cipiu

cipiu
(Yönetici)

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 72844.3
  • Kayıt: 2014-01-22 16:11:00
  • En son giriş: 2018-09-23 01:12:07
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 22
  • Aktif Tanım: 24420
  • Açılan Başlık: 11927
  • Artı Oy: 35795
  • Eksi Oy: 955
  • Alınan Artı Oy: 74313
  • Alınan Eksi Oy: 5588
  • Alınan Favori: 869

cipiu - en beğenilen tanımları

yazarların görücülük anıları

eşimle bir tanıdığım aracılığıyla tanıştım. ben istanbul, o memleketteydi. haliyle birbirimizi görmüş değildik. yani karşımdaki kız in midir, cin midir bilmeden ilk telefon görüşmesinde niyetim flört değil, evliliktir diyerek lafa girdim. neyse sonuç olarak 8 ay kadar telefon ile görüştük. bu görüşmeler neticesinde evlilik kararı aldık ve ailemi görücü gönderdim. ben işim dolayısıyla gelememiştim istemeye. kayınpederimin tek kızını istanbul'a göndermek istememesi ve sevgili kayınımın yüksek doz muhalefeti sonucu ailem 6 ay boyunca kız istedi. gittiler gittiler geldiler. her gidişlerinde yok kızın amcası, yok kızın dayısı, yok kayınpederin bilmem neyi diyerek kimleri kimleri götürüp araya sokmadılar.

buraya kadar pek birşey yok ama asıl bomba şu; ben nişan günümde memlekete gittim. adettir kızın kuaföre götürülmesi gerekiyor. akşam nişan var ve amcamla birlikte gündüz kız evine gittik. kızı alıp kuaföre götüreceğiz. kız evinde erkeklerin oturduğu kısımda oturmuş yemek yiyoruz. içeri bir kız girdi o eksik mi, tabağınıza yemek koyayım mı filan diye sofra ile ilgileniyor. bense o anda ulan bu kız benim nişanlım mı acaba diye bakıyorum. kız içeri girip şöyle bir bakınca şekilden anlayamadım ama sesten çıkardım, yok bu benim ki değil. sonra ikinci bir kız girdi içeri ve o da sofra ile ilgilenmeye başladı. içeri girip konuşana kadar bekledim ve konuşunca işte bu ses telefondaki ses dedim. şöyle bir baktım evet tipi tipim isabetli seçim dedim.

doğru dürüst görmeden, sırf telefondaki konuşmaya göre hareket ettim ama şimdiye kadar pişmanlık yaşamadım çok şükür.
devamını gör...

evliyalığa yükselmek için şeyhe karısını sunmak

seytaç yayınevinden çıktan menzil gavsının sohbetlerinden derlenmiş kitabın 118. sayfasında geçen husus.

mevzu ibrahim ethem ile şeyh arasında geçiyor. amaç ibrahim ethem'i denemek onu pişirmek.

şeyh ibrahim ethem'i çağırır ve ondan ilk önce şarap ister. hatta adres bile verir git al der. ibrahim ethem hiç kalbini bozmadan, itikadını zedelemeden yani bu helal mi haram mı diye düşünmeden gider şarabı alır gelir. şeyh artık canım istemiyor diye reddeder.

şeyh ibrahim ethem'i tekrar çağırır ve canım güzel bir kadın istiyor der. ibrahim ethem ulan padişahlığımda bir sürü kadın vardı ama şimdi nerden bulurum diye kara kara düşünürken en son hanımına karar verir. hanımına kalk süslen en güzel kıyafetlerini al diyerek hanımını şeyhinin karşısına götürür. ve bu hareketinden sonra ibrahim ethem evliyalık makamına terfi eder.

şimdi yok şeyh şarabı içmemiş yok kadınla yatmamış diyen olabilir. iyi de lan nerde haram helal çizgisi. 15 temmuzda fetö çık halkı öldür dediğinde de aynı motivasyon vardı müritlerinde. bir müslüman nasıl haram helal süzgecinden geçirmeden itirazsız önüne koyulanı kabul eder. ki milletin hanımına tarikat muhabbetiyle atlayanları da biliyoruz. yani bu bağlılık çok tehlikeli. müslüman Allah'tan başkas kimseye bu kadar bağlı olamaz.

hepsini geç bana kadın bul nedir lan.

video
devamını gör...

irlandalı insan gibi vurmuyordu

irlandalı'dan dayak yiyen şarküteri sahibi esnaf şenol palan'ın ifadesi. adam sanat yapmış resmen, çok temiz dövmüş bizimkileri.

"adam çok güçlüydü. vurduğunu deviriyordu. sonra çevredeki esnaf yardıma koştu. beton gibi adamdı. insan gibi vurmuyordu. biraz dinlenip sonra yine
kavga etmeye başlıyordu. görüntüler aslında biraz daha uzun. polis hepsini aldı."


yani demesi o ki; bizim bir suçumuz yok lan. adam feci çıktı. yoksa normal şartlarda tabi ki döverdik ve ülkemizin adını kirletmezdik. zaten alttaki fotoğrafı ile de çaresizliğini anlatmış şenol.

devamını gör...

levent kırca ölüm haberi hakkında yeni akit tarafından yapılan çirkinlik

insana ne kadar vicdansızsınız dedirten, bir müslümana yakışmayan davranışlardır.

lan sizin mahalledeki dedikoducu teyzeden hiç bir farkınız yok ki. levent kırca alkolikmiş, erdoğan'ı şöyle tehdit etmiş, arkasından dua istememiş, gezi'de insanları şöyle provake etmiş, onu yapmış bunu yapmış.

tamam levent kırca çok iyi biri değildi bizim açımızdan. ama bunu konuşmanın sırası mı. olayın sıcaklığı geçtikten sonra kalk geniş bir levent kırca analizi yap ama her hareketi için ayrı ayrı çarşaf çarşaf haberler yapmaya gerek var.

müslümanın ağzından iyilik ve güzellik çıkması gerekirken bunlarınkinden karşıdakinin günahı ve kötü laftan başka birşey çıkmıyor.

