butunuyle kuskudayiz

butunuyle kuskudayiz
[ dünyalı yazar ]

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 10809.1
  • Kayıt: 2009-05-25 10:37:00
  • En son giriş: 2018-08-26 12:39:22
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 4
  • Aktif Tanım: 6077
  • Açılan Başlık: 1141
  • Artı Oy: 7481
  • Eksi Oy: 3372
  • Alınan Artı Oy: 10763
  • Alınan Eksi Oy: 1834
  • Alınan Favori: 148

butunuyle kuskudayiz - son oylananan tanımları

tahrir vazifeleri

--- alıntı ---

hayal kurmakla başım hiç hoş değildir. gelecekten beklediği nelerse onları kafada keyfince şekillendirip sonra onlara uymayan durumlarla karşılaşınca hayalleri yıkılan kimselerden değilim. güvendiğim dağlara kar falan yağmış değil. derinden bir düşkırıklığı benimkisi. geçen her gecenin leyle-i kadr, karşılaştığım her kişinin hızır olmadığını anladığım zaman kırılıyorum. böylece kırılan bir düş haline dönüştüğümü görüyorum. evet, bizzat kendim bir düşkırıklığıyım, kırık bir rüyayım ben. ve hepimiz öyleyiz.

--- alıntı ---
devamını gör...

arketip

nesilden nesile aktarılan, meydana çıkması ihtiyari olmayıp zaruriyet teşkil eden kalıplar. jung a göre, bu kalıplar içinde bulnduğumuz zamana ve duruma göre yeniden dolarlar , bilince aktarılarak oradan davranışa yansırlar. bu modeller ya da kalıplar, tüm insanlığın müşterek kalıplarıdır. örneğin, anne arketipi afrika'daki herhangi bir kabilede ya da kutuplardaki eskimolarda aynı semboller dizisinin taşıyıcı durumundadır. jung dan önce arketip kavramının orjini platon un idealar ya da metapsişik fikirler olarak tabir edilen kavramlarda görülür. yeni çağ filozoflarınden bergson da arketiplere yakın bir kavramdan bahseder; kadim bir görüşün tekrar canlanması anlamına gelen 'yaratıcı devamlılık'. öte yandan kant, arketipleri daha sınırlı bir kavrama indirger ve dolayısıyla asli ve kapsayıcı anlamını ihmal eder.
devamını gör...

takeshi kitano

the dolls la keşfettiğim dehşetengiz yönetmen,yazar,şair,aktör ..her yönüyle nev'i şahsına münhasır bir çılgın..bol ödüllü yönetmen

2004: kinema junpo awards -en iyi film (chi to hone)
2004: kinema junpo awards- en iyi film (zatoichi)
2004: cinemanila ınternational film festival/ izleyici ödülü (zatoichi)
2003: venedik film festivali/özel yönetmen ödülü- izleyici ödülü (zatoichi)
2003: toronto film festivali/ özel izleyici ödülü (zatoichi)
2003: award of the japanese academy/ en iyi kurgu (zatoichi)
2002: damascus film festival/ en iyi film (dolls)
1998: hochi film awards- en iyi film (hana-bi)
1997: blue ribbon award/ en iyi yönetmen (hana-bi)
1997: european film awards/ screen ınternational award (hana-bi)
1997:french syndicate of cinema critics- en iyi yabancı film (hana-bi)
1997: japanese professional movie awards- en iyi yönetmen (kizzu ritân )
1997: sã£o paulo ınternational film festival- eleştirmenler ödülü (hana-bi)
1995: cognac festival du film policier eleştirmenler ödülü (sonatine)
1992: blue ribbon award/ en iyi yönetmen-en iyi film (ano natsu, ichiban shizukana umi)
1990: popularity award/ en iyi performans (sono otoko, kyã´bã´ ni tsuki)
1986: popularity award/ en iyi performans (kanashii kibun de joke)



devamını gör...

bergen

bu toprakların gelmiş geçmiş en muazzam arabesk sesi. 'garibin çilesi mezarda bitermiş' cümlesi bergen'le özdeşleşmiştir. acıların kadınıdır, laf olsun diye değil elbet.

