red franz

red franz
[ dünyalı yazar ]

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 12096.2
  • Kayıt: 2013-02-16 15:15:00
  • En son giriş: 2018-09-21 10:09:00
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 24
  • Aktif Tanım: 4785
  • Açılan Başlık: 522
  • Artı Oy: 18367
  • Eksi Oy: 1511
  • Alınan Artı Oy: 12240
  • Alınan Eksi Oy: 515
  • Alınan Favori: 365

red franz - en beğenilen tanımları

sözlük yazarlarının karalama defteri

onbeş yıl aradan sonra yeniden inşaatta çalışmaya başladım. o zamanlar harçlığım içindi şimdi çoluk çocuğun rızkı için.

sırtımdan tonlarca yük geçtikçe kuş gibi hafifliyorum. vicdanın ne kadar rahatsa o kadar güçlü, o kadar huzurlusun.

öyle bir amacım ve derdim yok ama şunu da seziyorum bir yandan: sırtımdan geçen tonlarla birlikte ben "onlar"ın ruhuna çöküyorum.
devamını gör...

davut heykeli

mevla gufranıyla örtsün. ekmeğinin peşindeyken terki can edenleri azizlerden bildim hep. o ekmeği resul-i ekrem'le bölüşür inşallah.
devamını gör...

helal 2 liranın haram 3 liradan fazla olduğu gerçeği

anadolu'da bir söz vardır bu bağlamda: "helalin dibi dağ gibi, tepesi kıl gibi; haramınsa dibi kıl gibi, tepesi dağ gibi" derler.

haramın temeli zayıftır, çok olsa veya öyle görünse de bir rüzgara bakar. helal olan ise az da olsa kalıcıdır, sağlamdır ve tatmin edicidir (bereket).

anahtar kavramlar: kanaat-meşruiyet-hakediş; tamahkârlık-gayrimeşruluk-haksız edinim.
devamını gör...

beyaz çay

anam her sabah bundan demlerdi ben küçükken, wagner eşliğinde höpürdeterek içer, içerken ingilizasilzadesileyin çiçe (serçe) barnaamı havaya dikerdim.

işte böyle soba başında, sade bir kahvaltı kültürümüz vardı bizim. sonra ben anamın ayaanın altını öperdim. ee bi taraskonlu kolay yetişmiyi gençler..
devamını gör...

münir özkul

tam doksanüç yıl gezdiği yeryüzünde kocaman bir iz bırakıp gitmiştir. Allah rahmet eylesin.

sen yaşar usta, sen büyüktün.
devamını gör...

resim dersinden aklımızda kalanlar

sayeban ismi. bu isimde bir hanımefendi orta üçte resim öğretmenimizdi. pek sert ve haşindi. bilhassa bana karşı pek çetindi.

ilk dönem "sana bir verecektim, diğer öğretmenlerin ısrarı nedeniyle iki verdim, ikinci dönem bir vereceğim" dedi ve yaptı bunu.

evet, resim-iş dersini karneye bir düşürmeyi başardım, yaptım bunu.

ama ne güzel bir isim di mi sayeban? şiir gibi yemin ederim.
devamını gör...

dünya ilan

iş arıyorum. sivas'ta olursa her türlü iş, olmaz ise evden yapılabilecek her türlü iş olabilir.

detaylar için mesaj atabilirsiniz, hadi bakalım...

eklemedir koca kavak: okuyunca ellerinizi açaraktan iki satır dua ederseniz o da çok makbule geçer arkadaşlar.
devamını gör...

ziya selçuk

bugüne kadar gördüğüm tüm kabinelerdeki en isabetli seçim ama ne kendi haline bırakırlar, ne iş yaptırırlar. kuyusunu kazmaya şimdiden başlayacak tonla çakal var.