veya hadi söyledin bunları noldu. he aydınlandım ben dimi. sizin cenahtan biri ölünce hürriyyet, ekşi veya bir başka yer bu tip haberler yapsa kıyameti koparırsınız bu da bir başka iki yüzlülük.
devamını gör...

dünya sözlük insani yardım kumbarası

arkadaşlar merhaba;

antalya’da yaşayan bir kadın, kızı ve annesinden oluşan 3 kişilik bir ailemiz var (kadın eşimin tanıdığı olur). kadının kocası şu an askerde. askere gitmeden önce de durumları iyi değildi, baya bir borçları vardı ve adam askere gidince durum iyice kötüye gitti. kadın asgari ücret ile bir işyerinde çalışıyor şu an. kimseye el açmıyorlar ama bir yandan borç ödenmeye çalışılıyor diğer yandan 750 lira kira ödeniyo ve durumları gerçekten çok kötü. ayın ikinci yarısı 3 yaşındaki kız çocuğu ile aç geçiyor neredeyse. askerde olan kocaya hiç para gitmiyor ama aile daha perişan durumda.

para konusu hassas bir konu. derviche moderne ile konuyu konuşurken zaten bu hassasiyet üzerine konuştum. benim para ile hiçbir alakam olmayacak derviche’in verdiği bir hesap numarasına bağışlarınızı göndereceksiniz. aileye gönderme işini de derviche halledecek.

aile derviche’in değil, benim tanıdığım bir aile. artık 1 lira veya 1000 lira hiç fark etmez Allah rızası için kim ne yapabiliyorsa bekleriz. inanın çok büyük bir iş yapacaksınız. çünkü gerçekten büyük ihtiyaç içinde olan bir aile bu.

hiç tanımadığınız insanlara yardım yapmak Allah rızası için önemli bir olay.

Allah yapandan da yapmayandan da razı olsun, yapılan yardımları kabul etsin.

not: aileye böyle bir kampanya yapacağımı haber vermedim. gururlarının incinmesini de istemiyorum. yukarda dediğim gibi kimseye el açan bir aile de değil. sıkıntılarını kendi içinde yaşayan bir aile. ama yok illa ben teyit etmek istiyorum, şüphelerim var diyen olursa bu konuda bir şeyler düşünebiliriz.

not 2: bağış yapmak isteyen arkadaşlar modersyona ulaşabilir.
devamını gör...

recep tayyip erdoğan ı hayatımdan çıkardığım gün

ihh açıklamasının yaptığı gün. tam 15 yıl dile kolay ve bitti. artık yok.

rte de zaten çok da umrumdasın bi kaybol git der yani tavşan ve dağ meselesi. bilirsiniz 15 yılda kimler geldi kimler geçti yanında. vefalı arkadaştır.

aslında rahatısz olduğum bir çok konu vardı ama kötünün iyisi diyordum ve her seçimde olmasa da oyumu veriyordum.

fakat ilk günkü rte ile şu anki rte arasında çok ciddi bir fark var. 15 yıldan bu yana memlekete yaptıklarını asla inkar etmem ama sürekli olarak bir eksiye gidiş var.

kayışı kopardığım açıklamada belki kendisi haklı, belki de ihh bilmiyorum ama çokta umrumda değil şu muhabbete bağlı olarak. benim için burda önemli olan bu adamın yalan söylemesiydi. gözünün içine baka baka, ben bunu diyorum sen de yiyeceksin bakışıyla bu yalanı söylemesiydi. anlatmaya gerek yok rte daha önce bağıra bağıra mavi marmara'yı ben gönderdim dedi, sonra da çıktı bana mı sordun dedi. e hangi rte peki? ama dostum arka planda olanlar, reisin bir bildiği var la bi yürü git. bu adam bu iki açıklamasının birinde yalan söylüyor kardeşim ve ne ilk ne de son yalan bu.

kimse kusura bakmasın gözüm kapalı itaat etmem kimseye.

madde madde söylim;

- hakkında bu kadar yolsuzluk söylentisi çıkan adamın inat eder gibi kalkıp damadını bakan yapması.

- soma'da 300 ün üzeirnde gariban öldü ama mahkeme süreci hala devam ediyor. hükümet tarafından yapılması gereken soruşturma bile sağlıklı yapılamadı. bu üklenin adaleti benden değil senden soruluyor.

- çözüm sürecinin olumlu yönlerini gören biriyim ama terörist silah gömerken, adam toplarken bu kadar pasif vaziyette kalınması.

- 7 haziran seçimlerinde ciddi bir uyarı yapılmasına ve dersimizi aldık denmesine rağmen aynı tas aynı hamam hatta daha da çivisini çıkararak devam edilmesi.

- mavi marmara ve eeeyyy israil diyerek her seçim öncesi seçim meydanında bir sürü goygoy yapılmasına rağmen o israil ile anlaşıp, mavi marmara'ya la bi git denmesi. (günümüzün şartları israil ile anlaşma yapmayı gerektiriyor olabilir. ama burda mevzu olan israil karşıtlığı yaparak ekmek yemek)

- paralelin etinden sütünden ve sakatatı dahil herşeyinden faydalanılması. cemaat veya fethullah gülen'i günahım kadar sevmem ama ölçü kaçıp bir zamanlar cemaatin her şeye ergenekon kulpu taktığı gibi her şeye paralel yaftası yapıştırılması.

- yukarda söylediğim gibi ihh mevzusu.

