenk reçeller dizerim kalbimin raflarına.
annem çok sevinmelerin kadınıydı,
sıcak yemeklerin.
başına diktikleri o taş,
ne zaman dokunsam soğuktur oysa.
ben okşadığımda ama, ısınır sanki biraz.

ah benim nergis kokulu cehaletim...
ruj lekeleri bıraktın bardaklarda
anlatmak isterdin kendini durmadan
bir bardağa bile olsa.
ne diyecektin, ne söyleyecektin
şairlerin şahı olsan,
bir ah’dan başka.
ah benim nergis kokulu cehaletim
bana yıllarca, bunca sözü boşa söylettin.
ah!

didem madak
devamını gör...

dünya sözlükte yazıyorsan artık dünya sözlük yazarısındır

dünya sözlükte yazıyorsa artık bu sözlüğün yazarıdır. başka sözlükle olan dünü bugünü yarını sözlükteki kimseyi ilgilendirmez.

biz bu güne kadar bu sözlüğe gelip yazan kimseye nereden geldin demedik. bu saatten sonrada şu şucudur bu bucudur demeyiz.

biz burada yazmaya başlamış her yazarı, artık dünya sözlük yazarı kabul eder ona göre kucaklarız...

dünya sözlük yönetiminin veya moderasyonunun gözünde de az önce yazar olmuş arkadaşlar ile daha eski yazarlar arasında yazarlık vasıfları bakımından hiç bir fark yoktur. dostluklar bakidir ancak işini yapanlar için her bir yazar aynı statüde ve değerdedir...

bu benim beş yıllık dünya sözlük geçmişimde hep böyle idi şimdi de böyledir...

o yüzden yeni gelen arkadaşların nereden geldiklerine değil sözlüğe yaptıkları katkılara bakalım...
devamını gör...

alperaltun

dünya sözlükten yeni haber olmuş ve bu yüzden yeni yazar olmuş hayırlı olsun...

o zaman ben ona sözlüğü tanıtayım...

kırmızı renkli nicke sahip olan arkadaş monark yani kral benim diyor...
sarı olanlar, vezirleri sadrazamları falan filan...
mavi renk olanlar, kadı, vali, kaymakam gibi bir şeyler olarak düşün...
siyah olanlar var ya işte onlar amele, proletarya, serfler gibi düşün...

tanım: hoş geldin yazar, tanımın ve artın bol olsun...
devamını gör...

yönetimden ne istiyoruz

yine ben;

efendim malumunuz olduğu üzere bir çok yazarımız üniversal eğitim seviyesinde her ne kadar üniversal olmayan okullara gidiyor olsalar dahi bunların okuldan mezun olmaları gerekiyor.

siz çok kıymetli yöneticilerimizden talebim şudur ki bazı yazar arkadaşların vize ve final zamanları hesaplarını askıya alınız.

iş bu tanım sırf bu yüzden yazılmıştır.
devamını gör...

tanım diye hayat hikayesi yazmak

sonuçta onu yapan arkadaşlar da kendilerini tanımlıyorlar...

sözlük açısından bir sorun olduğunu sanmıyorum...

ayrıca bizler nasıl eğlenmek için geliyorsak, bazılarıda içindekileri döküp rahatlamak için geliyorlar...

tanımladıklarının ne olduğunun önemi yok...
devamını gör...

dünya sözlük kitap okuma cemiyeti

cemiyet kulüp siz artık ne derseniz...

kurmak istiyorum dahil olmak isteyenler yazarsa sevinirim...

cemiyetin amaçlarından biride kitap okuma ve yorumlama kültürünü geliştirmek...

bu maksatla belli dönemlerde belirlenecek kitaplar üzerine okumalar yapıp münazaralar yapmak...

fuarları takip etmek ve kitap tavsiyelerinde bulunmak...

şimdilik katılımcı listesi şöyle:

kameray
subzero
homeros
afy-ihl
saidnaci
roquentin
parpali
nicefikirli
ayzıt hatun
dert etme dua et
boşteneke
devamını gör...

baba

bir gün bırakıp gidiyorlar, o günden sonra, kendinizi kanıtlayacak birini bulamıyorsunuz...

veya gurbette sığınacak bir liman ararsınız da bulamazsınız eliniz telefona gider, sonra aklınıza gelir artık arayacak bir babanız yoktur.

o yüzden bolca gönüllerini alın bolca hoş vakit geçirin, sizi bırakıp gittiklerinde ne kadar kıymetli olduklarını anlıyorsunuz... 14 yıl geçti aradan, hala arada telefonu elime alıp numarasını arıyorum...
devamını gör...

yazarın tövbesi

üç kere üst üste tekrarlayacak...