kocası diye yutturalan biri tarafından gazinolarda zorla çalıştırılmış, tehdit ve zorbalıkla yıllarca üzerinden para kazandığı bu kişi tarafından alıkonulmuştur. işin acı tarafı, bu şahıs resmi kayıtlara göre bergen in kocası falan da değildir. sahte evlilik cüzdanıyla bergen'i gazinolarda süründürmeye devam eden şahsın elinden kaçma girişimi sonucu, kimliği belirsiz bir şahıs tarafından yüzüne kezzap atılmıştır. sağ gözünü tamamen kaybetse de sahnelerde yer almaya devam eden bergen, kocası sanılan şahıs tarafından mersin pozantı civarında kaza süsü verilerek öldürülmüştür.

edit: kısa öz geçmiş.
mezarı mersin'dedir.
devamını gör...

beren saat

oynadığı diziler hastalıklı kişiliğinin yansıması sanki. 1- kocasının yeğeni ile olan zina ilişkisini femme fatale havalarıyla türk milletinin bilinçaltına zerk etmiş bir saplantılı kadın modeli. 2- fatmagül ün suçu ne adlı dizide tecavüzcüsü ile olan çarpık ilişkisiyle kitlelere aşk mesajları vermeye kalkan mağdure rolü.
lan gerçekten politik görüşü olduğu yönünde hezeyanları var bu kadının. hdp gibi bir parti üzerinden özgürlük mavalları, çocuklar ölmesin ühüüüü çığırtkanlığı. berkan elvan için saçını başını yolan bihterimiz, her konuda ağız ishali iken darbe konusunda karnına yumruk yemiş gibi susmuş.

müjde ar defoldu, darısı beren'e.
devamını gör...

tamam mıyız

tv'de denk geldiğim aceleye gelmiş senaryosu ve replikleriyle vasatın altı bir çağan ırmak filmi. aceleye gelmiş besbelli, üzerinde çalışılsaydı daha iyi birşey çıkar mıydı sorusunun yanıtı sizlere kalmış. çağan ırmak sözkonusu olunca ağlak senaryolara alışığız nihayetinde.

filmin başrolündeki adamın engelli genci rüyasında görmesi ve ona sahilde denk gelmesi tam bir fiyaskoydu. yahu madem bu rastgelme tasarlanıyor, bizim heykeltraş efendinin rüyasına girmesi ne ayak pardon? bir kere cihangir sakini heykeltraşın ağır alkolik profiline bir mistizm ekleme çabaları sakil duruyor. adamın zaten şirazesi kaymış, engelli gençten işaret gelince nasıl hemen toparlanıp normalleşiyor. güldürmeyin adamı. öte yandan filmde heykeltraş efendinin gay olduğu, örtülü bir dille verilmiş. aman Allah razı olsun. ferzan özpetek gibi gözümüze sokmuyor en azından. engelli genç, hikayeye tam oturmayan ana karakterlerden. heykeltraştan kendisini öldürmesini istediği cümleyi engelli gencin ağzından duymak beni ikna etmedi.ölüm teması hiç bu kadar eğreti gelmemişti gözüme.

edit: tırt türk sineması
devamını gör...

the regression

amenabar sinemasının en iyilerinden. ethan hawke’nin olduğu her filme koşulsuz saygım var. emma watson’ın otistik gibi oynadığı karakter çok daha vurucu olabilirdi. (emma otur sıfır.)
öte yandan, çok da şaşırtmamış bir final. ee tabi bendenizden kaçmaz!
devamını gör...

shi

japonca ölüm anlamına gelen kelime. aynı zamanda 30. uluslararası istanbul film festivali kapsamında gösterime girmiş enteresan bir güney kore filmi. *
nam-ı diğer poetry. bu filmde herşey var, kan, akmayan cerahat, şiir, vicdan ve ölüm.

siz iyisi mi izlemeyin. nasılsa hayat güzelmiş çiçek açarmış kuşlar ötermiş falan filan.
devamını gör...

özgüven

bu çağın azılı virüsü. yaşam koçları bunun eksikliğinden yürüyor. bildiğin ticari değeri var kardeşim. en iyisi varmış gibi yapın. horozlanın mesela, kuyruğu daha da tepeye dikin. aynanın karşısında provası yapılacak bir hede. mış bağlamında yani.
devamını gör...

der siebente kontinent

haneke nin konformizm üzerinden kestiği faturaların en ağır olanı zannımca. bön ve budala burjuva hayatların bireysel vandalizme döndüğünün apaçık kanıtı hatta. kusursuzluğun hakimiyetinden safça bir memnuniyet duyan kölelerin hayatları aslında hepimizin öleyazdığı bir meta fetişizmden ibaret. kendini zaten ölü sayan bir depersonalizasyon hali. usu yitiklerin filmi. ölümsüzlüğü kusursuzlukta arayanların. kümeslerinden çıkmayanların..falan filan
devamını gör...