- ve tüyü diken ise suriyelilerin vatandaşlık mevzusu oldu. adamın gerekçesi kalifiye elemanmış. buna ancak kadir inanır. ağamız dalga geçiyor bizimle.

filan falan. bir çırpıda aklıma gelenler.

tüm bu nedenlerden dolayı rte ile aşkımı bitirmiş bulunmaktayım. aslında kemal abi göz kırpıyor ordan ama rte aşkında yaşadıklarımdan dolayı bir daha kimseyi sevmeyi düşünmüyorum. şimdi rte düşünsün!
devamını gör...

davut heykeli

yapma ya bunu yapma. geçen aklıma geldi herhalde sefere çıktı yine gelince yazar dedim. şu sözlükteki hiç kimsenin problem yaşamadığı en değerli yazarlardan biriydi.

hiç görmedim, hiç konuşmadım sadece tanımlarından tanıyordum ama çok koydu be.

rabbim böyle takdir etmiş. Allah rahmet eylesin. seni o değerli tanımların ile bileceğiz ve dilimiz döndüğünce dua edeceğiz.
devamını gör...

uğur ışılak ın esnafı küçümseyen tweeti

taze milletvekili uğur ışılak milletvekili olduktan sonra ilk tweetini attı ama bu tweet tepkilere yol açtı.



bence az bile söylemiş onlar oy bile kullanmasalardı. bakkalın, kasabın demokrasi ile ne işi var. hem işin uzmanı siyasetçiler varken onlar kendilerini birşey zannediyorlar.

birisi şu adama milletin vekili olduğunu ve onların oylarıyla meclise girebildiğini hatırlatmalı. başka bir şey anlatmak istemiş filan diyeceğim ama bu kadar da patavatsız yazılmaz ki.
devamını gör...

saç ı şerif in yıkandığı suların paketlenmesi

yani peygamber efendimizin saçının yıkandığı suyun paketlenmesi olayı. ilk defa duydum hatta cübbeli hoca bunun paketlenme işlemine katılmış ve bizzat mevlüt okumuş.

"cübbeli ahmet hocaefendi mevlid gecesi dağıtılmak üzere hazırlattığı sâc-ı șerif -efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in saç-ı şerifinin yıkandığı su- sularının paketleme işlemine bizzat katılarak mevlîd okudu."


aga bu nedir harbiden. saygı ve sevgi başka şeydir, bu başka şeydir. facebook hesabındaki yorumlara bakıyorsun sahabenin idrar içmiş olduğundan bahseden bile var. lan benim peygamberim kimseye idrarını içirmez, sahabe de kimseye bu kadar kutsallık atfetmez. peygamber bile bir çok kez insan olduğunu vurgulamışken bu tapınma derecesinde hareketler nedir. bunun sevgiyle filan da alakası yok. düpedüz aşırlık ve sapıklık boyutu.

iyi hadi bakalım size bir kapı daha açılmış insanların beynine girebileceğiniz. inananlar da verir bunun hesabı.

https://www.facebook.com/cu...
devamını gör...

köy yaşamı geyiği

bitmeyen geyik. yok emekli olunca gidecekmiş, yok biraz toplu para bulsa köye yerleşecekmiş filan falan.

olm köyde pazar kahvaltısı diye bir şey yok haberin var mı senin. benim peder ve valide hala sabah namazından sonra yatmazlar çoğu zaman. anam kapı önünü süpürür ufak tefek bahçe çalı çırpı işlerine bakar, babam köyde esnaf olduğu halde hala sabahın köründe ya bahçe ile ya da tarla ile 1-2 saat uğraştıktan sonra dükkanına gider.

tamam artık köylerde öyle eskisi gibi köy yaşamı filan kalmadı ama senin organik merakın binbir türlü zahmet istiyor. gübresi, suyu, kazması öyle kolay değil o işler. ne kadar bakarsan o kadar verir. şehirde alıştığın nasır tutmamış elinde çok zor o iş.

yani köy yaşamı temiz hava ve organi yaşam tamam ama öyle kolay bir yaşam da değildir. hayatında köy görmemiş olupta sosyal medyanın özendirici geyiğinin gazına kapılıp giden de zaten 3 gün sonra kaçar.
devamını gör...

cogito da sakatlık şoku

maalesef başımıza gelen durum. perte çıkmadı ama sakat haliyle de iş görecek gibi değil. koşarken ayağının kayıp düşmesiyle el ile bileğin birleştiği yer kırılmış ve kol boydan boya sarılı durumda. yönetim olarak karar verdik "sen bu halinle iş yapmazsın yurtdışına çık ve iyileşmeden gelme" dedik.

şaka bir yana, ufak bir kaza sonucu bileğinde kırık oluşan sayın monarka burdan geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.



not : mesajı aldınız mı lan. monark yok. ekibi kurun hemen.
devamını gör...

sokak ortasında karısını döven adama uçan kafa atan adam

evet uçan kafa. abi balyoz gibi indirmiş şerefsize. eline koluna ve kafasına sağlık.

kağıthane'de olan olay.

"bir kişi burada kadını dövüyordu. yoldan geçen bir kişi de koşarak eşini döven kişiye kafa attı. vatandaşlar daha sonra eşini döven kişinin üzerine çullandı. daha sonra polis ekipleri geldi, götürdü. şiddete kesinlikle karşıyız . bir kadına sokak ortasında şiddet uygulanması çok ayıp. kadın, 'polis imdat' diye bağırıyordu. vatandaşlar da müdahale etti."

devamını gör...

sözlüklerin en çekilmez yanı

henüz bir baltaya sap olamamış, hayatta somut bir başarısı olmayan, çevresine doğru dürüst bir faydası dokunmamış, kendi çevresinden başka bir çevre veya fikir görmemiş, sap gibi ortada kalıp çaresizlik nedir yaşamamış, yaşamadığı şeylerle ilgili bir sürü yorum yapıp yanılma ihtimali diye bir şeyin varlığından haberi dahi olmayıp körü körüne kıçından uydurduğunu savunan ergenlerle aynı platformu paylaşmak.
devamını gör...

3 yaşındaki çocuğa tecavüz edene verilen ceza

iyi halden yırtamamış veya uzatılmış bir hukuk süreci yok.

yemen'de 43 yaşında bir adam 3 yaşındaki bir çocuğa tecavüz etti ve öldürdü. yakalanan adam elleri bağlanarak yere yatırıldı ve askerler tarafından tüfek ile vurularak idam edildi.

idam halkın önünde yapıldı ve devlet televizyonundan yayınlandı.



devamını gör...

ak parti’nin ülkeyi bitişe doğru götürmesi

15 seneyi geçmiş iktidar sürecine bakıldığında genel olarak manzara budur.

başta tarım, eğitim, adalet ve ekonomi olarak giderek batmaktayız.

