butunuyle kuskudayiz

butunuyle kuskudayiz
[ dünyalı yazar ]

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 10726.1
  • Kayıt: 2009-05-25 10:37:00
  • En son giriş: 2018-08-15 01:01:43
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 4
  • Aktif Tanım: 6055
  • Açılan Başlık: 1138
  • Artı Oy: 7457
  • Eksi Oy: 3356
  • Alınan Artı Oy: 10649
  • Alınan Eksi Oy: 1821
  • Alınan Favori: 144

butunuyle kuskudayiz - son oylananan tanımları

mehmet pişkin

ölümüyle beni garip düşüncelere sevk etmiş müntehir. ölümünde çok fazla bileşen var fakat, bu entellektüel yabancılaşmanın kökenlerini irdelemek şart.
mehmet pişkin 30 larında, en iyi okullardan mezun; mühendis. hatta yazılım şirketi olan bir adam. nişantaşında ikamet eden pişkin'in, cihangir home party müdavimi olduğu aşikar. akşamları işten çıkınca kendini saldığı mekanlar da tatmin etmemiş. insanın tat alma yetisinin bittiği bir nokta var. işte o noktaya getiren, herşeyin erişilebilir olduğu eşik. dünyanın silindiği an. dün ve yarın arasında koşulacak bir mesafenin kalmadığı bir dehliz. ne derseniz deyin. oturduğu aynı apartmanın kapıcısı belki kendi şartlarında debelenip günü kurtarmaya çalışırken; mehmet pişkin fena halde jazz kafasıyla depresyondan intihara koşuyordu dolu dizgin. dostları el sallıyordu arkasından. anası babası ona dokunamıyordu bile. tanrı ya inanmadığını söylerken bile kurtarılmayı istemesi hep bu yüzden. kurtaramayacağımız kadar uzağa kaçması hep bu yüzden.

bazıları ölüme yakın doğar. bu misafirlikten erken kalkmasını nezaketle karşılayın yeter.
devamını gör...

30 yaşında bekar kadın

şükür sebebi olarak şu başlığı kakalayan soğan erkeklerini gösterebilecek “kadın”. şu coğrafyada erkek güdümlü gadınlardan ayrı, özerk bir canlı. bence totoculuğu bırakıp saygı duyun.
devamını gör...

geceye şiir

“ kelin saçını taramak gibi seni düşünmek
şişirip balonu patlatmak gibi kararsızlığın
benim sevgim sahile yazılmış destan
sen davası süren tutuksuz sanık

gecenin de karası varmış sabahtan beter
beteri de varmış beterden beter
dikilmiş gözleri kurşundan beter
sen beter, ben yanarım senden beter!”

*
devamını gör...

waking life

"dünyada iki çeşit acı çeken insan vardır: yaşama sevinci eksikliği çekenler ve yaşama sevinci fazlalığından muzdarip olanlar. ben hep kendimi ikinci kategoriye sokmuşumdur. bunu düşündüğünde, neredeyse bütün insan davranış ve eylemleri, temelde hayvan davranışlarından farklı değildir. en ileri teknolojiler ve ustalık bizi en fazla süper şempanze düzeyine getirir. örneğin platon ya da nietzsche ile ortalama insan arasındaki uçurum şempanze ile ortalama insan arasındaki uçurumdan daha büyüktür. gerçek bir ruhun, gerçek bir sanatçının, azizin, filozofun krallığı seyrek olarak ulaşılan bir şeydir. neden bu kadar azdır? neden dünya tarihi ve evrimi bir ilerleme öyküsü değildir de, sıfırların sonsuz ve boşuna bir toplamıdır? daha büyük bir değer hiç oluşmadı. yunanlılar bundan 3000 yıl önce bizden daha ileriydiler. nedir o halde insanları gerçek potansiyellerine ulaşmalarını engelleyen şey? bu soruya karşı bir başka soru sorulabilir, o da şu: insanın en evrensel özelliği korku mu yoksa tembellik midir?"
devamını gör...

waking life

--- alıntı ---

köprüde bir genç adamla sohbet:

- bu köprüde lorca bizi uyardı; hayatın rüya olmadığını söyledi. dikkat ve dikkat...ve dikkat! çünkü o zaman olan pek çok şey aslında şu an olmuyor. ama devam eden heyecanın daha öncede olduğunu söylemiş miydim acaba? hepimiz varolan bir coşkunun yazarlarıyız. yetersizliklerimiz bile gün gelir alev alır.
bizler kendi hayatımızın yazarlarıyız. devasa bir dostoyevski romanını tekrar yazabiliriz.
dünya dediğimiz bu gezegen bize yabancılaşmanın ne kadar heyecan verici bir şey olabileceğini görme fırsatı sunuyor.
yaşam zaman zaman başkalarının ne hissettiğini anladığın küçük mucizevi anlardan ibarettir.
dünya yaşamayı başarıp başaramayacağımızı bizim için sınayan bir sınavdır.
gözlerimiz de bir sınavdır. olayların ardına bakabiliyor muyuz?
sorular merakımızı test eder.
kuşkular yaşam enerjimizi test eder.
thomass mann, yüz hikaye yazacağına yaşamın bir parçası olmayı tercih edeceğini yazmıştı.
jakometi arabanın altında kaldığında duyularının açık olduğu bir bayılma ve ani bir neşe yaşamıştı ta ki kendisine birşey olduğunu anlayana kadar.
bazılarımız hayatı anlayamayacağını onun eşzamanlı olduğunu düşünüyoruz. buna tamamen katılmıyorum; bu da tamamen karşı çıkmıyorum demek oluyor.
bence ancak hayatı anladığında yaşamış oluyorsun.
ama bu paradoks beni rahatsız ediyor. sevmeyi öğrenebilirim ve beni rahatsız eden paradoksları da sevmeği öğrenebilirim. ve kendimle yaşadığım romantik anlarda kafa karışıklığımla salsa yapabilirim.
şimdi beni iyi dinle, tekrar uyuyakalmadan önce, hatırlamayı umutma. çünkü hatırlamak; uyumaktan daha çok psikozlu bir davranış şeklidir.

lorca, aynı şiirde iguanaların rüya görmeyenleri ısırdığını yazmıştı ve başka bir insanın rüyasında olduğunu anlarsan işte o zaman kendinin farkına varmış olursun.

--- alıntı ---
devamını gör...

dünyaitiraf.com

kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi. norah jones, dm den yaptığım yorumlar için teşekkür etti. “are you kidding me” diyebildim ancak. “nope, am for real” dedi. o kadar tatlı ki, türkiye’ye geldiğinde onu kucaklamak istiyorum.
devamını gör...

yalnızlar garı

söz ve müziği mazhar alanson’a ait mfö şarkısı. sözleri gerçekten şairane. mesela;

“evden sokağa zorlanmış kızgınlıklarım
de hele kurbanım
ne olacak halım”

harbi ne olacak fıttırıyorum. 40 dakikalık yürüyüşte dön baba dön misali soruyorum:
n e o l a c a k h a l ı m

devamını gör...

fahrettin fahrenheit

büyümüş gazel okuyor, toplaşın. bence yaşı kadar konuşursa özetin özetini geçmiş olur. erbakan öldüğünde kreş çocuğu olanlar burda ne bana ne de benim gibilere serzenemezler. hadi selametlen.
devamını gör...

recep tayyip erdoğan

ülkeyi hocaefendilerinin pensilvanya çiftliği sananların zoruna giden; yüzde 52 oyla seçilen cumhuru reistir.

edit: 'ahlaksız ifadeler kullanan kişiymiş' güya. seks kaseti arşivi dizip şantaj yapanların yanında sütten çıkmış ak kaşıktır.

yazık demiyorum, size acıyan eblehlerden değilim.*
devamını gör...

yaşamak

"burası umutsuzluk çarşısı
ama her dudakta, her sabah bin bir umut türküsü
bu yokuşun ölüleri ağlamaz
ayak sesleri derindedir duyulmaz.
güneşler, günler unutmak kadar uzaklarda saklanır; görülmez.
bu koskoca gürültü yaşamak mı,
beklemek mi ölümü yeniden bilinmez“
devamını gör...