Allah yardımcısı, hızır kılavuzu olsun.
devamını gör...

straplez

ne zaman duysam aklıma selçuk erdem'in aşağıdaki karikatürünü düşüren ve gülümseten kelime.

tüh Allah cezanı vermesin, doğrusu da straples'miş ya la bunun!

devamını gör...

ekonomi çok iyi

"bana türkiye'nin durumunu bir kelimeyle anlat derseniz "iyi" derim, iki kelimeyle anlat derseniz "iyi değil" derim." -s. demirel-

ekonomimiz de demirel iyisi işte.
devamını gör...

dünya sözlük yazarlarının özlemleri

geçmişi değil, geleceği özlüyorum ben.

ben görmesem de olur, çoluk çocuğumuz görsün..

"düşüncenin her korkudan azad olduğu bir ülke
bir ülke ki insanları dimdik

kelimeler gönlün derinliklerinden fışkırır
emek kemâle uzatır kollarını,
aklın ırmağı alışkanlıkların karanlık çölünde kuruyup gitmemiş

ne olurdu tanrım!
benim yurdum da böyle bir ülke olsa" -r. tagore-

(bkz: memleket isterim)
devamını gör...

yurtta sulh konseyi

memleketin anasını bellemeye ahdetmiş konsey. darbe dönemlerinde ortaya çıkan bu gibi oluşumlar isimlerinin tam tersi amaçlara hizmet ederler.

başaramayacaksınız.
devamını gör...

süleyman demirel bülent ecevit necmettin erbakan turgut özal

demirel'in bugün ölmesiyle kapanan bir devrin dört ismi, atatürk, inönü ve menderes devirleri sonrası ve ak parti öncesi türk siyasi hayatının en önemli şahsiyetleri. 20'li yıllarda doğan dört isim.

yaptıkları, yapmadıkları, yapamadıkları ve yapmalarına izin verilmeyenlerle bugünki türkiye'nin şekillenmesinde çok önemli roller oynadılar. dua da aldılar beddua da.

bu dörtlünün siyaset sahnesinde rol aldıkları dönemler bir bütün halinde ayrıntılı olarak çalışılmayı ve irdelenmeyi hak ediyor.. üniversitelerimizin tarih, siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler ve sosyoloji bölümlerinin ortaklaşa yapacakları bir çalışma ne kadar faydalı olurdu..
devamını gör...

koku

bazı kokular, başka bazı kokuları hatırlatıyor.

süt sevmem ben. aklım yeteli beri beş bardak ya içmiş ya içmemişimdir. ama hafızamdan çıkmayan bir süt anım, burnumdan gitmeyen nefis bir süt kokusu vardır.

beş-altı yaşlarındaydım. babam doktora götürmüştü beni önce, sonra da bir pastaneye. bir bardak süt ve bir poğaça ısmarlamıştı. rahmetliyle başbaşa dışarıda yediğimiz ilk ve son yemek. ben o sütü dünyanın en güzel içeceği olarak içtim, o poğaçayı dünyanın en lezzetli katığı olarak yedim. kokuları halâ burnumdadır.

bu yemekten 27-28 yıl sonra baba oldum. kızımı kucağıma ilk alışımda ilk koklayışımda burnuma gelen koku babamla içtiğim sütün kokusunu hatırlattıydı.

koku acayip bir şey. boyut değiştirerek yaşayabilen bir şey vesselam.
devamını gör...

itibardan tasarruf olmaz

sayın cumhurbaşkanının kendi ifadesiyle ''binyüzelliküsur odalı'' sarayın masrafını eleştirenlere cevabı.

elhak doğrudur, itibar çok önemlidir. lakin bizim mensubu olduğumuz değerler dünyasında itibar sarayla değil ''adalet''le ölçülür.

hazreti ömer'in itibarı oturduğu saraydan gelmezdi mesela. osmanlı sultanlarının itibarları da kezâ topkapı sarayından gelmezdi, itibarları reâyâya adaletle hükmettikleri ölçüdeydi.

itibarı sarayla ölçen dünya görüşü bize ait olamaz.

kaldı ki ingilizlerin itibarları da buckingham sarayından gelmiyor. ingiltereyi muteber bir devlet haline getiren şey sarayları değildir, o itibar 800 yıllık demokrasi tecrübesinden, halkını özenilecek derecede refah içerisinde yaşatmaktan geliyor. bununla birlikte o refahın kökeni başta ortadoğu ve afrika olmak üzere dünyanın çeşitli coğrafyalarındaki halkların sömürülmesine dayandığından ingiliz itibarı pek özenilecek bir itibar da değildir.

hâsılı, bizim hangi değerler manzumesine tabi olduğumuz konusundaki kafa karışıklığını gidermemiz gerekiyor öncelikle, batılı mıyız, doğulu mu; gavur muyuz müslüman mı? şayet doğulu, müslüman ve türk isek itibar ölçülerimiz buna göredir ve o itibarı tesis eden de kaç odalı saraylarda oturduğumuzla ilgili değildir.