ülkenin milli yemeği olan kuru fasulyenin fasülyesini bile dışardan getirmeye başladık ve bu durumu hükümetin bakanı vergiden indirim bile yaptık diye müjdeliyor. çiftçi zaten bitik durumda.

hayvancılık desen ülkede artık o kadar az hayvancılık yapılıyor ki dışardan getirilen hayvanlar bile ülkenin ihtiyacını karşılamıyor. et fiyatları da malum.

eğitim desen artık en fanatik akp li bile türkiye'deki eğitimin artık hiçbir işe yaramayan bir sistem olduğunu ve yazbozdan ibaret hale geldiğini kabul ediyor.

ekonomi desen üretime dair hiçbir üstüne koymadığı olmadığı gibi verginin vergisi gibi bir kavram öğrendik.

ahlak desen tartışmaya gerek var mı.

adalet desen senin hakim benim hakimimi döver. güç kimin elindeyse adalet de onun elinde.

yapılan iyi şeyler ise artık ağıza çalınan bir parmak bal ile aynı hükümde. hatta onların bile çivisi çıkmış durumda. birçok müslüman keşke başörtüsü serbest bırakılmasaydı ada değerinden olmasaydı noktasında.

peki nolucak kanka. akp nin önündeki engelleri temizleyip büyük resmi kendisinin çizeceği yıl olan 2023'ü mü bekleyeceğiz. o yıla kadar ayakta kalırsak bir şey olur herhalde. sonuçta reis 2023 ü işaret ediyor.

nolucak bilmem ama varsa yoksa hamaset ve gaz.
devamını gör...

öpüşme sahnelerinin çocuklarla birlikte izlenmesi hakkında *comün

gündüz kuşağında tv8'de yayınlanan aramızda kalmasın programında bugün tartışılan bir konuydu. öyle ki mesele biraz daha alevlendi ve izleyicilere şöyle bir soru soruldu: ''ekranlardaki öpüşme sahnelerinin çocuklarla birlikte seyredilmesi doğru mudur?''
izleyicilerden gelen cevapların %39'u evet diyor, %61'i hayır diyor.

bu arada söz konusu programın iki sunucusu var. biri jess molho, diğeri ismini bilmediğim bir bayan ve her ikisi de çocuklar da büyüklerle birlikte izleyebilir şeklinde görüş bildirdi. hele kadın sunucu bu mevzuda birlikte izlemek keyif almanın tadı tuzudur, eğitim açısından izlenmesi gereklidir, çocuklar da hayatın bu gerçeğini bilmelidir gibisinden epey konuştu.
şahsen böyle rahatça ifadeler kullanılması beni rahatsız etti. madem çocukların bilmesi gerekiyor oldu olacak afedersiniz ama porno izletelim bari de konuya tamamen hakim olsun çocuklar. benim açımdan bu durum ahlaksızlıktır ve ahalaksızlık bu kadar açık savunulduğunda geriye diyecek hiçbir şey kalmıyor.

peki sizce bu hususta ölçü ne olmalıdır?
ayıplı sahne çıktığında cihazı kapatmak, kanal değiştirmek, çocukların gözünü kapamak çok mu ilkel şeyler?
medeniyet dediğimiz şeye göre, yetiştirmekten sorumlu olduğumuz evlatlarımıza böyle durumlardaki tesirimizin metodu nedir?
gizlemek, yokmuş gibi davranmak çocuğun zihninde yeni bir merak dalgası oluşturur mu?
devamını gör...

anıtkabir de mozoleye secde eden gelin

atamıza hakettiği değeri veren gelindir.

altan yılmazer ve meral tansık çifti düğün tarihlerini 30 ağustos olarak seçtiler. bu tarihteki amaç çifte mutluluk yaşamaktı. hem zafer bayramı, hem de evlilik günü. 30 ağustos günü geldiğindeyse anıtkabire gittiler ve atamıza saygılarını sundular.

insan duygulanmadan edemiyor. zaten damat beyde gözyaşlarını tutamamış.





herkesin bir ilahı var. kim neye secde ediyorsa ilahı da odur. bu çiftin tercihi de bu olmuş.

"kendilerine uyulanlar o gün azabı görünce, kendilerine uyanlardan uzaklaşacaklar, aralarındaki bütün bağlar kopacaktır." bakara 166
devamını gör...
22. (Tematik)

sözlükteki ciddi herifler

evet var bunlardan. şöyle arada bir ağız tadıyla geyik bir tanım yazdırmazlar.

açarsın bir başlık veya yazarsın bir tanım. vay sen misin bir yandan oylama ile taciz ateşi, diğer yandan tanımlarla ezme harekatı. abi benim profilim belli sözlükte, zaten yazdığım abartılı dilden de sırf geyik niyetiyle yazdığım belli. her okuduğunu ciddiye almak zorunda mısın?

edit : imla. şimdi bir de de/da cılara takılmayalım.
devamını gör...

anıtkabir'de atatürk'e hakaret eden kadın

harbi gerizekalılık. yani seversin veya sevmezsin kişisel tercihin. ama anıtkabire kadar gelip atatürk tayyib'in pisliği bile olamaz demek nasıl bir ruh halidir. ekşi'de şu an haşera, ninja diye çarşaflıların geneline bir sürü küfürler edilmekte. ne yani cihat mı yaptın şimdi. senin şahsında bütün çarşaflı kadınlara saydırılıyor. siyasi görüş bir insanı ancak bu kadar salak yapabilir.

video

(bkz: safiye inci)

(bkz: atatürk'e saygı duymasam zaten anıtkabir'e gitmezdim)
devamını gör...

sözlükteki değerli yazarların yavaş yavaş gitmesi

bazı sebepleri var.