sahte anı sendromu

ing. false memory syndrome. kişinin kendi kurgusal belleğinden doğan çarpıtılmış anılar anlamına gelir. anı deformasyonu genelde içsel faktörler neticesinde oluşabildiği gibi, terapötik uygulamalarda terapistin hipnoz esnasında yönlendirmeleri sonucu doğabilir. 1988 yılındaki bir vaka, sahte anıların vahim sonuçlarını ortaya sermesi açısından ''ibretlik''. paul ıngram adındaki kişi kendi öz kızına cinsel tacizde bulunmak, şeytani ayinler yapmak ve hatta cinayet işlemekle suçlanmıştır. (tabi bu olay ıngram’ın çocuklarının bu olayları yıllar sonra aniden hatırlamaları sonucu ortaya çıkmıştır) bu suçları işlemiş olan ve her nasılsa bunları bastıran paul ıngram, günlerce polis tarafından sorgulandı ve sonunda onun bu suçları işlediğine kanaat getirildi. bu olayla ilgili olarak bazı kişiler ise onun bu olayda suçsuz olduğu ve sahte anı sendromu kurbanı olduğuna inanmışlardır.
devamını gör...

kusursuz cinayet

--- alıntı ---

imgeler her zaman ölümcül bir güce sahip olmuşlardır. tıpkı bir model olarak benimsedikleri tanrı'nın ilâhi kimliğini yok etmeye
çalışan bizans ikonaları gibi. öldürücü bir güce sahip imgenin karşısına, gerçeğin görünen ve algılanabilen yanlarını sunan yeniden canlandırmanın diyalektik gücüyle çıkılmaktadır. batı, bu yeniden canlandırma olayının önemine ya da göstergeninderin bir anlama sahip olabileceğine, bir göstergenin, bir anlamın yerini alabileceğine ve bir şeylerin —bu tabii ki tanrı'dır— bu değiş tokuşun gerçekleşmesini sağladığına bütün kalbi ve iyi niyetiyle inanmaktadır. tanrı bile simüle edildikten, tanrı'ya olan inanç, göstergelerine indirgenebildikten sonra gerisini varın siz düşünün! işte o zaman bütün sistem yer çekiminin etkisinden kurtulmuş bir kütleye, devasa bir simülakra dönüşmektedir. bu gerçek dışı bir şey değil bir simülakrdır, gönderenden yoksun ve nerede başlayıp nerede bittiği bilinmeyen, hiçbir şeyin durduramadığı bir kapalı devre içinde, gerçeğin değil yalnızca kendi kendinin yerine geçebilen bir şey.

--- alıntı ---

(bkz: jean baudrillard)
devamını gör...

mustafa ceceli

lgbt’li totoş sanat camiası tarafından linç edilen popçu. intizar’ın tarafında olacak değilim. ortadaki pisliği örtmek için bu herife saldırmak neyin kafası la? burası hollanda değil hacım, cecelistler göreve.
devamını gör...

sigara güzellemesi

şuursuzluğun ve izansızlığın emâresi. gaave insanı kalibresindeki tipler sigara seviciliği vazifesi üstlenerek; bunun “yaşamak” adına bir lezzet olduğunu savunuyor.
kanserden ölüm oranları sadece bir istatistik değil kezolar. tamam zıkkım için ama övmeyin.
devamını gör...

aysha

“allah belamızı vermiş olabilir mi?” sorusuna yanıt niteliğinde stil dergisi imiş. şallı stil ikonları toplaşıp moda satıyor iyi mi? format gereği susalım buyrun;

devamını gör...

sizi sevmeyen insana yardım eder misiniz sorunsalı

sevilmeyen insanın “sevilmeme” derecesiyle ilgili sorunsal. puştun tekiyse zaten ilişki kurmam, dolayısıyla yardıma ihtiyacı olduğundan bile haberdar olmam. beni içten içe rahatsız ettiği halde ilişkide olmak zorunda olduğum bazı marazlı insanlar mevcut. bunların arsız olanları bana ulaşarak gerçekdışı ihtiyaçlarını hayat memat olarak lanse ederler. tarafımdan koca bir nah’la yollanırlar.
devamını gör...