çok somut bir ölçü vereyim son olarak: 301 vatandaşının 21. yüzyılda bir madende pisipisine ölmesine mani olmayı bile başaramamış bir devletin itibarı sarayla düzelmez.
devamını gör...

kara gün kararıp kalmaz

en sevdiğim atasözümüz.

ilhami çiçek "ve sabır olmasaydı/ yeryüzünde bir gün kalınabilir miydi" demişti. ben sabır yerine umut olsun istiyorum, o kelime sabra dönecek kadar bezmeyelim, bezdirilmeyelim istiyorum.

Allah ümidimizi artırsın.
devamını gör...

sözlük yazarlarının son sözleri

kafamda "kızıma mektuplar" gibi bir başlık açmak vardı. 1 ocak'ı yani doğum günümü bekliyordum. hemen her gün iki satır da olsa yazacağım, iç dökme, halleşme babında bir şeyler. her şey olabilirdi, bir nevi halet-i ruhiyemi koyduğum zaman kapsülü gibi. bakarsın sözlük devam eder, büyüdüğünde de okur belki diye düşünüyordum. bunun bana da bir nevi terapi olacağı kanaatindeydim.

nasip değilmiş, deftere yazarız artık. hoş, hayat böyle zaten. nakş-ı ber-ab. sümüklüböceğin ayak izleri gibi.

daha çok yazsaydık da kapanmasaydı diyemiyorum. yazdıklarım ehemmiyetsizdi belki ama inanın çoğunu uykumdan, ailemden çaldığım zamanda yazdım. son dokuz ay kadarının hemen tamamını s3 miniden yazdım. bu da onlardan biri, hesap edin. yani çoğumuzun durumu da benzerdir herhalde.

keşke daha fazla yazarımız, daha fazla popularitemiz olaydı; o zaman farklı olurdu belki. malum; marifet iltifata tabi, müşterisiz meta zayi.

netice itibariyle üzgünüm. hakkınızı helal edin. hepinizin yolu açık, yoldaşı hızır olsun.

selam bakidir.

devamını gör...

dünya sözlük yazarlarının uzun yürüyüş hikayeleri

kilometrelerce ve saatlerce yapılan yürüyüşlerin hikayeleri. zaten böylesi yürüyüşlerin genelde bir hikayesi de olur.

benimkisi 2005 ocak ayında olduydu. öğrenciyken memuriyete atanmamı sözleştiğimiz üzere bir arkadaşla kutlamaya karar verdik. cebimde bi miktar para var, yeter diye düşündüm, abimin de bi miktar göndermiş olması lazım deyip yola çıktım.trafik berbattı, saatinde yetişmek için bankamatiğe uğramadan doğru beyazıt'a geçtim. erenler'de nargilemizi, üçer beşer çayımızı içtik, zaten kutlama da bundan ibaret olacaktı, hesabı ödedim. arkadaş o zamanlar çapa tarafında oturuyordu, hadi yürüyelim dedik, yolda "hadi birer tatlı yiyelim, benden" deyince tamam dedim ancak kitabımızda kıza hesap ödetmek olmadığından cebimdeki son parayı da tatlıcıya bıraktım (allahtan yetti).

neyse efendim, arkadaştan ayrılınca ilk iş bankamatiğe koştum. canı sağolasıca abim parayı göndermemiş, gecenin bi yarısı dımdızlak kaldım orada.

sonuç: çapa'dan şirinevler'e uzanan 3,5 saatlik bir yürüyüş. (beyazıt-çapa arasını saymıyorum).
devamını gör...