bunlardan biri sözlükte konuşulmaya değer bir konunun tartışılamaması. mesela geçenlerde bir yazar gelmişti (mahlasını hatırlamıyorum). yazar gelir gelmez içi dolu, ciddi başlıklar açtı ama bırak tartışmayı okunduğuna dair bir işaret bile görmeyince bir daha uğramadı.

ben kalemi kuvvetli bir yazar olsam buraya geldiğimde ilk önce ortama bir bakarım, tanımları okurum ve genel havayı anlamaya çalışırım. ondan sonra burda yazıp yazmayacağıma karar veririm. ama yeni gelen ve ergen muhabbetlerini aşmış bir yazar tanımıma artı verdi ne demek istiyor acaba gibi başlığa o kadar tanım yazılmasını hayretle karşılıyordur kesinlikle.

ve bizim yazarlar ciddi problemli. ekşi yazarlarına saydırırlar ama ekşi yazarları kadar ciddi meselelerde konuşacak iki kelimeleri yoktur. ciddi alınmayacak kadar saçma da olsa adam kafa yoruyor, içi boş bir dava olsa da peşinde koşuyor. geçmişte çok şaşırdığım bir haber vardı. böyle bayram seyran değildi ama köprülerden geçiş o güne mahsus bedavaydı ve bu durum bir hafta öncesinden tüm haber kanallarında duyuruldu. yani sağır sultan bile duydu. ama o gün geldiğinde bir adam yok ben para vereceğim diye görevlilerle tartışmıştı. tartışma gerekçesi ise köprülerin bedeva olduğundan haberi olmaması ve ücret vermeden geçmesi durumunda ceza yiyecek olmasıydı. ulan sağır sultan bile duydu köprülerin bedava olacağını, hiç mi haber izlemez/gazete okumazsın. hah o adam bizim sözlük yazarları işte. ülke yıkılsa kimsenin umrunda değil. sadece gündem değil aga hangi ciddi konuyu ne kadar tartışıyoruz ki burda. ama geçen scar saolsun bir tanımda yazmış ulan ülke yıkılıyor bu nedir diye, harbiden nedir bu. o ekşi'de beğenilmeyen ekşi yazarları kadar umrumuzda değil ülke. ama sorsan lağım çukurundaki adamlar onlar.

tabiki geyik olacak hep ciddi olunmaz. ama sürekli geyik, sol frame'de elle tutacak bir mevzu olmaması bazen insanı gerçekten soğutuyor.

bir mod olarak bunu söylemem pek doğru değil ama söyleyeceğim. bizim yazarlarım gerçekten nankör. iyi ki diyorum bu sözlükte bugüne kadar ciddi bir reklam geliri elde edilmedi. eğer derviche moderne, bir ssg veya kanzuk gibi sözlükten gelir elde etseydi bizim yazarlardan bazıları derviche'in evini basarlardı. sevsek de sevmesek de bu adam bir cebinden harcayıp bir platform vermiş bize. beğenmezsen çeker gidersin ama o güne kadar hahah hihihi yazan yazar incir çekirdeğini doldurmayacak bir durumdan dolayı kıyameti koparıyor. başlık açıp saydıran mı ararsın, tanımlarla saldıran mı ararsın, tanım silip gitmeye çalışan mı ararsın. hele tanım silmeye çalışanlar gerçekten komik. hakkını da ara ama bunun daha dinlenir, ciddi alınabilir yolları var. bu adam yaptığı fedakarlık ile kahrı çekilecek kadar hatırı haketti ama bizim bazı yazarların umrunda değil. ulan çekip gitmek nedir. tamam işin gücün, özel hayatından dolayı olabilir ama şuna kızdım gidiyorum nedir. daha bizim yazarlar bu kadar vefasızken değerli adamlar niye dursun.

son olarak çok dikkatimi çeken bir nokta daha var. hoşlanılan kız ile tanım kasan yazarın birden bire ciddileşmesi olayı. günlük olarak geyik tanım girişini yaparken biri geliyor ve özellikle dini konularda konuşulmayan bir şey söylediğinde, tartışmaya açık bir mevzuyu gündeme getirdiğinde, kısaca farklı bir şey söylediğinde o hoşlanılan kız uzmanı yazar birden bire alim kesiliyor başımıza. ulan o kadar ciddi meseleler geçiyor sol frameden umrunda olmuyor ama mevzu din olunca damarına basılmış gibi yazmaya başlıyor. ha din önemli o konu başka diyen olabilir ama o savunulan din de bu kadar boş iş ile ilgilenmeye izin vermiyor.

bak bu kadar uzun tanımı ne zamandır yazmamıştım. benim gibi kıçı kırık yazara zor geliyor nasıl olsa okunmaz diye düşündüğüm için, okumaya değer yazar napsın lan burda.
devamını gör...

sevgilimin başkasıyla yatmasını aldatma saymam

cem özer beyanatı.

sevdiğim kadının, birlikte olduğum sevgilimin canı bir başka beden çekmiş, gitmiş başka biriyle yatmış, benden genç, benden diri biriyle... yapabilir. bunu aldatma saymam ki. ama kadın gider de dertlerini, sevincini, mutsuzluğunu başka bir adama anlatırsa işte o zaman beni aldatmış sayarım! o zaman benden hiç zevk almıyor, ilişki bitmiş demektir.

bunlara aydın mı deniyordu. kalsın abi karanlık çok iyi.
devamını gör...

tesettürlü bayana canlı yayında masaj yapmak

kanal 7'de yayınlanan feridun kunak show programında canlı yayında doktor feridun kunak bel ağrısına karşı geliştirdiği çözümleri sunarken tesettürlü bir bayanı sedyeye yatırıp belini açarak lavabo pompası, elektrikli süpürge ve bardak gibi eşyalarla masaj uyguladı.

tamam tıpta utanmak yoktur ama canlı yayında bu işi yapmak nedir? hangisine laf söylemek gerek bilemedim; muhafazakar bir çizgim var diyen kanal 7'ye mi, o sedyeye yatan tesettürlüye mi, doktara mı?

edit : videonun kaldırılması uygun görülmüştür.
devamını gör...

kızını taciz eden sapığı öldüren babanın ceza almaması

izmir buca'da emekli erol t. elinde tornavida ile tehdit ettiği kız y.a.'yı asansör önünde taciz etti.