ben pişmanım yazmış olduğum bütün tanımlardan.
keşke yazmasaydım.
inşallah bir daha yazmayacağım...
ben kabul ettim derviche kendime monark kabul ettim...


bu tövbeyi üç kere yazdıktan sonra, yazarın geçmiş bütün tanımları temizlenerek tertemiz bir sayfa açılır ve yazar artık yeni bir yazarmış gibi sözlük hayatına devam eder...

yeterki yazmış olduğu tanımlardan pişmanlık duysun...
devamını gör...

islamiyetle beraber dünyada değişen şeyler

haritanın neresini düzeltsek bilemedim...

hadi avrupadan ele almaya başlayalım. m.ö. 300-400 asır, pagan bir avrupa var. herşey kabile rahiplerinin elinde, sonra yunanlılar coğrafyayı anadoluya taraf taşıyorlar m.s. 100. taki perslere kadar. avrupa hala pagan, hala rahipler güçlü, sonra, hristiyanlık avrupaya doğru yola çıkıyor, aristonun bütün fikirleriyle birleşerek, yer merkezli bir dünya ama avrupa hala pagan, çünkü ikonlar hala duruyor... m.s. 17-18 yy. avrupa resmen, teologlar ve aristogratlar tarafından eziliyor... hala paganist bir kültür kendini koruyor... 18. yy artık dine ve aristokrasiye büyük tepkiler yerini söylemlere eylemlere bırakıyor. 19. yy avrupada aristokrasi ve teograsi yerle bir oluyor... dünya savaşları ve ideolojik söylemler ile kilise ve krallıklar gücünden güç kaybediyor... dikkatinizi çekerim m.ö. 300-400. yy ile m.s. 19. yy kadar olan dönem bilim yok, refah yok...

islam dünyasına gelelim...

m.s. 700 yy avrupada endülüs medeniyetin ve ilimin başkenti... ama bilim diye bir inanç yok, Allah için çalışmak var... tıp'da ve astrolojide mısırdan ve hint'en aldıklarını, siyasette iran'dan aldıklarını, felsefe'de antik yunandan aldıklarını bir adım öne taşıyorlar... ne zamana kadar m.s. 17. yy kadar.

peki nedir bütün bu olay...

çok basit bir üslup ile söyleyecek olursak siyasi iktidarın yani dünyadaki gücü elinde tutanın yazdığı tarih ve onun kafalara nakşetmiş hali...
devamını gör...

vahşi kapitalizme en çok kadınların meraklı olması

biliyorum şimdi siz bana geçti o günler 18.-19. yy. jargonlarıyla günümüz modernitesini nasıl bir tutarsın diyeceksiniz...

ama tutarım, tutmam lazım bazıları sanıyor ki, o bahsi geçen vahşilik geçti, hayır geçmedi tam tersine sırtımızda daha bir kambur hale geldi...

uzun uza anlatmaya niyetim yok, o gün 18 saat çalışmak için çocuklarını afyonla uyatan ailelerin yerine şimdi kreşlerde büyüterek çocuklarını afyonlayan aileler var...

hiç kendimizi kandırmayalım o deli gibi meraklı olduğunuz çalışma hayatı varya işte o ömrümüzden ömür yiyor. bizi sömürüyor, yabancılaştırıyor, karl max'ın yabancılaşmak teorisini yeniden okuyun ve sokağa çıkıp insanları gözleyin. ne dediğimi daha iyi anlayacaksınız...
devamını gör...

allahım bana merhamet et ve kırık kanatlarımı iyileştir

bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez;
eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.
içeride bir has oda, yeri samur döşeli;
bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.
eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada,
bütün fani lezzetlere darılmadan geçilmez.
varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün?
aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.
kayalık boğazlarda yön arayan bir gemi;
usta kaptan klavuza varılmadan geçilmez.
ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhava;
yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.
geçitlerin, kilitlerin yalnız o'nda şifresi;
işte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez!

nfk
devamını gör...

alucard

kim verdiyse o kapakları eline akşam akşam sağa sola atıp duruyor...

hayır ondan bize sıra gelmiyor...

tanım: akşam akşam kapakçı geldi hanımmmm diye bağıran yazar...

ekleme: bu tanımda nasıl bir hakaret görmüş olabilirsiniz çok merak ettim... *
devamını gör...

eskikitaplarim.com

telif yasasına takılmayan veya baskısı bulunmayan bir çok kitabı bulmak mümkün...

site yönetimi telif yazısı gönderilen kitapları yayından kaldırıyor...

ama devasa bir kitap arşıvi mevcut...

e-kitap okumaktan gocunmuyorsanız buyrun site sizindir...

*
devamını gör...