şoför olan baba b.a.'da kızını taciz eden kişiyi tek bıçak darbesi ile öldürdü. baba kendisi teslim oldu.

mahkeme kasten adam öldürme suçundan açıldı. babaya ilk önce 12 yıl hapis cezası verildi. daha sonra en yüksek düzeyde tahrik indirimi yapıldı ve ceza 2 yıla indirilerek sanığın tahliyesine karar verildi.

işte bu çok zor muydu bugüne kadar. doğru karar verilmiştir.



haber
devamını gör...

dünya sözlük medyabey.com röportajı

dünya sözlük monarkı derviche moderne'in (gbkz: http://medyabey.com) sitesine verdiği röportajdır.
röportajın başlığı ise acayip; ''peygambere küfredilmediği için medyanın umrunda değiliz!''
hayır site neden derviş ile röportaj yapmış ben onu anlamadım bak. kibirli gibi, dei gibi çok kalite yazarlar var burda.

(bkz: tanımımı yazdım gömülmeyi bekliyorum)

röportajın linki burada: http://www.medyabey.com/dun...
devamını gör...

aldatılan kadının akıllara zarar intikam planı

olay kilis'te yaşanıyor.

kilisli iş adamı suriyeli sevgilisi için bir ev kiraladı ve sevgilisini eve yerleştirdi.

fakat iş adamının eşi i.u. bir süre sonra kocasının hareketlerinden şüphelendi ve yaptığı araştırma ile eşinin sevgilisini ve tuttuğu evi öğrendi.

olay da bundan sonra başlıyor. kadın bir plan yaptı. kocasının geç geleceğim dediği bir gün kocasının sevgilisinin evine gitti ve suriyeli sevgiliyi "seni zinadan şikayet ederim" diyerek korkuttu. kocası eve geldiğinde evde bir yere saklandı ve eşiyle sevgilisinin konuşmalarını dinledi.

eşinin banyoya geçmesi ile saklandığı yerden çıkarak sevgiliyi yataktan çıkarıp onun yerine geçti ve örtüyle üzerini örttü. koca banyodan çıkıp yatağa geldiğinde örtüyü kaldırmasıyla büyük bir şok yaşadı. karsını yatakta gören iş adamı bayıldı, dili tutuldu ve 10 günlük psikolojik tedavi almak zorunda kaldı.

bu kadın kesin gone girl izlemiş. bu kadın milletinin amerikalısı da, kilislisi de farketmiyor. hepsinin kafası aynı şekilde işliyor.

http://www.haberler.com/ald...

(bkz: gone girl)
devamını gör...

evlendiğinde kocadan da dayak yiyeceksin

cerrahpaşa tıp fakültesinde görevli gözde apayadın isimli kadın doktor hasta yakınlarından şiddet gördü. bunun üzerine servisten sorumlu öğretim üyesi prof. dr. halit çam kadın doktora verdiği tesellide “zaten evlendiğin zaman kocandan da dayak yiyeceksin. bunlar olağan şeyler” dedi.

bunun üzerine gözde apaydın halit çam'ı protesto etmek için işi bıraktı.

“hastanın enfeksiyon riski olduğu için sadece bir kişinin kalıp diğerlerinin dışarıya çıkmasını istedim. hiçbir kavga yokken hasta yakınının saldırısına uğradım. saldırı sonrası 4 günlük darp raporu aldım ve bana saldıran kişilerden şikâyetçi oldum. aynı gün hasta yakınları tekrar hastaneye gelerek hakaret ve tehditler savurdu. bunun üzerine prof. dr. çam onları odasına alarak bir müddet konuştu. daha sonra çam toplantı odasına tüm asistanları toplamış. benim için ‘zaten evlendiğin zaman kocandan da dayak yiyeceksin. bunlar olağan şeyler. o beyaz önlüğü giyiyorsan bu durumlarla baş etmesini bileceksin’ demiş.”

toplantıda ise başka bir olay daha olmuş. toplantıya katılan dr. ada bulut sinoplu;

“bir asistan arkadaşımız olayı anlatırken prof. çam, ‘sen bu yetkiyi nereden aldın? senin haddine mi?’ diye kızmaya başladı. asistan arkadaşımızı sakin olmasını işaret ederek dürttüm. hoca, ‘sen nasıl ayağınla dürtersin? ben senin gibilerini pazarda mal diye satarım’ gibi laflar sarf etti. hoca daha sonra bizi servisten kovdu”

yalnız profesördeki özgüvene hayran oldum. adam kral zannediyor galiba kendini. bu kadar pervasızca konuşmanın başka bir açıklaması olabilir mi.

http://t24.com.tr/haber/pro...
devamını gör...

cipiu

özel hayatımdaki bir takım durumlardan dolayı monark'tan müsade istedim ve o da sağolsun kırmadı. elimden geldiği kadar doğru ve adil bir şekilde icra etmeye çalıştığım bir görev oldu. ama insan halidir kırdığım, üzdüğüm veya haksızlık ettiğim arkadaşalar olduysa eğer haklarını helal etmelerini rica ediyorum.

ama moderasyondan istifa sözlükten eli eteği çekmek manasına gelmiyor. daha az da olsa, yine burdayım. bak şimdiden söylim moderasyonda tanıdıklarım hala var, düşene bir tekme diyene duyurulur.

(bkz: sil butonu nereye gitti lan)
devamını gör...

kocaya tasma takıp suriyeli kadına tecavüz eden uyuşturucu satıcısı

uyuşturucu satıcısı suat ş.'nin yaptığıdır.

suat ş. suriyeli koca ali h.'ye uyuşturucu sattırmayı kabul ettiremeyince istanbul fatih surlar'da bulunan kaçak evinde köpek tasma ile bağladı. bununla da yetinmeyen suat ş. ali h.'nin eşi hulud h.'ye kocasının gözleri önünde defalarca tecavüz etti. bununla da yetinmeyen psikopat karı/kocayı günlerce aç susuz bıraktı, kocanın ayaklarını piknik tüpüyle yaktı ve ayak kangren olma tehlikesiyle karşı karşıya.

olay polisin uyuşturucu baskını ile ortaya çıktı.

düşün; koca köpek tasması ile bir kenarda bağlı ve gözünün önünde tecavüz edilen karısı.

evet ensar olmaktı değil mi. gerçi bu suriyelilere de müstehak canım. ne diyordu kemal abi gönderelim gitsinler ve ölsünler. ama madem gitmiyorlar bazı şeylere de katlanmaları gerekiyor.

(bkz: insanlıktan utanılan anlar)
devamını gör...

erdoğan portresi genelgesi

süleyman soylu'nun yayınladığı genelde. kaymakamlıklar, valilikler, emniyet müdürlükleri ve karakollarda, başkan erdoğan'ın portresini asma hazırlıkları var.

''bakanlığımız merkez birimleri, bağlı kuruluşları, valilikler, kaymakamlıklar, jandarma genel komutanlığı, emniyet genel müdürlüğü, sahil güvenlik komutanlığı binaları ve bunlara bağlı karakolların girişlerinde sayın cumhurbaşkanımızın ‘http://www.illeridaresi.gov.tr’ adresinden ulaşılacak fotoğrafının kullanılması hususunda gereğini rica ederim''

oh ne güzel. o kadar çektik dediğimiz kemalistlerin yaptığı her şeyin aynısının yeşilini de siz yapın bakalım.

haber
devamını gör...

uber muber diye bir şey çıkmış o iş bitti artık

reis'imiz uber'in ipinin çektiğine dair açıklaması.

bir de uber diye bir şey çıkmış. artık böyle bir şey yok. avrupa'da varmış. banane avrupa'dan. bu konuyla ilgili olarak sayın vali bütün yetki sizde. kusura bakmasınlar bunların üzerine trafik gidecek gereğini yapacak. çünkü biz taksilerimizin taksicilerimizin hakkını birilerine yediremeyiz. işini iyi yapan, düzgün yapan, yolcusuna değer veren her zaman kazanır.

lan taksici milletin canına okuyor o nolacak. neyse bizim millete hizmet haram zaten reis de haklı.

haber
devamını gör...

1 ekim 2015 avea rezaleti

avea'nın yaşattığı mağduriyet.

6-7 senedir avea kullanıcısıyım. yani aslında avea ile çok fazla problemi olmayan biriyim. ama yaşadığım şehri değiştiriyorum ve ikamet edeceğim yerde avea'nın çekim probleminden dolayı mecburen operatör değiştirmek zorundayım.

28 eylül 2015 tarihinde turkcell'e geçiş için başvurdum. 01 ekim 2015 tarihinde turkcell'de bir gün sonra saat 08.30'da (2 ekim) geçişin yapılacağına dair mesaj geldi.

avea'nın rezaleti ise şu; yine 01 ekim 2015 akşamı avea turkcell'n devreye girmesini beklemeden sim kartı komple iptal etti. saat akşam 23.00 civarında telefona baktığımda telefonun sim kartı görmediğini gördüm. kartı çıkardım taktım filan, kart tamamiyle ölmüş bir durumda. telefon kartı görmüyor. turkcell'in henüz aktifleşmemiş sim kartını taktığımda telefon kartı gördü ama henüz aktifleşmediğinden dolayı telefon şebeke yok vaziyette.

hadi bu kadar senedir avea kullanmışım hoşgöreyim diyorum. ulan yoldayım 12 saatlik yoldan istanbul'a geliyorum. olayın farkına vardığımda pozantı civarlarındayım. dağın başında arabanın başına birşey gelse sap gibi kalacağım ortalıkta.

belki normal işleyiş böyledir bilmiyorum ama eğer böyleyse saçma sapan bir işleyiş bu. diğer operatörün devreye girmesini beklemeden müşteriye tekmeyi basmak ne demek. ya o an gerçekten telefon ihtiyacı olacak bir an olsa ne halt yiyeceğiz.

ha bunu yapan sadece avea mı, değil. vodafoneda böyle, turkcell'de. bu konuda yapmasalar başka bir konuda benzer bir hareket mutlaka çekiyorlar. iletişim konusunda türkiye'nin bu üç şirketinin bakkal dükkanı mantığı ile yönetilmesi insanı gerçekten hayret ettiriyor.

not : lan bakın rezalet başlığı açtım. bu sözlük yazarlığında nirvanadır. zirvede bırakmak en iyisi diyorum. eyvallah.
devamını gör...

kürtçe konuşmak yasaklansın

ülke kürtlerin elinde olsaydı ve türkçe konuşmak yasaklansın denseydi haklı lan adamlar demeyeceklerin isteğidir.

size ne insanların dilinden. bırak istediğini konuşsun. evinin içinde, kendi arasında kendi diliyle konşması neden bu kadar batar anlamıyorum.

iyi almanya'da da türkçe yasaklansın o zaman nasıl olur. hiçbir alman türkçe duymak zorunda değil. tutarlı olmak zor tabi.
devamını gör...

kadınlara özel avm

istanbul zeytinburnu'nda gelecek hafta açılışı yapılacak olan zeruj port isimli alışveriş merkezi dünyanın ilk kadın avm'si ve içinde ezan okunan avm'si olarak tanıtılıyor.

içinde 126 mağaza olacak ve ürünler kadınlara ve çocuklara yönelik olacak.

muhafazakar görünümlü, kapalı, makyajlı ve 4x4'lü ablalara vakit geçirecek mekan işte.

haber
devamını gör...

çok uluslu ilaç şirketinin türkiye yönetiminde yaşanan aşk skandalı

her şey bir yönetim kurulu üyesinin yine aynı şirketten olan sevgilisine müstehcen bir video göndermek istemesiyle başlıyor. video sevgili yerine eşe gidiyor.

aldatıldığını öğrenen kadın bir televizyon kanalına çıkıp konuşuyor.
“ben aslında eşimin çalıştığı ilaç firmasında kendisi gibi bir başka yöneticiyle beraber olduğundan şüphe ediyordum fakat şüphelendiğim kadın yönetici eşimle değil, aynı firmadaki bir başka erkek yöneticiyle berabermiş...”

bu sırada programı izleyen ve geçmişte haksız yere firmadan kovulan bilgi işlem çalışanı olayı merak edip yönetim kurulu üyelerinin bulut sistemi üzerindeki cep telefonu hesaplarına giriyor ve bir de ne görsün. neredeyse tamamı evli olan yönetim kurulunda herkes herkesin her yerini biliyor. herkes birbiri ile sevgili olmuş, müstehcen videolar, mesajlar, marjinal ilişkiler havada uçuşuyor.

tabi bilgi işlem çalışanı yakaladığı bu fırsatı kaçırmıyor. her sabah bu pisliklerin linklerini şirket çalışanlarına mail yoluyla yollamaya başlıyor. böylece olay iyice patlıyor.

ve mutlu son. ilaç şirketinin merkezi olaya müdahil olarak her biri 2 yüksek lisans sahibi ve 50 bin liradan az maaşı olmayan yönetim kurulu üyelerini işten kovuyor.

oha ki oha. ulan türk dizilerinde bu kadar skandal yok be.

haber
devamını gör...

artı oyu önemli olan yazarlar

her yazar için böyle birileri vardır. şu bu artı verebilir ama o yazarın vermesi önemlidir. o yazarın artısı +5 hükmünde bile olabilir.

kimler oy vermiş diye bakarken o yazarın mahlasını arar gözler. ben mesela sözlükte yürüdüğüm kızların artılarını çok önemsiyorum.

edit: lan başlığı yeni açtık 5 artı olmuş ve hepsi erkek. artısı önemli olan yazarlar tanımı okumadan artı veren yazarlar değildir.
devamını gör...

2 aralık 2016 dünya sözlük darbesi

bugün gerçekleşen darbedir. mevzu yönetim kısmında gerçekleşmiş ve olay bitmiştir. ayağı kaydırılması gerekenler kaydırıldı ve yeni bir yönetim oluşturuldu. bu saatten sonra alaşağı edilen yönetim ehli taraftarlarının yeni yönetime biat etmesi gerekmektedir.

şu andan itibaren sözlükte ohal ilan edilmiştir. ohal in ne zaman kaldırılacağını da size soracak değiliz.

yazarların bütün tanımlarına el konulmuş olup ikinci bir emre kadar konseyin koyduğu kurallar dışında tanımlar yapanlar gömülmekle kalmayıp tanım girdikleri telefon ve bilgisayarlarına dahi el konulacaktır.

ceza durumda ise bir akp lilerden bir de muhalif taraftan yazarların kelleleri alınarak adalet tesis edilecektir.

sulh ve barış bizim işimizdir, parelel yapılanmalarla en acımasız bir şekilde mücadele edilecektir.
devamını gör...

halk karşısında bütün ordular çaresizdir

selahattin demirtaş'ın twiti.



bak şimdi aga. burda halk pkk, tayyip erdoğan'ın dediği ordu bildiğin tsk. adam resmen pkk'ya karşı tsk kaybedecek diyor.

bu nasıl bir pervasızlıktır. hadi onu da geçiyorum selo kuzum gerçekten nasıl bir kafa yapıcı madde kullanıyorsun.

ulan adam gibi bizim askerimiz karşısına çıkamıyorsunuz, işiniz gücünüz kalleşçe pusu kurmak. daha neyin iddiasındasın.

bu adamlar bir laf konuşurken hadlerini bilmedikten sonra yani devlete, millete ihanet, haddini aşma gibi bir laf edince yargılama olmadıktan sonra bu iş bitti sayılmaz. şu sözler bir avrupa ülkesinde veya abd'de olsa direk hapislik mevzuydu.
devamını gör...

camide telefonunu şarja takan gencin imama bıraktığı not

sosyal medyayı sallayan not.

biz o kafir, bu cennete gidemez, sen yanlış yoldasın diye birbirimizi kınama/tekfir etme ile uğraşmaya devam edelim. biz bunlarla uğraşırken arada bir de olsa rastladığımız bu insanların şu hassasiyeti bazı gerçekleri suratımıza tokat gibi çarpıyor. bir müslümanın ne kadar ince düşünmesi gerektiğini ve kul hakkının ne kadar hassas bir konu olduğunu tek bir hareketi ile bize anlatıyor. biz ki bunları dilimizle sürekli söyleriz, ama başkaları da yapar işte böyle.

hadi hepsini geçeyim; şu notun yaşattığı hala böyle insanlar var mı, ben yapsam çevredekiler ne derdi yahu hissi yok mu, işte bu bizim aslında dinimize ne kadar uzak olduğumuzu gösteriyor.

devamını gör...

türkiye'deki esnaf kalitesizliği

ekşi'de tamirci olarak açılmış başlık ama sadece tamirciler değil tüm esnafta ciddi bir kalitesizlik var.

evime ilk defa usta çağırdığımda güzel bir tecrübe edindim. usta geldiğinde ne kadar yazar bize dedim şu kadar dedi ve buyur ücretini hallet şu işi dedim. ama aynı ustayı yarım yaptığı işten dolayı 3 defa daha çağırmak zorunda kalınca ha dedim tamam hiçbir zaman hiçbir ustaya parayı peşin olarak vermeyecekmişsin. parayı peşin verince bir rahatlık çöküyor adamlara bugün gelmesi gerekirken yarın, öbür gün sallayabildiği sallıyor sonrasında da işi adam gibi yapmadan baştan savma yapıp gidiyor.

ulan şu ülkede adam gibi al paranı yap işimi deyipte işini tam yapan bir usta olmaması ne feci bir durum.
devamını gör...